Yazar Portal | Turkiye Interaktif Kose Yazarı Gazetesi

Bulgarlar da Zaman Aşımından Kurtardı!


01 Mart 2010 00:04

1 Yorum

Bulgaristan Devlet Arşivler Ajansı, ülkede 1989 yılında sona eren komünist rejim tarafından Türk ve Müslümanlara karşı yürütülen ve “Yeniden Doğuş” olarak adlandırılan asimilasyon kampanyasına ilişkin belgelerin yer aldığı iki ciltlik kitap yayımladı.

Hesaplaşmak mümkün değil. Bulgar suçlular ve yetkililer de “zaman aşımından” yırttı ve rahat rahat yaşıyorlar.Asimilasyon politikasının en alçakca uygulamalarını yapan Bulgaristan’ı eleştiren AB ülkesi var mı?

Ülkede büyük yankı uyandıran kitapla eski rejimin saklamaya çalıştığı bazı gerçekler ilk kez gün ışığına çıkarılırken, komünist diktatör Todor Jivkov’un “asimilasyon kampanyasına dair söylediklerinin belgelenmediği” yolundaki görüş de yalanlanmış oldu.

Doç. Evgeniya Kalinova ve Doç. İskra Baeva’nın araştırmaları sonucu ortaya çıkarılan toplam 900 belgeyi bir araya getiren kitapta yer alan, 1984 yılına ait bir politbüro toplantı tutanağına göre, asimilasyon kampanyasının mimarı olarak bilinen Jivkov yaptığı konuşmada, “Ne Türkçe radyo, ne televizyon ne de folklor olsun” ifadesini kullandı.

TÜRKLER BULGARLARLA EVLENSİN
Jivkov, asimilasyon kampanyasını ilk kez resmi olarak dile getirdiği bu konuşmasında, Bulgaristan Türklerinin Bulgar toplumuna kazandırılması için “Bulgarların Türklerle evlenmelerinin teşvik edilmesi” ve bu ailelere aylık 200 leva (o döneme göre yaklaşık 200 Dolar) para yardımı yapılmasını istedi.

Toplantı tutanağına göre, dönemin Başbakanı Grişa Filipov da Jivkov’a, “Bu çalışmaların yoğunlaştırılması gereğine katılıyorum. Bu işi ciddiye almazsak sonradan yıllarca konuşup dururuz. Karma evlilikler meselesini büyük, ulusal bir dava olarak görmemiz gerekiyor” yanıtını verdi.

Kitaptaki belgelere göre, Jivkov bu toplantının ardından en yakın çalışma arkadaşlarıyla bir araya gelerek, Türklerinin isimlerinin kısa sürede değiştirilmesi için gerekli kararı aldı. Karar sonucu 800 bine yakın Türkün ismi zorla Bulgar isimleri ile değiştirildi.

BULGARİSTAN’DAKİ TÜRKLERİN GÖNDEREMEDİĞİ MEKTUPLAR
Kitapta, Bulgaristan’daki Türklerin Türkiye’deki akraba ve dostlarına göndermek istedikleri ancak dönemin İçişleri Bakanlığının takibi sonucu “yakalanan” bazı mektuplar da yer alıyor. O dönemde yaşananları en iyi şekilde anlatan bu mektuplardan biri, Stombolovo köyünden Nadviye Hasanova’ya ait.

Hasanova, Türkiye’deki bir akrabasına göndermek istediği mektubunda şunları yazıyor:

“Buradaki hayatımız son derece zor. Tüm Türkler korku içinde yaşıyor. Tehdit altındayız. Köy halkının büyük bir bölümü kışın en soğuk günlerinde ormanlarda saklanıp yaşıyor.

