Düşünüp de eyleme koyabileceğin, çarpık zihniyetinle övüne bilirsin. Böyle çarpık zihniyetini toplum bir süre sonra unutacaktır.
Çarpık zihniyetini, gündemde tutmayı başarırsan, bu durum “düzen” için yapılan en büyük ayrımcılıktır.
Hasta adam olgusunu dile dola, soğuk, heyecansız ve hırs dolu kelimeleri peş peşe sırala. Kelimeleri oku sağa sola döndürerek, fırlat ve kimseye değmesin. Yalnız değer gibi vınlayıp geçsin.
Çarpık zihniyetin arasında ağır kaçan oldu diye, düşünmene gerek yok. Çünkü kişilerde çapraşık duygular olduğu biliniyor. Sözünü tenkit edip neler söylüyor yerine, gerçekten çapraşık ve istenmeyen zihniyete sahip olduğunu söyleyecektir.
Bu durumda yalanla yoğrulan bir topluma, bozuk zihniyetle hitap etmenin bir mahzuru olmayacaktır. Kişi, kilolarca altın aşırmış hiçbir problem olmayacaktır.
Maganda trafikte makas attı ve kazaya neden oldu. Önem arz etmeyecektir.
Çocuk çeteler ve kaçak işlerle uğraşanlar. Toplumda hiçbir heyecan yaratmayacaktır. Büyük bir fabrika yanıyor ve haberi önemli değildir.
Otel yanıyor ve sorumlusu olmuyor. Bir atölyede yedi kişi yanarak ölüyor. Sorumlular ortada olmuyor.
Ruhumuz daraldı, sıkıldı ve yoruldu. İnsanın vücudu odun gibi duyarsızlaşıyor.
Çarpık zihniyetle cebelleşiyorum. Belleğimde düzenliyor ve doğrultuyorum. Ama ruhumu oyalamasını kurtaramıyorum. Üşüyor ve buz kesiliyorum.
Endişe ediyorum, saldık sürüyü yamaca, çadırın önündeki bahçeye. İki kurt köpeğiyle koruma işini üslenmiş durumdayız.
Çarpık zihniyeti gidermekten, ümit varım. Dalga suya zarar vermez, önüne dikilen duvarı yıkar. Zihniyeti doğru olmayan adam, kayalara asılı kalsın. Farklı davranış gösterip yana atlasın ve kendini kurtarsın.
Bu şekilde dağın doruğuna varamazsın. Hileli hislerini bırakıp doğruyu seçmelisin. Gücün varsa doruğa tırmanırsın.
Çadırın ovada kurulu, yaptıkların kimseyi ilgilendirmeyecek. Çapraşık zihniyetini açıklamaya kimseyi bulamayacaksın.
Hasan TANRIVERDİ














