Koca tren, kamerayla kontrol ediliyormuş. Kamera, kompartmana kimin girip kimin çıktığını kayda alıyormuş. Şapkalı ve boyun atkılı kişi, fotoğraf mı çekiyor? Dedi. Karşısındaki kurmasına bağlı, dedi. Fotoğrafın çekilmesi ve kurulma süresini oradakiler anlamadı. Rahat etmeye baktılar.
Şapkalı ve boyun atkılı, kimseyi rahatsız etmeyin, susun da diyor mu? Dedi.
Kamera için bilgi veren, esmer, saçını kazıtmış, gözleri hafif dışarıda olan adam, baktı, sesini çıkartmadı. Çantasını açtı ve evraklarını eline aldı.
Yanımdaki, bir tek fotoğrafla mı bu kadar işleri nasıl yapıyor? Dedi.
Şapkalı ve boyun atkılı, trenin sarsıntısını biliyor mu? Rahatsızlığımı da biliyor mu? Dedi.
Elindeki evrakları düzenleyen kafası kazınmış kişi gözünü kaldırdı, fakat cevap vermedi.
Kenardaki adam, çalışmış yemiş ama çalmış, ne yapalım çalan da hizmet eden, dedi. Sözleri karşısındakinden tepki aldı. Çalandan kimseye hatta kendine de fayda gelmez, dedi.
Siyaset kişiye mevki kazandırmamalı, mesleğini yüceltmemelidir. İnsan olduğunun unutan kişilere nasıl güvenirsin. Yalanla bir yere varılmaz. Yalan yalanı doğururken şiddeti artırır. Toplumda yoksulluk baş gösterir.
Sesler biraz kesildi. Şapkalı ve boyun atkılı, kamera ne kadar uzağı çeker? Diye sordu.
Elindeki evrakları çantaya yerleştirirken, beş metreyi çeker, dedi.
Bunların fiyatları yüksek mi? Diye tekrar sordu.
Boyutuna göre, fiyatı uygun ve yüksek olanı mevcut, dedi.
İstasyonda tren durdu. Şapkalı ve boyun atkılı, kalktı ve kameraya bakmadı çıktı. Peşinden çantasına evrakları yerleştiren kişi de kameraya bakmadan çıktı. Sanki onu takip ediyordu.
Tren kalktığında, çantalı, şapkalı ve boyun atkılı, kişiler gelmedi. İçeriye uzun boylu sakallı bir adam girer girmez kamera, dedi. Tavana baktı, oturmadı ve hızla çıktı.
Bunlar siyasi bir toplantıya gidiyor, dedim. Kameradan rahatsız oldular. Oturmadılar.
Yanımdaki ben de öyle düşünüyorum, dedi.
Kötü kötülüğü doğurur, kötü olmamak gerekir. Şiddeti ortadan kaldırmak için şiddet mi gerekir, dedim. Kompartmanın dışında salonda gürültüler oldu. Küfürler savruldu. Nedenini anlamadık ama görevliler, sessizliğinizi korumazsanız sizi atarız, dediklerini duyduk.
İnsan insanın kurdu. Kötülüğü herkese mal diyorlar, dedim.
Belli ki bir yere gidiyorlardı ve gittikçe de bileniyorlardı. Kavgaya bir kibrit kalmıştı. Tren istasyona gelince indim.
Kamera gibi çekim yapıyorlardı.
Hasan TANRIVERDİ















