Yazar Portal | Turkiye Interaktif Kose Yazarı Gazetesi

Güçlü Millet Güçlü Devlet

EDEBÎ GÜNDEM
Ahmet SARGIN

22 Aralık 2010 00:02

Yorum Yapılmamış

Güçlü bir Türkiye herkesi korkutuyor. Cihan İmparatorluğu kurmuş olan Osmanlı’nın torunları bir ve beraber olursa yenilmez bir güç olacak, geleceğin tek hakimi olacak dünyaya yeniden hükmedecektir. Bunu da birileri istemiyor, istemeyecektir de…

Evet cihangir bir milletin torunlarıyız. Kardeşlik mayamız Türk-İslam Ülkesi, Türk-İslam Medeniyetinin çağlara hükmettiğini de biliyoruz. Devletleri, hükümdarları, kralları dize getiren Osmanlı’nın torunları, maalesef bugün birbirleri ile kavga eder hale gelmiştir. Birileri böyle istiyor. Birileri bizim güçbirliği yapmamızı istemiyor.

Birinci Dünya savaşı’nın Osmanlı İmparatorluğu’nu yıkmaya-parçalamaya yönelik olduğunu biliyoruz. Kabak Türk Milleti’nin başında patlamış, son kale Anadolu’ya istila etmeyi amaçlayan güç Çanakkale’de   adeta duvara toslamış, kahraman Mehmetçiğin göğsünde yanan alevlerden ateşle geri dönmek zorunda kalmışlardır. Bütün bunlara rağmen birinci Cihan Harbi’nin sonuçları bizim için ağır olmuştur. Amaç belliydi, hasta adamın tamamen ortadan kaldırılıp yok edilmesi ve Anadolu’dan atılmasıydı. İstanbul gibi dünyanın ağzının suyunu akıtan bir merkezi ele geçirilmesiydi.

Son kale Anadolu’da o kadar tepki buldu ki bu harekat, Anadolu ayağa kalktı. Parça parça olsa yüzlerce grup binlerce kahraman insan ayağa kalkmış, kurtuluş savaşının temellerini atmışlardı. Çılgın Türklerin baş kaldırışıydı bu…

İki yüz yıllık fitnenin, iki yüz yıllık fesadın  çöküşü olmuş, Anadolu insanı yeniden dirilişinin destanını yazmıştı.

Mustafa Kemal Paşa gibi güçlü bir kumandanın öncülüğünde kurulan Türkiye Cumhuriyeti bağımsız Türk devletinin ilanının haykırıyordu. 1923’de Misakı Milli kararı ile atılan bu temel günümüze kadar devam etti.

Ne yazık ki düşmanın oyunları, Türk ve İslam düşmanı güçlerin emelleri gerçekleşmeyince fitne bir dönem yeraltına çekiliverdi. Sinmiş gibi gözüktü… Yıllardır iç içe yaşadığımız, kardeşçe duyguları paylaştığımız, komşu olduğumuz, azınlıkları bize düşmen ilan ettiler. İstiklal Harbi öncesi ve sonrası katliamları dile getirdiler. Bu acı tabloları yaşadık ama şükürler olsun ki, parçalamayı, bölmeyi beceremediler…

Yıllar sonra 68 kuşağı diye niteleyeceğimiz gruplar sağ-sol, alevi-Sünni hareketleri ile bölücülüğe çanak tutanlar öğrenci hareketleri ile ülkemizi bir kaosa sürüklemeye zorlandılar. Bu fitne hareketi de durdurdu.

Kahraman ordumuzun olaya elkoyması ile yerini sükûnete birlik ve beraberliğe bırakıverdi. Dün birbirleriyle kıyasıya vuruşan gruplar bugün “biz niçin birbirimizle kavga ettik” sorgulamasını yapıyorlar.

İki binli yıllara geldik. Alevi-Sünni çatışmasını temcit pilavı gibi önümüze koyanlar bugünlerde Alevi kardeşlerimizi tekrar örgütlemekle meşguller. Otuz bin insanımızın kanına giren hainler Türk-Kürt kavgasını yıllardır körüklüyorlar. Anadolu’da ve Doğu bölgelerimizde şark politikasını adı altında binlerce ajanın yüzlerce hainin cirit attığını biliyoruz. Misyonerlik faaliyetleri ile kimin ne halt karıştırdığını tahmin edebiliyoruz.

