Yazar Portal | Turkiye Interaktif Kose Yazarı Gazetesi

Ayrılıklar da, Sevdadandır Aldırma


29 Haziran 2009 00:00

Yorum Yapılmamış

Bir insanı sevmekle başlar her şey…’ diyordu bir şarkıda… Elinizde değildir bir insanı sevmek… Elinizde de değildir bir insan tarafından sevilmek… Esas olan birini sevdiğinizde, sevilmenizdir.

Biri tarafından sevilmediğinizde ise, sevmeniz de ateşten gömlektir. Sevilmediğinizde sevmek kendi ateşinizde har olabilmeyi göze almaktır. Zordur böyle sevmek…
Ne kadar yanabilir ki, insan kendi ateşinde?

Kendi ateşimde sürekli har olabilmeyi göze almak zordur.

Kerem ile Aslı’nın, Mecnun ile Leyla’nın sevgileri kendi ateşlerinde yanmayı göze alanların sevdalarıdır.

Onun için bu kadar büyüktür, o sevdalar… Büyük olmaya devam edecektir.
Sevdiğinizde sevilmek, sevildiğinizde sevmek… Aynı anda sevmek ve sevilmek…
Böyle mi başlar sevdalar… Karşılıksız… Hesapsız… Yol arkadaşlığı yapmak…
Kıymetini bilmek böyle sevdaların… Peşine takılmak ve sürüklenmek…
Sürüklenmeyi göze almak.. Büyüktür aşk o zaman. Büyüktür o zaman sevdalar… Büyüktür o zaman sevgiler…

Ne demiştik, büyük sevdalar kendi ateşinde har olabilmeye göze alabilmektir.
Ona  kavuşmadan, onu bekleyerek bir hayatı tüketmek. Zordur böyle sevdalar…
Aynen Kerem ile Aslı gibi, aynen Mecnun ile Leyla gibi, Ferhat ve Şirin gibi…
Neden, Mecnun’un çöllere düştüğünü bilir misiniz? Aşktan ve sevdadandır.
Leyla’ya kavuşsa Mecnun, Mecnun olur muydu? Kavuşsaydı Mecnun Leyla’ya, Leyla Leyla olur muydu? Ne anlamı olurdu ki o zaman büyük aşkların…

Sahi büyük aşk var mıdır? Günümüz dünyasında…

Onun ateşinde sevdanızın ateşinde yanmayı göze alabilir misiniz?
Yoksa tüketmeyi mi seçerseniz… Aynen şarkıların, sevdaların ve aşkların tüketildiği bir dünyada olduğu gibi…

Tanrı ve hayat…

Aşkın anlamının iki sihirli sözcüğü

“Bir insanı sevmekle başladı her şey…” Tanrı sevmeseydi kullarını, yaratmaya başlar mıydı dünyayı? Ya da Tanrı, koskoca evrende yalnızlığını paylaşmak için seçmesiydi yaratmayı; ne anlamı olurdu ki hayatın ve Tanrının…
Onun için yaratmak, bir anlamda Tanrıyı anlamaktır. Yaratmak sevmekle başladı…. Yalnızlıktan bıkan Tanrı, evrende kendisi gibi yaratanların ve kendisini şaşırtan bir şey yaratmak zorundaydı. O da insandı… Tanrıyı insanın dışında hiçbir varlık şaşırtamazdı çünkü.
Aynen insanı aşkın dışında kolay kolay bir şeyin şaşırtamayacağı gibi….
İşte onun için aşk ve sevdalar, hayatı yeniden yaratmanın adıdır. Aşk, tanrının yerine koymaktır.

Aşk kavuşulursa aşk yolunu yitirir,kaybolur

Aşk kavuşulduğunda, sıkılır ve terk eder. Onun içi, aşk kavuşulmamanın adıdır.
Sizi siz olmaktan çıkarır aşk… Sizi başka bir şey yapar. Sizin ötesinde başka bir siz yaratır… Ve düşürseniz o bilmediğiniz sizin peşine giderseniz çöllere…

Siz, tanrınızın peşine takılır ve sizi yaratan asıl tanrıyı unutursunuz.

