Yazar Portal | Turkiye Interaktif Kose Yazarı Gazetesi
Pazartesi, Şubat 2, 2026
  • Giriş Yap
  • Ana Sayfa
  • Köşe Yazarları
  • Künye
  • Yayın İlkeleri
  • Yazar Müracaatı
  • Kurumsal
    • Misyon
    • Yayın Grubumuz
    • Logo
    • Reklam Tarifesi
  • Yazar Girişi
  • E-Posta
Sonuç yok
Tüm sonuçları gör
  • Ana Sayfa
  • Köşe Yazarları
  • Künye
  • Yayın İlkeleri
  • Yazar Müracaatı
  • Kurumsal
    • Misyon
    • Yayın Grubumuz
    • Logo
    • Reklam Tarifesi
  • Yazar Girişi
  • E-Posta
Sonuç yok
Tüm sonuçları gör
Yazar Portal | Turkiye Interaktif Kose Yazarı Gazetesi
Sonuç yok
Tüm sonuçları gör
Anasayfa Aktüel

PKK’nın Sonu

Emin ORHAN Yazar Emin ORHAN
02 Şubat 2026
Aktüel, Emin ORHAN, Gündem, Siyaset & Politika
0
Bugünün Sorunları Geleceğin Ülküleri
400
Paylaşma
5k
Görüntülenme
Facebook'ta PaylaşTwitter'da Paylaş

Ayrılıkçı Silahlı Yapılanmalar, Devletlerin Toprak Bütünlüğü ve PKK Meselesi: Uluslararası Hukuk Perspektifi

I. Devletlerin Toprak Bütünlüğü İlkesi ve Uluslararası Hukuktaki Konumu

Uluslararası hukuk düzeninin temel taşlarından biri, devletlerin toprak bütünlüğü ve egemen eşitliği ilkesidir. Birleşmiş Milletler Şartı’nın 2/4 maddesi, devletlerin başka bir devletin toprak bütünlüğüne veya siyasi bağımsızlığına karşı güç kullanmasını yasaklayarak bu ilkeyi güvence altına alır. Bu norm, devletler arası ilişkilerde olduğu kadar, devletlerin kendi iç düzenlerini koruma hakkı bakımından da belirleyici bir çerçeve sunar.

“Kendi kaderini tayin hakkı”, tarihsel olarak sömürge halklarının bağımsızlaşmasını hedefleyen bir bağlamda geliştirilmiş bir ilkedir. Günümüzde mevcut bir devletin sınırları içinde yaşayan gruplara tek taraflı ayrılma hakkı tanıyan evrensel bir kural bulunmamaktadır. Uluslararası Adalet Divanı (UAD) ve Birleşmiş Milletler organlarının karar ve raporları, bu hakkın devletlerin toprak bütünlüğüyle dengelenmesi gerektiğini açık biçimde ortaya koymaktadır.

Bu çerçevede, silahlı ayrılıkçı hareketlerin uluslararası hukukta meşru kabul edilmesi sınırlıdır. Şiddet içeren yöntemler, herhangi bir siyasal talebi hukuken geçerli kılmaz; devletlerin kamu düzenini ve anayasal yapısını koruma hakkını devreye sokar.

II. ABD Örneği: Federal Sistemlerde Dahi Ayrılığın Hukuken İmkânsızlığı

ABD, federal bir yapıya sahip olmasına rağmen ayrılıkçı girişimlere karşı güçlü anayasal ve yargısal refleksler geliştirmiştir. ABD Anayasası, eyaletlerin veya toplumsal grupların Birlik’ten tek taraflı ayrılmasına izin vermez. Bu durumu, Amerikan İç Savaşı sonrasında Yüksek Mahkeme tarafından verilen Texas v. White (1869) kararıyla kesinleşmiştir.

