Yazar Portal | Turkiye Interaktif Kose Yazarı Gazetesi
Cuma, Ekim 2, 2026
  • Giriş Yap
  • Ana Sayfa
  • Köşe Yazarları
  • Künye
  • Yayın İlkeleri
  • Yazar Müracaatı
  • Kurumsal
    • Misyon
    • Yayın Grubumuz
    • Logo
    • Reklam Tarifesi
  • Yazar Girişi
  • E-Posta
Sonuç yok
Tüm sonuçları gör
  • Ana Sayfa
  • Köşe Yazarları
  • Künye
  • Yayın İlkeleri
  • Yazar Müracaatı
  • Kurumsal
    • Misyon
    • Yayın Grubumuz
    • Logo
    • Reklam Tarifesi
  • Yazar Girişi
  • E-Posta
Sonuç yok
Tüm sonuçları gör
Yazar Portal | Turkiye Interaktif Kose Yazarı Gazetesi
Sonuç yok
Tüm sonuçları gör
Anasayfa Kent/Şehir

Silifke’yi Silifke Yapan Nedir?

Mehmet GÖKSELLİ Yazar Mehmet GÖKSELLİ
02 Ekim 2026
Kent/Şehir, Mehmet GÖKSELLİ
0
Silifke’yi Silifke Yapan Nedir?
400
Paylaşma
5k
Görüntülenme
Facebook'ta PaylaşTwitter'da Paylaş

Silifke’yi Silifke Yapan Nedir?Bazı şehirler vardır; onları bir fotoğraf karesine sığdıramazsınız.

Bir kale gösterirsiniz, eksik kalır. Bir nehir söylersiniz, yetmez. Bir yemek, bir türkü, bir tarihî eser, bir sahil, bir pazar yeri… Hiçbiri tek başına o şehri anlatmaya yetmez.

Silifke de böyledir.

Silifke’yi Silifke yapan şey, yalnızca Göksu’nun kıyısında kurulmuş olması değildir. Yalnızca Toroslar’ın eteklerinde yükselmesi, Akdeniz’e açılması, binlerce yıllık bir geçmiş taşıması da değildir. Silifke’nin asıl zenginliği, dağ ile denizi, tarih ile gündelik hayatı, toprağı ile insanı aynı hikâyede buluşturabilmesidir.

Belki de Silifke’yi anlamanın en doğru yolu Göksu’dan geçer.

Çünkü Göksu, bu kentin yalnızca içinden geçen bir nehir değildir; adeta Silifke’nin karakterini biçimlendiren doğal bir omurgadır. Nehir, Toroslar’dan aldığı suyu ovaya indirir, bereketi taşır ve Akdeniz’e ulaşır. Silifke Ovası’nın oluşumunda belirleyici olan bu coğrafya, kentin tarımsal kimliğinin de temelini oluşturur.

Nehir burada sadece su değildir.

Hayattır.

Üründür.

Hafızadır.

Şehirdir.

Ve belki de en önemlisi, Silifke insanının tabiatla kurduğu ilişkinin adıdır.

Tarihin İçinde Yaşayan Şehir

Silifke’nin tarihi, turistik broşürlere sığmayacak kadar derindir.

Bugünkü kentin kökleri Seleukia’ya kadar uzanır. Büyük İskender’in ardından bölgeye hâkim olan Selefkos Nikator’un, kıyıdaki Holmi yerleşiminin halkını bugünkü Silifke’nin bulunduğu bölgeye taşıyarak Seleukia kentini kurduğu kabul edilir. Kent daha sonra Roma, Bizans, Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinin izlerini taşıyarak bugüne ulaşmıştır.

Bugün Silifke’de yürürken aslında yalnızca bir ilçenin sokaklarında yürümezsiniz.

Bir medeniyetler koridorunda yürürsünüz.

Göksu üzerindeki Roma döneminden kalan Taşköprü, kentin tarihî sürekliliğinin en güçlü simgelerinden biridir. Roma döneminin izleri, Silifke Kalesi, Meryemlik ve çevredeki antik kalıntılar, geçmişin burada yalnızca müzelerde sergilenen bir nesne olmadığını gösterir. Geçmiş, kentin bugünkü dokusunun hâlâ içindedir.

