Yazar Portal | Turkiye Interaktif Kose Yazarı Gazetesi
Cumartesi, Ocak 31, 2026
  • Giriş Yap
  • Ana Sayfa
  • Köşe Yazarları
  • Künye
  • Yayın İlkeleri
  • Yazar Müracaatı
  • Kurumsal
    • Misyon
    • Yayın Grubumuz
    • Logo
    • Reklam Tarifesi
  • Yazar Girişi
  • E-Posta
Sonuç yok
Tüm sonuçları gör
  • Ana Sayfa
  • Köşe Yazarları
  • Künye
  • Yayın İlkeleri
  • Yazar Müracaatı
  • Kurumsal
    • Misyon
    • Yayın Grubumuz
    • Logo
    • Reklam Tarifesi
  • Yazar Girişi
  • E-Posta
Sonuç yok
Tüm sonuçları gör
Yazar Portal | Turkiye Interaktif Kose Yazarı Gazetesi
Sonuç yok
Tüm sonuçları gör
Anasayfa Yazarlar Necla DURSUN

Ünlülerin Tercihi

Necla DURSUN Yazar Necla DURSUN
30 Ağustos 2020
Necla DURSUN
0
432
Paylaşma
5.4k
Görüntülenme
Facebook'ta PaylaşTwitter'da Paylaş

Tüm zamanlarda merak edilen bir konu ve çok işitilen bir sorudur: “Ünlüler nerede ikamet eder? Tercihleri hangi semtlerdir?” Bu konudaki bir gerçeklik vardır ki o da: geçmişten günümüze çoğunlukla ikamet yeri olarak tercih edilen şehir İstanbul’dur. Peki çemberi biraz daraltırsak İstanbul’da hangi semtlere odaklanmalıyız? Cihangir, Galata, Nişantaşı ilk akla gelen semtlerdir kuşkusuz. Ancak bu yazımızın konusu Kuzguncuk olacaktır. Hem de geçmişten bu güne ünlülerin tercihi olarak.

 

Onnik Usta ve Kuzguncuk

Kuzguncuk yerleşim yeri olarak her dönem çok tercih edilen bir semt olmuştur. Semt köklü ailelerin yanı sıra ünlülerin de tercihi olmuştur. Balyan ailesinin iki mimarı, ünlü ud yapımcısı Onnik Usta, bestekâr Şevki Bey bunlardan birkaçıdır.”(1)

 

İnci Çayırlı ve Kuzguncuk

Adı bir sokağa verilen İnci Çayırlı TRT Radyosu Türk Sanat Müziği Sanatçısı ve Koro Şefi’dir. Çocukluğunun bir bölümü Kuzguncuk’ta bir yalıda geçmiştir. “Kuzguncuk’un en önemli özelliği, üç dinin bir arada yaşadığı yer oluşudur. Kuzguncuk, hala 5Boğaz’daki en otantik yerdir. Osmanlı’nın çok derli toplu aileleri yaşardı orada. Rum, Ermeni, Musevi birbirine saygılıydı. Ramazanda onlar bize gelebilir, onların dini bayramlarında da biz onlara gidebilirdik. O bize hamursuzunu getirir, biz de ona Ramazan pidemizi ikram ederdik. Derinde karşılıklı saygı olduğu için Kuzguncuk bu gün bütün o civarın en mühim yeridir.”(2) İnci Çayırlı’nın anılarından alınan bu bölümde görüleceği üzere kendi cümleleri ile semtin ayrıcalıklı bir yeri vardır.

 

Salah Birsel ise İnci Çayırlı’nın semtteki varlığına kitabında şu şekilde yer vermiştir: “O yıllar İnci Çayırlı daha yukarı sokaklarda oturur. Kuzguncuklular geceleri onun evinin balkonundan verdiği konserlerle ciğerlerini şişirerek başka ülkelere uçmaya çabalarlar.”(3)

 

Nazım Hikmet ve Kuzguncuk

Semti tercih edenlerden biri Nazım Hikmet ve teyzesi Sare Hanımdır. “Yakınlardaki bir yalı da Demokrat Partili Şevket Mocan’ın yalısıydı. Havuzu, mermer heykelleri, tavan süslemeleri ile Kuzguncuk’un en güzel yalılarından olan ve “pembe yalı” diye de bilinen bu yalıda Şevket Mocan, eşi, Nazım Hikmet’in teyzesi Sare Hanım ile otururdu. Sare Hanım, mavi gözlü, seyrek sarı saçlı, naif bir hanımdı.”(4)

 

