Yazar Portal | Turkiye Interaktif Kose Yazarı Gazetesi

Devlet ve Hükümet Ayrı Şeyler mi?


23 Eylül 2011 00:00

Yorum Yapılmamış

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, MİT-PKK görüşmeleri kamuoyuna yansıyınca, yapılan eleştiriler üzerine esip gürleyerek; “Önce hükümet nedir, devlet nedir bunu öğrensinler” demişti.
Başbakan  Erdoğan, “Başbakanlık ile PKK görüştü” diyen muhalefet liderlerine sert çıkarak; “…. Hükümet olarak biz yapmadık ama devlet olarak bu görüşmeleri yaptığımızı ben parlamentoda dile getirdim. Eğer tutanaklara bakılırsa bunlar görülür” diyerek, 80 yıllık cumhuriyet sürecindeki resmi ideolojinin son 10 yılda çürümeye yüz tutmuş zihniyetini muhafazakar kesimde ve toplumda yeniden canlandırdı. Yani açıkça besledi.
*****
Resmi ideolojinin en kuvvetli kaynağı devlet ve hükümetlerin ayrı olduğu idi.
Darbelerin en önemli meşruiyet kaynağı bence bu devlete bakışımızdaki zihniyetti.
Devlet kutsaldı, dokunulmazdı, insanların dışında bir şeydi, kutsallaşan her şeyin dokunulmaz ve tartışılmaz olduğu gibi bizim devlet de, kutsallığının arkasına gizlenerek farklı olduğunu düşündüğü, farklı olan, devlete karşı olduğunu düşündüğü, milletin bekası adına yurttaşlarının hayatlarını cehenneme çevirmişti.
*****
Devlet, milleti için değil, millet devlet için vardı. Kutsaldı.
Tartışılamazdı, tartışanların başına son 80 yılda gelmedik kalmamıştı.
Sonuçta devlet, bir toprak parçası üzerinde bulunan tüm yurttaşlarının haklarını, hukukunu, adaletini ayrımsız sağlamak ve yaşam kalitesinin daha iyi olabilmesi için vardı. 
Yurttaşları için yapılanmayan tüm devletler zorbaydı, otoriterdi ve    ceberuttu.

Aynen bizim devletimiz gibi…
*****
12 Eylül sonrasını, Kenan Evren’in mitinglerde bir elinde kuranla dolaştığını hatırlayın, alanlarda o’na destek olan muhafazakar kesimleri hatırlayın…
Solcuların ve komünistlerin, azınlıkların, Kürtlerin  devlet ve millet düşmanı olduğuna yönelik muhafazakar kesimlerin bilinçlerine çıkmış düşmanlığını düşünün…
Ve bugün hala bu zihniyetin toplumun zihinlerinin altında ve üstünde ne kadar olduğunu bir tartın…
*****
Türkiye’de AK Parti’nin iktidar olduğu yaklaşık son 10 yıldır ilk defa devlet ve hükümet tartışması bu kadar büyüdü. Bu kadar bilince çıktı.
Eskiden bize yutturulan düşünce, hükümet farklı devlet farklıydı.
Hükümet olabilirdiniz ama devleti yöneten bir başka güç vardı.

