Yazar Portal | Turkiye Interaktif Kose Yazarı Gazetesi

Cinsel Taciz Toplumun Ayrıkotu’dur…


16 Şubat 2011 00:01

2 Yorum

Nedir cinsel taciz ve hangi yollarla insanlar taciz ediliyor?

Cinsel taciz istenmeyen sözlerin, ahlaksızca davranışların, küçük düşürücü hareketlerin yapılmasıdır. Sapkıntı halini alan taciz; istemeyen kadına, erkeğe ve çoçuğa sıkıntı verir.

Çeşitli yollarla yapılan cinsel tacizin en bilinen yolu fiziksel tacizdir.

Fiziksel Taciz: Bu tür insanlarda saldırgan eğilimler vardır. Karşılarındaki insanı döverek, tokatlayarak, iterek ve her şekilde zarar vererek yapılır.

Kadına el kaldıran erkeklerin yüzdesini kültürlü erkekler oluşturmaktadır. Belli eğitimden geçmiş insanların bunu yapması insanı daha çok şaşırtmaktadır. Dayak yiyen kadınlarında eğitimli kadınlar olduğunu söylemeden geçemeyeceğim.

Cinsel Taciz: Olumlu mesajları sapıkça sözler yazarak kullanmak, cinsel içerikli imalar yapmak, cinsel içerikli sözcükler söylemek, el atmak, parmak atmak, sürtünmek, tecavüz etmek bu tür tacizin yollarıdır.

Yıllar öncesi Ali Kalkancılar, Müslüm Gündüz ve din suistimailiyle çoluğu çoçuğu etraflarına din adına çekip rezilliklerini perdelemek için ayeti kerimeleri ve hadisleri kullanmaları hala unutulmadı. Ve yıllar sonra tekrar Hüseyin Üzmez’le patlak veren, destur dedirten haberlerle yeniden sarsıldı manşetler. Ama manşetlerde kaldı işte! Savunanlar ve inanmayanlar üzerini kapatmaya çalıştılar. Ve İtalyan baş başbakanın 17 yaşındaki bir kıza taciziyle sarsılan dünya kamuoyu bununda üzerine süngür çekmekte gecikmeyecektir.

Sözel Taciz: Aşağılayıcı yorumlar yapmak, zaaflarıyla alay etmek, meli, malı’lar, aşırı genellemeler yapmak, suçlamak, küfür etmek, küçük düşürmek, hakaret etmek, yüksek sesle bağırmak, çelişkide bulunmak (çift yönlü mesajlar vermek)

Kavgalar en çok bu tür tacizler yüzünden çıkmaktadır. İstenmeyen sebeplerle birbirine laf atan insanların, birbirlerini dinleme acizliği yüzünden cinayetlerin bile işlenmesine sebep olmaktadır. Bunu TV programlarında “espri yapıyorum” diye millete şaklabanlık yapanlarda görmekteyiz. İzleyici kitlesini aşağılayarak kelimelerini kısmayan bu tür insanlara destek verir nitelikle davranışlar yüzünden, bu insanlar da kendilerini haklı görmektedirler.

Unutmadan Meclisimizde en çok kullanılan siyasetin olmazlarından olan laf atmalarıda bu sırlamanın içinde gösterebiliriz.

Psikolojik taciz: Kişilerin duygusal yönündeki inceliği kullanarak ve güçsüz taraflarını fark ederek sözle ortaya çıkarıp, kişiyi küçük düşürücü davranışlardır. Ruhani alemine baskı yaparak insan katı kurallarla kişilerin karakterini kilit altına almaktır. Kişiye kendini ifade etme hakkı vermemektir.

Deniz feneri ve bu tür vakıfların insan duygularına yaptıkları yıkım buna en güzel örnektir.

Ekonomik taciz ve sosyal tacizi de taciz yolları olarak söyleyebiliriz.

