Yazar Portal | Turkiye Interaktif Kose Yazarı Gazetesi

Fatih, Taksim, Harbiye… Lavuklar ve Labutlar!


29 Ocak 2012 00:01

1 Yorum

Bu Yazıyı Kendim İçin Yazdım!

Dün, Aydan Şener’in Fatih-Harbiye’sini izlemiştim… Ne tesadüf, bu gün  fatih-taksim-harbiye sokaklarını arşınladım gecenin ilerleyen saatlerinde. Kimi, evlerinden bin bir yalan ve dolanlarla çıkmış kimi avlanmak için doluşmuşlar sere serpe, üryan. Kasıp kavuruyor sokakları özgürlüğün kirli tufanları.

Babalar bekler kızlarını sağ salim gelecek diye, karılar bekler erlerini ekmek için bin bir inanç ekleyerekten. Lakin, kızlar sızlanaraktan çıkarken evden, nazlanaraktan sokaklarda, erkeklerin cüzdanları gözlenir, makyajlı yüzlerle… Yüzler, ikiyüzleri, ikiyüzler üçyüzleri derken soyulur eri kadının, soğuk soğuk terleyerekten…

Bense cumbalı evlerin rukuya yatmış balkonları altında barların mey kokan ışıkları ve gümbürtüleri altında elimdeki peçeteyi karalamaktayım yine tüm sessizliğimle…

 

Tereddütler tekerrür etmesin, teşekkür etsin tefekkür ile, sahrada ve hazarda,

Aba altındaki babanın sobası yanarken odasında, sopası durur hazırda…

Kafası cacık, biraz uçuk, kaçık çocuklar oynaşırken açık saçık şaşık nazlarda,

Boş bakışlı, hoş satışlı, loş ışıklı sokakların yellozu dolaşmakta…

Adam arıyor adım adım, güya kadem bir kadın avının iflasının tadında,

Adına bakmak için lavukların, altına yatmak için labutların yarınki tabutlarında,

Cüzdanını gözler, hüzzâmi sözleriyle yüzlediği cüzzam bakışlarında…

Kâr pazarı derken, gâm pazarı döner, kan pazarına, can pazarının yürek atışlarında. (A.F.)

(İçciğezimdeki özlemlerin imkansız atışlarıyla kalemim oynamakta inat ve hatta isyanla…

Bir taraftan;)

Emek versin ekmek yiyen, yürek versin, sürek giden, gülsün güllerin goncalarında,

Ay vursun yüzlere, yay tutulsun meyhanelerin “hayy”dan gelmiş tasavvufî gûşelerinde…

 

(Bir taraftan;)

Satıldıkça katılan atılmış ruhlar, kara kutusunda gizlenmiş para kutularındaki aralarda,

Süslü, sesli nefesli ve esefli nağmeler, azar azar bozmakta, bozdukça mezarlar kazmakta…

(Şimdilerde;)

Pazar günü, fetihten kalan fâtihe nazar ederken gözlerim, ellerim yazmakta,

Harbiye’den özlemimle yazarken dilimdeki sözlerim azmakta,

Tereddütler tekerrür etmeden tefekkür etmekte dîl, adeta, dîl, dili bozmakta. (A.F.)

Not

Bu yazı, http://www.bilgiagi.net, http://www.bilgievreni.com, http://www.siyasalforum.org, sitelerinde yayınlanmaktadır. Yazarın izni olmaksızın başka hiçbir yayın organında kaynak veya dipnot göstermeksizin kısmen veya tamamen alınamaz, çoğaltılamaz. 

Okunma Sayısı: 138

Yazarın Diğer Yazıları

Siyasal Düşüncelerdeki Flörtleşme Karmaşasının Sonuçları

Yakın Dönem Türk Siyasal Hayatındaki Siyasal ve İdeolojik Evliliklerin Yumuşakçalaşma Süreci ve Cinin Şişeden Çıkması...

Neden Korona Süreci Uzadıkça Muhalefet Güçlenir?

Neden Korona Süreci Uzadığı Her Gün Muhalefet Güçlenir? Bunun ekonomik sebeplerini tahmin etmek zor değil...

Çip Takmışlar Neyime?!

Bu Söze Ayar Oluyorum: “Yurdum insanının beynindeki çip büyük (veri sahip)lerinin neyine” ŞİMDİ: cavit19)) aşısı...

Diyet (Sıfır Yağ) Karalahana+Şalgam Çorbası (Karadeniz Usulü)

Diyet (Sıfır Yağ) Karalahana+Şalgam Çorbası (Karadeniz Usulü) (10 Kişilik Tarif) MALZEMELER: 3 bağ karalahana, 2...

Zafer Bayramının Vecizesi: “Yurtta Barış Cihanda Barış”

Gençlik yıllarımda Atatürk’ün Yurtta Barış Cihanda barış sözüne gıcık olurdum. Biz barış derken, dünya üstümüze...

Yazıya Yapılan Yorumlar

  1. nihan dedi ki:

    Hocam siz okur için yazmamışsınız ama inanın keyif alarak okudum. İyi ki kendiniz için yazmışsınız. Kendiniz için yazdıınızı da buraya paylaşmışsınız.
    Fazlasıyla hoşnut oldum. Teşekkürlerimle.