İzmir siyasetinde son günlerde kulisleri en çok hareketlendiren isimlerin başında kuşkusuz Dr. Cemil Tugay geliyor.
CHP’den istifa ederek görevine bağımsız olarak devam eden İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tugay’ın, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile yaptığı görüşme, kentte yepyeni bir siyasi dönemin kapıda olduğu yorumlarını da beraberinde getirdi.
Peki, Cemil Tugay gerçekten de İzmir için iktidarın gücünü arkasına alacak mı?
Şu an için ortada resmiyet kazanmış, kesin bir açıklama bulunmuyor. Fakat siyasetin yazılı olmayan bir kuralı vardır: Bazen sadece açıklamalar değil, görüşmelerin zamanlaması ve kurulan o sıcak temaslar çok daha fazla şey anlatır. Benim gördüğüm ve hissettiğim, Cemil Tugay’ın İzmir’in tıkanan damarlarını açmak adına yeni bir yol haritası arayışında olduğudur.
Cemil Tugay İzmir’i yakından tanıyor
Cemil Tugay’ı uzun süredir yakından takip eden bir gazeteci ve yazar olarak, onun her şeyden önce İzmir’in sokaklarını, insanını ve ruhunu çok iyi bilen bir başkan olduğunu söyleyebilirim.
Karşıyaka Belediye Başkanlığı yaptığı dönemden beri her zaman sahada, halkın içindeydi. Çocuklarla şakalaşan, gençleri dinleyen, esnafla çay içip emeklilerin derdine ortak olan bir isim oldu.
Onun en büyük artısı, İzmir’in kronikleşen sorunlarına hiçbir zaman uzaktan bakmaması.
Ulaşım çilesini de bizzat biliyor, altyapıdaki eksikleri de görüyor, kentsel dönüşümde bir türlü atılamayan adımları da yakından takip ediyor. Körfez’in temizlenmesi meselesi, bitmek bilmeyen trafik yoğunluğu, bir türlü tamamlanamayan yollar ve ilçeler arasındaki kopukluklar, bugün İzmir’in acilen masaya yatırılması gereken en temel sorunları.
AK Parti’ye geçerse İzmir’de neler değişir?
Şayet Cemil Tugay AK Parti saflarına katılırsa, İzmir için yaşanacak en büyük kırılma noktası büyükşehir belediyesi ile merkezi hükümet arasındaki buzların erimesi olacaktır.
İzmir’in yıllardır Ankara bürokrasisine takılan, kaynak bekleyen projeleri için kurulacak güçlü bir iş birliği, bu kentin makus talihini değiştirebilir.
Yıllardır konuşulan ikinci çevre yolu, metro ve İZBAN yatırımları, trafiği rahatlatacak alternatif güzergahlar ve yarım kalan o büyük yol projeleri bir anda hız kazanabilir.
Körfez’in temizliği için Ankara’dan beklenen bütçe ve yatırımların önü açılabilir. Kentsel dönüşümün önündeki o hantal bürokratik engeller tek tek aşılabilir.
Tabii bir de İzmir’in kanayan yarası olan gecekondu gerçeği var.
Bu sorun artık halı altına süpürülemeyecek bir boyutta. Vatandaşı doğup büyüdüğü mahalleden koparmadan, yerinde, güvenli ve modern konutlar inşa etmek şart.
Üstelik bu yeni yaşam alanları sadece kuru binalardan ibaret olmamalı; okulu, parkı, sağlık merkezi, yeşil alanı ve sosyal donatılarıyla bir bütün halinde planlanmalı.
İzmir halkı hizmet bekliyor
Açık konuşmak gerekirse, İzmirli artık bitmek bilmeyen siyasi kavgalardan, boş polemiklerden sıkıldı; sadece sonuç görmek istiyor. Gençler iş imkanı ve parlak bir gelecek, çocuklar güvenle koşup oynayacakları parklar, aileler huzurla yaşayacakları mahalleler, büyüklerimiz ise hayatlarını kolaylaştıracak rahat bir ulaşım ağı bekliyor.
Ben Cemil Tugay’ı her zaman halkın içinde, dürüst, çalışkan ve özellikle gençlerin dilinden anlayan bir belediye başkanı olarak gördüm.
Halkla kurduğu bu samimi bağ, İzmir’in geleceği için çok büyük bir fırsattır.
Günün sonunda Cemil Tugay’ın siyasi tercihi ne olursa olsun, bizim tek derdimiz ve temennimiz İzmir’in kazanmasıdır.
Eğer yereldeki bu tecrübe, merkezi iktidarın gücü ve hizmet odaklı bir kararlılıkla birleşirse, İzmir’in yıllardır kördüğüm olmuş pek çok sorunu tereyağından kıl çeker gibi çözülebilir.
İzmir için hayırlısı neyse, o olsun.
Araştırmacı Yazar | İsmail Yaman
📧 yazarismailyaman@gmail.com
📞 WhatsApp: 0541 850 78 84
















