Bir ilçenin geleceğini yalnızca yolları, binaları ve ekonomik göstergeleri belirlemez. Bir şehrin gerçek gücü; kültürüne sahip çıkan, eğitimine yatırım yapan, gençlerini geleceğe hazırlayan ve ortak değerleri etrafında kenetlenebilen insanlarının varlığıyla ölçülür.
İşte bu açıdan bakıldığında, Silifke Kaymakamı Sayın Eyüp Fırat’ın Taşeli Kültür ve Eğitim Vakfı’na gerçekleştirdiği ziyaret, sıradan bir kurum ziyaretinin çok ötesinde anlam taşımaktadır.
Çünkü Taşeli coğrafyası, yalnızca bir bölge adı değildir. Taşeli; tarihiyle, folkloruyla, edebiyatıyla, gelenekleriyle, yetiştirdiği değerli insanlarıyla ve güçlü toplumsal hafızasıyla Türkiye’nin kültürel zenginliğinin önemli damarlarından biridir.
Bu mirası yaşatmanın yolu ise geçmişi anlatmakla sınırlı değildir. Asıl mesele, geçmişten alınan ilhamı geleceğin eğitimli, bilinçli ve özgüvenli nesillerine aktarabilmektir.
Kaymakam Eyüp Fırat’ın Vakfa gerçekleştirdiği ziyaretin en önemli tarafı da burada ortaya çıkmaktadır.
Devletin temsilcisi konumundaki bir mülki idare amirinin; kültür, eğitim ve sosyal sorumluluk alanında faaliyet gösteren sivil toplum kuruluşlarını ziyaret etmesi, kamu ile toplum arasındaki bağın güçlenmesi açısından son derece kıymetlidir.
Bugün Türkiye’nin ihtiyaç duyduğu şeylerden biri de tam olarak budur: Devlet kurumları, yerel yönetimler, sivil toplum kuruluşları, eğitim camiası ve vatandaşlar arasında güçlü bir dayanışma kültürü oluşturmak.
Taşeli Kültür ve Eğitim Vakfı’nın çalışmaları da bu anlayışın yerel ölçekteki önemli örneklerinden biri olarak değerlendirilmelidir.
Zira eğitim, bir toplumun geleceğine yapılan en uzun vadeli yatırımdır. Kültür ise o toplumun kimliğini koruyan hafızadır. Eğitim olmadan kalkınma eksik, kültür olmadan gelişme köksüz kalır.
Bu nedenle eğitim ile kültürün aynı çatı altında buluşması, Taşeli’nin geleceği açısından ayrıca önem taşımaktadır.
Kaymakam Fırat’ın ziyareti, kamu yönetiminin yalnızca resmi makamlar ve idari süreçlerden ibaret olmadığını da gösteren anlamlı bir tablo ortaya koymaktadır. Halkın değerlerine, yerel kültüre ve gönüllülük esasına dayalı çalışmalara temas eden bir yönetim anlayışı, toplumda aidiyet duygusunu da güçlendirir.
Silifke gibi tarihi ve kültürel birikimi güçlü bir ilçede bu yaklaşım daha da önemlidir.
Çünkü Silifke’nin hikâyesi yalnızca bugünden ibaret değildir. Bu topraklarda geçmişten geleceğe uzanan büyük bir medeniyet ve kültür birikimi vardır. Bu birikimi korumak kadar, onu genç kuşaklara doğru biçimde aktarmak da hepimizin ortak sorumluluğudur.
Burada sivil toplum kuruluşlarına büyük görev düşmektedir.
Vakfın kapısından giren bir öğrenciye verilen destek, belki de yıllar sonra bir bilim insanının, öğretmenin, hukukçunun, doktorun, sanatçının veya kamu yöneticisinin yetişmesine vesile olacaktır. Bir kültür çalışması ise bugün birkaç kişiye ulaşsa bile yarın bir neslin hafızasında yer edebilir.
Dolayısıyla bu tür çalışmaların değeri, yalnızca bugünkü sonuçlarıyla değil, gelecekte oluşturacağı toplumsal etkiyle ölçülmelidir.
Sayın Eyüp Fırat’ın Taşeli Kültür ve Eğitim Vakfı ziyareti bu açıdan, “yerelde başlayan ve geleceğe uzanan bir dayanışma mesajı” olarak okunmalıdır.
Devletin kapıları ile sivil toplumun gönül kapıları birbirine ne kadar yakın olursa, şehirler de o kadar güçlü olur.
Bugün Taşeli’nin ihtiyacı olan şey; değerlerini koruyan, gençlerine güvenen, eğitime yatırım yapan ve ortak aklı önceleyen bir anlayıştır.
Bu ziyaret, bu anlayışın güzel bir fotoğrafını ortaya koymuştur.
Temennimiz; kamu kurumları ile sivil toplum kuruluşları arasındaki bu tür temasların artması, kültür ve eğitim eksenli projelerin daha da güçlenmesi ve Taşeli’nin yetişmiş insan kaynağına, gençlerine ve kültürel mirasına daha fazla yatırım yapılmasıdır.
Çünkü bir bölgenin gerçek zenginliği, toprağının altında değil; yetiştirdiği insanın aklında, gönlünde ve memleketine duyduğu vefada saklıdır.
Taşeli’nin geleceği de işte bu vefanın, eğitimin ve dayanışmanın üzerinde yükselecektir.
Ve bazen bir ziyaret, yalnızca bir ziyaret değildir.
Bazen bir kapının çalınması, devlet ile millet arasındaki gönül bağının yeniden hatırlanmasıdır.
Silifke’de gerçekleşen bu anlamlı buluşmayı da böyle okumak gerekir.
Dolayısıyla buradan değerli okurlarımıza ve bizi takip eden her bir bireye sevgi dolu selamlarımı iletirken; sağlık, huzur ve mutluluk dolu yıllar dilerim.
Mehmet GÖKSELLİ
Editör-Yazar-Denetmen














