KARİKATÜR ŞÜKRÜ
Kafasını eğdi, yarım yamalak selam verdi ve geçti. Selamını aldık ve güle güle, dedik.
Karikatür Şükrü, yakın bir köydendi. Köye gitmez, nerede kaldığı belli olmazdı. Başında eski bir fötre ile kovboy özentisi gibiydi. Asker rengi paltosu, alacalıydı. Yüzü yanık kırmızıydı. Gözleri dışa doğruydu. Burnu yüzünü kaplamıştı. Çizerlere tam bir karikatür malzemesiydi.
Yanımdaki arkadaş, utanmadan insan içerisine çıkabiliyor, dedi. Bir şey sormadım ve bekledim. Karşıdaki arkadaş ise, garibanlara sarkıyor, para istiyor. Gerekirse zorla almaya kalkıyor. Birinin başına ekşiyor, dedi.
Karikatürün yapmadığı gayrı meşru iş kalmadığını söylüyorlar. Bizden ırak olsun, dedi.” Ben karikatür,” diyerek çocukları korkutur, ellerinden ne varsa alırmış. Adınıza bahis oynarım, diyerek kandırdığı da oluyormuş, diyorlar.
Kiminle teması sağlıyorsa onun evi bir süre sonra soyuluyormuş, diyorlar. Karikatürü şikâyet edenleri tehdit ediyormuş. Fakat son olayın mağduru, sonuna kadar gideceğim. Bunun arkasında birileri var, diyormuş.
Karikatür Kasabada kayboldu diye haber çıktı. İki ay hiçbir şekilde haber alınamadı. İnsanlar biraz rahat soluk aldı.
Eski taş ocağında saklanıyormuş. Orada nasıl barınıyorsa, zamanını geçiriyormuş. Arkadaşları yanına gidiyormuş. Köylü taş ocağına girerken arkadaşlarını görünce haber vermiş ve ocağa baskın yapılmışlar.
Karikatür Şükrü, arka taraftaki açıklıktan, ormana kaçmış. Orman sessiz fakat bu defa şansı yaver gitmemiş, ayı, yavrularıyla karşısına çıkmış. Ayıya eline ne geçmişse atmış. Yavrular oyun zannetmiş ve Şükrünün üzerine gitmiş. Şükrü kaçmak istemiş fakat düşünce bir tarafları kırılmış. Bu durumda ayağa kalkamamış ve yavruların üzerine atlamasıyla yüzünü yıpratmışlar. Birisinin tırnakları gözüne gelmiş ve gözü çıkmış.
Şükrünün bağırması kesilmiş. Çünkü ayı kaldırdığı kütüğü kafasına indirmiş ve Şükrünün soluk alamaz olmuş.
Ayının yavrularıyla oynasaydı, yaşayabilirdi. Kimi de diyor ki, mantar yemiş ve zehirlenmiş. Zehirlenince hareket edememiş ve yavrular oyuna başlamışlar.
Karikatür Şükrü, yaptıklarının bedelini iskelete dönüşerek ödedi.
Kasaba rahat bir solukla huzur buldu.
Hasan TANRIVERDİ















