Yazar Portal | Turkiye Interaktif Kose Yazarı Gazetesi

Bu Sezon UEFA İçin Teşekkürler Galatasaray…


21 Mart 2009 01:00

1 Yorum

Bu Sezon UEFA’da Çok İş Yaptığın İçin Teşekkürler Galatasaray… 

Teşekkür ediyoruz Galatasaray bize yaşattıkların için.

Hamburg maçını değerlendirmeyeceğim burada.

Bülent Korkmaz’ın yaptığı taktik varyasyon hatalarını…

Meira’nın sırf para uğruna satılmasını…

Bülent Korkmaz’a Mustafa Denizli’nin şansı Kaptan’ın neden Semih’e vermediğini…

Skibbe’nin yine de gönderilişinin yanlış olduğunu…

Kaptan’ın Lincoln’e neden abilik yerine diktatörlük uyguladığını…

… Değerlendirmeyeceğim.

2-0’dan 3-2’ye maç verilmeyeceğini söylemeyeceğim.

Bunları bilmeleri gerek.

Her şeye rağmen teşekkür edeceğim.

Teşekkür ediyorum Galatasaray…

Buraya kadar geldiğin için…

Geçen sene Şampiyonlar Ligi’nde çeyrek finale çıkarak Avrupa’da Nisan ayına kalan Fenerbahçe’den bu sezon senin de Mart ayına kaldığın için…

Türk futbolunda üst üste iki sezon baharı gördüğümüz için iki takıma da teşekkürler…

NERELERDEN GELDİ GALATASARAY?..

*St. Jakob Park’ta Bellinzona’yı 4-3 yendiğin için…

*Ali Sami Yen Stadı’nda yine Bellinzona’yı 2-1 mağlup ettiğin için…

*Ali Sami Yen’de Olympiakos’u 1-0’la dize getirdiğin için…

*Estaduo Luz Stadı’nda Portekiz’in en iyi takımı Benfica’yı 2-0’lık maçta ezdiğin için…

*Berlin Olimpiyat Stadı’nda Hertha Berlin’i tek golle geçtiğin için…

*Ali Sami Yen’i Bordeaux’ya gösterdiğin, Bordeaux’ya yaşattığın için, son yılların yükselen futbol değeri Bordeaux’yu 4-3 yenerek bize bu gururu yaşattığın için…

*Hamburg’a gelene kadarki tüm galibiyetlerin için teşekkürler Galatasaray…

BAŞBAKAN UĞURSUZLUK MU GETİRDİ?

Bu maçı Galatasaray kazansaydı Galatasaraylıların sabaha kadar ortamı inleteceği, zaferi kutlayacağı kesindi. Öyle bir maçtı yani. Sayın Başbakan Recep Tayyip Erdoğan bence uğursuzluk getirdi stada, takıma futbolculara. Onun bu ‘resmi’ gelişinden maçın ‘büyük’ olduğu belli idi. Sayın Başbakan’ın Fenerbahçeli olduğunu da bilmeyen yok. İçinden sevinmiştir bile belki Galatasaray’ın vedasına. Eğer geçseydi bu turu Galatasaray emin olun finaldeydi. Benim ve tüm otoritelerin kanısı da bu yöndeydi. Bu arada ben Başbakan olsam ve Fenerbahçeli olsam -ki Allah korusun- sevinirdim. Çünkü ben Fenerbahçe yenildiğinde sevinirim. Kim çıkarsa çıksın karşısına. Bugüne dek Rum’u da, Yunan’ı da destekledim Fenerbahçe karşısında.

Ve nokta ( . )

TEŞEKKÜRLER GALATASARAY…

Okunma Sayısı: 80
Kategori: Emre ÇAKIR
Etiketler:

Yazarın Diğer Yazıları

Eurovision 2011 Hayal Kırıklığımız

Eurovision 2011 Hayal Kırıklığımız ve Yüksek Sadakat Başlıyoruz… Başlıyoruz çünkü söyleyecek sözümüz, edecek kelamımız var. Kaldığımız yerden...