İşte Silifke’nin önemli farklarından biri budur:

Tarih burada uzakta değildir.

Sokağın başındadır.

Köprünün üzerindedir.

Kaleye bakarken karşınızdadır.

Göksu’nun kıyısında, bugünün insanıyla yan yana yaşamaktadır.

Bir Şehri Marka Yapan Sadece Ürün Değildir

Silifke denildiğinde Türkiye’nin zihninde ilk beliren kelimelerden biri kuşkusuz “yoğurt”tur.

Fakat Silifke yoğurdunun hikâyesi yalnızca bir gıda hikâyesi değildir.

2022 yılında coğrafi işaretle tescillenen Silifke Yoğurdu; esas olarak keçi sütüyle hazırlanan, geleneksel olarak toprak kaplarda veya yörede kullanılan çingillerde mayalanan bir ürün olarak tanımlanıyor.

Burada önemli olan yalnızca yoğurdun kendisi değildir.

Önemli olan, bir ürünün bir şehrin kimliğine dönüşebilmiş olmasıdır.

Türkiye’de pek çok yerin kendine özgü ürünü vardır.

Ama her ürün bir şehir adıyla bu kadar güçlü biçimde bütünleşmez.

“Silifke” dendiğinde yoğurdun hatırlanması, aslında yüzyıllar içinde oluşmuş bir üretim kültürünün, mutfak hafızasının ve yerel yaşam biçiminin sonucudur.

Aynı durum Silifke’nin tarımsal ürünleri için de geçerlidir.

Toprak, su ve Akdeniz ikliminin bir araya geldiği bu coğrafya, kentin ekonomik hayatında tarımın güçlü bir yer edinmesini sağlamıştır.

Dolayısıyla Silifke’nin mutfağına baktığınızda aslında yalnızca yemek görmezsiniz.

Coğrafyanın sofraya dönüşmüş hâlini görürsünüz.

Göksu Deltası: Silifke’nin Vicdanı

Fakat Silifke’yi yalnızca insanın kurduğu kültür üzerinden okumak da eksik olur.

Çünkü bu kentin hemen yanında, Türkiye’nin en değerli doğal alanlarından biri uzanıyor:

Göksu Deltası.

Göksu’nun Akdeniz’e ulaştığı delta, uluslararası öneme sahip bir sulak alan. Alan 1990’da Özel Çevre Koruma Bölgesi ilan edildi; 1994’te Ramsar statüsü kazandı. Çok sayıda kuş türünün yanı sıra caretta caretta ve yeşil deniz kaplumbağaları için de önemli yaşam ve üreme alanları barındırıyor.

Bu nedenle Göksu Deltası’nı yalnızca “gezilecek güzel bir yer” olarak görmek, Silifke’nin gerçek değerini küçültmek olur.

Çünkü delta bize çok daha büyük bir şey söylüyor:

Bir şehrin zenginliği, yalnızca üzerinde kurduğu yapılarla ölçülmez; korumayı başardığı doğal hayatla da ölçülür.

Silifke’nin geleceği ile Göksu Deltası’nın geleceği birbirinden ayrı değildir.

Birinin kaybı, diğerinin de eksilmesidir.

Silifke’nin En Büyük Markası: İnsanı

Peki bütün bunların arasında Silifke’yi gerçekten Silifke yapan nedir?

Benim cevabım şu:

İnsanı.

Çünkü coğrafya her yerde kendiliğinden kültür üretmez.

Bir nehir, insanın hafızasına girmediği sürece yalnızca nehirdir.

Bir toprak, insanın emeğiyle buluşmadığı sürece yalnızca topraktır.

Bir yemek, kuşaktan kuşağa aktarılmadığı sürece yalnızca yemektir.

Bir türkü, insanlar onu söylemeyi sürdürmediği sürece yalnızca eski bir sestir.

Silifke’de ise bütün bunlar birbirine bağlanmıştır.