Kararda ABD, kendisini “çözülemez bir birlik” olarak tanımlamış; ayrılmanın yalnızca anayasa değişikliği veya tüm eyaletlerin ortak rızasıyla mümkün olabileceğini hükme bağlamıştır. Ayrılıkçı fiiller anayasal düzenin inkârı olarak değerlendirilmiştir.

ABD hukuk sistemi, etnik veya kültürel temelli bağımsızlık taleplerini tanımaz. Örneğin, Native American kabileleri sınırlı özerklikle tanımlanan “bağımlı yerel uluslar” olarak kabul edilir. İfade düzeyinde kalan ayrılıkçı söylemler Birinci Değişiklik kapsamında korunabilirken, fiili egemenlik ilanı, silahlı örgütlenme veya federal otoriteyi tanımama gibi eylemler sedition ve insurrection kapsamında suç sayılır. ABD pratiği, toprak bütünlüğünün devletler açısından tartışmasız bir “çekirdek alan” olduğunu göstermektedir.

III. Türkiye Cumhuriyeti’nin Anayasal Düzeni ve Bölünmezlik İlkesi

Türkiye Cumhuriyeti, üniter devlet yapısını anayasal düzeyde değiştirilemez biçimde güvence altına almıştır. Anayasa’nın 3. maddesi, Türkiye’nin ülkesi ve milletiyle bölünmez bir bütün olduğunu; 4. madde ise bu ilkenin değiştirilmesini veya teklif edilmesini yasaklamaktadır. Bu yapı, egemenliğin devredilemezliğini ve paylaşılmazlığını esas alır.

Anayasa’nın 68 ve 69. maddeleri, terörle bağlantılı siyasi faaliyetleri yasaklamakta ve ilgili siyasi partiler için kapatma ve yaptırım mekanizmaları öngörmektedir. Ceza hukuku açısından, Türk Ceza Kanunu’nun 302. maddesi, devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozmaya yönelik fiilleri en ağır suçlar arasında düzenler. İdari düzeyde uygulanan olağanüstü hâl mekanizmaları, kayyum uygulamaları ve faaliyet yasakları, anayasal düzeni ve kamu güvenliğini korumaya yönelik önleyici araçlar olarak tasarlanmıştır.

Uluslararası hukuk bakımından Türkiye, ayrılma hakkını yalnızca sömürge durumlarıyla sınırlı yorumlamakta ve kendi toprak bütünlüğünü tartışmaya kapalı bir ilke olarak görmektedir.

IV. PKK’nın Hukuki Niteliği: Terörizm ve Organize Suç Boyutu

PKK, hem ulusal hem de uluslararası hukuk açısından meşru bir siyasal aktör olarak tanınmamaktadır; silahlı şiddeti sistematik bir yöntem olarak kullanan bir yapı olarak değerlendirilir. Örgütün faaliyetleri, sivillere yönelik saldırılar, zorla adam devşirme, kamu altyapısına sabotaj ve korku yaratmaya dayalı eylemlerle klasik terörizm tanımıyla örtüşmektedir.

PKK’nın ideolojik söylemi ile fiili faaliyetleri arasında çelişkiler bulunmaktadır. Retorikte hak ve özgürlük kavramları öne çıkarılırken, pratikte uyuşturucu ticareti, kara para aklama ve zorla para toplama gibi organize suç faaliyetleri örgütün finansman kaynaklarıdır. Avrupa merkezli adli dosyalar ve güvenlik raporları, PKK’nın uluslararası suç ağlarıyla bağlantılarını göstermektedir.

Bu yönüyle PKK, yalnızca bir güvenlik tehdidi değil, uluslararası organize suçla ilişkili bir yapı olarak da tanımlanır. Uluslararası hukukta bu tür yapılar, “silahlı siyasi hareket” olarak değil, terör örgütü olarak ele alınır ve meşruiyet alanı sınırlıdır.

