Yazar Portal | Turkiye Interaktif Kose Yazarı Gazetesi
Cumartesi, Ocak 31, 2026
  • Giriş Yap
  • Ana Sayfa
  • Köşe Yazarları
  • Künye
  • Yayın İlkeleri
  • Yazar Müracaatı
  • Kurumsal
    • Misyon
    • Yayın Grubumuz
    • Logo
    • Reklam Tarifesi
  • Yazar Girişi
  • E-Posta
Sonuç yok
Tüm sonuçları gör
  • Ana Sayfa
  • Köşe Yazarları
  • Künye
  • Yayın İlkeleri
  • Yazar Müracaatı
  • Kurumsal
    • Misyon
    • Yayın Grubumuz
    • Logo
    • Reklam Tarifesi
  • Yazar Girişi
  • E-Posta
Sonuç yok
Tüm sonuçları gör
Yazar Portal | Turkiye Interaktif Kose Yazarı Gazetesi
Sonuç yok
Tüm sonuçları gör
Anasayfa Yazarlar Kemal ÖZER

Türkiye’nin İnsan, Deprem ve Hayvan Gerçeği

Kemal ÖZER Yazar Kemal ÖZER
27 Ekim 2011
Kemal ÖZER
0
400
Paylaşma
5k
Görüntülenme
Facebook'ta PaylaşTwitter'da Paylaş
Van’da, Allah’ın ayetlerinden biri daha tecelli etti. Maddi kayıplar büyükte olsa önemsiz. Aslolan, yaratılmışların en mükerremi olan insanların kutsal olan yaşamlarının insanın hatası, sorumsuzluğu ve hatta hırsızlığı yüzünden sona er(diril)mesi.
 
Bu Allah’ın bir kaderi, ama tıpkı Hz Ömer gibi bizde bu kaderden kaçabilirdik!
Ordusuyla Şam’a giden Halife Hz Ömer şehre yaklaştığı zaman, ‘veba salgını’ olduğu haberini alır. Bunun üzerine, orduya geri dönülmesi talimatını verir. Arkadaşları Halife’yi “Ya Ömer, Allah’ın kaderinden mi kaçıyorsun?” diye eleştirirler.
 
Hz Ömer; “Allah’ın bir kaderinden, Allah’ın bir başka kaderine kaçıyorum!” buyurur.
 
Evet bizde;
–          Deprem bölgesine ve zemini sağlam olmayan araziye konut yapmayarak,
–          Sağlam bir temel ile bir veya iki katlı dayanaklı yapılar inşa ederek,
–          Beşeri ilişkileri zayıflatan ‘modern hapishaneler/apartmanlar’ yerine, tekniğine uygun, taş veya ahşap binalar kurarak, Allah’ın bu acı kaderinden kaçabilirdik!
 
Ama kısa gün kârı, rant, tamah, hırs vb bildiğiniz çıkarlar buna elvermiyor bir türlü.
TOKİ bu hengâmede çok matah bir şeymiş gibi, “bizim binalarımızda hasar yok” diye açıklama yapıyor.
 
Allah korusun, bir başka deprem yaptığınız ucubelere zarar verirse, o zaman da ‘Allah’tan geldi mi?’ diyeceksiniz?
 
Şimdi ise bastıran kış şartlarından Vanlı depremzedeleri nasıl koruyacağınızı bile bilmiyorsunuz. Çünkü sizin aklınız, sadece tarım arazilerinin üstüne ucube yapılar inşa etmeye çalışıyor.
 
‘Bu ucuz reklâm ayakları bırakılır mı’ bilmiyoruz. Lakin, TOKİ’nin artık kültürümüzle, geleneğimizle, medeniyetimizle hiçbir bağı olmayan bu bayağı şehirleşmeye son vermesinin tam vakti.
 
Kızılay ise yine kelimenin tam anlamıyla çaktı. Van depremi, devlet denilen hantal mekanizmanın üstüne yıkıldı.
 
Tıpkı her yapıdan otopark parası aldığı halde otopark yapmadığı, sonrada yol kenarlarına park edilen araçlardan haraç kestiği gibi, deprem vergisini almasını bilen devlet, depreme dair önceden planlanması gereken hiçbir konuda neredeyse hiçbir adım atmamış…
 
BDP ve PKK’nın bölgede hükümeti zaafa uğratıp, kendi reklamını yapmak için kaotik davranışlar içinde olduğu bilgisi doğru ise, bu durum gerçekten kelimenin tam anlamıyla alçaklık… Dileğimiz doğru olmaması.
 
Öte yandan devletinde hem deprem öncesi hazırlık, hem de deprem anında yardım koordinasyonu konusunda beceriksizliği ayan beyan ortada. Bölgenin güvenliğinin bile sağlanmamış olması tam bir facia.
 
