ROK denen kişinin yakalanması. ROK, Kara para aklama işi ile ilgili tutuklandı.
Başka haberlere de bakıyorum. İçerisinde “Kara Para” ibaresi geçmeyen olay haberleri de aslında dönüp dolaşıp oraya varıyor. Yani, mesela; bir siber dolandırıcılık çetesi çökertildiğinde, çete işleyişine biraz detaylı baktığınızda, çetenin ele geçirilen parası yine o kara para mekanizmasına giriyor. Zaten girmek zorunda.
ROK denen kişinin de içinde bulunduğu çete-mafya, sanırım en 200 kişiden oluşuyordu. “Wolf” takma adlı mafya lideri varmış. Son 1-2 yıl elde edilen para 200 Milyar TL imiş.
Bu haberden kısa bir süre önceki başka bir haber de şuydu: MASAK, yine son 1 yılda, şubesiz mobil bankacılık uygulamaları üzerinde gerçekleşen 500 Milyar TL‘lik bir şüpheli işlem hareketliliği tespit etmiş. Tabii, bunlar ilk etapta tespit edilenler.
Sadece bu iki olayda bile dönen para toplamda 700 Milyar TL.
ROK denen kişinin bankalarda 50-60 Milyon TL nakdi tespit edilmiş. Diğer mülkleri de hesaba katıldığında, sanırım 200 Milyon TL‘yi buluyor şüpheli servet.
*
Kara paranın en az yüzde 90‘ı uyuşturucu gelirlerinden oluşur. Haberlerdeki, yakalanan para miktarlarına bakılırsa yılda 4-5 Trilyon TL dönüyor olmalı. İyimser tahminim, bu.
Diğer bir olay, yakın zamanda oldu. 3-4 gün olmadı. PayCO operasyonu. Para miktarlarını ve kişi sayılarını yanlış söylüyor olabilirim çünkü zaten operasyonlar hala sürüyor olduğundan sayı bilgileri değişebilir. 220 kişi yakalanıyor. 70 Milyar TL’lik bir nakit akışı var. Ek olarak; pek çok gayrimenkul, işyeri vd. mülkler.
PayCo, normalde bir ödeme aracı sistemi şirketi. Bankacılık uygulamaları var. Sonra bu şirkete bir fonksiyon daha ekleniyor. Bahis sistemi de ekleniyor ve iki sistem beraber çalışıyor.
Üyelik sistemi var. Fakat bir insan çok sayıda üyelik yapabiliyor. Sistemleri gerçek kullanıcı denetlemesi yapmıyor. Anladığınız üzere; bu, sisteme tek bir IP üzerinden-tek bir kişi üzerinden pek çok defa giriş yapılabilmesi demek. Yani, uyuşturucudan elde edilen gelirlerin tek bir kişi üzerinden, ufak ufak sisteme sokulması demek.
Bahis sistemi olduğu için pek çok “enayi” üyesi de var. Onlardan da kazanç elde edilmiş. Fakat en önemli nokta şu:
Sahte kullanıcılar ile üyelik yapılabildiği için, bahis sistemine pek çok kişi para aktarmış gibi görünüyor. Bu paralar, bahis sisteminde üye-ler tarafından güya kaybediliyor, şirketin hesabına geçiyor. Yani, normal şirket kazancıymış gibi görünüyor. Bazen de, herhangi bir üyeye kazandırılmış gibi göstermişler. Sistem, geri planda, zaten tanıdığı çete elemanına bahsi kazandırır, hesabına zaten bilindik kara parayı aktarırmış. Maliye veya MASAK bunları fark etmekte gecikiyor.
…
Didim‘de yaşadığım yıllarda da buna benzer şeyleri görmüşlüğüm var. Çok farklı aklama yöntemleri
vardı.
*
Bu, demin anlattığım sisteme benzer, PayCo, bir sistemi de görmüştüm. Sembolik bir olay-isimler üzerinden, daha iyi anlayabilmeniz için anlatayım:
Abidin adlı bir kara paracı vardır. Salih adlı bir bilişimci elemanı çalıştırır. Salih‘in Kıbrıs‘ta kriptocu arkadaşları vardır. Tek seferde 10 bin doları-nakiti Salih‘e verir. Salih, bu 10 bin doları 5 arkadaşına paylaştırır. Kriptocular herhangi bir koin-alım-satım platformundan parayı-koini döndürürler. Kâr etmeleri filan önemli değildir. Bir süre sonra, bu paraları bilindik bir bahis sitesine aktarırlar; kaybederler veya kazanırlar. Zaten kendi şebekeleridir. Döndürürler dolandırırlar Abidin‘e bahis kazancı olarak aktarırlar. Abidin, komisyon olarak yüzde 10 verir. 9 Bin dolar, aklanmış olarak Abidin‘in cebine girmiş olur.
…
Biz, normal vatandaşlar olarak ne yapabiliriz? Tüm mücadeleyi polis, MİT ve diğer kurumlara mı bırakmalıyız?..
Ben öyle yapmıyordum. Zaten gözlemci bir kişiliğim vardır. Ani zenginleşmeleri, belirli gruplar oluşturmuş insanları ve tuhaf davranış şekillerini yakalamayı öğrendim.