V. Devletlerin Ayrılıkçı Terörle Mücadelede Meşru Araçları

Uluslararası deneyim, devletlerin ayrılıkçı silahlı yapılarla mücadelede çok boyutlu bir yaklaşım benimsediğini göstermektedir. Bu mücadele, beş ana eksende şekillenir:

Hukuki ve anayasal tedbirler: Terör, örgüt üyeliği, finansman ve propaganda fiilleri açık biçimde tanımlanır; yargı süreçleri delil temelli işletilir. Amaç, örgütün meşruiyet alanını sınırlamaktır.

Güvenlik ve askerî tedbirler: Silahlı kapasitenin sürekli baskı altında tutulması, sınır güvenliğinin sağlanması ve dış destek kanallarının kesilmesi önceliklidir. Ölçülülük ve sivillerin korunması önemlidir.

Finansal ve lojistik kurutma: Terörün finansmanı suç sayılır, para transferleri denetlenir ve örgütle bağlantılı ekonomik yapıların tasfiyesi sağlanır.

Siyasi ve idari tedbirler: Devlet kurumlarının içeriden aşındırılmasını önlemeye yönelik denetim mekanizmaları ve kamu görevlileri için güvenlik soruşturmaları uygulanır.

Toplumsal ve uluslararası boyut: Propaganda ile mücadele, toplumsal bütünleşme politikaları ve uluslararası iş birliği, örgütün yalnızlaştırılmasında kritik rol oynar.

VI. Dünyada Ayrılıkçı Silahlı Yapılanmaların Sona Erme Biçimleri: Karşılaştırmalı Deneyimler

Dünya örnekleri, ayrılıkçı terör örgütlerinin tek bir yöntemle değil; meşruiyet, kapasite ve toplumsal zeminlerinin eş zamanlı çökertilmesiyle sona erdiğini göstermektedir:

Hukuk ve güvenlik kapasitesinin birlikte işletilmesi: İspanya’da ETA, askeri baskı, finansal ağların kesilmesi, siyasi uzantıların hukuk içinde sınırlandırılması ve uluslararası iş birliği sayesinde silahsızlanmıştır. Örgütün siyasi temsil iddiası hukuk zemininde sürekli reddedilmiştir.

Toplumsal tabanın çözülmesi: Kuzey İrlanda’da IRA, şiddetin siyasal karşılık üretmediği noktada silah bırakmıştır; örgüt hiçbir zaman meşru siyasi aktör olarak tanınmamıştır.

Tam güvenlikçi bastırma ve izolasyon: Sri Lanka’da Tamil Kaplanları askeri olarak yenilgiye uğratılmış; finansal ve dış destek kanalları kesilerek fiziken tasfiye edilmiştir.

Ortak nokta açıktır: Ayrılıkçı silahlı yapılar, ya meşruiyetlerini kaybederek çözülmüş, ya kaynakları kurutularak dağılmış, ya da devletin üstün güç kapasitesi karşısında varlıklarını sürdüremez hâle gelmiştir.

VII. Sonuç : Türkiye’nin PKK’yı Bitirme Kararlılığı

Türkiye Cumhuriyeti’nin PKK ile mücadelesi, geçici bir güvenlik politikası değil; anayasal düzeni, toplumsal barışı ve devletin bekasını koruma iradesidir.

PKK, siyasi değil; terör ve organize suç örgütüdür.

Devletin toprak bütünlüğü tartışmaya kapalıdır.

Şiddet, hiçbir talebin meşru aracı değildir.

Hukuk, terörle mücadelede merkezî konumdadır.

Güvenlik politikaları sivilleri koruma esasına dayanır.

Terörün finansmanı sıfır tolerans alanıdır.

Dış destek ve himaye kabul edilemez.

Terör–siyaset ayrımı net biçimde korunur.

Örgütün “temsil” iddiası sistematik biçimde reddedilir.

Vatandaşlık bağı etnik aidiyetin üzerindedir.

Kamu hizmetleri ve sosyal devlet kesintisiz işler.

Uluslararası çifte standartlar teşhir edilir.

