İlk günleriydi, köprü altında zaman geçiriyordu. Suyun akışına dalar şaşkın ördek gibi gülerdi. Çavuş, oğlum, işini bitirmeden köprüaltına gitmeyeceksin, dedi.
Ahmet, köprünün üzerini iyice temizleyeceğim, dedi.
Çavuş, köprüden sarkma, düşersin. Burası köyün değil, sana kimse sahip çıkmaz. Kendini korumalısın. Hiçbir anormalliğini görmeyeceğim, yoksa köyüne dönersin. Akşam yine kayıkta kalacaksın. Yerini ayarlayana kadar, bu şekilde idare edeceksin.
Ahmet, köprüyü ve çevresini temizler, arada süpürgesine dayanır dereye bakar, dalar giderdi. Çevresini kollar, sigarasını içer ve türkü söylerdi. Biri, süpürgesini alıp kaçmıştı. Adamı hükümetin yanına kadar kovaladı ve süpürgeyi geri aldı. Sapını kafasına indirdi ve yerine geldi.
Çavuş bir şeyler getirdi ve yediler. Ahmet doymuyordu ama sesini de çıkarmıyordu. Akşam kayığının hangisi olduğunu öğrendi.
Yemekten sonra köprü altına indi ve ayaklarını suya soktu uyudu. Çavuş geldi ve Ahmet’e kızdı. Su seni çeker, bir daha köprü altına inmeyeceksin, dedi. Ahmet korktu, kızardı ve eli titredi. Anası geldi aklına, köyü idare edecekti. Çünkü beş kuruşları bile yoktu.
Akşam olmuş Ahmet kayığa hazırlandı. Giderken kahveye uğradı. Köylüleri oradaydı. Köylüler kalacakları yeri ayarlayacaktı. Çünkü, Ahmet, kayıkta korkuyordu. Köylülerine bir şey söylememişti.
Ismarladıkları çayı içti ve kalktı. Yarın köprüdeyim. Belki camiinin yanına da gelebilirim, dedi.
Yarın çavuşa kenarda bir odalı ev bulabilirsem, korkusuzca kalırım, diyecekti. Karnının da doymadığını söyleyecekti. Akşamüzeri fırına gidip ekmek helva alacaktı. Çavuş ne der diye söylendi.
Ahmet, merkeze uğramadan, köprüye gitti. Temizliğini yaptı. Yağmur yağmış, köyde olsam bahçeye giremezdim. Köprü altında, uyukladığı yere su gelmişti. Korktu, köprü altı yok, dedi. Çünkü su onu denize sürüklerdi.
Çavuşun da olmamasından yararlanıp aşağıya sarkmasıyla suya düştü. Ahmet köprüden düşmeyi kaştan atlamak sanıyordu. Başı betona çarptı ve denize sürüklendi.
Köprüde, Ahmet artık yoktu.
Çavuş, Ahmet’i her yerde aradı. Ahmet yitmişti. Köye bile haber saldılar.
Haberler hiç iyi değildi.
İlk okul öğrencileri okula giderken Ahmet’i köprüden sarktığını görmüşlerdi. Bunun üzerine Ahmet denizde arandı. Aramalar sonunda iki kilometre doğu yönünde cansız bir ceset Ahmet’ti.
Süpürgesine sarılı haldeydi. Köprüden sarkmanın ne alemi vardı. Sarktın da ne oldu.
Ahmet köprü altını, köyünün merası sanmıştı.
Hasan TANRIVERDİ















