Bu yıl 9.cusu düzenlenen Ata Ekmeği ve Armola Şenliği oldukça kalabalık geçti. Yoğun ilgi vardı, şehir dışından gelenler bir hayli çoktu. Bunun sebebi insanların doğal ürünlere olan ilgisinin artması diyebiliriz.
Şenlikte müzik dinletileri, dans gösterileri vardı. Esnaf, köylü, kadın kooperatifçiler, yerel stklar, kurumlar ürünlerini sergileyip satış yaptı. Kimisi çok memnundu, kimisi hiç değil.
Biliyorsunuz son yıllarda sebze ve meyvelerde kontrolsüz ilaç kullanımı epey çoğaldı. Köylülerden bile duyuyorum, onlar da yapıyor mecbur kalıp. Oysa ilaçsız tarım yapmak zor değil, yapanlar da var elbet ama maalesef güvenimiz azaldı.
Fiyatı alıcının belirlediği tarımda büyük bir adaletsizlik var. Çiftçiler her geçen gün zarar ediyor. Tüccarlar, aracılar kaymağını yiyor. Tarımdan anlamayan bakanların yönettiği bir tarım politikası ile maalesef durumlar böyle efenim. Hangi çiftçiyle konuşsam aynı şeyleri söylüyorlar. Türkiye’de tarım bitirilmek isteniyor. Türk tarımı ve gıdası dünyanın lokomotif üreticisi olacak iken son yıllarda en berbat yerde maalesef.
Seferihisar turizmin dışında doğal gıda kaynaklarıyla gözde olan sevimli bir kasabadır. Örneğin yüzyıllar önce Anadolu’nun kadim buğdayı Karakılçık, Seferihisar’ın Gödence köyünde bir köylünün sandığında sakladığı bir avuç karakılçık tohumunu ekmesiyle başladı ve yeniden yeşertildi. 1 dönümlük tarladan şimdi binlerce dönümlük ekime ulaşıldı.
İşte her yıl Ulamış köyünde Ata tohumu Karakılçık ve yörenin geleneksel peyniri Armola Şenliği yapılır. Şenlikte esnafın, köylünün yüzü güler. İnsanları da anlamıyorum, neden öyle yazdığımı belirtmek istiyorum. Ben festivallerde gezinirken gelen insanların fikirlerini sorarım. Aldığım yanıtlar hep olumsuz yöndeydi. Herkes fiyatların çok pahallı olmasından, “köylünün cebi dolsun” imasıyla yorumlarda bulunuyorlar. Bırakın köylünün cebi dolsun, bırakın köylü bir gün nefes alsın. Çiftçilik yapmak, tarımla uğraşmak, bu zamanda çok zor ve getirisi olmayan bir iş kolu oldu farkında değil misiniz..
Köylünün ürettiği sebzeler, meyveler hiç pahasına tüccarın eline geçiyor. Kazanan köylü değil Tüccar oluyor. O zaman köylü ne yapıyor, ekmekten vazgeçiyor, gençler şehirlere gidip başka işlerde çalışıyor. Üretim azalıyor, pahalılık geliyor.
Tüm bunlara inat bu şenlikler, festivaller devam ediyor ve etmeli de. Belediyeler şenliklerin yapılmasında öncü olsunlar, hiç olmaz sa bir gün üreticinin yüzü gülsün.
Mandalinamız da öyle… Festival günü satılan satıldı, gerisi çöp oldu geçen yıl.
Yok mu bunun çaresi ?
Gastronomi ve Yemek Yazarı DİLEK TOKSOY