Alevi kardeşlerimizle bu milletin bir sorunu mu var? Tabii ki hayır! Hz. Ali, Peygamber Efendimizin ailesi ehlibeyti kendisine rehber edinen kardeşlerimizle bir sorunumuz olabilir mi? Türk İslam ülkesinde birleşen Türklüğü ve İslami rehber kabul eden insanlardan ayrı düşünmemiz mümkün olabilir mi?

Kürt kardeşlerimizle bir sorunuz olabilir mi? Türk Kürt ayrımı taşıyan fitne ve fesadı çıkarların taşıdığı fikirleri de, elinde bulundurduğu silah da bize çok şey hatırlatıyor. Türk Kürt kardeşliğini bozmaya yönelik faaliyetlerin içinde kimlerin olduğunu çok iyi biliyoruz. Yanlış ve yasadışı olan hain güçlerin Türkiye üzerindeki emellerini de tahmin edebiliyoruz…

Sonuç mu?

Sonuç belli, Türk milletini bölmeye, parçalamaya ve Anadolu dan atmaya yönelik hain ellerin uzantıları derler. Basiretli olmak, uyanık olmak, kardeşçe. Duygular içinde kalmak hepimizin tek arzusudur. Evet güçlü Türkiye’yi istemeyenler; 100 milyona ulaşan Türkiye Cumhuriyetinin ağabeyliği ile Türk Müslüman birliğini hedefleyen güç, maksat birilerini uykularını kaçıracaktır. Uyanık olalım,

Güçlü bir Türkiye herkesi korkutuyor. Cihan İmparatorluğu kurmuş olan Osmanlı’nın torunları bir ve beraber olursa yenilmez bir güç olacak, geleceğin tek hakimi olacak dünyaya yeniden hükmedecektir. Bunu da birileri istemiyor, istemeyecektir de…

Evet cihangir bir milletin torunlarıyız. Kardeşlik mayamız Türk-İslam Ülkesi, Türk-İslam Medeniyetinin çağlara hükmettiğini de biliyoruz. Devletleri, hükümdarları, kralları dize getiren Osmanlı’nın torunları, maalesef bugün birbirleri ile kavga eder hale gelmiştir. Birileri böyle istiyor. Birileri bizim güçbirliği yapmamızı istemiyor.

Birinci Dünya savaşı’nın Osmanlı İmparatorluğu’nu yıkmaya-parçalamaya yönelik olduğunu biliyoruz. Kabak Türk Milleti’nin başında patlamış, son kale Anadolu’ya istila etmeyi amaçlayan güç Çanakkale’de adeta duvara toslamış, kahraman Mehmetçiğin göğsünde yanan alevlerden ateşle geri dönmek zorunda kalmışlardır. Bütün bunlara rağmen birinci Cihan Harbi’nin sonuçları bizim için ağır olmuştur. Amaç belliydi, hasta adamın tamamen ortadan kaldırılıp yok edilmesi ve Anadolu’dan atılmasıydı. İstanbul gibi dünyanın ağzının suyunu akıtan bir merkezi ele geçirilmesiydi.

Son kale Anadolu’da o kadar tepki buldu ki bu harekat, Anadolu ayağa kalktı. Parça parça olsa yüzlerce grup binlerce kahraman insan ayağa kalkmış, kurtuluş savaşının temellerini atmışlardı. Çılgın Türklerin baş kaldırışıydı bu…

İki yüz yıllık fitnenin, iki yüz yıllık fesadın çöküşü olmuş, Anadolu insanı yeniden dirilişinin destanını yazmıştı.

Mustafa Kemal Paşa gibi güçlü bir kumandanın öncülüğünde kurulan Türkiye Cumhuriyeti bağımsız Türk devletinin ilanının haykırıyordu. 1923’de Misakı Milli kararı ile atılan bu temel günümüze kadar devam etti.