Diplomasi, güvenlik politikasının tamamlayıcısıdır.

Devlet, kendi hukukundan vazgeçmez.

Meşruiyet alanı olmayan yapı yaşayamaz.

Silahlı kapasite sürdürülemez hâle getirilir.

Toplumsal barış, terörle pazarlık konusu değildir.

Türkiye, uzun soluklu ve çok ayaklı mücadelede kararlıdır.

PKK’nın etkisizleştirilmesi, hukukun merkezde olduğu, güvenlik, ekonomi, siyaset ve toplum boyutlarını birlikte ele alan stratejik ve uzun vadeli bir süreç ile mümkündür. Uluslararası deneyimler ve hukuk normları, bu yaklaşımın hem meşru hem de etkili olduğunu ortaya koymaktadır.

Paylaş
Etiketler: ayrılıkçı silahlı yapılanmalardevletlerin toprak bütünlüğühukuk normlarıpkk meselesiterörle pazarlık
Önceki Yazı

Zulme Karşı Direnmenin Öğretmeni İbrahim Kaypakkaya

Sonraki Yazı

Kafa Karışıklıkları

Emin ORHAN

Emin ORHAN

İlişkili Yazılar

Biz Ne Güne Duruyoruz Burada
Anı / Günce

Zulme Karşı Direnmenin Öğretmeni İbrahim Kaypakkaya

02 Şubat 2026
5k
Berat Gecesi Nedir Anlam ve Önemi 
Ahmet SARGIN

Berat Gecesi Nedir Anlam ve Önemi 

02 Şubat 2026
5k
Büyük Beşiktaş Kulübü Yıllardır İçerden Sabote Ediliyor
Akif AĞIRBAŞLI

Büyük Beşiktaş Kulübü Yıllardır İçerden Sabote Ediliyor

02 Şubat 2026
5k
Herkese ‘Kelle’ Gerek
Aktüel

Günce

31 Ocak 2026
5k

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

  • Trendler
  • Yorumlar
  • En son
Aşık Veysel ve Kara Toprak Türküsü Hikayesi

Aşık Veysel ve Kara Toprak Türküsü Hikayesi

22 Mart 2019
Ayak Tabanına Veya Göğüse Vicks Sürmenin Faydası Yok

Ayak Tabanına Veya Göğüse Vicks Sürmenin Faydası Yok

24 Ocak 2016

Yok Saymak

28 Mart 2020

Yıldızname Baktırmak Günah mı…Günah…

09 Haziran 2022

Keltepen’in Taşları /Şu Akkuşun Gürgenleri

18 Nisan 2020

Düz Dara Yâr Düz Dara

23 Mayıs 2020

Tüketicilerin Süt Tozu Dilekçeleri!

97

Fethullah Gülen’e 19 Soru

72

Ayasofya Açılsın Zincirler Kırılsın

70

İslâm Dışı Bir Uygulama: Çocuk Sünneti…

45

Gıda Mühendislerinin Petek Ataman’a Çağrısı

40

Şarkı Sözü Alan Var mı?

39
Kafa Karışıklıkları

Kafa Karışıklıkları

02 Şubat 2026
Bugünün Sorunları Geleceğin Ülküleri

PKK’nın Sonu

02 Şubat 2026
Biz Ne Güne Duruyoruz Burada

Zulme Karşı Direnmenin Öğretmeni İbrahim Kaypakkaya

02 Şubat 2026
Şiir Kitabı

Şiir Kitabı

02 Şubat 2026
Göz Gördü Gönül Katlanmadı

Şehir, Şair, Şiir

02 Şubat 2026
Berat Gecesi Nedir Anlam ve Önemi 

Berat Gecesi Nedir Anlam ve Önemi 

02 Şubat 2026

Köşe Yazarları

Türkiye Deprem Haritası

 

Ayın Sözü

Lütfen Duyarlı Olalım!

de, da vb. bağlaçlar ayrı yazılır.

