Toplumu ayrıştırmanın temelinde, iftira ve çekememezlik yatar. Sermayesi yalan olan bireylerin, bu tür duyguları, topluma yayması, insanlığa sığmaz. Hayat bir hikâye bazen acı ve hüzün, bazen de neşe.
Değersizlikle, varacağın nokta, aradığın yer olamaz. Onun için doğruya varmak doğru olmaktan geçer. İnsanlara yakıştırdığın iftiralarla, kalbini doğrultamazsın.
Kuruntulu insanlar, karakterli kişileri beğenmezler. Onları çekemediğini davranışlarına yansıtır. Bunlar aynı zamanda ayrımcılığı da tetikler. Ayrımcılığa sürüklediği kişileri, emellerine alet ederler. Çünkü onlar yaptıklarından endişe duyarlar.
Saldırıyı en zayıf noktadan yapar ve sonuç alırlar. Kinini gaddarlığa varacak şekilde, uygulamaya koyarlar. Ben de yok onda nasıl olur diye, adeta patlayacak duruma gelirler.
Böyle kişiler kötülükten beslenmiştir. Hiçbir şekilde üstün karaktere, ulaşamayacaktır. İnsani değerlerden, uzak olduğunu anlayınca, iftira ve gıybetin büyüğüne baş vururlar. Bu kişilerin solukları bile Afrika çöl sıcağı gibi çıkar. Merakını yenemez ve içi yanar, öğrenemeyince çıldırırlar.
Yükselemediğini fark eder ve kuruntudan adeta kurur. Buna rağmen durumunu düzenleme yoluna gitmeyi düşünmezler. Başkalarını doğru yoldan saptırmaya devam ederler. İftira dümeninde olan kişiler, dost ve sevgi nedir bilmezler. Hırs küpüdürler. Cam bardak gibi kırılacağını bilmezler. Mutsuzluğunu kırılan bardağa bağlarlar. Hemen yenilerini alırlar. Çünkü yeniyle kafayı bozmuşlardır.
Kendilerini üstün gördüklerini açıkça söyler. Bu konuda yalanı yorumlayıp karşı cenahın ilkelliğinden bahsederler. Sanat ve sanatçıyı kıskanırlar, onları öcü sınıfına dahil ederler.
Yeteneksizdirler, bir dalda yetenekleri olsa kimseyi konuşturmazlar. Çünkü kalpleri bit pazarı gibidir. Doğru bir eser veya bir düşünce ortaya koyamazlar. Kendine göre düşük kişileri ezmenin kolay yolunu bulurlar. Onlara arada iyilik eder ve güya üstünlüklerini gösterirler.
Köken olarak üstün yetenekli kişileri kabul ederler. Onlara herhangi bir kulp takamazlar. Çünkü konuşması, hiçbir şekilde revaç bulmaz. O taktirde onlarla aynı yoldan geçtiğini ve akraba olduğunu söyler.
Çekememezliğiyle tanınan, hırslı ve kindar kişilerin üzerine gidilmez. Onlardan esnek bir şekilde uzak durulur. Uzak olmayı görev icabına bağlarsın. Yalnız durumunu onlara belirtmezsin.
Bu tür kişilerle duygusal davranış gösteremezsin. Her zaman akıl hareketine baş vurmalısın. Onlara düşündüklerini ve hayallerini asla söylemeyeceksin. Bir arada bulunmayacaksın.
Sevgiyi yakalamış insandan korkulmaz. Bunlar kimsenin kötü olmasını istemez. Hatta bu konuları konuşmaz. Çünkü bünyesinde bulaşıcı hastalık taşımayı istemezler. Güneş karamsar ortamdan çıkıp ilk defa gülümser ve sevimli hâl alır.
Bahçede ayrık otu neyse, sermayesi yalan olanın da toplumdaki yeri odur. Her tarafı sararlar. Onun için herkes onları yolup atmaya çalışırlar.
Yanlış adımlar, ayrık otu hüviyetine bürünmektir.






















