Bayram tebriğiyle özlemlerin giderildiği yıllardı. Tebrikle gelen sevinç ve bazen de gözyaşı yılların anısıydı. Tebrikle çeşitli konular, gündeme geliyor ve hikâyenin başlangıcı oluyordu.
Arkadaş, “tebrik kartını aldığımda, bayram geçmişti. İçimden bir şeyler koptu. Sarsıldım, bir süre kendime gelemedim.” Elinin titremesine rağmen zarfı açmaya çalıştı. Kart çok özeldi. Fakat içeriği çok daha özel olacağına inanıyordu. Tebriğin üzerindeki yazı, özlem gidericiydi.
Belki anlaşılmayan konuların, çözümüne çalışılıyordu.
Bir kart ve çözüm bekleyen konular.
Selçuk, uluslararası ilişkilerde görevliydi. Avrupa’nın küçük bir ülkesinde büyük elçiydi. Tayininin Afrika ülkelerine, çıkma durumu vardı. Afrika’ya gitmek, riskliydi, Ayşe’yi götüremezdi. Böyle bir kötü sistem içinde, yaşamak istemiyordu.
Kart için, iki gün sonraya randevu verdi. Açıkçası yabancı diyarda kalmak istemiyordu. Kaygısı tayindi. Afrika dışında her yere gidebilirdi. Çözüm arıyordu. Gazeteciliğe dönmek de aklının köşesinde duruyordu.
Kartlar ve ardındaki sevgi, tıkanan yoları açmıştı. Yanlış anlaşılmak, sevginin tuzu biberi olmuştu. Olayı karıştıranlar, iki yılın sancılı geçmesine neden olmuştu. Halbuki hikâyeleri birbirini bütünler nitelikteydi.
İki yıllık boşluğu doldurmak kolay değildi. Sözler yanlış da olsa kalan izler parmak uçlarına takılıyordu. Takıldı alaca karanlık parmağımın ucuna, takıldı gitti. Açıklamalarıyla takıntıları söndüren ve hiçbir şekilde gale almayan, Ayşe’siydi.
Ayşe bankada danışmandı. Masal gibi günlerde, güçlü bir iradeye sahipti. Sonuçta çözüm, ailelere intikal ettirildi. Aileler arasında gereken yapılacaktı.
Arkadaş; bayram tebriği, yazıların en özeli sen nelere kadirsin, diyordu. Arkadaş hep gülüyordu. Yalnız Afrika onu adeta yiyordu. Atama olayı yakında açıklığa kavuşacaktı. Birlikte bekliyorlardı. Ayşe rüya gibi, arkadaş ne rüyası çile, dedi.
Bahar gelmeden Kuzey Ülkelerden birine atanacağı belli olunca bayram yaptılar. Baharı olmayan bayram.
Düğüm çözüldü ve düğün yapıldı.
Düğün için sınıf arkadaşları, çalıp söylediler.
Hasan TANRIVERDİ






















