Siyaset, sadece parıltılı kürsülerden veya geçici makamlardan ibaret değildir. Siyasetin asıl yükünü; yıllarca teşkilatların tozunu yutan, kapı kapı dolaşıp vatandaşın derdine derman arayan ve gerektiğinde elini taşın altına koyan gizli kahramanlar taşır. Uzun yıllardır yakından tanıdığım, dürüstlüğüne ve ilkeli duruşuna her zaman şahitlik ettiğim Nergiz Başaran Hanımefendi, benim için siyasetin işte bu emektar, güçlü ve saygıdeğer yüzlerinin en başında geliyor.
Nergiz Hanım, sadece uzaktan takip ettiğim bir siyasetçi değil; uzun yıllara dayanan bir tanışıklıkla, ortak toplumsal değerler etrafında düşünsel ve profesyonel anlamda omuz omuza yürüdüğümüz, çizgisine her zaman saygı duyduğum çok kıymetli bir yol arkadaşıdır. Kendisinin sergilediği bu asil duruş ve elde ettiği başarılar, kamusal sorumluluk bilinci taşıyan bir yazar olarak benim için de büyük bir takdir ve gurur vesilesidir.
Cumhuriyet Halk Partisi çatısı altında uzun yıllar büyük bir sadakatle yürüyen Nergiz Başaran; ilçe delegeliği ve dört dönem mahalle temsilciliği gibi kritik, tabanın nabzını tutan mühim sorumluluklar üstlenmiştir.
Ancak onun mücadelesi asla parti binalarının duvarları arasında sıkışıp kalmamıştır. Sahip olduğu o geniş vizyon ve insan sevgisi, nerede bir dertli görse orada kurumsal ve toplumsal bir çözüme dönüşmüştür.
Peyami Sefa Mahallesi’nde ihtiyaç sahibi engelli ve hasta vatandaşlarımızı tek tek tespit ederek, onların hayatlarını kolaylaştırmak adına devasa bir gayret göstermiştir. Hasta yatağı ve tekerlekli sandalye gibi hayati ihtiyaçların karşılanmasında, Mamak Belediyesi ve yardım dernekleriyle adeta bir köprü olmuş, sayısız insanın hızır gibi yardımına koşmuştur. Bence siyasetin en asil tarafı da tam olarak budur: İnsana dokunabilmek. Bir insanın derdine derman olmak, bazen alınabilecek en büyük siyasi unvandan veya makamdan bile çok daha değerlidir.
Nergiz Başaran, siyasette yaşanan kritik gelişmelerin ardından, Genel Başkan Sayın Özgür Özel’in liderliğinde başlayan o büyük değişim, yenilenme ve umut hareketinin safına katılmıştır. Burada Sayın Özgür Özel’e ayrı ve güçlü bir parantez açmak gerekiyor.
Kendisi; kapsayıcı dili, vizyoner duruşu ve dinamizmiyle tüm Türkiye’de sarsılmaz bir güven inşa etmiş, kitleleri peşinden sürükleyen muazzam bir liderlik ortaya koymuştur.
Çünkü tabela vız gelir; asıl olan liderin gücü ve toplumda yarattığı karşılıktır. Partinin adı ne olursa olsun, Özgür Özel’in bu hareketin başında uzun yıllar güçlü bir lider olarak kalacağından ve Türkiye’nin siyasi geleceğini şekillendireceğinden hiç şüphem yok.
Tam da bu noktada, güncel bir hukuki sürece değinmekte fayda var: Malumunuz, YENİ Parti’nin ismi, Yenilik Partisi’yle benzerlik iddiasını inceleyen Anayasa Mahkemesi’nin kararına göre değişebilir. Ancak bu tür hukuki belirsizlikler sebebiyle, köşe yazılarımda partinin şu anki ismini ve tabelasını yazmaktan ziyade, doğrudan Özgür Özel ismini ön planda tutmayı tercih ediyorum. Partinin adı ne olursa olsun, Özgür Özel’in lider olarak uzun yıllar bu hareketin başında kalacağından ve siyasi geleceğini bu sağlam yapıda şekillendireceğinden hiç şüphem yok.
Özgür Özel’in topluma aşıladığı bu güven ve bitmek bilmeyen azim, siyasette taze bir nefes arayan milyonların umudu haline gelmiştir. Yılların tecrübeli ismi Nergiz Başaran da bu güçlü liderliğin ve partideki büyük değişimin arkasında kararlılıkla yer almıştır. Nergiz Hanım’ın taşıdığı bu inanç ve sarsılmaz azim, Ankara İl Delegesi seçilmesiyle bir kez daha taçlanmıştır.
Sayın Özgür Özel’in ortaya koyduğu güven veren siyaset anlayışını ve Nergiz Hanım’ın bu süreçteki hayran bırakan çalışkanlığını canıgönülden tebrik ediyorum. Nitekim 24 Ağustos’taki Mamak İlçe teşkilatının açılışında yaşanan o büyük coşkuda, Nergiz Hanım yine o muhteşem enerjisiyle tüm dikkatleri üzerine çekmeyi başarmıştır. Kendisi, siyasetteki dürüst duruşunun yanı sıra sosyal sorumluluk projeleriyle de adeta bir iyilik timsalidir.
Onun hayatındaki mücadele çok yönlü ve renklidir. Mamak Belediyesi bünyesindeki Engelsiz Türküler Korosu’nda yer alarak sanatın iyileştirici gücünü topluma taşımaktadır. Bir başka güzel ayrıntı ise kendisinin 90’lı yılların sevilen pop sanatçılarından Murat Başaran’ın ablası olmasıdır. Kardeşi Murat Başaran’ın müzikteki başarısı nasıl göğsümüzü kabartıyorsa, ablası Nergiz Başaran’ın da sahadaki ve siyasetteki bu asil mücadelesi aynı şekilde gurur kaynağımızdır. Ancak onu değerli kılan asıl unsur sadece bu aile bağı değil; kendi tırnaklarıyla kazıdığı emeği, bitmeyen çalışkanlığı ve insan sevgisidir.
Ben köşe yazılarımda parti rozetlerine değil; emeğe, alın terine, davaya ve her şeyden önemlisi zamana meydan okuyan sağlam, ilkeli yol arkadaşlıklarına bakarım. Daha önce kıymetli meslektaşım ve yol arkadaşım CHP’li Suzan Aşlak’ı kaleme alıp hakkını teslim ettiğim gibi, bugün de ömrünü emeğe ve iyiliğe adamış Nergiz Başaran’ın bu asil azmini anlatmayı bir vefa borcu görüyorum.
Makamlar gelir geçer, ancak bırakılan izler, verilen emekler ve ilkeli dostluklar kalıcıdır.
Türkiye’ye yeni bir soluk ve güven veren Sayın Özgür Özel’i ve onunla omuz omuza, aynı kararlılıkla yürüyen sarsılmaz yol arkadaşı Nergiz Başaran Hanımefendi’yi gönülden tebrik ediyor, başarılarının artarak devam etmesini diliyorum.
Azminiz, enerjiniz, saygıdeğer yol arkadaşlığımız ve başarılarınız daim olsun. Yolunuz açık olsun!
Araştırmacı Yazar | İsmail Yaman
📧 yazarismailyaman@gmail.com
📞 WhatsApp: 0541 850 78 84














