Yazar Portal | Turkiye Interaktif Kose Yazarı Gazetesi
Cuma, Nisan 3, 2026
  • Giriş Yap
  • Ana Sayfa
  • Köşe Yazarları
  • Künye
  • Yayın İlkeleri
  • Yazar Müracaatı
  • Kurumsal
    • Misyon
    • Yayın Grubumuz
    • Logo
    • Reklam Tarifesi
  • Yazar Girişi
  • E-Posta
Sonuç yok
Tüm sonuçları gör
  • Ana Sayfa
  • Köşe Yazarları
  • Künye
  • Yayın İlkeleri
  • Yazar Müracaatı
  • Kurumsal
    • Misyon
    • Yayın Grubumuz
    • Logo
    • Reklam Tarifesi
  • Yazar Girişi
  • E-Posta
Sonuç yok
Tüm sonuçları gör
Yazar Portal | Turkiye Interaktif Kose Yazarı Gazetesi
Sonuç yok
Tüm sonuçları gör
Anasayfa Edebiyat & Sanat Anı / Günce

Ekmek Kavgası

Şükran UÇKAÇ YARGI Yazar Şükran UÇKAÇ YARGI
03 Nisan 2026
Anı / Günce, Ekonomi, Şükran UÇKAÇ YARGI
0
Ekmek Kavgası
400
Paylaşma
5k
Görüntülenme
Facebook'ta PaylaşTwitter'da Paylaş

Dün yine her zamanki gibi gidip istasyondaki fırından esmer ekmek ve simitler aldım. Buranın bu ekmeğine çok alıştım, dönünce çok arayacağım belli. Üç tane de Alman simidi aldım Brezen Kolb diyorlar, susamsız gevrek güzel bir simit, önce pek sevmemiştik ama şimdi alıştık.

Alıştık diyorum, çocuklar da alıştı, bizim apartmanın çocukları. Panait Istırati’nin Kodin adlı romanında savaş yıllarında gıda bulamayan yokluk çeken ailenin ekmek kavgasında, yaşlı büyük annenin haşlanmış bir yumurtayı ‘Benden çok onların ihtiyacı var gelişme dönemleri’ deyip torunlarına yedirmesi, yıllar önce beni o kadar çok etkilemişti ki. O zamandan beri bütün önceliklerim olabildiğince çocuklara. Benden çok onların sevgiye ihtiyacı var diyor, zaten çok sevdiğim çocukları daha da çok seviyorum, bizim apartman bol çocuklu maşallah.

Komşularımın çocukları, bir delifişek oğlancık altta, iki cadı kız da yukarıda en üstte de daha küçük Ali bebek hem Ali bebeğe yakında kardeş de gelecek.

Benim oğlum büyük ve o şimdi öğrenci Viyana da. Çekilmez gurbeti, çekilir hale getiriyor bu yavrucuklar ama kederdeyiz bu günlerde Abdullah da ben de niye mi? Babasının görevi bittiği için cadı kızlarım gidecekler seneye. Ayşem ve Zeynep olmayacak artık apartmanımızın, hayatımızda ve öykülerimizde. Buna en çok delifişek oğlancık Abdullah ve ben üzülüyorum galiba.

Ha bir de milli dede eşim, o zaten ne alıştı ne de sevdi burayı, bakalım ne yapacak Ayşe ve Zeynepsiz.

Ayşe ile bizim sevdamızı kimse anlayamaz. O gönül bağı, kolay anlatılamaz, dile getirilemez. Ah gurbet sen nelere kadirsin. Şimdilik Ayşe şöyle bir çözüm buldu ‘Nene ben giderken seni de götürürüm’ diyor, ben de ‘olur Ayşem’ diyorum, avunuyoruz.

Simitleri alıp her zamanki gibi dokuz numaralı tramvaya bindim şehrin bu yakasını şöyle dolaştıktan sonra mahallemizin durağında indim.

Harsdörferplatst , tam duraktan karşıya geçince de mahallemizin küçük parkı. Benim her zaman oturduğum bankta kimse oturmuyordu sevindim ve geçtim oturdum, hava bir hayli serin, onun için fazla çocuk yok parkta, hemen karşıdan üç tane köpeği dolaştıran bir kadın geliyor, kar da taş da yağsa köpeklerini gezdirir bunlar, derken güvercinler gelmeye başladı ayaklarıma yakın, belli yiyecek kırıntısı arıyorlar, hemen aklıma çantadaki simitler geldi.Çıkardım birini yer gibi yaparak kuşlara da atmaya, yasak diyorlar ama herkes veriyor yine de, hayli yüksek bir para cezası da varmış üstelik, ben de küçük parçalar vermeye başladım hemen çoğaldılar, havada kapıyorlar simit parçacıklarını, bir kavga bir kıyamet.

