Ramazan ayı, İslâm dininde büyük bir öneme ve fazilete sahip olan mübarek bir aydır. Bu ay, Kur’an-ı Kerim’in indirilmeye başlandığı, oruç ibadetinin farz kılındığı ve manevi anlamda müminlerin Allah’a yakınlaşma fırsatı bulduğu özel bir zaman dilimidir.
Başı rahmet, ortası mağfiret, sonu Cehennem azabından kurtuluş olan Ramazan ayı; Cennet kapılarının açıldığı, Cehennem kapılarının kapandığı, Şeytanların zincirlere vurulduğu mübarek bir aydır.
Ramazan ayı, Kur’an-ı Kerim’in indirilmeye başlandığı aydır. Bu durum, ayın kutsiyetini artırır. Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyurulmuştur: Ramazan ayı, insanlara rehber olan, doğru yolu ve hak ile batılı ayırt etmenin apaçık delillerini içeren Kur’an’ın indirildiği aydır. Öyle ise, sizden ramazan ayına ulaşanlar idrak edenler onda oruç tutsun.
Oruç ibadeti; Ramazan ayında oruç tutmak, İslam’ı beş şartından biridir ve farz ibadetidir. Oruç, Müslümanların nefsini terbiye etmesi, sabrı öğrenmesi ve Allah’a olan bağlılığını artırması için bir vesiledir.
Günahların affedilmesi; Ramazan, günahların bağışlandığı ve sevapların kat kat artırıldığı bir aydır. Peygamber Efendimiz(sav) şöyle buyurmuştur:
Kim inanarak ve sevabını Allah’tan bekleyerek Ramazan orucunu tutarsa, geçmiş günahları bağışlanır.
Kadir gecesi; Ramazan ayı içerisinde bulunan Kadir Gecesi, bin aydan daha hayırlı olarak tanımlanır. Müminler arasında birlik, beraberlik ve dayanışma; Ramazan, paylaşma ve yardımlaşma ayıdır. Zekat, fitre ve sadakaların çoğunlukla bu ayda verilmesi, yardıma muhtaç kimselerin yüzünü güldürür ve Müslümanlar arasındaki dayanışmayı artırır.
Nefis terbiyesi ve ruhun arınması; Oruç, sadece yeme içmeden uzak durmak değil; kötü davranışlardan, kötü sözlerden ve günahlardan sakınmayı da öğretir. Ramazan, müminlerin ruhlarını arındırma ve nefsini kontrol altına alma ayıdır.
Sevapların katlanması; Ramazan ayında yapılan ibadetlerin ve hayırların sevapları, diğer zamanlara göre daha fazladır. Bu, müminlerin manevi kazançlarını artırma ayıdır. Dolayısıyla, Muhammed’in canı kudret elinde olan Allah’a yemin ederim ki, oruçlunun ağız kokusu, Allah katında misk kokusudur. Oruçlunun rahatlayacağı iki sevinç anı vardır: birisi, iftar ettiği zaman, diğeri de orucunun sevabıyla rabbine kavuştuğu andır.
Bir hadisi kutside Allah teala buyuruyor ki: ‘’ Oruçlu kişi yemesini, içmesini, cinsi arzusunu benim rızam için terkeder.Oruç, doğrudan doğruya benim rızam için yapılan bir ibadettir. Her iyiliğin karşılığı on misli sevap olduğu halde, orucun mükafatını ben vereceğim.
Allah’ım! Müslümanların uyanışına, birlik ve vahdetine vesile kıl.
Rahmet ve bereket ayı Ramazan-ı Şerif’imizin İslam alemine ve tüm insanlığa huzur ve umut getirmesini diliyorum. Sofralarımıza bereket, gönüllerimize ferahlık dolsun. Hayırlı Ramazanlar.
Mehmet GÖKSELLİ






