Makamlar ateşten zırhtır, yakar, kavurur, kül eder. Zamanı geçmeden fark etmek gerek.
 
Dün Elazığ, Erzurum, Gölcük, Kütahya, Adapazarı yarın bir başka yer. Gelişmeleri ekrandan izlemekle, kimse Allah’ın kaderinden kaçamaz. Hep tekrarlanan bu acı felaketlerden ancak işini sağlam yaparak korunulabilir.
 * * *
 
Bir yanda bunlar yaşanırken, diğer yandan da bayram hızla yaklaşıyor Bir tarafta acı, diğer tarafta bayram. Tabi bayram yap, yapabilirsen…
 
Bu bayram Kurban Bayramı ve her şeye rağmen insanlar kurban kesecekler. İmkânı olanlar, bir Kurban’da Van’a göndermeli.
 
Üstelik hayvanı Van ve Ağrı gibi şehirlerden alıp, bizzat veya güvenilir yardım kuruluşları aracılığıyla bölgede kesilmesi sağlanmalı.
 * * *
 
Yaklaşan bayram nedeniyle ‘Bu bayram ‘tavuk mu kessek’ ne?’ başlıklı yazının devamı olarak, Türkiye’nin bir başka sorununa temas edelim.
 
Yaptığımız araştırmaya göre küçükbaşlar için 500 ile 1.000 lira aralığında fiyatlar isteniyor.
 
Besili büyükbaşlar içinse 5 bin ila 10 bin lira…
 
Deve kesen var mı bilmiyorum ama kesilse de önemli miktarlar da olmasa gerek.
 
Dünya çapında kurban organizasyonu yapan kuruluşların kurban fiyatları ise şöyle:
 
İHH 350, Yardımeli, 240, Cansuyu 300, Kimseyokmu 500, Kızılay 260, Diyanet Vakfı 260 lira…
 
Görüleceği üzere fiyatlar 240-500 lira aralığında. Bu kuruluşlar onlarca ülkede organizasyon yapıyorlar. Aldıkları sadece kurban bedeli de değil. Bunun içinde zorunlu organizasyon giderleri de var.
 
Peki, dünyada fiyatlar ne durumda? Filistin ve Türkiye hariç, dünyada küçükbaş bir hayvan 20 dolar ile 150 dolar aralığında. Gazze’yi saymazsak, dünyada en pahalı hayvan/kurbanlık sadece Türkiye’de.
 
Türkiye’nin bir vilayeti kadar bile olmayan Gazze’nin şartları malum. O kadarcık alanda bu kadar hayvan bulabilmek bile büyük bir başarı.
 
Peki, Türkiye neden böyle? Neden biz dünyanın en pahalı etini yiyoruz? Neden en pahalı kurban bizde? Biz bunu hak edecek ne yaptık?
 
Aslında bu sorunun cevabı çok basit. Deprem gerçeği konusunda ne yaptıysak, bu konuda da onu yapmaktayız.
 
Yani, Türkiye petrol fiyatında olduğu kadar, et ve hayvan fiyatında da dünya lideri. Eee, bu da bir başarı ve bu başarı herkese nasip olmaz elbet.
 * * *
 
Kurban bir yana, Edirne gümrüğüne gidip, gördük, belgeleri topladık, resimler çektik. Hayvanların kaça geldiğini biliyoruz hatta hangi ünlülerin hayvan ithal ettiğini de…
 
Kimler olduğunu merak ediyor musunuz? İsimleri bizde kalsın. Ama şunu bilmek herkesin hakkı…
 
Petrolcüsünden ilahiyatçısına, siyasetçisinden işadamına, gazetecisinden müteahhidine, işsizinden bilmem kimine kadar, kimler yok ki?
 
Anlayacağınız herkes, hayvan veya et ithalatçısı olmuş.
 
Niye olmasın? Dışarıda bin – iki bin liraya aldığınız hayvan, Türkiye’de sekiz – on bin lira ediyorsa, bundan “âlâ” iş mi olur?
 
Dünyanın neresinde görülmüş, bu krizde bu kadar kârlı iş?
 
Siz dişinizden tırnağınızdan artırın, kesme gücünüz olmadığı halde eskilerin tabiriyle, ‘ele güne muhtaç olmamak’ ve çocuklarınızın sorularını cevapsız bırakmamak için can hıraç mücadele edin, biri senin kurbanın üzerinden köşe olsun, buna ‘sosyal adalet’ denmezde ne denir?
 
İşte hayvancılık politikası dediğin böyle olmalı. Yoksa kıymetiniz bilinmez.
 
Bilirsiniz hepimiz, Nasrettin Hoca ve Timur’un fil hikâyesiyle büyütüldük. Zihnimiz böyle deforme edildi.
 