E dedim ekmek kavgası, attığım parçayı bir hamlede yutuyorlar, didiklemeye kalkanın ekmeğini hemen öteki kapıyor, bir savaş bir hengame tıpkı hayattaki ve dahi dünyadaki ekmek kavgası işte bildiğin onlarınkisi de

Derken güvercinlerin içinde biri dikkatimi çekti, bu daha genç yavru bir kuştu uzun bacakları daha güzel renkli tüyleriyle, ekmek kavgasının en dışında kavganın içine girip ekmek kapmak istiyordu ama öyle bir gagalanıyordu ki diğer yaşlı güvercinler tarafından üzüldüm, hatta tam ona doğru hesaplayıp attığım bir parçayı gagasından kaptırdı benim acemi oğlum.

Ben de bu sefer sağ tarafa peş peşe çokça simit kırıntısı attım hepsi oraya üşüştü bizim acemi oğlan yine en uzakta çemberin içine almıyorlar bile. Onlar o tarafta toplanınca hemen bizim acemiye attım büyük bir parça simit, neyse ki bu sefer kaptı.

Aynı takdiği birkaç kez daha deneyerek himayeme aldım onu besledim.

İşte diye düşündüm bütün ekmek kavgalarında ekmeği dağıtan böyle adil olmalı acemiyi, güçsüzü korumalı. Ana babaysa evlatlarını, işverense çalışanlarını, yönetense yönettiklerini tanımalı ve sevmeli, olabildiğince adil olmalı. Yoksa ekmek kavgası çetin oluyor, işin içine kan giriyor.

Yetti işte bir simit bana da onca kuşa da acemi kuşa da.Tek başıma ben de yeyip yutup gelebilirdim o simidi, kuşlara aldırmadan parkta.

Paylaşmak ne güzel ne sihirli ne tarif edilmez bir tonda renkti Allah’ım. Ne ritimli sessiz bir notaydı.

Hava bir hayli serin olduğu için kalktım, yavaş yavaş, rutubetli havayı hiç hazzetmeyen sızlayan dizlerimin acısını yüreğimde hissederek yürüdüm, Anna Mari Huk’un bize kiraya verdiği eski Alman apartmanına doğru.

Ama ‘ben giderim o gider ardımdan tin tin eder’ bilmecesi gibi ben eve doğru gittikçe ev sanki geri geri gidiyor. Her zamankinden uzak geldi yol, bu evin eski ve kullanışsız oluşu bir yana durağa uzaklığı da hiç içime sinmedi dört yıldır. İnşallah diyorum Türkiye’me dönünce bir evim olur, evin önü de otobüs durağı çok şey mi istiyorum bilmem Allah’ım?

Neyse böyle iç sesimle halleşip dururken eve yetiştim, alt kattaki komşumun zilini çaldım delifişek oğlumun simidini verdim , sulu boya resim yapıyormuş geri içeri kaçtı. Annesi aldı simidi, beni de bir kahve içmeye buyur etti , gurbeti paylaşıyoruz ya hiç kıyamıyoruz birbirimize içeri girdim, bizim oğlan resim defterinden çok yüzünü boyamış bi güzel o da yetmedi boyalı suyu da bi güzel döktü ortalığa, annesi ancak bir annenin yavrusuna göstereceği sabırla sildi temizledi boyalı suları ve boyalı suratı.

Hava soğuk parka gidip oynayamayan çocuk sıkılmış iyice, beni görünce sevindi, başladı bana oyuncaklarını göstermeye:

– Ben astronot olacağım uzaya gideceğim sonra eve gelebirim mi Nene’ dedi

-Gelirsin, dedim…

-Tabi gelirim bulurum evi ben çok güçlüyüm, dedi.

Bir iki karete numarası çekti gücünü göstermek için.

-Sen nerden geliyosun? Dedi.

-Ben simit ve ekmek aldım parkta kuşlara simit verdim, dedim.

-Ama ben görmedim ki seni, dedi.

-Yarın da seninle veririz, dedim.

– Tamam sen simidi al beni ara buluşuruz parkta, dedi.

Güldük, eğlendik komşumun güzel ikramı nohut yemeğini bir güzel yedik, söylemesi ayıp kahvelerimizi de içtik oğlancığın çığlık çığlığa anlattıklarını dinleyerek.

Buraya üç beş yıllığına görevli gelen öğretmen, güvenlik görevlisi, din görevlisi arkadaşların eşlerinin ve çocuklarının işi de zordu vesselam.