İşte bugün, 18 Aralık 1984′te bize geliyorlar. Yarın köyü basacaklar. Yasa tanımadan 500 yıllık boyundurluklarının hesabını bize çıkartacaklar. Ben kaçmamaya karar verdim. Kahramanca evimde kalacağım. Gerekirse ölerek Türklüğümü onlara gösteririm. Sizlerden büyük bir ricam var; bu mektubumu bir an önce Kenan Evren’e götürün. Damarlarında Türk kanı akıyorsa onlar da benim dedelerimin yaptığı gibi, buradaki zulümlere ve isim değiştirilmesine son verilmesi için ne gerekiyorsa yapsınlar…”

Belgelere göre, dönemin İçişleri Bakanı Dimitar Stoyanov da bakanlığa bağlı güvenlik birimlerine gönderdiği talimatta, “Can kaybı olmamasına dikkat edin. Belene’de yeteri kadar yer var. Liderlerinin, kışkırtıcıların ve düzeni bozanların haberi olsun” ifadesini kullandı.

KAPİTALİST TÜRKİYE’NİN ETKİSİ ALTINDA KALANLAR VAR
Kitaptaki belgelere göre, bugün hala hayatta olan ve Grişa Filipov’dan sonra Başbakanlık yapan Georgi Atanasov ise Komünist Parti’nin 13-14 Şubat 1985 tarihindeki Merkez Kurul toplantısında asimilasyon kampanyasının ilk sonuçları ile igili şu değerlendirmeyi yaptı:

“Soydaşlarımızın Bulgar isimlerini iade etmemiz yargıların kırılmasında büyük değer taşıyor. Sosyalist devletimizin vatandaşı olarak bu kişiler kendi vatanında artık sosyalizmin zaferi için mücadele veriyorlar. Ancak bazı vatandaşlarımız kapitalist Türkiye’nin burjuvazi propagandasının etkisinde kaldı. Ama unutulmasın ki, Bulgaristan Halk Cumhuriyeti Balkanlarda sosyalizmin en sadık nöbetçisidir.”

Bulgaristan’da komünizm döneminde Türk ve Müslümanlara karşı girişilen asimilasyon kampanyasında yüzlerce kişi hayatını kaybetmiş, cezaevlerine atılmış, 1989 yılında 350 bin kişi Türkiye’ye göçe zorlanmıştı.

Ülkedeki rejim değişikliğinden sonra asimilasyon kampanyasının sorumluları hakkında dava açılmış ancak söz konusu dava dosyası “zaman aşımı” gerekçesiyle rafa kaldırılmıştı. Davanın sanıklarından sadece Georgi Atanasov hayatta bulunuyor. Devletten emekli maaşı alan Atanasov, Sofya’da yaşıyor.

Okunma Sayısı: 146

Yazarın Diğer Yazıları

Çocuk Yetiştirmede Neredeyiz?

Bir milleti sürü olmaktan çıkaran milli eğitimdir. Bilimdir. Türkiye’nin acıyla yoğrulan gündeminde temel sorunlara ilişkin...

Gagavuz Türkleri İle İlgili Hiç Bilmediğimiz Gerçekler

Gagavuzya’yı yıllar önce gezdim, sanırım o dönemde hiç bu konuda kamunun bilgisi yoktu. Antropolojik zenginliği...

Paraya Tapan Sistemin Sonu

Her ellediğin altın olsa altın bir ekmeği nasıl yersin, altına dönen suyu nasıl içersin?Paraya tapma...

Türkiye Artık Türk Değil mi?

Türk kültürünün özelliklerini, tarihini, kahramanlarını, kurtuluşunu ve emperyalizme kafa tutuşunu ve rol model olmasını sindiremeyen...

Acı Ama Gerçek Üniversitelerin Hali bu

İlk 500 içinde Türk üniversiteleri yok. Bu herkesin dilindeydi. Neden yok? Nedeni anlamak için epey...

Yazıya Yapılan Yorumlar

  1. SEAMİ SAYGIN dedi ki:

    Nevval Hanım, son derece güzel ve öğretici bir yazı. Teşekkürler. Elinize yüreğinize sağlık. Sağ olunuz var olunuz. Selamlar saygılar.