Eskiden komşuluk denince akla sadece yan evde oturan insanlar gelmezdi. Komşu demek güven demekti, paylaşmak demekti, dayanışma demekti. Bir evde hastalık olsa bütün mahalle duyardı. Bir cenaze olsa herkes kapıya koşardı. Çünkü acı da sevinç de ortak yaşanırdı.
Ama şimdi aynı apartmanda yıllarca oturan insanlar birbirinin adını bile bilmiyor. Aynı asansöre biniyoruz ama göz göze gelmiyoruz. Aynı koridordan geçiyoruz ama selam vermiyoruz. Herkesin kapısı var ama gönlü kapalı.
Peki, komşuluk gerçekten bitti mi?
Aslında komşuluk bitmedi ama zayıfladı. Çünkü hayat değişti, şehirler büyüdü, insanlar yoruldu. Eskiden evler tek katlı müstakil evlerdi. Kapı önünde oturulur, çocuklar sokakta oynardı. Komşular gün içinde mutlaka birbirini görürdü. Birinin ışığı yanmıyorsa, kapısı açılmıyorsa zaten anlaşılırdı. Hasta mı oldu, derdi mi var hemen fark edilirdi.
Şimdi apartman hayatı var. Aynı binada yaşıyoruz ama birbirimizden haberimiz yok. Üst kattaki hasta olsa alt kattaki duymuyor. Yan dairede cenaze olsa bile kimse fark etmiyor. Çünkü herkes kendi hayatının içine kapanmış durumda.
Bir diğer sebep ise sosyal medya oldu. İnsanlar birbirine yaklaştığını sandı ama aslında uzaklaştı. Komşunun kapısını çalmak yerine telefon ekranına bakıyoruz. Hastayı ziyaret etmek yerine mesaj atıyoruz. Cenazeye gitmek yerine başsağlığı yazıp geçiyoruz.
Eskiden bir tabak yemek giderdi, şimdi sadece bildirim gidiyor. Eskiden kapı çalınırdı, şimdi emoji gönderiliyor. İnsanlar aynı binada ama farklı dünyalarda yaşıyor.
Oysa komşuluk sadece iyi gün dostluğu değildir. Komşuluk zor günde belli olur. Hasta ziyaretine gitmek bir insanlık görevidir. Cenazeye katılmak bir vefa borcudur. Çünkü insanın en yalnız olduğu zamanlar hastane odasında ya da cenaze evindedir. O anlarda bir dostun, bir komşunun kapıdan içeri girmesi ilaç gibi gelir.
Bugün hasta ziyaretine gitmeyenler, cenazeye katılmayanlar şunu unutuyor: Hayat uzun değil. Bugün başkasının acısına uzak duran, yarın kendi acısını yalnız yaşar.
Biz yine de komşuluğu yaşatalım. Selam verelim, konuşalım, hal hatır soralım. Kapı çalalım, hasta ziyaretine gidelim, ev ziyaretlerine gidelim. Çünkü insan ölünce malı mülkü değil, arkasından kimlerin geldiği konuşulur. Musalla taşında kimler saf tuttu, cenazeye kimler geldi; asıl gerçek orada ortaya çıkar.
Komşuluk bitmesin. Çünkü komşuluk bir gelenek değil, insanlıktır.
Araştırmacı Yazar | İsmail Yaman
📧 yazarismailyaman@gmail.com
📞 WhatsApp: 0541 850 78 84
















