Yazar Portal | Turkiye Interaktif Kose Yazarı Gazetesi

Araba Sevdalısı


10 Şubat 2010 00:03

5 Yorum

“At alacağım. Şöyle dörtnala süreceğim Mardin’e, Van’a, Erzurum’a, Ardahan’a. Canımın istediği yere koşturtacağım beygir gücünü tutan olmayacak. Yediğim içtiğim benim olacak. Herkese gördüklerimi anlatacağım. Her şehirde tanışlarım olacak, ne zaman “Alo” desem tüm kapılar açılacak. Derdim tasam olmayacak, bir gülüp bir söyleyeceğim. Yorulmayacağım, uykusuzluk vurana dek ayakta duracağım.

Bazen arkadaşlarımı yaren belleyeceğim. Hoş sohbet anılarımızı birlikte biriktireceğiz. Gün gelecek bir fincan kahvenin hatırında, gün gelecek Çanakkale vapurunda buluşacağız.

Türkiye bize dar gelecek. Uzak denizlere açılacağız. Gerekirse Miami’ye kadar ulaşacağız.

Dünya devran döner durur. Hayat kısa, düşünceler bir köpürür bir durulur.  Şu âlemi gezdik mi, bu düğüm çözülür”   dedi.

İstediği araba almaktı. Niyet dörtnalı değil, dört tekeri koşturtmaktı. En büyük zevki yeni model arabalarla sürüş denemesi yapmaktı. Bir süre birkaç farklı araba modelini denedi.  İkinci el mi, ilk el mi alsam? Derken her şey sözde kaldı.

Bir gün araba aldım diyerek geldi. “şaka yapıyordur ama olabilir mi?” diye şüphelendirdi. Anahtarını göstermesini istemek aklıma gelmedi. Dillere destan arabayı gösterdi. Hayret ettim. Kırmızı eski model antika bir arabaydı. Ben de kırmızı sevdalısı olunca çok beğendim.

Yalnız bir sorun vardı. Aldı da nasıl kullanacaktı? Ehliyet tamamdı fakat bununla trafiğe çıkmasına imkan yoktu. İnsanı yarı yolda bırakırdı.

Aslında bu oyuncakla trafiğe çıkmaya kim cesaret edebilirdi? Bence kimse edemez, çünkü bu tamamen bir şakaydı. Ortada sahiden ne bir anahtar, ne de bir araba vardı.

Kime sorsanız araba almak istediğini söyler. En lüksünden, içinde kasıla kasıla gidilebilecek, ayakları yerden kesebilecek bir araba almak hiç de fena olmaz. Hatta şimdilerde banka kredileri sağ olsun, kesenize göre her çeşit arabaya bakma şansına sahipsiniz. Parayı bölüyorlar, çarpıyorlar, katlıyorlar sonra bir bakmışsınız araba altınızda ve siz geziyorsunuz. Sokaklar arabalarla dolmuş, çevre kirlenmiş kimin umurunda? Olabilir her durumun avantajı da, dezavantajı da var.

Konuya dönersek bizim arkadaş daha almadı ama bir gün eminim alacak. Biz de içine doluşup keyifle şehir turu atacağız.

Dünya malı dünyada kalıyor ya olsun, herkes kendine göre yaşamaya geldi.

Ayaklarınızı yerden kesecek sevdalarınızın, sevdalılarınızın olmasını diliyorum.

Okunma Sayısı: 158
Etiketler: , ,

Yazarın Diğer Yazıları

Hayatın Adımları

“Tatil bitmişti. Okullar açılacaktı. Heyecanlı bir güne hazırlık yapılıyordu. Okul forması, ceketi, arması, gömleği, kitaplar...

Uç Kelebek

“İşten çıkış saatiydi. Genç kadın yorgun argın durağa doğru yürüdü. Kafasında bir yığın düşünce ile...

Tarifsiz Tatlar

Krema köpük köpüktü. Köpükleri mikser ile birlikte her yana dağılmış kendini bir türlü toparlayamıyordu. Karıştırılmaktan...

Oyuncak Kütüphanesi

” Tatillerinin son günüydü. Sezonu kapatırken bol bol denize girip yüzmeye doymak istiyorlardı. Akşamüstü deniz...

Duyularınızı Harekete Geçirin

“Genç kadın işyerinden bir gün sonrası için bir bahane ile izin aldı. Kaç senedir yılık...

Yazıya Yapılan Yorumlar

  1. Uğur ÖZALTIN dedi ki:

    Kırmızı bir impala chavrolet hep hayalimdir
    Belkide hep bir hayel olarak kalacak

    Olsun kağıt gemi gibi işte o da bir umut

  2. Aslı BABADAĞLI dedi ki:

    Sayın ÖZALTIN;

    Hayaller olmasa nasıl yaşarız? İnsanın hayata tutunması için onlara da ihtiyacı var.

  3. Zeugma dedi ki:

    Araba kullanmak güzel şey. Fakat bazıları ehliyetine rağmen cesaretsiz ve yeteneksiz olabiliyor benim gibi..
    Dolayısıyla bu güzel yazıda anlattığın gibi hayallerimde kullanayım ben onu Aslıcığım…
    Hem hiç yorulmadan Hawai’ye kadar ulaşmak da mümkün bu yolla..
    Sevgilerimle…

  4. Aslı BABADAĞLI dedi ki:

    Sevgili Zeugmacığım;

    Hawai’ye ben de gitmek istiyorum. Güzel hayal, kim bilir belki bir gün gerçekleşir.

    Sevgiler.

  5. serhan dedi ki:

    Bu afilli oyunck arabanın resmini bekliyoruz 🙂