ORMAN DÖNÜŞÜ
Orman dönüşü, yolun kenarında, köpek yavrusuna rastladım. Ona seslendim ve çantamdan çıkarttığım ekmekten bir parça verdim. Bana baktı ve korkarak yedi.
Peşimden geldi ve eve kadar dost olduk.
Yavruyu kara ateşin yanında ısıttım. Komşudan süt aldım ve yarısını ben içtim. Diğer yarısına da ona verdim ve iştahla içti.
Yanıma aldım, sevdim ve tüylerini temizlerken uyudu. Dışarıya çıktım. Komşular köye taşınmak için son hazırlıklarını yapıyordu.
Anne ve babam da iki saat içerisinde gelip toparlayacaklardı.
Kapıyı açtım ve yavru ayaklarıma sarıldı, kucağıma aldım. Annemin sesini duydum. Önlerine çıktım. Yarın dönüyoruz, dediler. İçeriye geçtik. Yavru onların da ayaklarına dolandı. Yavruyu su yolunda buldum. Ekmek parçası verdim, şimdi ise benden, ayrılmıyor, dedim.
Yavru, annemin yaptığı mamayı iştahla yedi. Açmış, belli oluyordu. Annem sevimli bir yavru, dedi. Babam anası yok muydu? Dedi. Babam, bunun kurt yavrusu, olma ihtimali var, dedi.
Yavru yanımdan ayrılmıyordu.
Kardeşim, çilek dalı kırıp geldi. Yavruya şaşırdı. “Kurt köpeği” dedi.
Sabah erkenden kalktık, bahçeyi düzenledik. Ocağa ekmek koyduk. Pencere ve kapıları çiviledik.
Araba yoluna vardık. Kamyonet erken geldi. Bindik, yavruyu kucağımıza aldık ve köy yoluna geldik. Babam, yavru konusunda Sait’in Hüsnü’yle konuşmak istedi. Hüsnü, kesin kurt yavrusu, dedi.
Yavrunun adını, “Yaban” koyduk. Yaban, çok yemiyor yuvasını temiz tutuyordu. Hareketliydi, havlamamasını yavru olmasına yorumladık. Bizim ayağımızdan ayrılmıyordu. Biz de onu seviyorduk.
Yaban evin maskotuydu. Evin önünden ayrılmazdı. Zamanında sütünü ve yiyeceğini verirdik. Veterinerden ilacını aldık. Kardeşim okulda bahsetmiş arkadaşları görmek istemişler. Hafta sonu geldiler. Onlardan yanımıza sığındı, samimiyet göstermedi.
Yaban yuvasına gidiyor. Biraz uyuyup geliyordu. Kasaptan aldığımız kemik parçalarını kırıp yiyordu. Çenesinin gücüne tanık olduk. Bir yere gitsek, onu yuvasına kitler öyle giderdik. Çünkü yavru kendini ancak korumaya başlamıştı.
Kardeşim vilayette, hayvanat bahçesine gitti. Yabandan bahsetti. Çok güzel bir hayvan, gelişiyor. Onu süt ve etle bakıyoruz, diyor.
Yarın gelip alırız. Onu doğaya uygun besleriz ve zamanı geldiğinde bırakırız, dediler.
Akşam üzeri adamlar geldiklerinde Yabanın bize sarılmasını görmek gerekirdi. Ayrılmak istemedi.
Yabana söz verdik, seni ziyarete geleceğiz, dedik.
Hasan TANRIVERDİ















