Yazar Portal | Turkiye Interaktif Kose Yazarı Gazetesi

Bir Kadın İntizamı (Terek)

GÜLİSTAN
Zeki ORDU

13 Temmuz 2020 00:00

Yorum Yapılmamış

Hanelerin olmazsa olmazlarından birisi daha… Bazı model değişikleri hesaba katılmazsa yapılışları birbirinin aynısıdır. Terekler ocaklığın bulunduğu odada yani “içeri”de bulunur. Son derece basit ve sade bir yapılışı olmasına rağmen kadın eli değince halden hale girer. Sanki ham maddesi tahta değildir.
Görünüş itibariyle kitaplık rafları gibidir. Her raf bir tabağın sığacağı büyüklüktedir. Yerden yaklaşık 75-80 santimetre kadar olan kısmı kapaklı gözler halinde yapılmıştır. Kapalı yerlere tencere konulur. Tencerenin bulunduğu yerde başka bir şey saklanmaz. Burası görünmediğinden içerisinde ne olduğu evin kadını tarafından bilinir. Tabakların konulduğu yer açıktır. Eve gelip gidenler terekte neler olup olmadığı görebilirler.
Terekler genellikle dört beş raftan ibarettir. Rafların en üst kısmına raflara sığmayan ve az kullanılan eşyalar konur. Oda içerisinde göze en hoş gelen yerdir.
Kadınlar tereklere tabakları belli bir intizam dâhilinde yerleştirir. Her rafa örtü serilmiştir. Ayrıca her rafta diğer rafın yarısına gelecek kadar bir örtü daha vardır. Bu örtülerin kenarları kanaviçe dedikleri örgülerle süslenmiştir. Terek örtüleri hemen hemen beyaz renklidir; sarı, mavi, kırmızı ve yeşil renkli
motiflerle işlenmiştir. Örtüler daha çok çiçek desenli ve bazı geometrik şekiller vardır.
Tereklerin yan tarafında kaşıkları koymak için ayrıca bir bölüm bulunur. Tereğe sonradan ilave olunan kaşıklık tereğe ayrı bir hava verir. Bardaklar tereklerde bulunmaz. Onlar “camekân” denilen camlı dolaplarda olur.
***
Başlangıçta el emeği, göz nuru olan örtüler, yerini hazır yapım naylon örtülere bırakarak büyüsünü kaybetmeye başladı. Daha sonra bakır tabaklar, yerini “melamin” denilen tabaklara bıraktı. Porselen azaldı alüminyum ve çelik hâkimiyeti başladı. Zaman içerisinde kalaylı kaplar birer hatıra olarak
tereklerden çıkıp camekânlar içinde sergilendi. Artık daha iş görmüyordu. Kaşıklıklar da terekten kaldırılıp tereğe sonradan ilave edilen çekmeceler içerisine konmaya başlandı. Artık terek o bildiğimiz görüntüden çok uzaktı. Ruhunu kaybetmeye başlamıştı?
En sonunda “sunta” denilen maddelerden yapılan tereklerin sadece adı aynı kalmıştı. Eskiye ait ne varsa çekildi hayatımızdan. Ve biz o kaplarda pişen yemeklerin lezzetini anlatmak için kelime bulamadık.
Nihayet o evler tamamen terk edildi. Şimdi beton binalarda sınırlı hürriyetimiz var?

Okunma Sayısı: 317
Kategori: Zeki ORDU

Yazarın Diğer Yazıları

Semaverin Dumanı

Çay denilen ve izahı mümkün olmayan o esrarengiz sıvı, insanoğluyla tanıştığı andan itibaren bir daha...

Lisan ve Eser

Her kitap, kitapsever için paha biçilmez bir servettir. Bir okur; ya satırlar arasında bir yolculuğa...

Tyip Veya Namı Diğer Kasetçalar…

Kırk yaşın üstü kesin bilir bu sihirli cihazı. Daha köylerimize elektrik gelmeden evvel transistörlü radyolar...

Kıstırma

Bazı şeyleri anlatmanın ne kadar güçtür. Aslında güçlük işin esasını anlatmaktan çok, anlattığınız şeylere dinleyenlerin...

Ayasofya ve Türkçe Ezan

İlk not: Bu bir siyasi yazı değildir. Bir ülkenin yönetimine baktığımızda insana dair bazı değişikler...