Bir aşk için yollara düşmek, tanrıyı yani yaratanı aramaktır aslında…
Ve düşürseniz bilmediğiniz dağlara, delmeye başlarsınız… Öte tarafta Şirin vardır…
Ferhat, Şirin’e kavuşsa deler miydi dağları? Onun için aşkların kavuşulmaması gerekir. Kavuşulduğunda aşk aşk olmaktan çıkar çünkü…
Aşk, sıkılır her şeyden evvel, kavuşmaktan dolayı… Kavuşmanın heyecanı yoktur. Kavuşmanın yangını yoktur. Kendi cehenneminde yanmak yoktur. Onun için aşklar kavuşulmamak içindir. Kavuşulan her aşk, aşk olmaktan çıkar… Sıradanlaşır.
Hayatın asıl anlamını bulmak için aşkların peşine düşeriz. Kavuşulmayan aşkı bulmak için… Mecnun gibi çöllere, Ferhat gibi, delinecek dağlar için yollara…. Kerem gibi kendi ateşimizde yanmaya… Bulamadığımızda yanarız kendi ateşimizde, Aslı’ya asıl aşka kavuşmak için…

“Bir insanı sevmekle başlar her şey…” Hayat gibi…. Sevilmemekle biter her şey…
Aynen hayat gibi…. Sevmişsinizdir ve tükenmiştir aynen hayat gibi…
Şimdi yeni başlangıçlar yapmak lazım… Düşmek lazım hayatın o gizemli yollarına… Yeni yollar sizi ne-reye götürürse oraya yol almanın vaktidir şimdi…
Aynen denizlere açılmak gibi… O büyük dalgalarda savrulmak gibi…
Savrulmayı göze alamayanların ne işi vardır, denizlere açılmakta…
Savrulmayı göze alamayanların ne işi vardır çöllere düşmeye…
Savrulmayı göze alamayanların ne işi vardır, dağları delmek için yollara düşmeye…
Sevdadandır, aldırma…

Şimdi yollara düşmenin vaktidir

Vakit gelmiştir. Yollara düşülecektir.
Vakit gelmiştir… Yürünen onca yol terk edilecektir.
Yeni yollara düşülecek ve yollarda yol arkadaşları aranacaktır.
Ve bir gün terk edilen yol arkadaşlarına bir yerlerde rastlanıldığında yaşlanılmışsa belki de hatırlanmayacaktır. Ne kalmıştır ki, geriye, acıdan başka…
“Bir insanı sevmekle başlar her şey” diyordu şarkıda…
Ve yeni şeylere doğru yol almak bir insanı sevmemekle ve sevgiyi tüketmekle başladı… Sevmekle başlayan herşey ve sevmemekle bitti…
Ne diyordu bir şarkıda; sevdadandır, sevdadandır, “sevdadandır” dedi annem, “aldırma” “Aldırma gel yanıma!”Ve yine bilinen bir sözle bitirelim yazımızı… Her ayrılık sevdadandır…

Okunma Sayısı: 148
Kategori: Ali TARAKÇI
Etiketler:

Yazarın Diğer Yazıları

Şimdi Ayrılık Vakti… Yeni Bir Başlangıca Merhaba Diyebilmek İçin…

Her veda yeni bir başlangıçtır… Her veda biraz da zamansızdır… Her veda zamansız gibi olsa...

“Dünyanın en Devrimci ülkelerinden Birisi Olan Türkiye” En Devrimci Evladını mı Yedi?

Türkiye’de yapılanlara devrim ve bu devrimin liderinin de Erdoğan olduğunu söyleyen Berat Albayrak’ı bizzat devrimin...

Devletten Birazcık Akıl ve İzan Beklemek Nafile Bir Çaba mı?

Devletten birazcık akıl ve izan beklemek nafile bir çaba mı?’ Yüzsüz oyunu İtalya’yı anlatıyor, devletimiz...

Erdoğan Giderse Ne Olur?

Erdoğan giderse Türkiye Suriye’den çekilir. Erdoğan giderse FETÖ yeniden devlet olur. Erdoğan giderse APO affedilir,...

HDP’ye Kobani Operasyonları; Geçmişle ‘Hesaplaşma’ Vakti!

Neden böylesine bir dönemde HDP eski ve yeni yöneticilerine operasyon yapıldı? Kobani olayları nedeniyle yapılan...