Yazar Portal | Turkiye Interaktif Kose Yazarı Gazetesi

Ev Eşyaları Kansorejen Saçıyor

HERŞEYİN BAŞI SAĞLIK
Prof.Dr. A. Rasim KÜÇÜKUSTA

30 Kasım 2012 00:01

Yorum Yapılmamış

Koltuk, kanepe, halı gibi eşyalarda ve evlerimizdeki elektronik aletlerde bulunan ve ‘alev geciktirici’ adıyla bilinen kimyasal maddelerin insan sağlığı üzerine olan olumsuz etkilerini gösteren bilgilere her gün yenisi ekleniyor.

Duke Üniversitesi tarafından Kaliforniya’ daki evlerde yapılan araştırmada koltukların yarıdan fazlasında toksik alev geciktirici karsinojenler bulunduğunu ortaya koydu.

Bu deney için Kaliforniya’ nın seçilmesi tesadüfî değil; bu eyalet bu tür mevzulardaki hassasiyeti ile tanınıyor ve diğer eyaletlere de örnek oluyor.

Environmental Science & Technology dergisinde yayınlanan araştırmaya göre, ev eşyalarında varlığı araştırılan 55 kimyasal maddeden 44’ ünün bulunduğu tespit edildi (1).

Test edilen 102 koltuğun yüzde 41’ inde muhtemel karsinojenler sınıfına giren Tris ve yüzde 17’ sinde de tüm dünyada yasaklanmış olan penta-BDE bulundu.

Pijamada yasak olan kanepede serbest olur mu?

Bu kimyasallar içinde en yaygın olanı kısaca ‘Tris’ adıyla bilinen TCEP ve TDCIPP gibi kanserojen yani kanserojen olan klorlu organo-fosfatlar.

Bromlu Tris’ lerin çocuk pijamalarında kullanılması kanserojen oldukları gerekçesiyle 1977 senesinde yasaklanmıştı fakat araştırmaya göre bu kimyasal evlerin dörtte üçünde bulunuyor.

Asıl korkutucu olan da bu kimyasallardan bazılarının (BDE 47, BDE 99, TCEP, TDCIPP ve BB 153) seviyelerinin emniyet sınırlarının üzerinde olması.

Bu araştırmada koltuklarda belirlenen Tris’ lerin kanserden başka hormon bozuklukları, DNA değişiklikleri, kısırlık, hiperaktivite ve beyin gelişiminde gerileme gibi olumsuz etkileri olduğu biliniyor.

Gebeliklerinde kanlarında penta-BDE bulunan kadınların çocuklarında da düşük doğum tartısı, düşük IQ skorları, motor fonksiyonlarda azalma gibi çeşitli nörolojik kusurlar daha sık görülüyor.

Kanserojenlerle iç içe yaşıyoruz

Araştırmanın yazarlarından Robin Dodson şunları söylüyor:

“Araştırmamız insanların her gün toksik alev geciktiricilere maruz kaldıklarını gösteriyor. Bu zararlı kimyasallar soluduğumuz havada, dokunduğumuz tozlarda ve oturduğumuz koltuklarda bulunuyor. Alev geciktiricilerin kanser, hormon bozukluğu ve beyin gelişimi üzerine zararlı etkileri var. Evlerin çoğunda en azından alev geciktiricilerden biri belirlenmiş sınırların bile üstünde bulunuyor. Yerlerde sürünen, oynayan geçiren çocuklar için risk çok daha büyük”.

Gerçekten de yeni başka yeni bir araştırmada, yerde sürünen çocukların ellerinde ve kanlarında eşit miktarlarda hormon bozucu olan PBDE’ lerin bulunmasının küçük çocukların kimyasalları el-ağız yoluyla aldıklarının bir göstergesi olduğu tespit edildi (2).

Aynı dergide yayınlanan bir başka çalışmada da test edilen koltukların yüzde 85’ inde alev geciktirici kimyasal bulundu. Bu oran 2005’ den önce satın alınanlarda yüzde 94 idi (3).

Bu araştırmanın yazarlarından Stapleton “Eskiliğine bakmaksızın tüm örneklerin yarısından fazlasında potansiyel toksik olan veya insan sağlığı için riskleri çok az araştırılmış hatta hiç araştırılmamış alev geciktiriciler var diyor”.

80 binden fazla kimyasal madde var

Bugün ev eşyalarından yapı malzemelerine, evlerdeki aletlerden kıyafetlere, temizlik ürünlerinden kozmetiklere, yiyecek ve içeceklerden ilaçlara kadar hepimizin her gün kullandığı, temas ettiği, yiyip içtiği sayısız üründe 80 binden fazla kimyasal madde var.

İşin garip olan tarafı da bunların sadece birkaç yüz tanesinin insan sağlığı bakımından araştırılmış ve çok azının da yasaklanmış olması.

