Bir milletin kaderi bazen sadece seçim sandıklarında değil, tarihin en ağır anlarında ortaya çıkar. Savaşta, ekonomik buhranda, darbe gecelerinde, küresel krizlerde ve dünyaya karşı tek başına kalındığında…
Türkiye, böyle zamanlarda güçlü liderliğin ne demek olduğunu defalarca gördü. Bu millet önce Gazi Mustafa Kemal Atatürk gibi eşsiz bir kurucu lidere sahip oldu; bugün de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan gibi iradesi sağlam, sözü güçlü bir devlet adamıyla yoluna devam ediyor. Ne mutlu bize.
Birleşmiş Milletler kürsüsünde dile getirilen “Dünya beşten büyüktür” sözü, sıradan bir diplomatik çıkış değildir. Bu söz, yıllardır adaletsizliğe mahkûm edilen dünyanın vicdanına sesleniştir.
Gazze’de çocuklar ölürken susanlara, savaşta ve zulümde çifte standart uygulayanlara karşı Türkiye’nin itirazıdır.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, yalnızca Türkiye’nin menfaatlerini savunmuyor; mazlum coğrafyaların sözcülüğünü de üstleniyor.
Bugün Türkiye, eskisi gibi dünyadan gelecek talimatları bekleyen bir ülke değildir.
Kendi kararını veren, kendi göbeğini kesen, savunma sanayiinde, diplomaside ve ekonomide bağımsızlık iddiasını büyüten bir ülkedir. ABD Başkanı Donald Trump’ın zirve sırasında Erdoğan için kullandığı “sert lider, çetin ceviz ve harika dost” ifadeleri de bu gerçeğin uluslararası alandaki yansımasıdır.
Türkiye’nin lideri, masada kimsenin önünde eğilmeyen; gerektiğinde dostuna dost, haksızlık yapana da açıkça karşı duran bir duruş sergilemektedir.
Geçmişe bakınca nereden nereye geldiğimizi daha iyi anlıyoruz. Bir zamanlar koalisyonlarla boğuşan, ekonomik krizlerde IMF kapılarında bekleyen, siyasi istikrarsızlık içinde savrulan Türkiye vardı. Ecevit döneminde çekilen fotoğraflar, dış politikadaki tartışmaların sembolü olmuştu.
Bugünse Türkiye, fotoğraf karesinin ayrıntısına takılan değil; dünya siyasetinde kendi ağırlığını koyan bir devlettir.
Bu yürüyüş kolay olmadı. Ergenekon ve Balyoz kumpaslarıyla devletin kurumları hedef alındı. Gezi olaylarıyla sokaklar üzerinden Türkiye’nin istikrarı sarsılmak istendi. Kobani olaylarında kardeşliğimiz hedef seçildi. 15 Temmuz’da ise FETÖ eliyle bu millete silah doğrultuldu. Fakat millet, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın çağrısıyla meydanlara indi; tanklara karşı imanıyla, bayrağıyla ve cesaretiyle direndi.
Salgınlar, savaşlar, küresel ekonomik sarsıntılar elbette Türkiye’yi de zorladı. Ancak devlet ayakta kaldı; millet dirayetini korudu. Güçlü liderlik tam da böyle günlerde anlaşılır.
İyi ki Recep Tayyip Erdoğan var. Allah kendisine sağlık, sıhhat, afiyet ve uzun ömür versin.
Allah, her millete güçlü lider nasip etmiyor. Türkiye, Atatürk’ten sonra Erdoğan gibi kararlı bir liderle yol yürüdüğü için şanslıdır. Ne mutlu bize; çünkü Türkiye’nin sözü artık daha gür, iradesi daha güçlüdür.
Araştırmacı Yazar | İsmail Yaman
📧 yazarismailyaman@gmail.com
📞 WhatsApp: 0541 850 78 84
















