Yazar Portal | Turkiye Interaktif Kose Yazarı Gazetesi

Fasıl Gecesinin Eksik Kalan Kısımları

HERŞEYİN BAŞI SAĞLIK
Prof.Dr. A. Rasim KÜÇÜKUSTA

06 Haziran 2008 00:05

Yorum Yapılmamış

Ahmet Hakan bugün Hürriyet’ teki köşesinde Fehmi Koru ve Erhan Köknar’ ın tertipledikleri ‘fasıl gecesi’nin muhabbet bölümünü ayrıntılarıyla yazmış, ama işin aslına yani musikiye ise neredeyse hiç değinmemiş. İşin bu kısmının ayrıntılarını da ben aktarayım da gecenin eksik tarafı kalmasın.

BİR: Biz sazendeler için işlerini acayip ciddiye almışlar diye yazmış. Öyledir musiki politika gibi değildir; ciddi iştir.

 İKİ:  Şarkıların güfte yazarlarının adlarının da çoğu zaman belirtilmemesi gibi biz sazendelerin isimleri de hep ‘es’ geçilir. Bu eksiği tamamlayalım. Kanunda Dr. Akif Köksel, kemanda Şükrü Özoğuz, mızraplı tanburda Hulusi Babalık ve udda bendeniz Dr. Ahmet Rasim Küçükusta vardı.

ÜÇ: Uşşak yani âşıklar makamındaki faslı Dr. Adnan Çoban derlemişti ve aynı zamanda ‘serhanende’ de o idi.

DÖRT:  Çalan ve söyleyenlerin yarısından çoğu doktor olunca kaçınılmaz olarak ‘tıp fakültesinden arada sırada doktor çıktığı’ esprisi yapılmadan olmadı tabii ki.

BEŞ: THY Yönetim Kurulu başkanı olan Candan Karlıtekin hem müthiş bir ‘musikisever’ ve hem de müthiş bir tenor. O gece Cevdet Çağla’ nın kürdîlihicazkâr ‘Senin coşkun suların koynuna mehtap alamaz’ ve sultanîyegâh ‘Kaçıncı faslı bahar bu solar gider emelim’ şarkılarını seslendirdi.

ALTI: Candan Bey bu şarkıları ‘yerinden’ okudu. Bu her babayiğidin harcı bir iş değil. Eskileri saymazsak tiz nevada sesi titremeyen pek az tenor vardır. Helal olsun ona.

YEDİ: Ahmet Hakan’ a özel not: Yerinden okumak demek ‘oturarak’ okumak anlamında değil. Bu bir eserin bestekârı tarafından yazılan notasına göre okunması demek. Çoğu solist bir ses, dört veya beş ses pesten okurlar. Böylece tiz seslerde göbekleri de sesleri de çatlamaz. Günümüzde şarkıları yerinden okuyan profesyonel sanatçı sayısı bir elin parmaklarını geçmez.

SEKİZ: Bu gecelerde mutlaka icra edilen, olmazsa olmaz iki şarkı var. Biri Fehmi Koru için okunan Amir Ateş’ in güftesi Melek Hiç’ e ait olan muhayyerkürdi şarkısı ‘Bir kızıl goncaya benzer dudağın/Açılan tek gülüsün sen bu bağın’. Diğeri de Münir Nurettin’ in Kalamış’ı. Güfte Behçet Kemal Çağlar. Bu şarkıları elbette Dr. Adnan Çoban okudu, ama yerinden değil, bir sesten.

DOKUZ: Gözüm bu gece hep onu aradı. Onsuz sazın zevki gerçekten olmuyor; bade işe yaramıyor. O kim mi; o tabii ki Mehmet Barlas.

ON: Nazlı Ilıcak bu gecelere çok sık geliyor, ama sonuna kadar kalmıyor, erkenden kaçıveriyor ‘bürünüp yavru güvercinlerin ürkekliğine’. Buna rağmen Nazlı Hanım da tıpkı Barlas gibi gerçek bir musikisever; o bir Münip Utandı hayranı. Bana cep telefonuna yüklediği ve Utandı’ nın okuduğu şarkıyı dinletti: Tuti-i mucizeguyem ne desem laf değil.

Nazlı Ilıcak’a Adnan Mungan’ı tavsiye ettim ben de. Ve onu tanımadığına da hayret ettim. İlk görüşmemizde ona bir Mungan CD’ si hediye edeceğim, telefonunda lütfen şimdiden yer hazırlasın.

PORTRELER

AYDIN DOĞAN: Aydın Doğan musikinin ‘oynak’ havalarını seviyor. Uşşak faslının ağır aksak şarkısı ‘Kimseler gelmez senin feryadı ateş bağrına /Yandın ey biçare dil yandın melâmet narına’ okunurken çok sıkıldığı besbelliydi, ama ‘Kadifeden kesesi’ne katılırken pek mutluydu. Hani, Mesut Yılmaz’ la bir içki asmasında ‘parmak şıklatırken’ pek mutlu meşhur bir resmi vardır ya, aynen o moddaydı. Hatta ‘ha şimdi oynamaya kalkacak’ diye bekledim ama umduğum olmadı.

Aydın Bey oynamaya kalkmadı, ama ‘erkenden’ kalktı. Tabii o müthiş üçlüyle beraber. ‘Gidişi’ Nazlı Hanım gibi sessiz sedasız değil muhteşem oldu. Sakın yanlış anlaşılmasın, pek çok kişi tarafından kapıya kadar uğurlandı demek istiyorum.

