Çarpışan bulutlar ve oluşan şimşekler, teknik cihazlar, bir anda sessizliğe gömüldü. Dönüşmeyen ise ters çalışmaya başladı. Ters çalışmadan dolayı olsa gerek, parça kırıp susmak zorunda kaldılar.
Buna rağmen, cihazlarda farklı bir ışık görüldü. Maviden kırmızıya dönüşüm oldu. Kırmızı alarm kısa sürede de olsa duyulara etki yaptı. Laboratuvarda olanlarda, denge bozulması, kulakı çınlaması ve görmede bulanıklık sıkıntısı baş gösterdi.
Şimşek, etkiyi ortaya çıkartmadı ve öylesine yokladı. Işık aktifleşti, kişi sararıp solmak gibi problem yaşamadı. Yaşanır denmesi boşunaymış, dedik. Komuta kademesi cihazların canına okudu. Görevlilerin titremesiyle birlikte heyecan arttı. Önünü göremediğinin farkında olamadı. Saygınlığı kalktı hiçbir şey değilmiş geçte olsa anladık.
Sessiz şimşek, çakmak için zaman kolladı. Kendini gösterdi ama nafile. Çünkü çakamadı, esas etkenlerini kaybetti. Direnemedi, tepeleri gözleyip ovadaki insanları buldu ve başlarına musallat oldu. Bir topluluğa denk gelseydi, başlarına ekşir ve amacına ulaşırdı.
Sessiz şimşek mola verdi. Keyfi yerinde olacak ve sönüp gidecekti.
Aranıyor eski şimşekler, aranıyor çakıp da ortaya koyduğu ışık çizgisi. Işığı belirdiğinde, ses getiren söylemi. Çizdiği zigzaglar. Zigzaglar aldatmaca. Sessiz şimşek yıldırıma dönüşemedi. İstediği gibi patlamadı patlasa da etkisiz kaldı. Böylece içine yandı.
Çoban yılmadı, çaksan cürmün kadar yer yakarsın, dedi. Diğer canlıları da yakamadı. Yakıp yıkıp sessizliğini bozamadı. Şimşek çakmaz ancak söyler, dedi. Kimse yıldırım çarpmışa dönmesin. Çaktı mı neler olacağını herkes bilir. Yıldırım sözünün eridir, bir kişi de olsa çarpar atarım, umurumda olmaz. Çarptığımı un ufak ederim. Karşımda güç tanımam. Bana yan bile bakamazlar. Çünkü canlı koymam acımam, dedi.
Gürledim, çaktım ve çarptım. Işık saçtım ve toz duman ettim.
Sessizliği bozdum ve sürdüremedim. Çünkü kişiler benimle dalga geçtiler. Kimse benim hakkımda konuşamaz, gürler boşuna değil çakarım. Çaktıklarımın canını da yakarım.
Şimşek olup çakıyor, gürlüyor ve yıldırım olup çarpıyor. Kanatlarım büyük, onlarla gösteri yapıyorum. Yüzünü ekşitti. Parmaklarını çıtlattı. İnsanlar gerçek sorunlarla ilgilenmelidir.
Yıldırım, taviz vermeden kırar geçerim. Çoğu zaman nötr kalırım. Bazen de özellikle deniz aşırı Ülkelerde daha çok gürültü koparırım.
Sessiz şimşek, ovada insanın başına yığıyor elektriği ve yakıyor kişileri. Konuşmamalı sessiz kalmalı. Şimşek olduk kırık çizgilerin ışığı ile göründük. Yıldırım olup gürledik. Mevsim geçse de korku atmosferi yaratabiliyoruz. Kancanın ucundaki, balığın acısını hissetmek, acıyı yansıtmak.
Çakarlı şimşek, uyur gibi kenelerini insanların sırtına bırakıp kanını emdiriyor. Bu durumda ayrı bir yıldırım bombalaması. Yalnız sessiz şimşek, sahnede kalıp zigzaglarını sürekli tutamıyor. En değerli işler gerçekten de hep yalnız yapılandır.
Bulutlar yükünü eksiden artıya dönüştürürken farklı renkler oluşuyor. Beyaz, gri ve siyah.
Yağmur, insanları şimşek ve yıldırım gibi korkutmuyor.
Hasan TANRIVERDİ





















