Zekâyı kullanmak, kişinin aklın yolunda olduğunu gösterir. Aklın yolunda olmak ise her türlü badireyi kolaylıkla atlaman demektir. Çünkü akıl, mantıklı düşünceyi gerektirir ve yanılma payı bırakmaz.
Akıl yolunda güçlü olmak, mantıklı hareket demektir. Böyle bir durumda, yanlışa saplanman söz konusu olamaz. Halbuki duygusal kişilerin tutumu, aklını kullanmayacağı için, tesadüfe bağlı kalacaktır. Doğru yoldadır, diyemeyiz.
Akıl yolunda adımlayan kişi, duygusallıktan korunacaktır. Çünkü akıl dikkatli olmak, demektir. Akıl dostça yol gösterir ve böylece yanlış yola girmezsin.
Bir sözün karşılığını aynı anda düşünmeden yapmam doğru yolda olduğunu göstermez. Aklın devreden çıkması söz konusudur. Atalarımız bir sözü, söylemeden önce en az dokuz defa yutkun da öyle cevap ver, derler. İşte bu durumda vereceğin cevap aklını kullanmaktır. Böyle bir cevap kişiyi kötülükten koruyacaktır.
Aklın yolu her zaman aydınlıktır. Doğruluktur, yanlışın yakınında olmadığı gibi teğet de geçmez.
Duygusal faaliyetlerin gerekli emri zekâ merkezlerine uğramaz.
Zekâ merkezleri, kazandığı bilgiyle, her problemin üstesinden gelir.
Sevgi, aklın bilgiyle şenlendirdiği, neşe yolunun önemli elemanıdır. Bu eleman kişinin şahsiyetini geliştirir. Toplumsal birlikteliği ve temelini sağlamlaştırır.
Aklını kullanmayan kimse başını dertten kurtaramaz. Çünkü gittiği yol yürünecek halde değildir. Onun için çocuk yaştan itibaren zekâyı kullanıp öğrenmenin peşinde olmalıyız. Böylece beynin iyi gelişmesini sağlamalıyız.
Zekâ merkezlerini ne kadar çalıştırırsak, o derece akıllı hareket etmiş oluruz. İşte bu merkezlerin geliştirilmesi de okumaya bağlıdır. Karşındakini akıl yolunu kullanarak tanır ve onu belli bir ölçüde tutarsın.
Budalanın hareketini akıl yoluyla yaptığına inanmazsın. Aklı noksan kişiye, başkentin Ankara olduğunu söyledim. Biraz sonra başkenti sordum. İstanbul, dedi.
Aklı bilgilendirirsen, kolay yanılmaz. Yapılan deneyler bunu göstermişti. Deney ölçüsünde, çalışırsan istediğin bilgiyi alırsın.
Aklını kullanmayana bir şey öğretmek, mümkün değildir. Akılsız insan bedenen ve mantık olarak özürlüdür. Onlar ayak üzerinde duran, aklını kullanamayan kişilerdir. Konuşmasında hiçbir olumlu taraf olmaz.
Hiçbir şeyin kaygısını çekmezler.
Çaresizin çaresizleridirler.
Hasan TANRIVERDİ