Sare Teyze’sini görmeye sık sık gelen Nazım Hikmet’in semte olan beğenisini şu mısralar ile görünür kılmıştır:

“Beykoz’da oturmalı,
Beykoz’da çalışan adam,
Fakat Kuzguncuk güzel yerdir,
Ve gayet nefis yapar gül reçelini pansiyoncu Madam ve kızı Raşel…”

 

Can Yücel ve Kuzguncuk

 Semtin şairlere ilham veren özelliği Can Yücel’i de çekim alanına almıştır. Adını semtteki bir sokağa veren Can Yücel’in semte olan sevgisini “Ben Kuzguncuk’ta yeşil bir dal buldum, ona tutundum.” sözleri ile ifade etmiştir. Can Yücel Datça’ya yerleşmeden önce uzun yıllar ikamet ettiği Hamam Sokak’taki evinden iskeleye kadar esnaf ile selamlaşarak yürür ve müdavimi olduğu Çınaraltı Cafe’ye gider, her zaman oturduğu masaya otururdu. “Can Yücel sahildeki parkın oradaki Çınaraltı’nda Kuzguncuklular ile sohbet ederdi, hatta karşıdan gelen kadınlar sohbete katılırlardı Çınaraltı’nda.”(5)

 

Semt sakini bir ressamın, Can Yücel ile olan bir anısı ve hala yaşattığı kalıcı hatırası bulunmaktadır: “Can Yücel’in doktoru O burada yaşarken eşim idi. Üniversite sınavını kazandığımı ve kayıt yaptıracağım bölümün seramik bölümü olduğunu söylediğimde bana dedi ki; “O zaman senin adın bundan sonra “seramine” olsun”. Ben de Can Baba’nın uygun bulduğu bu ismi çok severek internetteki adım olarak kullanıyorum. Benim için çok önemli miras niteliğinde bir olgudur bu isim. Gurur duyuyorum bu durumdan.”(6)

 

Cengiz Bektaş ve Kuzguncuk

Ünlülerin ikamet tercihlerini etkileyen önemli faktör ise semte yerleşen Yüksek Mimar Cengiz Bektaş olmuştur. “Bektaş’ın peşinden oraya taşınıp eski evler restore ettirmeye başlayan sanatçılar, entelektüeller, seçkinler tarafından gerçekleşti. Bektaş kendi sanatçı, mimar ve mühendis çevresinden arkadaşlarını sokağa getirmeye başlamıştı. Mahalle sakini bir sanatçı, bir ev satılığa çıktığında Bektaş’ın bir arkadaşını getirdiğini ve arkadaşının evi satın alacak parası yoksa orada yaşayan sanatçı topluluğunun yardımcı olduğunu anlattı. Dolayısıyla, bugün Üryanizade Sokak’ta yaşayanların çoğu Kuzguncuk’a taşınmadan öncesine dayanan arkadaşlık ve tanıdıklık ilişkileriyle birbiriyle bağlantılılar. Bu restorasyon akımı medyanın ilgisini çekti ve Bektaş tarafından desteklenmiş, böylece Kuzguncuk’un görünürlüğünü ve popülerliğini arttırdı.” (7)

 

Sevim Burak ve Kuzguncuk

Sevim Burak ise bir diğer ünlü semt sakini ve alışılmışın dışında bir edebiyatçıdır. Delikoç Sokak’ta bulunan evi bu gün restore edilmiş ve kapısında küçük bir levha ile evin Sevim Burak’ın çocukluğunun ve gençlik yıllarının geçtiği ev olduğu belirtilmiştir. Yazar o günlerini; “1931’de İstanbul’da doğdum. 21 yaşıma kadar Kuzguncuk’un tepesindeki evimizde babaannem ve büyükbabamla geçirdim. Bu yüzden çocukluğumla büyüklüğüm arasında büyük bir fark yok gibidir. Aile çevremizde, çocuktan çok yaşlı komşular, yaşlı akrabalar bulunduğu için onların arasında, yaşlı bir insan gibi yetiştim. İlkokulu Kuzguncuk’ta okurum.”(8) şeklinde anmaktadır.

