Dünya kupası finalini izleyen kişi sayısı 2 milyarı geçkin. Dünyadaki her 4 kişiden biri takip etmiş.
Elbette ben de hiç ilgilenmesem bile bu furyadan geri duramazdım. TRT ‘yi açtım. Bizim zamanlardan bir oyuncunun açılış konuşmasını dinledim. Öncesinde ünlü şarkıcı şarkı söylemiş. Bizde yayınlanmadığı için haberimiz olmadı . Sonradan gördüm.
Maçtan önce de bu ara fazla takıldığım sosyal medyadan kutuplaşmayı görmüştüm…
Bir tarafta İsrail’i desteklediği söylenen Messili Arjantin takımı vardı. Gerçekten de ülkenin sağcı başkanı İsrail’i açıkça destekliyor. Arası da Trump ile çok iyi. Zaten bayrak renkleri de aynı…Ancak burada bir parantez açmalıyım. Messi İsrail’i desteklemiyor . Hem Filistinli hem de İsrailli çocuklarla fotoğrafları var. Sadece kulüp programları kapsamında hareket etmiş. Ama günün sonunda kendisi olmasa da takımı İsrail destekçisi olarak yaftalanmış…
Diğer tarafta Trump’a ve İsrail’e kafa tutmuş, Filistin destekçisi başkanı olan Yamallı İspanya takımı var…
İnsan hemen taraf olmak istiyor… Öyle ya biz olmadıysak bize yakın olan kazansın…
Maçı izlerken bir taraftan dışarıdan bakmaya çalıştım…
Baktıkça içim ezildi. İspanya Arjantin’i üç yüzyıl boyunca sömürmüş. Değerli neyi varsa Avrupa’ya taşımış. Dilleri bile sömürünün sonucu…
Maçı izlerken iç sesim sürekli konuştu. Dedi ki “Maç Arjantin yarı sahasında geçiyor. Hak edenler İspanyollar.
Ama ezilen halkın olmalı zafer yani Arjantin’in.”
Maçta iki teknik direktör de düşündürdü. Biri diğerinin hocası. “Boynuz kulağı geçsin mi geçmesin mi?”
“Stadta en fazla Arjantin taraftarı var. İspanyolların sesini bastırıyorlar. Sanki bu da bir adaletsizlik…Bir de Messi’nin pahalı büyüme hormonu tedavisi İspanya’da yapılmış… Bir de yıllar önce Messi ile Yamal’ın kaderlerinin birleşme anı…”
Futbolu sevmem ama iki takımda da büyük bir çalışma disiplininin sahaya yansıması vardı. Öyle uzun ve hedefsiz toplar yoktu. Hava atmak için çalım üstüne çalım atmaya çalışan da yoktu. Sevmediğim halde merakımdan izledim. Kalenin hemen arkasındakilerin yakın çekimlerle nasıl mahvolduklarını veya sevindiklerini gördüm. Sanki orada izleyenler de öldü öldü dirildi…
Beklenen oldu sonsuz sayıda gibi görünen ataklar sonucu İspanya kazandı.
Ben de gün sonunda bir karar aldım. Kim o Dünya zaliminin karşısındaysa ben de onun yanındayım. “Dün dündür , bugün bugün!”