VE…

Cinsel sapıklığın yaş oranı gittikçe yükseliyor. Yaşı ilerleyen kadın ve erkeklerin çocuk yaştakilere sarkmasının artık ahlakı, hangi noktaya getirdiğini anlamamıza yardımcı oluyor. Anlamsız ve ahlaksızca yapılan cinsel tacizin, gittikçe çığırından çıkışını tepkisizce izliyoruz.

Cinsel istismar sokak aralarından kalktı ve kültürlü çevrenin zevkleri ve hobileri arasında yerini aldı. Sokaktan tanınmamış birileri bunu yaptığında lanetleyerek, tartaklayarak hesabını sorarken; adı ve şanı duyulan kimseyi de neredeyse savunur bir vaziyette tahtlara oturtuyorlar. 50 yaş üstü kimliklerin psikolojik dengesizliğinin altında ne yatıyor diye sorgulayan yok. Belli belirsiz tariflerle üstü kapatılan bu ahlaksızlığı, görmezden gelmenin artık mantıksızlık boyutunu da aştığını düşünüyorum. Daha hayata yeni başlayan gencecik insanları kandırarak yapılan, bu saçma sapan akıl almaz süreçten nasıl çıkarız oda maalesef muamma.

Facebook ve sohbet sitelerinin insanların hayatında yaptığı yıkımda cinsel tacizin devamlı artmasından başka bir işe yaramamaktadır. Sapıklığını bu tür sayfaları alet edenlerin sayısı azımsanmayacak kadar çoktur. Bilinen ve tanınan insanların bulundukları yeri kullanarak yaptıkları bu iştahsızlık, insanın midesine dokunuyor. Kansızlığın bu kadarı da olur mu dedirtiyor. Tüm iletişim yollarını kullanarak insanları tacizin her yolunu kullanarak rahatsız eden bu ruh avcılarına bir dur demenin zamanı geldi de geçiyor bile. Nereden nereye dedirten bu ahlak kargaşasının düzelmesi için bir savaş başlatılmalıdır.

Yıllardır toplumun kanayan iç yarası olan cinsel sapkınlık cezalarının artırılmasını, sonuna kadar destekliyorum. Küçücük çocuklara tecavüz edip canice hayatına kasteden bu insanlara verilen cezanın en ağır ceza verilmelidir. Hadım cezasının verilmesine karşı olanları anlamakta güçlük çekiyorum. 12 yıla çıkarılan çocuk tacizcilerinin cezasının da az olduğuna inanıyorum. Hapishanelere tıkıp bunları yeyip içirenlere de buradan sesleniyorum. Bakalım hangi afla dışarı çıkacağız diye artık bu insanlara huzur vermeyin. bu insanlar çocuklarını bin bir türlü çileyle büyüten anne babalara nasıl verecekler. Ne ceza verilirse verilsin bu onların suçunu hafifletmeyecektir.

CİNSEL TACİZ TOPLUMUN AYRIK OTU GİBİDİR HER YERDEN KÖK VERİR VE TOPRAĞI İÇTEN KAVRAR. KOPARILDIĞI YERDEN KÖKÜNDEN KOPARILMADIĞI MÜDDETÇE TOPRAĞA ZARAR VERİR VE VERİMİ AZALTIR. Bizler bu ayrık otlarını temizlemek ve hayatlarımızdan çıkarmak zorundayız.

Tacize hayır diyerek bugünkü yazıma üç nokta koyuyorum…

Okunma Sayısı: 147
Kategori: Aysun GÜL

Yazarın Diğer Yazıları

Kalbin Keşfindeki Mucizevi İlaç: Nefis Terbiyesi

Allah ve onun dostlarıyla arasında öylesine mutmain bir ilişki vardı ki aklın şahadeti ve teslimiyeti...

İçin İçin İçimizi Kemiren Hatalarımız

Kendi hata ve yanlışlarımızı kabul etmeden yaşadığımız hayatın bir gün bütün kapılarını kapayacağını tahmin edemeyiz....

Dağ Eşkiyalığından Meclis Eşkiyalığına!

TBMM meclisinin kuruluş aşamalarının öncesi ve sonrasında neler yaşandığını, Kurtuluş savaşı tarihi yılları itibariyle hepimiz...