 

Çocukluğundaki gözlemleri ve yaşanmışlıkları ile yazdığı kitaplarda semtin zenginliklerinden esinlenmiştir. Bu durumu kendisi şöyle anlatmıştır: “Ben Kuzguncuk’ta yaratılan bir duygular örgüsüyüm. Büyük yalnızlıkların öyküsü. Yaşlılarla arkadaşlık etmek, yalnızlık getirir çocuklara. Çocuk arkadaşım olmadı benim hiç. Arkadaşlarımın topuda muşmulaydı. Babaannem, büyükbabam tümü tılsımlıydı. Hepsini delilikleri vardı. Onların deliliklerinin çok güzel olduğu kanısındayım.”(9)

 

Kuzguncuk’tan ayrıldıktan sonra özellikle yaz aylarında olmak üzere ara ara semtte ikamet eden Sevim Burak, duygusal olarak semtten kopmamıştır: “Bu Salacak’taki eve taşınmadan önce 4 ay Kuzguncuk’taki evde oturduk. O zaman gördüm ki bizim eski Yahudi komşular -annemin ahbapları hala oradalar. Bir kısmını Filistin’de gitmiş biliyordum. Ya gittiler de geri döndüler ya da orada gizlendiler, yıllarca ortaya çıkmadılar da ben göremedim. Bu sefer Kuzguncuk’ta kalışımda her gün ihtiyar bir eskici vardı onu gördüm. Kapının önünden geçti, evi aşağıdaydı, merak ettim, dereye içine gittim. Yeni evler arasında saklanmış eskicinin evini gördüm. Karısını da. Küçücük bir gecekondu – eskiden gecekondu demezdik- Yahudilerin evi derdik. Küçücük ve bahçe içinde olduğunu ve fakirliği anlatırdı. Zengin Yahudiler daha 20 yıl önce bıraktılar Kuzguncuk’u bu fakir akrabalarına. O gidenleri hatırlamıyorum, ben Kuzguncuk’ta kalanlardan sayıyorum kendimi. Onlar da beni tanıyorlar. Annem öleli 20 yıl oldu, babamın soyu hala ortada. Onlar bana göre “Madam Mari’nin kızı” diyorlar.”(10)

 

Güngör Dilmen ve Kuzguncuk

Tiyatro oyun yazarı, dramaturg ve yönetmen aynı zamanda semt sakini Güngör Dilmen “Kuzguncuk Türküsü” isimli oyununda semtteki sosyo-kültürel çeşitliliği ve 6-7 Eylül olaylarını konu almıştır. Semt verimli bir bahçe olarak kabul edilecek olursa verilen ürünlerden sadece bir tanesidir bu oyun, yazarın payına düşenlerden. Semtin çeşitliliği oyunda eski bir tatlı çeşidi olan, rengârenk görüntüsü nedeniyle genellikle çocuklar tarafından tercih edilen, tahta bir çubuğa sarılarak tüketilen macun şekerine benzetilmektedir. “Kuzguncuk Türküsü’nde, macun tablasındaki farklı renklerden oluşmuş macunlar, Rum öğretmen Saranda’ya Kuzguncuk’taki etnik, dinsel ve kültürel mozaiği anlatır. ’Bütün bu renkler beyaza kesilir. Bakın şurada hepimiz renk renk Rumu, Ermenisi, Türkü, Yahudisi, Tanrının eli şöyle fırıl fırıl çevirdi mi bizi ki çeviriyor da aslında. Biz, Rum, Ermeni, Yahudi, Türk olmaktan önce insanızdır.’ ”(11)

 

Aynı oyunda İcadiye Caddesi’nde yapılan eğlencelerden oyunun kahramanlarından öğretmen Saranda şöyle bahsetmektedir; ”Akşam yine şenlenmeye başlar İcadiye, kızlar oğlanlar için piyasa demektir. Masalar çıkar, sandalyeler atılır kapı önlerine. Her evin en geniş mekânı İcadiye. Kızgın zeytinyağı kokusu sokak aralarında, büber, patlıcan kızartma mevsimiyse.”(12)

 

Buket Uzuner ve Kuzguncuk

“Boğaziçi köyümüzün farkında bile olmayan bazı sanatçıların ilgisini buraya çekmişti. Ardından kimi gazeteler de Kuzguncuk’u konu etmiş belki biraz bu nedenle artık yıkılmaya terk edilmiş o şahane evlerin bazıları onarılmıştır.”(13) Semtin ünlülerin tercihi olma hususunu Buket Uzuner “Kumral Ada Mavi Tuna” isimli kitabında böyle konu etmiştir.