Başka bir kültürün yaşam şartlarına uyabilmek, dil bilmemek, çocuklarının anaokulu ve okullara uyum sağlaması. Zor iş, ya uyum sağlanamıyor eşler çocuklar geri gidiyor ya da uyum sağlansa bile görev süresi bitiyor, çocukların eğitimleri yarım kalıyor.

Bu da çetin bir ekmek kavgası işte.Hele burdaki gurbetçi kardeşlerimin çetin ekmek kavgalarına hiç girmeyim, yer de yetmez zaman da onları başka öykülerde konuk edeceğim gözünüze ve gönlünüze, dünya kurulalı beri var olan, yıkılana kadar da kesintisiz sürecek ekmek kavgaları.

Derken yukarı çıkıyorum, sıra cadı kızlarıma simit vermekte. Zile basmamla birlikte fırlıyor dışarı Ayşem, simitleri görür görmez:

-Ama simit neden bir tane Nene abama simit yok mu? Diyor Ayşem, güzel soru, her zaman çift alırım ne alsam. Eşime apartmandaki çocuklar bütün çocuklar ‘Dede’ deyince o da büyük bir azimle bana ‘Nene’ demeye alıştırdı çocukları.

-Evet Ayşem simit bu gün bir tane paylaşın birini, parktaki kuşlara verdim simidin birini bir daha ki sefere iki tane alırım, diyorum, çok da hoşuna gitmiyor:

– İyi tamam, diyor gönülsüzce sonra:

-Sen benim kuzuma gelinlik giydirdin ya şimdi uyuyor bak, diyor onunla konuştuğu ve anlaştığı kesin olan oyuncak kuzusunu getirip öptürüyor bana.

Bu da ekmek kavgası işte diyorum içimden, beğenmedi bir simidi ablasıyla paylaşmayı ama ses etmedi kabullendi çaresiz.

Paylaşmak güzel, gurbeti de simidi de. Gökten üç simit düşmüş, sevene, sevilene, sevenlere. Sen hangisisin?

ŞÜKRAN UŞÇKAÇ YARGI NÜRNBERG 16 NİSAN 2014

Paylaş
Etiketler: ekmek kavgasıgurbetsimit
Önceki Yazı

Geldi Nisan

Sonraki Yazı

Boşanma Suistimaline Son

Şükran UÇKAÇ YARGI

Şükran UÇKAÇ YARGI

İlişkili Yazılar

Haritanın Ötesinde Bir Yolculuk: Mert Sarımsakcı
Ekonomi

Haritanın Ötesinde Bir Yolculuk: Mert Sarımsakcı

03 Nisan 2026
5k
Geldi Nisan
Doğa-Çevre

Geldi Nisan

02 Nisan 2026
5k
Ticarette Sabır, Merhamet ve Kalitenin Adı: Aziz Gökselli
Ekonomi

Ticarette Sabır, Merhamet ve Kalitenin Adı: Aziz Gökselli

02 Nisan 2026
5.1k
Sofrada Kalan Hayat
Anı / Günce

Sofrada Kalan Hayat

02 Nisan 2026
5k
Sonraki Yazı
Boşanma Suistimaline Son

Boşanma Suistimaline Son

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

  • Trendler
  • Yorumlar
  • En son
Aşık Veysel ve Kara Toprak Türküsü Hikayesi

Aşık Veysel ve Kara Toprak Türküsü Hikayesi

22 Mart 2019
Ayak Tabanına Veya Göğüse Vicks Sürmenin Faydası Yok

Ayak Tabanına Veya Göğüse Vicks Sürmenin Faydası Yok

24 Ocak 2016

Yok Saymak

28 Mart 2020

Yıldızname Baktırmak Günah mı…Günah…

09 Haziran 2022

Keltepen’in Taşları /Şu Akkuşun Gürgenleri

18 Nisan 2020

Düz Dara Yâr Düz Dara

23 Mayıs 2020

Tüketicilerin Süt Tozu Dilekçeleri!

97

Fethullah Gülen’e 19 Soru

72

Ayasofya Açılsın Zincirler Kırılsın

70

İslâm Dışı Bir Uygulama: Çocuk Sünneti…

45

Gıda Mühendislerinin Petek Ataman’a Çağrısı

40

Şarkı Sözü Alan Var mı?

