Yazar Portal | Turkiye Interaktif Kose Yazarı Gazetesi

Dünyanın Uyanışı


22 Kasım 2020 00:00

Yorum Yapılmamış

Düşmekten beterdi düşünmek 

“Oku daha doğmamış günleri bulacaksın.

Oku geleceğin evladı.

Oku ve sana çok uzak gelen ve aslında yakın olan geçmişin sırlarını öğren.

Bir kez yaşayıp sonsuza dek göçüp gitmez insan.

Birçok yerde birçok kez yaşar, hep bu dünyada olmasa da…

Oku, bize ebediyen yaşayacağımızı öğretir dünya.

Başı ve sonu olmayan ebediyet bir çemberdir.

İnsanların gözünde Tanrı’nın birçok yüzü vardır. Yine de herkes kendi gördüğünün gerçek olduğuna yemin eder.

Yine de hepsi yanılır. Çünkü hepsi haklıdır.

Ruhlar güneşten fazla yaşar…”

Anani

Firavun İkinci Set Baş Katip 

Okuyucu ve izleyici olarak olgunlaşmanın işareti; kitapların girişlerini ve kaynaklarını, prodüksiyonların da açılış ve kapanış introlarını gözlemlemeye başlamanızdır. Eserin yaratıcı ekibini merak edersiniz. Dünyanın Uyanışı kitabını da bu şekilde buldum: Atiye dizisinin introsunda.

Dizinin ilk sezonu oldukça etkileyici bir yapımdı. Yayına girdiği gece diziyi bitirdik. Kitabı aldıktan üç gün sonra bittiğinde oldukça şaşkındım. Amacım “Atiye” dizisini hızlandırılmış olarak zihnimde çekmek ve beklemekten kurtulmaktı. Akıcı bir dille yazılmış olan kitabın kurgusu başarılı. Yazarı Şengül Boybaş etkileyici bir proje ortaya koymuş. Diziyle birlikte popülasyonu da yükselen kitabın ancak 5. baskısını bulabildim. Fakat olaylar kişiler ve kurgu o kadar farklıydı ki bu kadarını beklemiyordum. Sanırım kitap & yapım ikilisinde en farklı olanların arasında zirveye oynayabilir. Benzer bir durumu Fi, Çi için de yaşamıştım. Kitaptan uyarlanan yapımlarda genellikle kitaba birebir uyulmadığı görülür. Hatta kitapla aynı olanların sayısı parmakla sayılacak kadar azdır. Ancak, kendi adıma ( iyi bir izleyici ve okuyucu olarak) söyleyebilirim ki; kitaptan tamamen farklı bir senaryoyla ilk defa karşılaşıyorum. Ana fikir, ana karakter ve Göbeklitepe konusu diziye ilham vermiş. Onun dışında senaristler her şeyi baştan yaratmışlar.

Kitapta da ana karakterimiz Atiye. Maslak’ta kurumsal bir firmanın plaza ofisinde terfisini bekleyen genç ve başarılı bir yönetici. Atiye gibi diğer tüm karakterler de, kurgu da çok farklı, hatta isimleri bile… Hikâye yine bir uyanış ve kâbus sahneleriyle başlıyor. Dünyadaki gizli örgütlerin, aynı zamanda ülke istihbaratının kendini izlediğini bilmeden, hayatının gündelik hırslar ve monotonlukla akıp gitmesi Atiye’yi bunaltıyor. Gördüğü halüsinasyonlar da psikolojisini bozuyor ve izin alarak ailesinin yanına Tokat’a gidiyor. Burada hayatıyla ilgili sırlarla yüzleşmeye başlayan Atiye kelimenin tam anlamıyla kendini ve kim olduğunu bulmanın peşine düşüyor ve bu arayışı sırasında tarihin gizemleri, zaman ve mekân paradoksları, paralel evrenler, astral seyahatler, gizli örgütler, gizli tesisler, astronomi, gezegen dizilişleri, geçit kapıları gibi konulara dahil oluyor.

Her karşılaştığında gençleşerek tanıdık bir yüze dönüşen rehber Anima, çılgın komşusu Cansu, ona yakınlaşmakla görevlendirilen ve âşık olan istihbaratçı Murat, Göbeklitepe ’de ofisi olan Amerikalı arkeolog araştırmacı Jack, Atiye’nin babası olan hazine avcısı Servet ve Atiye’nin gizemli annesi “Miriam”  kitabın diğer önemli karakterleri.

Kitabı, diziyi izleyip sonrasını merak ettiğiniz için okumayın, hayal kırıklığına uğrarsınız. Ancak, bu konulara ilginiz varsa büyük bir keyifle okuyacağınızdan eminim.

Şimdi biraz fikir versin diye sıra alıntılarda…

 

ALINTILAR:

“Sıradan bir kişi olabilirsin ama bu sıradışı bir kader yaşamayacağın anlamına gelmez…”

“Yaşanan her şey birer doğum sancısıdır,” dedi, “Ölüm ise doğumun ta kendisidir.

Karşımıza çıkan herkes, her şey, kendi mevcut gerçekliğimizde ölüp yeni bir gerçekliğe doğuşumuza hizmet eden birer ebeden ibaret. Bu kadar! Bu herkes için böyle.”

“Başımıza gelen şeyler için başkalarını suçlasak da, içten içe biliriz aslında tek sorumlunun kendimiz olduğunu.

Hepsini biz çağırmış, hatta ısrarla davet etmişizdir.”

“Tıpkı insanlar gibi, gökyüzünün de bir hayatı vardır. Onun da dönüm noktaları, geçişleri, dertleri vardır. O da bir hikâye anlatır bize. Ama biz ona kulak vermek yerine duymak istediğimizi duyarız. Sonra da sıkıcı deriz, öfkeli deriz ona…”

“Nasıl bu kadar kör olabilmişti? Bu kadar mı açtı sevgiye, bir tutam güler yüze? Yeniden doğmak için daha kaç kere ölmesi gerekiyordu acaba?”

“Bilim adamları Mars’ta hayat olup olmadığını tartışadursun, o burada hayat olmadığından emindi.”

“En güzel kariyer, kendi üzerinde çalışmaktır.”

“Sevginin gücü, içeriden dışarıya doğru çalışır. Kendini sevemeyeni hiç kimse sevemez.”

 

KİTAP KÜNYESİ:

Kitap: DÜNYANIN UYANIŞI

Yazar: Şengül Boybaş

Tür: Fantastik, Aksiyon

Sayfa: 469

Yayın tarihi: Aralık 2018

Yayınevi: Kusurat

 

Okunma Sayısı: 30

Yazarın Diğer Yazıları

Atiye

Her sır açığa çıkmak için çağrısını bekler. “Hepimiz İlahi Planın Parçalarıyız. Hepimiz Birbirimizin Devamıyız. Sen...

Yalnız Seni Arıyorum

Orhan Veli’den Nahit Hanım’a Mektuplar Hiçbirine bağlanmadım Ona bağlandığım kadar. Sade kadın değil, insan. Ne...

Sosyal İkilem

Var Olmanın Dijital Ağırlığı! “Ölümlülerin hayatına giren tüm büyük olaylar Beraberinde lanet getirir” Sophocles Klavyeli...

Ezelden Ebede

“Beni görmek demek  mutlaka yüzümü görmek değildir. Benim fikirlerimi, benim duygularımı anlıyorsanız ve hissediyorsanız bu...

Ütopya’nın Refah Tiranlığı

“Eğer doğru kullanırsan sözcükler X ışınlarına dönüşebilirler, her şeyi delip geçerler” Cesur Yeni Dünya /...