“Şaka Şaka” Diye Başlayan O Güzel Telaş: 1 Nisan Geldi!
1 Nisan…
Kimimiz bir telefonla irkilecek, kimimiz bir mesajla heyecanlanacak. “Hoca seni çağırıyor” denilince kalbi hızlananlar da olacak, “Müjde!” diye başlayan cümlelere umut bağlayanlar da…
Sonra bir kahkaha: “Şaka şaka!”
Aslında bu iki kelime, sadece bir günün değil; bizim kültürümüzün, insan sıcaklığımızın küçük bir özeti.
Okul Yıllarının Bitmeyen Hatırası
Hafızalarımızı yoklayalım…
Ortaokulda, lisede o meşhur 1 Nisan sabahları…
Sınıfça yapılan o büyük “organizasyonlar”…
Boş sınıfa giren öğretmenin yüzündeki şaşkınlık… Masaların altına saklanan öğrenciler… Yan sınıfa kaçan bir topluluğun bastıramadığı kahkahası…
Bir de o klasikler:
Sıraya sürülen tebeşir tozu
Sandalyeye bırakılan küçük sürprizler
Tam oturacakken çekilen sandalye
Ve ardından gelen o meşhur cümle: “Şaka şaka…”
Belki biraz yürek hoplatırdı ama içinde kötülük yoktu. O şakalar, çocukluğun gürültülü ama temiz neşesiydi.
Büyüsek de Değişmeyen Bir Huyumuz Var
Sanmayın ki bu muziplik sadece okul sıralarında kaldı…
1 Nisan’da en çok da nişanlılar, evliler tetikte olacak.
Bir fincan kahvede başlayan küçük oyunlar… “Yüzüğü kaybettim” diye yapılan masum telaşlar… “Yarın gidiyoruz” diyerek yoklanan sabırlar…
Evet, bazen sınır aşılır. Ama özü değişmez:
Bizim insanımız şaka yaparken bile bağ kurar.
Anadolu’nun İnceliği: Kırmadan Güldürmek
1 Nisan adı sonradan gelmiş olabilir… Ama biz bu geleneği çok önceden biliyorduk.
Baharın gelişiyle birlikte yapılan küçük oyunlar… Kapı kulplarına bağlanan ipler… Ayakkabının içine bırakılan küçük taşlar…
Bunlar bir aldatma değil, bir hatırlatmaydı:
“Hayat sadece ciddiyetten ibaret değil.”
Anadolu’da şaka; kırmak için değil, gönül almak için yapılır.
Bir Günlük Değil, Bir Tavır Meselesi
Sevgili Şereflikoçhisarlılar ve Koçhisar sevdalıları…
1 Nisan’da biri sizi şaşırtırsa, bir haberle heyecanlandırırsa, bir anlık telaşa düşürürse…
Kızmayın.
Durun, gülümseyin ve deyin ki: “Vay be… 1 Nisan!”
Çünkü hayat; ciddiyetin içine saklanmış bir kahkahadır.
Ve o kahkaha, çoğu zaman en sağlam dostlukların temelidir.
Son Söz
Şakanız bol olsun… Ama kalp kırmadan.
Gülüşünüz çok olsun… Ama içinde samimiyet kalsın.
Ve unutmayın:
Bazen bir “şaka şaka”, insanın içindeki çocuğu yeniden hatırlatır.
Sizlerin unutamadığı o “meşhur” 1 Nisan şakası hangisi?
Küçük bir 1 Nisan hatırası: Hani demiştiniz ya “öğretmenler bizi bulamaz” diye; bazen bütün sınıfın başka bir dersliğe gidip, gelen öğretmene “Burası 10-A değil, yanlış geldiniz!” diyerek öğretmeni koridorda kendi sınıfını aratması da meşhurdur.
Şakanız bol, kahkahanız daim olsun!