39
Göz Gördü Gönül Katlanmadı

Taşlık

03 Nisan 2026
Haritanın Ötesinde Bir Yolculuk: Mert Sarımsakcı

Haritanın Ötesinde Bir Yolculuk: Mert Sarımsakcı

03 Nisan 2026
24 Yıl Sonra… Bir Milletin Kalbi Yeniden Sahada

24 Yıl Sonra… Bir Milletin Kalbi Yeniden Sahada

03 Nisan 2026
Boşanma Suistimaline Son

Boşanma Suistimaline Son

03 Nisan 2026
Ekmek Kavgası

Ekmek Kavgası

03 Nisan 2026
Geldi Nisan

Geldi Nisan

02 Nisan 2026

Köşe Yazarları

Türkiye Deprem Haritası

 

Ayın Sözü

Lütfen Duyarlı Olalım!

de, da vb. bağlaçlar ayrı yazılır.

Cümle bitişinde noktalama yapılır. Boşluk bırakılır, yeni cümleye büyük harfle başlanır.

Dilimiz kadar, edebiyatımıza da özen gösterelim.

Arşiv

Sosyal Medya’da Biz

  • Facebook
  • İnstagram
  • Twitter

Entelektüel Künyemiz!

Online Bilgi İletişim, Sanat ve Medya Hizmetleri, (ICAM | Information, Communication, Art and Media Network) Bilgiağı Yayın Grubu bileşeni YAZAR PORTAL, her gün yenilenen güncel yayınıyla birbirinden değerli köşe yazarlarının özgün makalelerini Türk ve dünya kültür mirasına sunmaktan gurur duyar.

Yazar Portal, günlük, çevrimiçi (interaktif) Köşe Yazarı Gazetesi, basın meslek ilkelerini ve genel yayın etik ilkelerini kabul eder.

Yayın Kurulu

Kent Akademisi Dergisi

Kent Akademisi | Kent Kültürü ve Yönetimi Dergisi
Urban Academy | Journal of Urban Culture and Management

Ayın Kitabı

Yazarımız, Sedayi ALTUN’dan,

“Bir Eğitim Yolcusu” adlı güzel bir eser. Yazarımızın eseri, yine bir yazarımız ve Karadeniz Şairler ve Yazarlar Derneği yönetim kurulu üyemizin sahibi olduğu Ateş Yayınlarından çıkmıştır. Kendilerini kutluyoruz.

Gazetemiz TİGAD Üyesidir

YAZAR PORTAL

JENAS

Journal of Environmental and Natural Search

Yayın Referans Lisansı

Creative Commons License
This work is licensed under a Creative Commons Attribution-NonCommercial-NoDerivatives 4.0 International License.

Bilim & Teknoloji

Eğitim & Kültür

Genel Eğitim

Kişisel Gelişim

Çocuk Gelişimi

Anı & Günce

Spor

Kitap İncelemesi

Film & Sinema Eleştirisi

Gezi Yazısı

Öykü Tefrikaları

Roman Tefrikaları

Röportaj

Medya

Edebiyat & Sanat

Sağlık & Beslenme

Ekonomi & Finans

Siyaset & Politika

Genç Kalemler

Magazin

Şiir

Künye

Köşe Yazarları

Yazar Müracatı

Yazar Girişi

Yazar Olma Dilekçesi

Yayın İlkeleri

Yayın Grubumuz

Misyon

Logo

Reklam Tarifesi

Gizlilik Politikası

İletişim

E-Posta

Üye Ol

BİLGİ, İLETİŞİM, SANAT ve MEDYA HİZMETLERİ YAYIN GRUBU

 INFORMATION, COMMUNICATION, ART and MEDIA PUBLISHING GROUP

© ICAM Publishing

Gazetemiz www.yazarportal.com, (Yazarportal) basın meslek ilkelerine uymaya söz vermiştir.
Yazıların tüm hukuksal hakları yazarlarına aittir. Yazarlarımızın izni olmaksızın, yazılar, hiç bir yerde kaynak gösterilmeksizin kısmen veya tamamen alıntı yapılamaz.

Sonuç yok
Tüm sonuçları gör
  • Ana Sayfa
  • Köşe Yazarları
  • Künye
  • Yayın İlkeleri
  • Yazar Müracaatı
  • Kurumsal
    • Misyon
    • Yayın Grubumuz
    • Logo
    • Reklam Tarifesi
  • Yazar Girişi
  • E-Posta

© 2008 - 2021 Yazar Portal | Türkiye Interaktif Köşe Yazarı Gazetesi

Yeniden Hoşgeldin

Aşağıdan hesabınıza giriş yapın

Şifrenimi unuttun?

Parolanızı alın

Şifrenizi sıfırlamak için lütfen kullanıcı adınızı veya e-posta adresinizi girin.

Giriş yap