Eurovision Temsilcimiz Yüksek Sadakat…

2011 yılına da girdik sevgili okurlar! Hayırlı, uğurlu olsun… Yeni yıl, eski yıl, değerlendirme, kritik,...

Show Tv’yi Kurtarırsa Doktorlar mı Kurtarır ?

Zirvedeki iki kanaldan biridir, kim ne derse  desin, bu böyledir. Evet, üst satırda sözünü ettiğim...

İşte Bu Aşk-ı Memnu!

Aşk-ı Memnu dizisi 24 Haziran 2010 tarihinde sevenlerine veda etti bilmeme ihtimalinizin olmadığı gibi… Reyting rekoru...

2010 Dünya Kupası’nın En İyisi: Mesut Özil

Hasretle beklenen sevgili nihayetinde sevgililerine kavuştu… Futbol aşıklarının dört yıldır beklediği FIFA 2010 Dünya Kupası...

Yazıya Yapılan Yorumlar

  1. Emre ÇAKIR dedi ki:

    Bugün Dünya Şiir Günü : 21 Mart
    Tüm Bilgi Ağı okurlarının Dünya Şiir Gününü kutlarım.
    Ne basit günler uğruna yazı yazdım/k, bugün için bir şey yazmadım/k. Farklı zamanlarda, farklı mekanlarda ve burada da yazdım şiirin eriyişini. Bugün Galatasaray yazım yayımlandığından dolayı yazamadım. Biraz da umursamadım. Bu yazıdan az okunacaktı, biliyorum. Köşe yazarlığının başarılı olup olunmayacağını anlatan dört maddede de nitekim bu tür yazılara yer yok. Kemal Özer’in 2009 Dünya Şiir Günü Bildirisinin paylaşmak istiyorum YİNE DE.

    YALIN SÖZÜ YEĞLESE DE YALINAYAK DEĞİLDİR ŞİİR!

    Bir yüzleşme günündeyiz yine.

    Yine şiire bakıyoruz. Yine şiir ne işe yarar diyenlerle göz göze gelerek.

    Sesimizde yankılanan yine öncelikli bir soru: Hangi niteliklerle yüz yüze getirir bizi şiir?

    Sayabiliriz o niteliklerin birkaçını hemen: Yaratıcı eyleme merak, dönüşü olmayana cesaret, sıradana açılan savaş, emeğe gösterilen saygı, duyarlığa tanınan özgürlük, tasarlananı genişleten ufuk…

    Şöyle diyebiliriz örneğin:

    “Çin Seddi bittiği akşam duvarcılar nereye gittiler?” diye soran meraktır şiir.

    Kralı çıplak gördüğünde korkağın söyleyemediği cesur sözdür.

    Sıradanın yavanlığına başkaldıran çeşitlilik, emeği hor görene indirilen tokattır.

    Duyarlığı sınırlı tutanın karşısına yeni bir dil ile, tasarlananı güdük bırakanın karşısına yeni bir dünya ile çıkandır.

    Neruda’nın dediğini bir kez daha yineleyebiliriz öyleyse: Yedi canlıdır şiir. Bunca sömürü ve yoksulluğun insana yaşamı dar ettiği, işkence ve savaşlarla bunca zulmün, zorbalığın, kıyımın yeryüzünü kana boğduğu günlerde şiirin payına da canından olanların acısı düşer, soluğunun önüne birtakım engeller dikilir. Ama her keresinde yeniden
    canlanacaktır o, yüzleşmek için ayağa yeniden kalkacaktır.

    Her yüzleşme gününde kıyıcıya, zorbaya, işgalciye karşı diyeceği bir söz, yapacağı bir eylem, her yüzleşme gününde suskun kalanlara, boyun eğenlere karşı dolaşıma çıkaracağı bir öfke vardır çünkü. Eylemini kendisi kalarak gerçekleştirmeyi, öfkesini sözcüklere bürüyerek biriktirmeyi, sözünü çoğu kez yalın söylemeyi yeğlese de, onlarla
    kıyıcının, zorbanın, işgalcinin ve suskunluğun üstüne yürürken yalınayak değildir. Çıkarıp kafalarına fırlatacağı bir ayakkabısı her zaman vardır.

    Kemal Özer