 

Uğur Yücel ve Kuzguncuk

”En ünlü mahalle dizilerinden biri, kendisi de Kuzguncuk’ta doğmuş olan ünlü komedyen, aktör ve yönetmen Uğur Yücel’in yapımcılığını üstlendiği İkinci Bahar’dı. Yücel kendi kimliğinin doğduğu mahalleye bağlı olduğunu sık sık yazar ve dile getirir ve Ocak 2002’de Kuzguncuk’taki yerel bir organizasyonda yaptığı bir konuşmada kendisine mahalle çocuğu veya Kuzguncuk’un çocuğu olarak tanımlar. Yücel sözleri şöyle sürdürür: “Bir yabancılaşma yaşıyorum burada, kendi köyümde dışarıdan gelmiş birisi gibi ağırlanmak, bana bu yabancılaşmayı yaşatıyor. Benim için başladığı ve belki de biteceği yerdeyim. Mahalle, semt çocukları hayatın sıcaklığından uzaklaşmıyorlar. Benim için Kuzguncuk bir sinemaydı. Muazzam bir karakterler resitaliydi. Ben buradan çıktım ve buranın insanından beslendim.”(14) Uğur Yücel’in bu anlatısı Sevim Burak’ın semte dair söyledikleri ile örtüştüğü ve sanat ile ilgilenenlere nasıl bir kaynak teşkil ettiği açıkça görülebilmektedir.

 

Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve Kuzguncuk

 Mustafa Kemal Atatürk’ün de yolu bir dönem Kuzguncuk’a, Ali Fuat Cebesoy’un evine düşmüştür. Ali Fuat Cebesoy’un ailesi köklü bir ailedir ve Osmanlı döneminde görev alan pek çok ünlü sadrazam ve nazır bu ailedendir. Şevket Mocan, Nâzım Hikmet, Mehmet Ali Aybar, Zeki Baştımar ve Dündar Baştımar Cebesoy ailesindendir. Bu ailenin semtte bulunan konutuna olan ziyaretleri kitaplarda kendisine yer bulmuştur.“1902 Haziranın sonlarında bir gün Atatürk’le Cebesoy Paşa Kuzguncuk’a gelir. İlkin Babanakkaş Yokuşu başındaki İsmail Fazıl Paşa’nın –Cebesoy’un babası- evine uğrarlar, onu orada bulamayınca Boğaz’a vururlar. Dönüşte İsmail Fazıl Paşa onları evde bekliyordur. Elini öpen Mustafa Kemal’e şöyle serzenişte bulunur: “Oğlum burası senin evin sayılır, niçin sık sık gelmiyorsun?” 1904 aralığında Mustafa Kemal, Ali Fuat ile birlikte Harp Akademisini bitirip kurmay yüzbaşı olarak diploma aldığı vakit de Kuzguncuk’taki köşkte yine bir kaç gün görünür. Ata bir süre sonra, 5 Şubat 1905’te de genç Cebesoy’la Şam’da Beşinci Orduya atandığı vakit de burada bir gece konaklar. O’nun mütareke yıllarında de Kuzguncuk’ta kalmışlığı vardır.”(15)

Sonuç:

Ünlü semt sakinlerine Oktay Rifat, Rıfat Ilgaz, Hülya Koçyiğit, Bennu Yıldırımlar, İskender Pala, Metin Çekmez, Sumru Yavrucuk, Ayhan Bozkurt örnek verilebilir. (tabii bu kadarla kısıtlı olmadığı aşikar) Semti ziyaret ettiğinizde sokaklarında karşılaşmanız ise an meselesidir.

Kaynakça:

(1)Cengiz Bektaş, Kuzguncuk, 1. Basım, İstanbul: Literatür Yayınları, 2003, s.26-56.
(2)Murat Derin, Müziğin Güzel Günlerine Yolculuk İnci Çayırlı’nın Anıları, 1.Basım, İstanbul: Pan Yayınları, 2015, s.40.
(3)Salah Birsel, Sergüzeşt-i Nano Bey Elmas Boğaziçi, 1.Basım, İstanbul: İş Bankası Yayınları, 1982. s.312-313.

(4)Murat Derin, Müziğin Güzel Günlerine Yolculuk İnci Çayırlı’nın Anıları, 1.Basım, İstanbul: Pan Yayınları, 2015, s:42.
(5)İsmail Aksoy, Benim Kuzguncuk’um, 1. Basım, İstanbul: İleri Yayınları, 2017, s.126.
(6)Ressam, Kişisel Görüşme

(7)Amy Mills, Hafızanın Sokakları, 1. Basım, İstanbul: Koç Üniversitesi Yayınları, 2014, s.124s
(8)İskender Altın, İşte Baş işte Gövde İşte Kanatlar Oyununu Çalışırken Keşfettiğim, Sevim Burak’ın Metinlerine Yada Kendine Bakışımı Oluşturan Notların Arasından Seçilen Veya Yeni Yazılan 24 Not, Tiyatro Araştırmaları Dergisi, Sayı:32, 2011/2, s.95.
(9)Birsel, s.270.

