Yazar Portal | Turkiye Interaktif Kose Yazarı Gazetesi

Esenyurt’ta Yüreğim Üşüdü…


19 Ocak 2012 00:01

Yorum Yapılmamış

Esenyurt Belediye Başkan Danışmanı Metin Karakoç’u aradım. ‘Metin çay içmeye geliyorum, müsait misin?’ dediğimde müsait olduğunu söyledi. Ve yolumuzu Esenyurt’a çevirdik. Kapıdan içeri girdim, kocaman bir kuyruk.
‘Hayırdır?’ diye soruyorum,

Salı günleri halk günü imiş, Belediye Başkanı Necmi Kadıoğlu yurttaşları dinliyormuş.
Metin içeri buyur ediyor, giriyorum. Başkanın odasının önünde yüzlerce insan… İçeride ise tüm koltuklar dolu.
Belediye Başkan Yardımcıları Gürbüz Süleymanoğlu, Selahattin Boyraz ve başkanın asistanları görüşmelerde bulunuyorlar. Yurttaşlarla, başkan görüşmeden önce, asistanlar dinliyor, notlarını alıyorlar.

Başkanın önüne yurttaşın isteklerini, sorunlarını bir dosya ile bırakıyorlar. Başkan yurttaşı dinliyor ve başkan yardımcılarına talimat veriyor. “Gereğini yapın…”
Dertler aynı… İş, ekmek ve para
“Van’dan geldik. Üç kardeşiz. İşsiziz… Babam ve annem birkaç gün ablamgiller de, birkaç gün başka bir akrabamızın yanında kalıyorlar. Üçümüz  de çalışmak istiyoruz. Başkan bize iş…” 

Başkan üç kardeşi dinliyor, ev tutulması talimatını veriyor. Evin içersinde bulunması gereken eşyaları liste yapıyor. Beyaz Masa sorumlusuna veriyor.

Başkan, asistanına dönüyor ve kardeşlere uygun iş için, hangi işverenin ihtiyacı olduğunu soruyor. Ve ardından ekliyor. “Yarın işvereni arayacağım ve orada işe başlayacaksınız. Hadi hayırlı olsun” diyor ve kardeşlerin üçü de başkanın eline sarılıyor. Başkan yolcu ediyor.
*****
Ardından başka bir genç geliyor. Üniversite öğrencisi olduğunu, harcını ödeyeme-diği için üniversiteye gidemediğini… Babası ve 17 yaşındaki kardeşi için yardım istiyor.

Evlerinde kömürlerinin olmadığını söylüyor. Kendisi için ise bir şey istemiyor. Abi, “Kardeşim, hem çalışacak hem de okuyacak. Başkan lütfen kardeşime bir iş… Evimize bakacak” diyor.
Başkan talimat veriyor. “Abi için üniversite harcını ödeyin. Kardeşini çıraklık okuluna yazdırın. Yapabileceği iş var mı?” diye asistanına soruyor. Asistan dosyaya bakıyor ve 17 yaşındaki kardeşin nerede çalışabileceği bilgilerini veriyor. Kardeşede iş bulunuyor… Abi rahat okuyacak…
****
Küçük çocuğu ile Kıraç’tan gelen genç bir anne… Gözleri dolu dolu anlatmaya başlıyor. “Eşim kan kusuyor. Çalışamıyor. Evimizin doğalgazını ödeyemiyoruz. Çocuğumuzu okula gönderemiyoruz. Birkaç aydır kiramızı ödeyemiyoruz. Evimizde akşam yiyecek ekmeğimiz yok.”
Başkan dinlerken gözleri doluyor. Ve talimatını veriyor. “Doktorla derhal eve gidin. Baba muayene edilsin. Söyledikleri doğruysa gereken yapılsın.”
*****
Bir anne evde el işi havluları yapmış. Satmak için gelmiş. Başkan talimat veriyor, “Değeri ne kadar ise parasını ödeyin.” Orta yaşlı annenin gözlerinde büyük bir sevinç, şükran ve minnetle başkanın yanından kalkıyor.
*****
Üç aydır işsiz olduğunu anlatan otobüs şoförü ve işsiz olduğunu söyleyen bir vatandaş, evine gelen cezanın azaltılmasını talep ediyor. Başkan “cezayı sonra hallederiz. Önce iş sorununu çözelim” diyor.
Yardımcısı Süleymanoğlu’nu çağırıyor, Erguvan Otobüsleri’nin sahiplerinden birinin ismini veriyor ve şoför olarak işe alınması talimatını veriyor.
*****
Bıçkın bir delikanlı başkanın yanına oturuyor. Başlıyor anlatmaya… “Başkan ben cezaevinden geçen yıl çıktım. Sabıkalı olduğum için kimse bana iş vermiyor. Bana bir yer gösterin orada iş yapayım.”  Ve aşağı yukarı her suçu işlemiş.
Uyuşturucudan hırsızlık, yaralamaya kadar her şey var. Memleketi Erzurum’a döndüğünü ve orada da tutunamadığını anlatıyor. Başkan yer veremeyeceğini ancak bir işe yerleştirebileceğini söylüyor.
O ise iş istemediğini, kendisine bir yer gösterilmesini istiyor. Başkan yer vereme-yeceğini söylüyor. Ve bıçkın delikanlı başına sallayarak, ‘Tamam Başkan’ diyerek imalı imalı arkasına bakmadan belediyeden çıkıyor.
*****
Gencecik bir delikanlı. Sıranın sonunda. Başkana sorunu anlatmadan önce, sorunu çözmese de teşekkür ediyor. Yakında evle-neceğini söylüyor. Haziran ayında düğün yapacağını, tüm hazırlıklarını tamamladığını ancak beyaz eşyalarının olmadığını anlatıyor.