SAMİME SANAY: Uşşak ve nihavent eserler okudu. O parlak assolistlik günleri gözümün önünden geçti şarkılara refakat ederken. Kim bilir kaç kere ‘Bir ilkbahar sabahı güneşle uyanmıştık’… sayenizde kaç kere. Sağ olasın Samime Hanım.

Ahmet Hakan’ ın dediği gibi Aydın Bey ‘Bir sevgi istiyorum’ şarkısın coşkuyla terennüm etti tamam ama Samime Hanım ‘Ne idi ne oldu halim çektiklerim vebalim’ derken hiç oralı olmadı. Şarkıyı mı bilmiyor… sözlerine mi gücenip  ‘münfail’ oldu bilemiyorum.

FEHMİ KORU: Fehmi Koru da tıpkı Mehmet Barlas gibi, musikiyi çok seviyor, ama katiyen mırıldanmıyor bile. Büyük ihtimal çok da iyi ediyor(!) Gecenin bitmemesini isteyen iki kişiden biri o; diğeri de tabii ki ben. Bunu gözleri söylüyor ve belli ki daha o andan itibaren bir sonraki geceyi düşünmeye başlıyor.

AHMET HAKAN: Ahmet Hakan müthiş bir yazar olduğu gibi müthiş de bir tiryaki. Yazılarıyla da tozu dumana katıyor sigarasıyla da. Sigara yasağı çıkınca na’pacak bilemiyorum. Sevgili adaşım, alçından da sigaradan da tez zamanda kurtulursun inşallah.

ELİF ÇAKAR: Sessiz sedasız gerçek bir musikisever. Sesini duymadığımız gibi dudakları dahi kıpırdamıyor; belli ki ‘Gönlümün şarkısını gözlerimden okuyor’

ATİLLA KOÇ: Eski Kültür Bakanımız Atilla Koç geceyi uyuklamadan geçirdi. Saat bire doğru dağılırken dahi ‘cin’ gibiydi. Bakanlık mı onu çok yoruyormuş, yoksa biz mi pek gürültülü ‘çaldık’ karar veremedim. Uykuda mısın sevgili yarim türküsüne gerek bırakmadı, maşallah.

HAKAN PEKER: Gecenin ikinci Hakan’ı Hakan Peker tüm ısrarlara rağmen solo yapmadı, fasıla katılmakla yetindi. Saat 12’ den sonra sesim bozluyor bahanesine sığındı.

GECENİN FALSOSU

Falso yalnız müzisyenlere özgü bir şey değil. Gecenin falsosu uşşak faslının yarıda kesilip apor topar Samime Sanay’ ın sahne almasıydı. Samime Hanım da afalladı. ‘Ben yılların solistiyim; şimdi uvertür mü oldum’ gibisinden sözler etti.

Falsonun sebebini sonradan kavradık: Meğer Aydın Bey erken kalkacakmış. Şu günlerde onu hoş görmemek mümkün değil.

GECENİN KAÇAĞI

Benim eski genel yayın yönetmenim Mustafa Karaalioğlu yedi ve kaçtı. Benden geçen ramazan ayında yazılarıma bir ay vermemi istemişti. Yazılarımın yerine ‘kabak dolması tarifleri’ koymaya başladılar. Yani kibarca kovulduk. Oysa haftanın iki günü hem de bilâ ücret yazıyordum bilâ ücret ‘çalgıcılığım’ gibi. Sebep bambaşka elbette, şimdi bu musiki yazısına kan damlamasın.

GECENİN TEŞEKKÜRÜ

Erhan Köknar işin organizasyonundan sorumlu ‘müdür’. Onu musikiden çok herkesin mutlu olması ilgilendiriyor.  Sahneye çıkıp ‘solo’ yapmak isteyenleri o belirliyor, o düzenliyor. Teşekkürler Erhan.

GECENİN SORUSU

Martın kaçında nerede toplanacağımızı ben merak etmiyorsam Fehmi Abi mutlaka ediyordur, n’olur bizi şimdiden haberdar et, sevgili kardeşim Erhan.

Okunma Sayısı: 85
Etiketler: ,

Yazarın Diğer Yazıları

C ve E Vitamininden Zengin Diyet Parkinson Riskini Azaltıyor

Vitamin C ve E’ den zengin diyetle beslenenlerde Parkinson riskinin azaldığı bildirildi. Diyetle C, E,...

Bizi Aşırı İşlenmiş Gıdalar Hasta Ediyor

Bağırsaklarımızda yaşayan trilyonlarca bakterinin sağlıklı yaşamamızı; obezite, diyabet, kalp hastalıkları, kanserler başta olmak üzere birçok...

Kovid’in Ağrılarında Bağırsak Bakterilerinin Rolü Var

Yeni bir araştırmada, KOVİD’ de bağırsak mikrobiyotasında bağışıklığı teşvik eden bakterilerin azaldığı ve bu düşüklüğün...

Düşük Karbonhidratlı Diyet Tip 2 Diyabeti Düzenliyor

Düşük karbonhidratlı diyetin tip 2 diyabeti iyileştirebileceği ve tedavi edilmesi zor hastaların bile ilaçlarını bırakmasına...

Acı Biber Tüm Sebeplere Bağlı Ölüm Riskini Azaltıyor

Acı biber yiyenlerde tüm sebeplere bağlı ölümlerin %23 kalp-damar hastalıklarına bağlı ölümlerin %34 daha az...