Yazar Portal | Turkiye Interaktif Kose Yazarı Gazetesi

Evli Eşlerde Zina Suç Sayılmalıdır

EDEBÎ GÜNDEM
Ahmet SARGIN

27 Ekim 2020 00:00

Yorum Yapılmamış

Türklerde zina her dönemde suç sayılmış, cezası da ağır olmuştur. Bunun için eski Türkler de zinaya rastlanmaz, zina yapan olursa cezası ağır olarak yerine getirilirdi. Yazılı kaynaklarda Türklerin zinadan uzak durduğu anlatılmakta ve zinanın büyük bir suç olduğu ifade edilmektedir.

İslam Dininde de evlilik bağı olmaksızın yetişkin erkek ve kadının isteyerek yaptığı cinsel ilişkiden doğan ve ailenin kutsiyetini zedeleyen zina Allah’a ortak koşma ve insan öldürmekten sonra en büyük günah sayılmıştır.

Cenab-ı Hak Kur’anı Kerim’inde buyuruyor ki: “Zinaya yaklaşmayın! O; hayasızlık, çirkin, aşağı bir iş, kötü bir yoldur.” (İsra Suresi-Ayet 32) “Fuhşun açığına da, gizlisine de yaklaşmayın!” (Enam Suresi- Ayet 151)

Peygamber Efendimiz hadislerinde buyuruyor ki: “Allah indinde zinadan büyük günah yoktur.”
“Aman zina yapmayınız. Zinadan da, diğer cinsi haramlardan da kaçının. Şu gerçeği çok iyi bilesiniz : Cinsi haramlardan korunan kişi cennetliktir.”

“Zinanın yaygınlaşarak açığa vurulduğu toplumda (aklî hastalıklar ve) ölüm oranı artar.” “Bir cemiyette zina ve faiz açığa çıkıp yaygınlaşırsa o cemiyet halkının bizzat kendileri Allah’ın azâbını üzerlerine çekmiş olurlar.” Hz. Muhammed (as).

Başka bir Hadisi Şerif’te de şöyle buyruluyor: “Zinanın ortaya çıkarak açıktan rağbet gördüğü bir toplumda, rağbet edici fertler, mutlaka ve mutlaka önceki nesiller arasında bilinmeyen hastalıklara ve kafa rahatsızlıklarına yakalanırlar.”

Ne yazık ki bugün zina suç olmaktan çıkmış, aileleri dağıtan, yuvaları yıkan bir salgına dönüşmüştür. Tarihin her döneminde büyük suç ve günah kabul edilen zina günümüzde rezil bir sektöre dönüşmüştür. Birilerinin kazanç kapısı olmuş kötü bir sektör olarak karşımıza çıkmaktadır.

Evli eşlerin zina yapması ise asla kabul edilemez bir suçtur. Bu suç karşılıksız kalmamalıdır. Eşlerin birbirlerini aldatıp zinaya başvurmaları kutsal yuvanın yıkılmasına neden olmaktadır. Bu durumda zina yapan eş mutlaka cezalandırılmalıdır. Avrupa’nın kokuşmuş ahlakını ülkemize taşıyıp zinayı suç olmaktan çıkarmak ise bizim için en büyük yanlıştır…

Kutsal yuvayı yıkan eş hem eşini aldatıyor, hem zina yapıyor hem de nafaka talebinde bulunuyor, bu ne adaletsiz bir sistemdir böyle?.. Eşini aldatacaksın, yuvayı yıkacaksın, büyük bir ayıp- günah işleyeceksin sonra da mahkemede nafaka ve tazminat talebinde bulunacaksın! Hatta bu talebi mahkemede kayıt altına aldıracaksın?

Aile dağıldıktan sonra çocuklar eşler arasında paylaşılamıyor; koz- silah olarak kullanılıyor. Çocuk: taraflarca anaya, babaya düşman kesiliyor. Son derece yanlış, son derece adaletsiz bir hareket!. Avrupa Birliğine girme sevdası ve uyum yasası adına kabul edilmiş olan yanlış bir uygulamadır bu…

Haksız yere yuva yıkan, zina yaparak aileye ihanet eden eş, bütün haklarını kaybetmeli. Bu eşe çocuk da emanet edilmemeli ve nafaka talebi de reddedilmelidir. Yasalar Türk örf ve adetlerine uygun olarak yeniden düzenlenmeli ve zina suç olarak kanunlardaki yerini almalıdır. Yok yere yuva yıkmak ve aile gibi kutsal bir yuvayı dağıtmak asli suç kabul edilmelidir.

Ayrıca İslam hukukuna göre de zina büyük bir suç ve günahtır. Nesepleri bozan, nikahları yok sayan adi ve aşağılayıcı bir ihanettir. Bunu hiçbir eş, hiç bir insan ve hiç bir din mübah olarak görmez. Böyle olunca da zinayı suç olarak kanundan çıkarmak da vebal ve sorumluluk getirir. Bunun hesabını kimse insanına da Yaratanına da veremez, veremeyecektir de…

Diyeceğimiz odur ki; evli eşler arasında zina suç sayılmalıdır. Zina yapan eş aileden uzaklaştırılmalı, nafaka ve tazminat talebi de reddedilmelidir. Ayrıca çocuklar düzenli olarak anne babalara teslim edilmeli, birinin insafına bırakılıp çocuk anneye ya da babaya düşman edilmesinin önüne geçilmelidir. Avrupa’nın kokuşmuş ahlakından da adaletsiz hukuk anlayışından da bu asil millet kurtarılmalıdır!.. Cezayı eşler değil mahkeme- adalet (devlet) verir, eşlerin birbirlerini öldürmeleri- cezalandırmaları dini de değil, hukuki de değildir.

Okunma Sayısı: 331
Kategori: Ahmet SARGIN
Etiketler: , ,

Yazarın Diğer Yazıları

Kutsal Mesleğe Hüzünle Başlamıştık?

24 Kasım’da içimi bir başka heyecan kaplar. Sevinçle-Hüznü bir arada yaşarım. Hayatta olanla sevinci yaşarken,...

Yozgat Bir Tarihi ve Turizm Şehridir

BOZOK’ların mekanı olan Yozgat, yer altı Madenlerinin zenginliğinin yanı sıra kaplıcaları ve tarihi ören yerleriyle...

Allah’ın İpine Sımsıkı Sarılın!…

Dünyanın pek çok yerinde masum insanlara yönelik zalimce saldırılarda, yüzlerce insan ölmekte, kalplerimizdeki yangın dağlar gibi...

Biran Önce Tamamlanmalı Diyoruz

Büyük Camii çevresinde yıkımlar ve temizleme çalışmaları devam ediyor. Elbette belirli bir zaman geçecek. Ancak...

Ağaç Bir Ülkenin Zenginlik Kaynağıdır

Ağaç ve Orman bir ülkenin zenginlik kaynağıdır. Soluduğumuz havadan içtiğimiz suya, okuduğumuz kitaptan yazdığımız kaleme...