Eski Cumhurbaşkanlarımızdan Süleyman Demirel bir söyleşisinde şöyle demişti: Biz Türkiye’yi yönetemedik. Gücümüz de, sistem de yetmedi. ‘Devletin kusurları neydi?’ diye tartışamadık, hep bastırdık, örtbas ettik.
*****
Bize anlatılmak istenen, darbeleri meşrulaştıran ana düşünce şuydu: Hükümet olmak devlet olmak değildi. Hükümetler yanlış yaptığında devletin  derin sahipleri darbe yapma haklarına sahipti. Devlete, devletin asıl sahipleri millet adına hükümetleri devirerek, devlet yönetimine el koyuyorlardı. Aslında ellerinin altında olan devletin kendilerinin olduğunu, silahlı darbe ile topluma zorla anlatıyorlar. Ve siyaset yolu ile devlette iktidar olmak isteyenlere, haltlarını bildiriyorlardı.
28 Şubat süreci, AK Parti’nin iktidarında yaşananlar, açığa çıkarılan darbe girişimleri, Ergenekon davaları…
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, MİT-PKK görüşmelerinin kamuoyuna yansıması üzerine yeniden eski silaha sarılıyor. Yeniden resmi ideolojinin en kuvvetli alanında at oynatıyor. Yerle bir olmaya yüz tutmuş zihniyeti yeniden hortlatıyor.
PKK ile görüşmeleri hükümet olarak değil, devlet olarak yapmışlar. Hadi canım sen de…
Etme Başbakan, yapma Başbakan; bizi çocuk yerine koyma. MİT kime bağlı, Genel Kurmay Başkanı, polis, değişik istihbarat kuruluşları, aygıtlar kime bağlı… Senin dışında bir devlet varsa, senin ne işin var orada?
Neden Ergenekon davaları var?
*****
Bu ülkede demokratik bir muhalefet olsa, tartışmaları şerefsiz üzerinde mi yürütürdü, yoksa Başbakanın hükümet-devlet ayrımı yapan açıklamaları üzerinde mi?
*****
Başbakanın açıklaması üzerine tartışmaya biz de karınca kararınca katıla-lım. Devlet ve hükümet nedir?
Devlet: Ülke adına belirli bir toprak üzerinde yaşayan insan topluluklarının bir egemenlik anlayışı ve hukuku içinde bir siyasi iktidar altında örgütlenmesidir.
Devlet: Toprak bütünlüğüne bağlı olarak siyasal bakımdan örgütlenmiş millet veya milletler topluluğunun oluşturduğu tüzel varlık.
Hükümet: Devletin görevlerini yerine getirmesini sağlayan yetkili organ, bakanlar kurulu. Bir ülkenin yönetim kurumları, devlet yönetimi.
Hükümet: Bir ülkenin yönetimini elinde bulundurmak. Ülke yönetimin başında bulunmak. 
*****
Devleti yönetmek için iktidara gelenler hükümet etme becerisi göstermek için varlar. Onların dışında görüşmeler olamaz. Olursa da bunun sorumlusu hükümetlerdir. Yapılan görüşmenin sorumlusu da hükümettir.
Tamam, dün söylenen söz kamuoyuna yönelik söylenmiş bir söz. Aynen bugünkü gibi.  Ancak şunu görmek gerekiyor ki, kamuoyu birkaç yıl önce bu görüşmeler ortaya çıksaydı tavrını düşünün bir de şimdiki tavrını…
Onun içindir ki, Başbakanın yaptığı açıklama günü kurtarmak için yapılmış bir açıklama olsa da, zihinlerimizin altındaki devlet-hükümet ayrımına gönderme yaptığı ve beslediği için doğru olmamıştır.
Not: Önceki gün iktidar partisinin yeni anayasa hazırlamasında en önemli aktörlerinden biri olan milletvekiline devlet ve hükümet ayrımı yapan başbakanın sözünü sorduğumda, ‘yanlış’ olduğunu söyledi. Ancak bunun da bugünkü siyasi atmosferle ilgili olduğunu belirterek, Başbakanın önümüzdeki günlerde buna yönelik daha farklı açıklama yapabileceğini de ima etti.
İnşallah öyle olur…

Okunma Sayısı: 103
Kategori: Ali TARAKÇI

Yazarın Diğer Yazıları

Devletten Birazcık Akıl ve İzan Beklemek Nafile Bir Çaba mı?

Devletten birazcık akıl ve izan beklemek nafile bir çaba mı?’ Yüzsüz oyunu İtalya’yı anlatıyor, devletimiz...

Erdoğan Giderse Ne Olur?

Erdoğan giderse Türkiye Suriye’den çekilir. Erdoğan giderse FETÖ yeniden devlet olur. Erdoğan giderse APO affedilir,...

HDP’ye Kobani Operasyonları; Geçmişle ‘Hesaplaşma’ Vakti!

Neden böylesine bir dönemde HDP eski ve yeni yöneticilerine operasyon yapıldı? Kobani olayları nedeniyle yapılan...

CHP’Deki Bu Tartışma Kime Yarar? Vatandaş Kendi Derdine Yanar…

Vatandaşın tüketici kredisi ve kredi kartı borçları toplam 720 milyara yükselmiş. Açlık sınırı 2 bin...

Ah Muhtar Ah… Eksikleri Varmış… Televizyonu Yokmuş!

Bir Muhtar düşünün, sudan bahanelerle belediye tarafından yapılmış binaya taşınmıyormuş. Eksikleri olduğu için taşın(a)mıyormuş! Neymiş,...