“Silifke’nin Yoğurdu” yalnızca bir yemek değildir; aynı zamanda bir halk oyununun adıdır. Silifke’nin müzik ve folklor geleneği, kentin kültürel kimliğinin ülke sınırlarının ötesine taşınmasında önemli bir rol oynamıştır. Kentte Uluslararası Silifke Müzik ve Folklor Festivali’nin düzenlenmesi de bu mirasın canlı tutulduğunu gösteriyor.

Yani Silifke’de kültür, vitrinde duran bir eşya değildir.

Oynanır.

Söylenir.

Pişirilir.

Üretilir.

Anlatılır.

Yaşatılır.

Asıl mesele de budur.

Silifke’nin Geleceği, Geçmişi Kadar Önemli

Bugün Silifke’nin önünde büyük bir fırsat var.

Çünkü şehir; tarih, doğa, tarım, gastronomi, deniz, folklor ve kültür gibi birbirinden farklı görünen değerleri aynı coğrafyada buluşturuyor.

Ancak tam da bu nedenle Silifke’yi geleceğe taşımak, “daha fazla bina, daha fazla tesis, daha fazla ziyaretçi” anlayışından ibaret olmamalı.

Asıl mesele, Silifke’nin kendine özgü karakterini büyürken kaybetmemesi.

Bir kenti değerli yapan şey, her yere benzeyebilmesi değildir.

Tam tersine, başka hiçbir yere tam olarak benzememesidir.

Silifke’nin de Türkiye’ye söyleyebileceği en güçlü söz burada yatıyor.

“Benim Göksu’m var.”

“Benim yoğurdum var.”

“Benim türküm var.”

“Benim tarihimin binlerce yıllık bir hafızası var.”

“Benim deltada korumam gereken bir hayat var.”

“Benim toprağım, denizim, Toroslarım ve insanım var.”

Bunların her biri ayrı ayrı değerlidir.

Ama Silifke’yi Silifke yapan, işte bütün bu parçaların aynı hikâyede buluşmasıdır.

Belki de bugün Silifke’ye yeniden bakmanın tam zamanıdır.

Çünkü bazı şehirler sadece yaşanmaz.

Bazı şehirler, insanına kim olduğunu hatırlatır.

Silifke de onlardan biridir.

Göksu akar.

Toroslar bekler.

Akdeniz ufukta uzanır.

Tarih susmadan konuşur.

Toprak üretmeye devam eder.

Ve Silifke, bütün bu seslerin arasında kendi türküsünü söylemeyi sürdürür.

Silifke’yi Silifke yapan da tam olarak budur:

Kendisini oluşturan bütün değerleri, bir şehir ruhuna dönüştürebilmiş olması.

 

Mehmet GÖKSELLİ

Editör-Yazar-Yayın Kurulu Üyesi-Denetmen

Paylaş
Etiketler: #Göksu#MüzikveFolklorfestivali#Silifkeovası#toprak #yaşlanmak #döngü #doğa #varoluş #yaşamakdenizdoğagastronomiKentkültürnehirşehirsilifketarihtarımtoroslartürkiyeyoğurt
Önceki Yazı

Saz Ustası

Mehmet GÖKSELLİ

Mehmet GÖKSELLİ

İlişkili Yazılar

Tahammülsüzlüğün Gölgesinde Bir Toplum
Kültür

Tahammülsüzlüğün Gölgesinde Bir Toplum

01 Ekim 2026
5k
Hayat Hızlandı, Biz Nereye Yetişiyoruz?
Genel Eğitim

Hayat Hızlandı, Biz Nereye Yetişiyoruz?

30 Eylül 2026
5k
Toplumun Görünmeyen Yaraları
Ekonomi

Toplumun Görünmeyen Yaraları

29 Eylül 2026
5k
Denizin Bereketli Zamanı: Eylül Ayı Balıkları
Doğa-Çevre

Denizin Bereketli Zamanı: Eylül Ayı Balıkları

28 Eylül 2026
5k

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Köşe Yazarları

Türkiye Deprem Haritası

 

Ayın Sözü

Lütfen Duyarlı Olalım!

de, da vb. bağlaçlar ayrı yazılır.