Edirne’de anlattılar. Ne kadar doğru bilmiyorum. Dileriz doğru değildir. Şayet doğruysa başımızda pişirilen bozadan haberiniz ola.
 
İddia odur ki; “Birileri valizine, T.C.’nin hayvan küpelerini doldurup, Bulgaristan’a gidiyor. Bulgaristan’dan pul parasına aldığı veya diğer ülkelerden alıp, Bulgaristan’a getirdiği hayvanların kulak küpelerini değiştirip, sınıra otlamaya bırakıyor.
 
Sonra sınır görevlilerine gidip, ‘şu şu küpe nolu hayvanlarım kayıp’ diye dilekçe veriyor. Ardından yazışmalar başlıyor. Bulgaristan tarafından ‘evet bizim sınırda böyle hayvanlar bulduk’ deniliyor. Yazışmalar ve sonra, ver elini gümrüksüz Türkiye!”
 
Helâlinden(!) kazanmak böyle olsa gerek! Bire aldığını, ona satmak… Gümrüksüz mâl getirmek… İşi ve mesleği bu olmadığı hâlde, bir yolunu bulup hayvan ithal etmek…
 
Sonra’da Bismillah ‘Allah için niyet ettim kurban kesmeye…’
 * * *
Artık büyükbaş hayvanlar normal/fıtrî yolla hâmile kalmıyorlar. Ve artık köyün bir boğası bile yok. Her şey laboratuarda cereyan ediyor. Genetiği değiştirilmiş soya ve mısırla, kanla, mezbaha atıkları ve sairlerle besliyorlar hayvancıkları. Üstelik besihane adlı hapishanelerde…
 
Belediye yöneticisi bir dostum anlatıyor: Satış yerlerine getirilen hayvanlara sürekli tuz yediriyorlar. Sonra hayvan durmadan su içiyor. Hayvan davul gibi…
 * * *
Hz Peygamber bir gün –sadece Müslümanlar için Hz Peygamber s.a.v. tarafından inşa edilmiş– ‘Medine Pazar’ında denetime çıkar. Bir satıcının tahılına elini daldırır. Üstü kuru olan tahılın altı ıslaktır. Efendimiz s.a.v.; “Bizi aldatan bizden değildir!” buyurur.
 
Bizi aldatanlara ithaf olunur.
 
Edirne’den Kars’a hatta 2 milyar civarında ki Müslüman’ı bu mihenk taşına vurun, kaç kişi çıkarsa, işte o kadar.
Bilmem meramımı anlatabildim mi?
Paylaş
Etiketler: 240Bulgaristan’a gidiyor.Cansuyu 300Deprem gerçeğiDiyanet Vakfı 260 lira…Filistin ve TürkiyeİHH 350Kimseyokmu 500Kızılay 260T.C.’nin hayvan küpelerini doldurupYardımeli
Önceki Yazı

Türkiye Cumhuriyeti Var Oldukça Ben Özgürüm

Sonraki Yazı

Diyanete Açık Çağrı: Yeni Camiler Sığınaklı Olsun!

Kemal ÖZER

Kemal ÖZER

İlişkili Yazılar

Kemal ÖZER

Hoşça kalın, Allah’a Ismarladık

02 Şubat 2021
5k
Kemal ÖZER

Ya Şimdi Yahut Bir Asır Daha Esarete Devam

17 Ağustos 2020
5k
Kemal ÖZER

‘İlaç’ Savaş ve Suç Ürünüdür

14 Mayıs 2020
5k
Kemal ÖZER

Kemalizm: Türkiye’nin Çıkmaz Sokağı

05 Mayıs 2020
5k
Sonraki Yazı

Diyanete Açık Çağrı: Yeni Camiler Sığınaklı Olsun!

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

  • Trendler
  • Yorumlar
  • En son
Aşık Veysel ve Kara Toprak Türküsü Hikayesi

Aşık Veysel ve Kara Toprak Türküsü Hikayesi

22 Mart 2019
Ayak Tabanına Veya Göğüse Vicks Sürmenin Faydası Yok

Ayak Tabanına Veya Göğüse Vicks Sürmenin Faydası Yok

24 Ocak 2016

Yok Saymak

28 Mart 2020

Yıldızname Baktırmak Günah mı…Günah…

09 Haziran 2022

Keltepen’in Taşları /Şu Akkuşun Gürgenleri

18 Nisan 2020

Düz Dara Yâr Düz Dara

23 Mayıs 2020

Tüketicilerin Süt Tozu Dilekçeleri!

97

Fethullah Gülen’e 19 Soru

72

Ayasofya Açılsın Zincirler Kırılsın

70

İslâm Dışı Bir Uygulama: Çocuk Sünneti…

45

Gıda Mühendislerinin Petek Ataman’a Çağrısı

40

Şarkı Sözü Alan Var mı?