Cümle bitişinde noktalama yapılır. Boşluk bırakılır, yeni cümleye büyük harfle başlanır.

Dilimiz kadar, edebiyatımıza da özen gösterelim.

Arşiv

Sosyal Medya’da Biz

  • Facebook
  • İnstagram
  • Twitter

Entelektüel Künyemiz!

Online Bilgi İletişim, Sanat ve Medya Hizmetleri, (ICAM | Information, Communication, Art and Media Network) Bilgiağı Yayın Grubu bileşeni YAZAR PORTAL, her gün yenilenen güncel yayınıyla birbirinden değerli köşe yazarlarının özgün makalelerini Türk ve dünya kültür mirasına sunmaktan gurur duyar.

Yazar Portal, günlük, çevrimiçi (interaktif) Köşe Yazarı Gazetesi, basın meslek ilkelerini ve genel yayın etik ilkelerini kabul eder.

Yayın Kurulu

Kent Akademisi Dergisi

Kent Akademisi | Kent Kültürü ve Yönetimi Dergisi
Urban Academy | Journal of Urban Culture and Management

Ayın Kitabı

Yazarımız, Sedayi ALTUN’dan,

“Bir Eğitim Yolcusu” adlı güzel bir eser. Yazarımızın eseri, yine bir yazarımız ve Karadeniz Şairler ve Yazarlar Derneği yönetim kurulu üyemizin sahibi olduğu Ateş Yayınlarından çıkmıştır. Kendilerini kutluyoruz.

Gazetemiz TİGAD Üyesidir

YAZAR PORTAL

JENAS

Journal of Environmental and Natural Search

Yayın Referans Lisansı

Creative Commons License
This work is licensed under a Creative Commons Attribution-NonCommercial-NoDerivatives 4.0 International License.

Bilim & Teknoloji

Eğitim & Kültür

Genel Eğitim

Kişisel Gelişim

Çocuk Gelişimi

Anı & Günce

Spor

Kitap İncelemesi

Film & Sinema Eleştirisi

Gezi Yazısı

Öykü Tefrikaları

Roman Tefrikaları

Röportaj

Medya

Edebiyat & Sanat

Sağlık & Beslenme

Ekonomi & Finans

Siyaset & Politika

Genç Kalemler

Magazin

Şiir

Künye

Köşe Yazarları

Yazar Müracatı

Yazar Girişi

Yazar Olma Dilekçesi

Yayın İlkeleri

Yayın Grubumuz

Misyon

Logo

Reklam Tarifesi

Gizlilik Politikası

İletişim

E-Posta

Üye Ol

BİLGİ, İLETİŞİM, SANAT ve MEDYA HİZMETLERİ YAYIN GRUBU

 INFORMATION, COMMUNICATION, ART and MEDIA PUBLISHING GROUP

© ICAM Publishing

Gazetemiz www.yazarportal.com, (Yazarportal) basın meslek ilkelerine uymaya söz vermiştir.
Yazıların tüm hukuksal hakları yazarlarına aittir. Yazarlarımızın izni olmaksızın, yazılar, hiç bir yerde kaynak gösterilmeksizin kısmen veya tamamen alıntı yapılamaz.

Sonuç yok
Tüm sonuçları gör
  • Ana Sayfa
  • Köşe Yazarları
  • Künye
  • Yayın İlkeleri
  • Yazar Müracaatı
  • Kurumsal
    • Misyon
    • Yayın Grubumuz
    • Logo
    • Reklam Tarifesi
  • Yazar Girişi
  • E-Posta

© 2008 - 2021 Yazar Portal | Türkiye Interaktif Köşe Yazarı Gazetesi

Yeniden Hoşgeldin

Aşağıdan hesabınıza giriş yapın

Şifrenimi unuttun?

Parolanızı alın

Şifrenizi sıfırlamak için lütfen kullanıcı adınızı veya e-posta adresinizi girin.

Giriş yap