Başkan yeni evlenecek genci dinliyor ve evleneceği için kutluyor. Asistanlarına dönüyor ve düğünü kendisinin yapacağını, be-yaz eşyalarının alınması talimatını veriyor. Biraz önceki genç, Gözlerindeki umudu büyüterek ayağa kalkıyor, teşekkür ede ede, başkanın yanından ayrılıyor.
*****

Bir başka anne… Bir başka baba… Bir başka genç… Sorunlar aynı. İş, ekmek ve para… Sabah saat 10’da başlayan akşam saat 18.30’da sona eren bir halk günü…
Kocası evi terk eden mi dersiniz, koca-sından dayak yiyen kadınlar mı dersiniz.


Kazandığını kumara, içkiye yatıran ve evine bakmayan eşlerden dert yanan kadınlar mı dersiniz.
Evde yiyecek bir şey olmadığı için yiyecek isteyen, kömür olmadığı için soğuktan donan çocukları için birkaç torba kömür isteyen anneler mi dersiniz…
Ne ararsınız var…
İnanın bir ayda dört kere dinleseniz, akıl sağlığınızdan olursunuz.
Akşamları insanın gözüne uyku girmez.
*****
Bir başka Türkiye var Salı günleri Esenyurt Belediyesi halk gününde. Kapınıza gelmiş olanlara ayrımsız davranacaksınız, sorunlarına umut, dertlerine çare olacaksınız.
Her gün çekim yapsalar ve o görüntüler canlı yayında yayınlansa, içiniz kaldırmaz. Vicdanınız varsa, akşamları yatamazsınız.
Kaynak yaratmazsınız inanın sokaklarında gezemezsiniz, Esenyurt’un…
*****

Yaklaşık iki saat izledim, yurttaşların dertlerini başkana anlatışlarını… Anlatırken sorunlarını, başını yerden kaldıramayan, gözleri boşluğa bakan anneleri görünce içim sızladı.
Evde ekmek yok.
Kömür yok.
Parasızlıktan okula gidemeyen ve okuldan alınan çocuklar…
Doğalgaz borcundan dolayı doğalgazı kapatılmış soğuk dört duvar arasında sıkışmış umutsuz anneler…
Başkanın kapısında umut bulmaya çalışıyorlar. Evlerine dönerken umutla dönüyorlar. Bugünü, birkaç ayı daha kurtardılar. Ya sonrası… O ise başka bir sorun…
Ve başka bir Türkiye’yi gözlemliyorum. Yaşadığımız koşullar gibi zannederiz ya her yeri… Öyle olmadığını birkez daha görüyorum.

Belediye kapısına gelmiş hemşerilerinize, kentinizi evi kabul etmiş yurttaşlara; birkaç günlüğüne, birkaç aylığına, iş bularak birkaç yıllığına umut olan başkana, içimden ‘iyi ki varsın başkan’ diyerek daha fazla üşememek için arabama doğru koşturuyorum.
*****
Dışarıda dondurucu bir soğuk… Ben belediyeden çıkıyorum. Dinlediklerimden ve gördüklerimden sonra daha çok üşüyorum. Yüreğimin üşümesi bedenimin üşemesini büyütüyor. Ve ben donuyorum.

Okunma Sayısı: 70
Kategori: Ali TARAKÇI
Etiketler: , ,

Yazarın Diğer Yazıları

“Dünyanın en Devrimci ülkelerinden Birisi Olan Türkiye” En Devrimci Evladını mı Yedi?

Türkiye’de yapılanlara devrim ve bu devrimin liderinin de Erdoğan olduğunu söyleyen Berat Albayrak’ı bizzat devrimin...

Devletten Birazcık Akıl ve İzan Beklemek Nafile Bir Çaba mı?

Devletten birazcık akıl ve izan beklemek nafile bir çaba mı?’ Yüzsüz oyunu İtalya’yı anlatıyor, devletimiz...

Erdoğan Giderse Ne Olur?

Erdoğan giderse Türkiye Suriye’den çekilir. Erdoğan giderse FETÖ yeniden devlet olur. Erdoğan giderse APO affedilir,...

HDP’ye Kobani Operasyonları; Geçmişle ‘Hesaplaşma’ Vakti!

Neden böylesine bir dönemde HDP eski ve yeni yöneticilerine operasyon yapıldı? Kobani olayları nedeniyle yapılan...

CHP’Deki Bu Tartışma Kime Yarar? Vatandaş Kendi Derdine Yanar…

Vatandaşın tüketici kredisi ve kredi kartı borçları toplam 720 milyara yükselmiş. Açlık sınırı 2 bin...