39
Tərcümeyi – Hal

Tərcümeyi – Hal

31 Ocak 2026
Ünye Döner Çeşme Meydanı

Ünye Döner Çeşme Meydanı

31 Ocak 2026
Herkese ‘Kelle’ Gerek

Günce

31 Ocak 2026
Müzisyen Kardeşler

Müzisyen Kardeşler

31 Ocak 2026
Suskun Ve Sessiz

Kürsüde Az Ses, Çok Mana

30 Ocak 2026
Toplumsal Cinsel Problem

Toplumsal Cinsel Problem

30 Ocak 2026

Köşe Yazarları

Türkiye Deprem Haritası

 

Ayın Sözü

Lütfen Duyarlı Olalım!

de, da vb. bağlaçlar ayrı yazılır.

Cümle bitişinde noktalama yapılır. Boşluk bırakılır, yeni cümleye büyük harfle başlanır.

Dilimiz kadar, edebiyatımıza da özen gösterelim.

Arşiv

Sosyal Medya’da Biz

  • Facebook
  • İnstagram
  • Twitter

Entelektüel Künyemiz!

Online Bilgi İletişim, Sanat ve Medya Hizmetleri, (ICAM | Information, Communication, Art and Media Network) Bilgiağı Yayın Grubu bileşeni YAZAR PORTAL, her gün yenilenen güncel yayınıyla birbirinden değerli köşe yazarlarının özgün makalelerini Türk ve dünya kültür mirasına sunmaktan gurur duyar.

Yazar Portal, günlük, çevrimiçi (interaktif) Köşe Yazarı Gazetesi, basın meslek ilkelerini ve genel yayın etik ilkelerini kabul eder.

Yayın Kurulu

Kent Akademisi Dergisi

Kent Akademisi | Kent Kültürü ve Yönetimi Dergisi
Urban Academy | Journal of Urban Culture and Management

Ayın Kitabı

Yazarımız, Sedayi ALTUN’dan,

“Bir Eğitim Yolcusu” adlı güzel bir eser. Yazarımızın eseri, yine bir yazarımız ve Karadeniz Şairler ve Yazarlar Derneği yönetim kurulu üyemizin sahibi olduğu Ateş Yayınlarından çıkmıştır. Kendilerini kutluyoruz.

Gazetemiz TİGAD Üyesidir

YAZAR PORTAL

JENAS

Journal of Environmental and Natural Search

Yayın Referans Lisansı

Creative Commons License
This work is licensed under a Creative Commons Attribution-NonCommercial-NoDerivatives 4.0 International License.

Bilim & Teknoloji

Eğitim & Kültür

Genel Eğitim

Kişisel Gelişim

Çocuk Gelişimi

Anı & Günce

Spor

Kitap İncelemesi

Film & Sinema Eleştirisi

Gezi Yazısı

Öykü Tefrikaları

Roman Tefrikaları

Röportaj

Medya

Edebiyat & Sanat

Sağlık & Beslenme

Ekonomi & Finans

Siyaset & Politika

Genç Kalemler

Magazin

Şiir

Künye

Köşe Yazarları

Yazar Müracatı

Yazar Girişi

Yazar Olma Dilekçesi

Yayın İlkeleri

Yayın Grubumuz

Misyon

Logo

Reklam Tarifesi

Gizlilik Politikası

İletişim

E-Posta

Üye Ol

BİLGİ, İLETİŞİM, SANAT ve MEDYA HİZMETLERİ YAYIN GRUBU

 INFORMATION, COMMUNICATION, ART and MEDIA PUBLISHING GROUP

© ICAM Publishing

Gazetemiz www.yazarportal.com, (Yazarportal) basın meslek ilkelerine uymaya söz vermiştir.
Yazıların tüm hukuksal hakları yazarlarına aittir. Yazarlarımızın izni olmaksızın, yazılar, hiç bir yerde kaynak gösterilmeksizin kısmen veya tamamen alıntı yapılamaz.

Sonuç yok
Tüm sonuçları gör
  • Ana Sayfa
  • Köşe Yazarları
  • Künye
  • Yayın İlkeleri
  • Yazar Müracaatı
  • Kurumsal
    • Misyon
    • Yayın Grubumuz
    • Logo
    • Reklam Tarifesi
  • Yazar Girişi
  • E-Posta

© 2008 - 2021 Yazar Portal | Türkiye Interaktif Köşe Yazarı Gazetesi

Yeniden Hoşgeldin

Aşağıdan hesabınıza giriş yapın

Şifrenimi unuttun?

Parolanızı alın

Şifrenizi sıfırlamak için lütfen kullanıcı adınızı veya e-posta adresinizi girin.

Giriş yap