Yazar Portal | Turkiye Interaktif Kose Yazarı Gazetesi

Demokrasi Afyonu

BİLİMSEL GERÇEK
Öğr.Gör. Nurullah AYDIN

24 Ağustos 2011 00:00

Yorum Yapılmamış

Ortadoğu’da demokrasicilik afyonu ile uyuşturulan kitleler sessiz ama insanlar katlediliyor kentler yakılıp yıkılıyor. Türk halkı o kadar kopmuş ki siyasetten halkın gündemi farklı, ülkeyi yönetenlerin farklı, sanatçıların, akademisyenlerin, aydınların farklı. Ankara’da birileri bir oyunlar oynuyor ama sokaktaki halkın gündemi farklı.

Batı ülkelerinde benzin fiyatlarındaki artış, gıda maddelerindeki artış, okullardaki öğrencilere verilen gıda maddelerinin kalori miktarı ve eğitim kalitesi onları ilgilendirir ve tepki gösterirler. Bir de vergi artışları. Batı’da bu konularına dokunursanız birdenbire karşınızda patlayan bir dev bulursunuz.

Bu durum tüm uygar ülkelerde halk tepkisidir. Kendinizin uygar olarak tanımlanmasını istiyorsanız tepkili olmak zorundasınız. En azından yediğiniz kazıklara karşı. Tepkisiz halk köle halktır, tebaadır. Tebaa olunca da efendilerinin verdiği kararlar, kişiyi ilgilendirmez. Kişi sadece verilen emirleri uygulamak zorundadır.

Uygar ülkelerde siyasetçi halk içindedir, Çözüm üretir parti yöneticilerine karşın kendi düşüncesini kamuoyu ile paylaşır. Türkiye’de 12 Haziran seçimlerinden bugüne seçilen milletvekillerini gören var mı? Halkın sorunlarıyla ilgilenen var mı Yoksa peşin aldıkları maaşla tatildeler mi?

Uygar ülkelerde halkı uyandırmak ve uyarmak görevi üstlenen medya vardır. Türkiye’nin gazetecileri, dünün fırdöndü dinci-liboş, dönme bezirganların takımını izleyince zaten biat eden toplumun biat eden borazanları gibi. Amerikalı ve Avrupalı gazetecilerin ellerinde bizimkiler kadar gelişmiş cihaz yok. Aradaki fark, onlar gazeteci, bizimkiler gazteci.

Uygar ülkelerde toplumun bilinç seviyesini yükselten aydınlardır, akademisyenlerdir.Türkiye’de aydınlar toplum değerlerini hiç sayarak bağlı oldukları gizli mahfillerin sözcüsü gibi. Akademisyenler ise unvan peşinde. Bilimsel çalışma adı altında derleme toplama ile aldığı unvanla bilim adamcılık oyunu oynuyor.

Yani; Türkiye’de demokrasicilik oyunu oynanıyor.

Bakın; Demokrasilerde biat algısına yer verilmemiştir. Biat, köleleşmenin diğer anlamıdır. İnsanoğlu kölelikten kurtulmak, din dil ırk ren cins ayrımı gözetmeksizin herkesin eşti olduğu noktasına gelebilmek için büyük mücadeleler vermiştir. Hala da vermektedir.

Demokrasilerde bireysel özgürlükler, temel özgürlük olarak kabul edilir. Artık bireysel özgürlüklere devletin ve hiç kimsenin müdahalesi söz konusu değildir. Ancak, özgürlük bilinen anlamıyla kabul edilmemiştir. Asıl olan toplumsal ve çağdaş insan özgürlüğüdür. Bu nedenle bireysel özgürlük düşünülürken, her bireyin ve toplumun ortak yararını ve devletin varlığı göz ardı edilmez. Toplumun ortak yararı ve değerler bütünü birey özgürlüğünü sınırlar.

Bu sınırlamalar ise hukuk kuralları ile düzenlenir. Uluslararası sözleşmelerde özgürlük alanları belirlenmiştir.

Voltaire’in dediği gibi katıksız demokrasi ayak takımının despoztizmidir.

Bakın; İslamiyeti en geç kabul edenlerden Muaviye Şam’da, Hazreti Ali ise Kufe’de validir, aralarında anlaşmazlık vardır, savaş çıkmak üzeredir.

Bir gün, bir deveci, yüklediği mallarla Kufe’den Şam’a gelir, açıkgözün biri deveye sahip çıkar: ”Bu dişi deve benimdir!”

Kufeli kendisinden emindir, çünkü devesi erkektir.

Sorun Muaviye’ye kadar yansır; halk bir meydanda toplanır; Muaviye ”Bu dişi deve benimdir!” diyen Şamlıya sorar:

”Bu dişi deve kimindir?”

”Benimdir!”

Muaviye de onaylar:

”Evet, bu dişi deve Şamlınındır!”

Sonra halka sorar:

”Bu dişi deve kimindir?”

Hep bir ağızdan cevap verirler:

”Bu dişi deve Şamlınındır!”

Kufeli neye uğradığını anlayamaz, şaşkın şaşkın bir kenarda dururken Muaviye çağırır:

”Bana bak, ben de, sen de biliyoruz ki, bu deve erkektir. Kufe’ye dönüşte Ali’ye de ki, Şam’da öyle bir ahali var ki, erkekleri de dişileri de, onların cinslerine değil, Muaviye’nin ağzına bakarak söylüyorlar, o dişiye erkek dese, ya da erkeğe dişi dese, hepsi ona itaat ediyor. Var git Ali’ye söyle ayağını denk alsın!”

Günün Sözü: Biat algısı; adalet, insan hakları ve hukuk anlayışını da belirler.

Okunma Sayısı: 95
Kategori: Nurullah AYDIN

Yazarın Diğer Yazıları

İktidar Savaşı ve Propaganda

İnsanlık tarihi; iktidar için güç ve yetki sahibi olanlarla, olmaya çalışanlar arası çatışma ve güdülen...

İktidar Savaşı ve Propaganda

İnsanlık tarihi; iktidar için güç ve yetki sahibi olanlarla, olmaya çalışanlar arası çatışma ve güdülen...

Siyasal/Ekonomik Şekillendirme

Belli odakların emireri olarak planlandığı gibi gücü/yetkiyi ele geçiren bir kesim diyor ki; artık kabul edin....

ABD-NATO ve Türkiye

Atatürk’ün bağımsızlık temeline dayalı stratejik dış politikasını tersyüz etmiş ve ABD ile askeri ve eğitim...

Sevgide Birleşmek

Tartışalım. Kırmadan, üzmeden, incitmeden, katletmeden, ayrıştırmadan, ötekileştirmeden konuşalım tartışalım. Aklın mantığın, gönlün yolu birdir. Orta...