Çanakkale’den Bugüne: Aynı Ruh, Aynı Kararlılık
1915’in soğuk günlerinde Osmanlı Devleti tarihinin en zorlu sınavlarından birini veriyordu.
Rumeli’nin büyük bölümünün kaybedilmesi ve İstanbul’un güvenliğinin tehdit altında olması, milletin geleceğini tehlikeye sokmuştu.
I. Dünya Savaşı başladığında Osmanlı Devleti Almanya ile ittifak kurmuş, karşısında ise Birleşik Krallık, Fransa ve onların sömürgelerinden oluşan güçlü bir cephe yer almıştı.
Ancak hesaba katmadıkları bir gerçek vardı: Türk milletinin vatan sevgisi ve bağımsızlık kararlılığı.
Tarih, Çanakkale’de yeniden yazılacaktı.
Savaşın Başlangıcı ve Kahraman Komutan
19 Şubat 1915’te düşman donanması Osmanlı tabyalarını bombardımana tuttu. Amaçları boğazı geçerek İstanbul’u ele geçirmekti.
18 Mart 1915’te gerçekleştirilen büyük deniz saldırısı, Türk topçusunun ve mayın hatlarının etkili savunmasıyla başarısız oldu.
Bunun üzerine düşman kuvvetleri 25 Nisan 1915’te Gelibolu Yarımadası’na çıkarma yaptı.
Fakat karşılarında yalnızca bir ordu değil, vatanı için canını vermeye hazır bir millet vardı.
İşte bu kritik anlarda tarih sahnesine büyük bir komutan çıktı: Mustafa Kemal.
Onun askerlere verdiği emir, Çanakkale ruhunu tarihe kazıdı:
“Ben size taarruzu değil, ölmeyi emrediyorum.”
Arıburnu ve Conk Bayırı’ndaki liderliği, savaşın kaderini değiştirdi.
Türk askerinin cesareti ve fedakârlığıyla birleşen bu liderlik, imkânsız görülen bir direnişi zafere dönüştürdü.
Kahraman Askerler ve Şehitler
Çanakkale yalnızca bir savaş değil, aynı zamanda insanüstü fedakârlıkların destanıdır.
Seyit Onbaşı, 215 kiloluk top mermisini kaldırarak düşman gemisini vurmuş ve savaşın sembol isimlerinden biri olmuştur.
Yahya Çavuş ve arkadaşları ise sayıca üstün düşman kuvvetlerine karşı kahramanca direnmiş ve tarihe geçen bir savunma gerçekleştirmiştir.
Bu destanın en büyük bedelini şehitlerimiz ödemiştir.
Yaklaşık 57 bin Mehmetçik vatan toprağı için canını feda etmiştir. 57. Piyade Alayı neredeyse tamamen şehit düşmüş, bu nedenle Türk ordusunda bir daha 57 numaralı alay kurulmamıştır.
Bugün Çanakkale Şehitleri Anıtı ve Gelibolu’daki şehitlikler, bu fedakârlığın sessiz tanıklarıdır.
Tüm şehitlerimizi rahmetle anıyor, Başkomutanımız Mustafa Kemal Atatürk’ü minnet ve saygıyla yâd ediyorum.
Çanakkale Ruhundan Bugünün Türkiye’sine
Çanakkale’de ortaya çıkan ruh, yalnızca bir savaşın kazanılmasını sağlamadı; aynı zamanda bir milletin kaderini değiştirdi.
Bugün Türkiye, altyapıdan enerjiye, ulaşımdan sağlık sistemine kadar her alanda büyüyor ve gelişiyor. Savunma sanayimizde kaydettiğimiz mesafe, özellikle İHA ve SİHA’larımız ile Kızıl Elma hedeflerimizi güvence altına alıyor. Modern hava savunma sistemleri, milli kararlılığın ve teknolojik gücün somut bir göstergesidir.
Bu büyük başarıların arkasında, ülkenin birliği ve dirliği için gece gündüz çalışan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve ülke menfaatlerini her zaman ön planda tutan MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli gibi liderlerin vizyonu vardır.
Onların kararlılığı, Türkiye’yi hem ekonomik hem de teknolojik alanda zirveye taşıyor.
Şimdi Türkiye, Atatürk’ün mirasını en iyi şekilde koruyarak; güçlü ekonomisi, gelişmiş altyapısı, yerli ve milli savunma sistemleriyle bağımsız ve büyük bir devlet olarak geleceğe yürüyor.
Çanakkale Geçilmez
Çanakkale’de yazılan destan yalnızca geçmişin bir hatırası değildir. Aynı zamanda bugünümüzün ilhamı ve yarınımızın teminatıdır.
Her karış toprağında bir kahramanın yattığı Çanakkale bize şunu hatırlatır: Bu millet bağımsızlığı söz konusu olduğunda hiçbir engeli tanımaz.
Bu yüzden diyoruz ki:
ÇANAKKALE GEÇİLMEZ!
Ve bu büyük destanın ruhunu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün şu sözleriyle hatırlıyoruz:
“Egemenlik, kayıtsız şartsız milletindir.”
Araştırmacı Yazar | İsmail Yaman
📧 yazarismailyaman@gmail.com
📞 WhatsApp: 0541 850 78 84
