Cümle bitişinde noktalama yapılır. Boşluk bırakılır, yeni cümleye büyük harfle başlanır.

Dilimiz kadar, edebiyatımıza da özen gösterelim.

Arşiv

Sosyal Medya’da Biz

  • Facebook
  • İnstagram
  • Twitter

Entelektüel Künyemiz!

Online Bilgi İletişim, Sanat ve Medya Hizmetleri, (ICAM | Information, Communication, Art and Media Network) Bilgiağı Yayın Grubu bileşeni YAZAR PORTAL, her gün yenilenen güncel yayınıyla birbirinden değerli köşe yazarlarının özgün makalelerini Türk ve dünya kültür mirasına sunmaktan gurur duyar.

Yazar Portal, günlük, çevrimiçi (interaktif) Köşe Yazarı Gazetesi, basın meslek ilkelerini ve genel yayın etik ilkelerini kabul eder.

Yayın Kurulu

Kent Akademisi Dergisi

Kent Akademisi | Kent Kültürü ve Yönetimi Dergisi
Urban Academy | Journal of Urban Culture and Management

Ayın Kitabı

Yazarımız, Sedayi ALTUN’dan,

“Bir Eğitim Yolcusu” adlı güzel bir eser. Yazarımızın eseri, yine bir yazarımız ve Karadeniz Şairler ve Yazarlar Derneği yönetim kurulu üyemizin sahibi olduğu Ateş Yayınlarından çıkmıştır. Kendilerini kutluyoruz.

Gazetemiz TİGAD Üyesidir

YAZAR PORTAL

JENAS

Journal of Environmental and Natural Search

Yayın Referans Lisansı

Creative Commons License
This work is licensed under a Creative Commons Attribution-NonCommercial-NoDerivatives 4.0 International License.

Bilim & Teknoloji

Eğitim & Kültür

Genel Eğitim

Kişisel Gelişim

Çocuk Gelişimi

Anı & Günce

Spor

Kitap İncelemesi

Film & Sinema Eleştirisi

Gezi Yazısı

Öykü Tefrikaları

Roman Tefrikaları

Röportaj

Medya

Edebiyat & Sanat

Sağlık & Beslenme

Ekonomi & Finans

Siyaset & Politika

Genç Kalemler

Magazin

Şiir

Künye

Köşe Yazarları

Yazar Müracatı

Yazar Girişi

Yazar Olma Dilekçesi

Yayın İlkeleri

Yayın Grubumuz

Misyon

Logo

Reklam Tarifesi

Gizlilik Politikası

İletişim

E-Posta

Üye Ol

BİLGİ, İLETİŞİM, SANAT ve MEDYA HİZMETLERİ YAYIN GRUBU

 INFORMATION, COMMUNICATION, ART and MEDIA PUBLISHING GROUP

© ICAM Publishing

Gazetemiz www.yazarportal.com, (Yazarportal) basın meslek ilkelerine uymaya söz vermiştir.
Yazıların tüm hukuksal hakları yazarlarına aittir. Yazarlarımızın izni olmaksızın, yazılar, hiç bir yerde kaynak gösterilmeksizin kısmen veya tamamen alıntı yapılamaz.

Sonuç yok
Tüm sonuçları gör
  • Ana Sayfa
  • Köşe Yazarları
  • Künye
  • Yayın İlkeleri
  • Yazar Müracaatı
  • Kurumsal
    • Misyon
    • Yayın Grubumuz
    • Logo
    • Reklam Tarifesi
  • Yazar Girişi
  • E-Posta

© 2008 - 2021 Yazar Portal | Türkiye Interaktif Köşe Yazarı Gazetesi

Yeniden Hoşgeldin

Aşağıdan hesabınıza giriş yapın

Şifrenimi unuttun?

Parolanızı alın

Şifrenizi sıfırlamak için lütfen kullanıcı adınızı veya e-posta adresinizi girin.

Giriş yap