Yazar Portal | Turkiye Interaktif Kose Yazarı Gazetesi

İktidarlık ve Muhalefet Etmek


16 Mart 2010 00:00

2 Yorum

Yargı reformu ve anayasa değişikliği ülkenin rönesans dönemi yakalaması için atılması gereken 2 adım olarak yer aldı. Nitekim göz önünde bulunan bu reformların gerçekleşme ihtimali oldukça düşük görünüyor. İktidar, son dönemde atılacak adımları atarken, sonunu getirmesi gerekli adımları atamamakta görünüyor. Gerek açılım, gerek AB, gerekse de yargı ile ilgili reformlar kapılar açıldıktan sonra, gerisi gelmemektedir. Bu da ülkenin üzücü hatıralarıdır.

Söz konusu iki unsurda, ülkenin o noktalardan yediği darbeler manidardır. Son örneğini dile getirmek gerekirse;

Okuma yazma bilmeyen bir annenin eline mitingde bir pankart tutuşturmuşlar. PKK yı öven içerikli pankartta ne yazıldığını dahi bilmeyen kadını  4,5 yıl hapse mahkum ettiler.

Bu nokta ülkenin, hangi konularda zaaflarda bulunduğunun açık göstergesidir. Demokratik noktasındaki açılımdan yetersiz toplumun göstergeci olan fertlerin, durumu bilmeden kendini parçalaması…

Diğeri de, bu konuda zaafları bulunan kör bir yargının, okuma yazma bilmeyen bir insana nasıl muamelelerde bulunmasıdır.

Sen AK partisin iktidar, büyük düşün! diyerek bu konuya son verirken, göz önündeki ikinci konuya yöneliyorum.

Halka arasında ‘sadece yazıda kalmak şartıyla’ bir ilişki bulunan bir partidir CHP. Yeri geldiğinde ‘çarşaf açılım’ yaparak rozet takan, sonra rozetle beraber çarşafı da yırtan bir güruhtur. Fakat şunu belirtmeliyim ki, kim bu partinin yaptığı çarşaf açılımına kanmışsa başta kaybetmiştir. Neden mi? Peygamberimize hakaret eden bir partilinin, toplumdan o kadar tepki almasına rağmen, geldiği ilk toplantıda partililerce ayakta alkışlaması, o partililerin topyekun ne olduğunu açıkça göstermedi mi? Yani dine-dindara yakınlığını-uzaklığını siz buyurun bu partinin sonra da çarşaf açılımını da bir gözden geçirin. Halkla arasında böyle uçurum olan(I.Öymen hadisesi) partinin bir de kendi aralarında tartışmaya girmeleri meselenin ne denli bir boyuta ulaştığını gözler önüne sermektedir. Son vakayı duymuşsunuzdur. ‘Kılıçdaroğlu ve diğerleri’…

İşte böylesine partilerin gölgelerinde yaşamaya çalışan bizler, bir kere daha politikacıları sahneye davet ediyoruz. Fakat n’olur bu perdede biraz güzel oynayın. Artık oynuyor musunuz, oynatılıyor musunuz(sözde iktidar Amerika dan gelen direktifleri, CHP ise ergenekon direktifleri ile)onu pek bilmeyiz ama lütfen biraz halkın sesi olmaya davet ediyoruz sizi.

Okunma Sayısı: 189
Kategori: Ömer ÖZER

Yazarın Diğer Yazıları

Bir Darbe Anatomisi -CHP

Malumunuz Balyoz karara bağlandı. Bundan sonra darbe yapılamaz zannetmeyin, zemin büsbütün ıslah edilmiş değil -ki...

Modern ve Ötesi

Bir süre uzak kaldığım yazın hayatına başlamak veya bıraktığımız kalemi kavramak olarak nitelendireceğim bir girizgahtan...

Gündeme İlişkin

Arena’nın aslanı Başbakan oldu. Evet, stadın açılışı zannedilen açılımda, başbakan bir kez daha kendi davuluyla,...

Biraz Siyasete Girelim (Kılıçdaroğlu-I)

Kılıçdaroğlu tekrar kendisini göstererek, Uzun soluklu bir sprinter gibi, soluk soluğa bir yarışın içerisinde olduğunun...

Kafatasçı Kemalizm Kılıçdaroğlu İle Son Bulması

Kılıçdaroğlu, partisinin halka bütünleşeceği günleri intizar ettiği şu dönemlerde, düşündükleri  bir manada halkla içiçe bir...

Yazıya Yapılan Yorumlar

  1. samet dedi ki:

    bana tercuman oldun cok net sade delıkanlı:Dbır yazı olmuş.hakıkati ıyı bır sekılde anlatmıssın elıne saglık tebrık ederım.davet de guzel ama gorurler mı belkı ama gorucekler inşallah

  2. HALİD dedi ki:

    CANIN YİYİM TEBRİKLER YAZİ GERÇEKTEN MÜTHİŞ … 🙂