Alev geciktiriciler de bu binlerce kimyasaldan sadece bir grup; bunlar ev eşyaları ve elektronik aletlerin yanmasını önlemek amacıyla kullanılıyor.

Kaliforniya Kanunlarına göre de köpük ürünlerin küçük açık bir aleve 12 saniye süreyle dayanıklı olması gerekiyor ve bunun için de alev geciktiriciler kullanılıyor.

Eşyaların yanmaya dayanıklı olmasına denecek bir şey yok ama sağlıklı olmak yanmaz eşyalara sahip olmaktan çok daha önemli.

Daha da önemlisi, alev geciktiricilerin yangınları önlemediği gibi tam aksine daha fazla toksik gaz, duman ve kurum oluşumuna sebep olduklarını ve yangınlardaki ölüm ve diğer zararların bunlar yüzünden gerçekleştiğini ileri süren tüketici grupları da var. 

Alev geciktiricilerin el altından sigara üreticileri tarafından teşvik edildiği de iddia ediliyor.

Üreticiler ne diyor?

Amerikan Kimya Kurumu, “Alev geciktiricilerin yangınları önlediği ve insanların hayatlarını kurtardığını; bu çalışmalarda bu kimyasalların herhangi bir sağlık problemine yol açtığının ispatlanmadığını” söyleyerek savunma yapıyor.

Oysa dünyanın en büyük üreticilerinden Albemarle ve ICL Industrial Products bu kimyasalların kullanımını senelerce savunduktan sonra klorlu Tris’ leri üretmeyeceklerine teminat vermişlerdi.

Her iki üretici de bu kararlarını alev geciktiricilerin Kaliforniya’ da karsinojenler listesine alınmasını ve bunların bulunduğu ürünlerde insan sağlığına zararlıdır ibaresi konmasını engelleyememeleri üzerine almışlardı.

Bu kimyasallar DSÖ, Milli Kanser Enstitüsü ve Milli Araştırma Konseyi tarafından da kanserojen olarak kabul ediliyorlar.

Neler yapılabilir?

BİR: Halı, yatak, yorgan, döşek gibi eşyalarınızı yün, pamuk, polyester ve kendir gibi tabii olarak aleve dayanıklı malzemeden seçin.

İKİ: Yırtılan ev eşyalarını tamir ettirin.

ÜÇ: Evlerde toz birikmesini tercihan HEPA filtreli elektrik süpürgeleri ile önleyin ve yüzeyleri ıslak bir bezle temizleyin.

DÖRT: Ellerinizi sık olarak su ve sabunla (antibakteriyel olanlarla değil!) yıkayın. Böylece sadece mikroplardan değil kimyasal maddelerden de uzaklaşılmış olunur.

Gelelim neticeye

Amerika gibi bir ülkede vaziyet böyleyse bizdeki durum kim bilir nasıldır, tahmin edin bakalım.

Amerikalı veya Türk fark etmez; hepimiz çok önemli birkaç husus var.

BİR: Kimyasal maddelerin insan sağlığına olan etkileri kullanımına izin verilmeden önce araştırılmalı ve güvenilir oldukları ispatlananlara izin verilmelidir.

İKİ: Sağlığa zararlı diye yasaklanan bir kimyasalın yerine kullanılanın emniyetli olduğunun bilinmediğini unutmayın.

ÜÇ: Her fırsatta güvenirliliği ispatlanmamış kimyasallara karşı çıkılmalı ve yetkililer uyarılmalıdır.

KAYNAK

http://pubs.acs.org/doi/abs/10.1021/es303879n

http://www.ncbi.nlm.nih.gov/pmc/articles/PMC3404669/

http://pubs.acs.org/doi/abs/10.1021/es303471d

Okunma Sayısı: 150

Yazarın Diğer Yazıları

Vitamin D Seviyesi Düşük Olanlarda KOVİD Riski Yüksek

Bu araştırmada retrospektif olarak kanda vitamin D seviyeleri ile KOVİD pozitifliği arasındaki münasebet incelendi (1)....

Düzenli Gözlük Kullananların KOVİD Bulaşma Riski Daha Az

Çin’de yapılan araştırmada, her gün gözlük takan insanların KOVİD’ e yakalanma risklerinin daha az olduğu...

Helâl Olsa ne Yazar

Birkaç gündür medyada Nutella’ nın helâl olup olmadığı tartışması sürüyor. Takvim gazetesinin haberini aşağıda okuyabilirsiniz....

Akdeniz Diyeti Damarları Koruyor

Endotel disfonksiyonu ateroskleroz gelişiminde çok önemli bir adımdır ve ağırlığı kardiyo-vasküler nüks riski için belirleyicidir....

Kapıda Ateş Ölçmenin Koronavirüs’ü Önlemede Bir Anlamı Yok

Koronavirüsün kısa zamanda dünya çapında bir salgına yol açmasının bence bir numaralı sebebi virüs bulaşan...