Ne yazık ki düşmanın oyunları, Türk ve İslam düşmanı güçlerin emelleri gerçekleşmeyince fitne bir dönem yeraltına çekiliverdi. Sinmiş gibi gözüktü… Yıllardır iç içe yaşadığımız, kardeşçe duyguları paylaştığımız, komşu olduğumuz, azınlıkları bize düşmen ilan ettiler. İstiklal Harbi öncesi ve sonrası katliamları dile getirdiler. Bu acı tabloları yaşadık ama şükürler olsun ki, parçalamayı, bölmeyi beceremediler…

Yıllar sonra 68 kuşağı diye niteleyeceğimiz gruplar sağ-sol, alevi-Sünni hareketleri ile bölücülüğe çanak tutanlar öğrenci hareketleri ile ülkemizi bir kaosa sürüklemeye zorlandılar. Bu fitne hareketi de durdurdu.

Kahraman ordumuzun olaya elkoyması ile yerini sükûnete birlik ve beraberliğe bırakıverdi. Dün birbirleriyle kıyasıya vuruşan gruplar bugün “biz niçin birbirimizle kavga ettik” sorgulamasını yapıyorlar.

İki binli yıllara geldik. Alevi-Sünni çatışmasını temcit pilavı gibi önümüze koyanlar bugünlerde Alevi kardeşlerimizi tekrar örgütlemekle meşguller. Otuz bin insanımızın kanına giren hainler Türk-Kürt kavgasını yıllardır körüklüyorlar. Anadolu’da ve Doğu bölgelerimizde şark politikasını adı altında binlerce ajanın yüzlerce hainin cirit attığını biliyoruz. Misyonerlik faaliyetleri ile kimin ne halt karıştırdığını tahmin edebiliyoruz.

Alevi kardeşlerimizle bu milletin bir sorunu mu var? Tabii ki hayır! Hz. Ali, Peygamber Efendimizin ailesi ehlibeyti kendisine rehber edinen kardeşlerimizle bir sorunumuz olabilir mi? Türk İslam ülkesinde birleşen Türklüğü ve İslami rehber kabul eden insanlardan ayrı düşünmemiz mümkün olabilir mi?

Kürt kardeşlerimizle bir sorunuz olabilir mi? Türk Kürt ayrımı taşıyan fitne ve fesadı çıkarların taşıdığı fikirleri de, elinde bulundurduğu silah da bize çok şey hatırlatıyor. Türk Kürt kardeşliğini bozmaya yönelik faaliyetlerin içinde kimlerin olduğunu çok iyi biliyoruz. Yanlış ve yasadışı olan hain güçlerin Türkiye üzerindeki emellerini de tahmin edebiliyoruz…

Sonuç mu?

Sonuç belli, Türk milletini bölmeye, parçalamaya ve Anadolu dan atmaya yönelik hain ellerin uzantıları derler. Basiretli olmak, uyanık olmak, kardeşçe. Duygular içinde kalmak hepimizin tek arzusudur. Evet güçlü Türkiye’yi istemeyenler; 100 milyona ulaşan Türkiye Cumhuriyetinin ağabeyliği ile Türk Müslüman birliğini hedefleyen güç, maksat birilerini uykularını kaçıracaktır. Uyanık olalım,

Okunma Sayısı: 85
Kategori: Ahmet SARGIN

Yazarın Diğer Yazıları

Bu Beden İnsana Allah’ın Emanetidir!

Yüce Allah insanı en güzel şekilde yaratmış ve hayatını devam ettirmesi için ona bir beden...

Bu Alışkanlık Bizi Mezara Götürür!

Acil önlem alınmazsa önümüzdeki 20-30 yıl içerisinde bir yılda tütünden ölenlerin oranı 2 katına çıkacaktır....

Ben de Düşünüyorum Acaba Doğru mu Bunlar ?

“Virüs nedeniyle yaşananlar batının ne kadar hassas olduğu yanında dünyada çok önemli gelişmelerin olacağının da...

Zor Bir Dönemden Geçiyoruz

Covid- 19 Salgını ile başlayan 2019 yılı Aralık ayından itibaren devam eden zor ve sıkıntılı...

Peki Nerede Bu Yozgat Sevdalıları?

Sevdamız neden memleket üstüne olmalı?.. Türk Milleti Tarihiyle, özüyle, kültürüyle insanlığa örnek olmuş bir millettir…...