İnternet Sohbetleri Veba Gibi Sardı Toplumu

Sosyal yaşamın gözü kulağı olan aklımızın bizlere yetmediği zamanlar da olabiliyor. Yetin(e)mediğimiz beyin hücrelerimizde gişe...

Güneşin Saçlarına Yakamoz Değdi

Gün sezişleri İçgüdülerin ardından kalbe süzülen anların içtenliğinde. Sevgilinin gözlerine serilen bakışların güne saydırılan sarı...

Yazıya Yapılan Yorumlar

  1. İLHAN YARDIMCI dedi ki:

    Aysun GÜL KIZIM
    Bugün müsait bir zaman yakaladım, şöyle bir yazılanlara baktım. belli gençsin, Önünde daha nice yıllar var Mevla ömür verirse..
    Yazında, cinsel tacizi taraflı bir görüşle işlemişsin. Güzel bir benzetme ile ayrık otuna benzetmişsin.
    Şöyle bir etrafına bak, tefekkür et, toplumun bugünkü yapısını gözden geçir. Haram ile helalı, günah ile sevabı, cennet ile cehenemi, hak ile şerri, edep ile edepsizliği bilmeyen bir nesil, teknoloji ve çağdaşlığın getirdiği çeşitli imkanlar, rahat yamaşa, her türlü araç ve aletlerin varlığı ve madde bağımılılığı yanında, insanı, insanları ve yeni nesli tacizden nasıl engellersiniz? Müstehcenliğin zirveye çıktığı, medyanın çoğunluk olarak buna çanak olduğu, erotik ve porno sitelerin, kasetlerin, resimlerin, yazıların, kitapların, bilmem ne evlerinin medeniyet (!) adı ile meşrulaştığı günümüz anlayışında, tacizde bulunanları nereye koyacaksınız? tarihte bi zahmet okuyun ve cahiliye dönemindeki kadınların neler yaptıklarını ve zinanın neden yasaklandığı, islamda en büyük iki suçun zina ve faiz olduğunu, bu iki illet yüzünden sayısız ailenin yıkıldığı, ocakların söndüğünü gerçeğini nereye saklayacağız? Nefis,şeytanın kendisidir. Nefsi engellemek, taciz gerektiren hususlardan kaçmak, kemalat mektebinde olgun olmak, hak/hukuk kaidelerine riayet etmek kolal değildir? Son olarak siteme giren yazımı bi zahmet okuyun, görüşelim, başarılarınızın devamını dilerim.

  2. Aysun GÜL dedi ki:

    merhabalar sayın İlhan Hocam,
    Haklısınız taraflı bir şekilde yaklaştım. Lakin yazıma başlarken sadece çocuk istismarını yazacaktım diye düşünüyordum. Yazdıkça yazının şekil değiştirdiğini farkettim. Söylediklerinize katılmamak mümkün değil. Toplumun batıya uyum sürecinde geçirdiği psikolojik buhranlar artık hayatının içine kadar girdi. Özgürlük adını verdiğimiz bu kişilik sorunun tüm topluma verdiği zararı inanın görüyorum. Ben tarihi biliyorum Hocam inanın çok ama çok iyi biliyorum.
    Lakin insanlar küçük çizgilerle birbirlerinden ayrı görüşler taşırlar. “Medeniyet dediğin tek dişi kalmış canavar” diyen Mehmet Akif Ersoy’unda önünde saygıyla eğiliyorum. Ben ne kadar yazarsam yazayım kadın gözüyle yazdığım cümlelerimi bana çok görmeyin.
    Yaşımın genç olmasına da bakmayın hayatı algılayış ve hayata tutunuş şeklime bakmanız gerektiğine inanıyorum. Bu yazarken affınıza sığınıyorum.
    Ama sizin için birde toplumun geldiği ahlaki noktayı yazma istiyorum. ozaman bu yazıdaki taraflı perdenin de kalkacağını düşünüyorum.
    SAYGILARIMLA, yaptığınız bu güzel ve doğru yorum için teşekkürler.