Yazar Portal | Turkiye Interaktif Kose Yazarı Gazetesi

Ahlak Depremi

Aydın

29 Temmuz 2009 00:01

2 Yorum

Haberi ilk gördüğümde inanmak istemedim, zira sözde sosyal devletimiz böyle bir rezaleti nasıl yapar akıl erdiremedim.

17 ağustos depreminden sonra Irak’tan gelen yardımlarla depremzedeler için yapılan konutlara çökmeye çalışan kan emici asalakların yaşadığı bir ülke görmeyi yediremedim kendime.

Faşist dediğimiz bir devletin lideri hibe etmişti 10 milyon dolarlık petrolu yardım için.

Sonra konutlar yapıldı ve birinci derece yakınlarını depremde kaybetmiş olanların bir kısmına verildi belki evleriyle birlikte yıkılmış hayallerinin acısını hafifletmezdi ama en azından bir ilaçtı, onların belkide asla kapanmayacak yaralarına.

Bir süreden sonra kira ve aidat alınmaya başlandı bu insalardan, şimdi ise tahliye ediliyorlar.

Ve ne yazıktır ki yerlerine bürokratlar yerleştiriliyor.

                                              ***

Söylecek o kadar çok söz var ki aslında ama maalesef hepsi hakaretle bitiyor.

Hiçbir açıklama böyle bir hainliği mantıklı hale getirmiyor.

Ne yazık ki hiçbir ahlaki yetiye sahip olmayan bu mahluklara biryerlerde insan muamelesi yapılıyor.

O büyük felakette ailelerini kaybetmiş insanlara aile olmasını beklediğimiz devlet ise bu yağmaya gözyumuyor.

                                             ***

Yolsuzluklara, ormanların katletilmesine, ciğeri beş para etmez adamların sıfatından çok büyük koltukları işgal etmesine, devlet eliyle vatandaşın ezilmesine, dolandırıcalara, hırsızlara alışkınız ama bu kadarına da artık yuh demek geliyor içimden.

Kimsesizlerin kimsesi olmayı vaad edenlerin sözlerini tutmaları gereken yer tam da burası.

Yoksa başka yerlerde söylenecek benzeri sözlerin hepsi yalan, safsata.

Sen sana muhtaç olana sahip çıkamayacaksan boşyere devletin şerefli mevkilerini işgal etme.

İnsan olmak insani davranmak sizin kimyanıza tersse, bari gerçekten insanca yaşamak isteyenlere zarar vermeyin. 

Ve bir sorumda bu rezaletten birinci derecede sorumlu kişlere.

Vicdanınızı kime sattınız ki, böyle bir soysuzluğa imza attınız?

Okunma Sayısı: 164
Kategori: Oğuz GENÇ
Etiketler: , ,

Yazarın Diğer Yazıları

Açıldık Dönemiyoruz

Tarihi fırsat aman kaçırmayalım. Güzel şeyler olacak derken. Vatandaş kendini korur söylemleri atarken; işte bulunduğumuz...

AKP Akademisi

AKP siyaset akademisi ders planı: Recep Tayyip Erdoğan: Vatandaşa nasıl sövülür? Basına nasıl ayar verilir?...

Greve Dair

Kadına karşı şiddetin protesto edildiği bir eylemde, kadınların polis tarafından tartaklandığı bir ülkede yaşıyorsun. İşte...

Bir Günlük Yalanlar

Ah öğretmenim cebinde üç kuruş maaş yüreğin buruk görev başındasın. Senin değerinin milyonda biri bile...

Son Grip Belirtisi: Güvensizlik

Ne kürt açılımı. Ne dağdan inen teröristler. Ne de ıslak imzalı belgeler....

Yazıya Yapılan Yorumlar

  1. Hazal Seyitoğlu dedi ki:

    Birinci derecede yaşamış biri olarak bir parça katkıda bulunmak istiyorum.
    Birinci derece can kaybı olanlar kişi başına 700 TL nakit yardım aldık. Ayrıca bir sene boyunca 100 TL kira yardımı yapıldı. Ama birçok kişi kirada oturmadan bu parayı cep harçlığı olarak kullandı. Ayrıca kalıcı konutların geri ödemeli olarak yalnızca tapulu evlerini kaybedenlere verileceğini biliyorduk, sürpriz değildi. Kimsenin ödemeye zaten maddi gücü yoktu ama bir eve ihtiyaçları vardı. Sıraya kaynayanlar oldu elbette canım Türkiyemin insanı, tapulu evi olmadığı halde,kalıcı konutlardan ev sahibi olmayı “kıvrak zekası” ile başardı. Zihniyet kötü olmaya görsün… Hatta o dönem “depremzede”den “depremzâde” kelimesi türetilmişti..
    Neyse evler koşula bağlı verilmişti bizlere ama tam olarak neyin ne olduğu belli değildi. Bir peşinat ödeme durumu çıktı. Ondan sonra geri ödemelerin olacaktı hatta oturulan evlerin bedelleri belirlermişti.
    Kimisi peşinatı verdi kimisi vermedi. Zaman zaman korkutma operasyonları oldu. Peşinatı ödemezsen çıkartılacaksın… Geri ödeme sözleşmesini imzalamazsan çıkartılacaksın… dediğim gibi kimisinin umrunda kimisinin hiç değil.. Kimisi bu işlerden fena karlı çıktı kimisi ancak aç karnını doyurabiliyor…
    O dönemde inanılmaz yardımlar toplanmıştı. Dış borç ödemesi için kullanıldığınız düşündük açıkçası… Yapılan evler akan yardımların bir parçası olduğu halde geri ödemeye zorla bağladılar…
    17 Ağustos 1999… 10 yıl geçmiş üzerinden… 🙁

  2. Hazal Seyitoğlu dedi ki:

    Şunu da eklemek istiyorum. “Kalıcı konutlar” da oturanların tapuları yok. Bu konutlardan ev sahibi olanlar (haklı veya haksız yere) evlerini noter aracılığı ile satabiliyorlar.
    Allah bir daha böylesi acılar yaşatmasın bizlere.