(10)Sevim Burak, Beni Deliler Anlar, 1.Basım, İstanbul: Hayy Kitap Yayınları, 2009, s:26-27.
(11)Fatma Keçeli, Güngör Dilmen’in Oyunlarında, Mitolojik Tarihsel ve Fantastik Olanın Kullanımı, s.26, http://dergiler.ankara.edu.tr/dergiler/13/181/1431.pdf, (Erişim: 09.05.2018)
(12)Güngör Dilmen, Toplu Oyunları 5 Kuzguncuk Türküsü, 1.Basım, İstanbul: Mitos Yayınları, 2000, s.25.
(13)Buket Uzuner, Kumar Ada Mavi Tuna, 12. Basım, İstanbul: Remzi Kitabevi Yayınları, 1997, s.35.

(14)Mills, s.130.

(15) Birsel, s.239-240.

Paylaş
Etiketler: CihangirgalataNişantaşıRamazan pidemizÜnlüler
Önceki Yazı

Aşure Gününün Önem ve Fazileti?

Sonraki Yazı

Dostlar, Düşmanlar… (II)

Necla DURSUN

Necla DURSUN

1976 Sakarya doğumludur. Anadolu Üniversitesi İşletme Fakültesi’nden mezun olduktan sonra Marmara Üniversitesi Sosyal Bilimler Fakültesi Yerel Yönetimler Anabilim Dalı Küresel Şehirler ve İstanbul Araştırmaları Programında “Kuzguncuk Semt Tarihini İnsandan Okumak; Bir Seçki ile Şahsiyetler” konulu yüksek lisans tezini yazmıştır. İstanbul’da yaşamaktadır.

İlişkili Yazılar

Günün Sürprizleri
Gündelik Yaşam

Günün Sürprizleri

15 Eylül 2025
5k
The Occupant – Konut
Film & Sinema Eleştirisi

The Occupant – Konut

15 Şubat 2024
5k
Bir Casus Filmi: Çiçero
Film & Sinema Eleştirisi

Bir Casus Filmi: Çiçero

25 Kasım 2023
5k
Yetişkin Sıkıntılarından Çocuk Gibi Kaçan Ayşe
Film & Sinema Eleştirisi

Yetişkin Sıkıntılarından Çocuk Gibi Kaçan Ayşe

23 Eylül 2023
5k
Sonraki Yazı

Dostlar, Düşmanlar… (II)

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

  • Trendler
  • Yorumlar
  • En son
Aşık Veysel ve Kara Toprak Türküsü Hikayesi

Aşık Veysel ve Kara Toprak Türküsü Hikayesi

22 Mart 2019
Ayak Tabanına Veya Göğüse Vicks Sürmenin Faydası Yok

Ayak Tabanına Veya Göğüse Vicks Sürmenin Faydası Yok

24 Ocak 2016

Yok Saymak

28 Mart 2020

Yıldızname Baktırmak Günah mı…Günah…

09 Haziran 2022

Keltepen’in Taşları /Şu Akkuşun Gürgenleri

18 Nisan 2020

Düz Dara Yâr Düz Dara

23 Mayıs 2020

Tüketicilerin Süt Tozu Dilekçeleri!

97

Fethullah Gülen’e 19 Soru

72

Ayasofya Açılsın Zincirler Kırılsın

70

İslâm Dışı Bir Uygulama: Çocuk Sünneti…

45

Gıda Mühendislerinin Petek Ataman’a Çağrısı

40

Şarkı Sözü Alan Var mı?

39
Tərcümeyi – Hal

Tərcümeyi – Hal

31 Ocak 2026
Ünye Döner Çeşme Meydanı

Ünye Döner Çeşme Meydanı

31 Ocak 2026
Herkese ‘Kelle’ Gerek

Günce

31 Ocak 2026
Müzisyen Kardeşler

Müzisyen Kardeşler

31 Ocak 2026
Suskun Ve Sessiz

Kürsüde Az Ses, Çok Mana

30 Ocak 2026
Toplumsal Cinsel Problem

Toplumsal Cinsel Problem

30 Ocak 2026

Köşe Yazarları

Türkiye Deprem Haritası

 

Ayın Sözü

Lütfen Duyarlı Olalım!

de, da vb. bağlaçlar ayrı yazılır.

Cümle bitişinde noktalama yapılır. Boşluk bırakılır, yeni cümleye büyük harfle başlanır.

Dilimiz kadar, edebiyatımıza da özen gösterelim.

Arşiv

Sosyal Medya’da Biz

  • Facebook
  • İnstagram
  • Twitter

Entelektüel Künyemiz!

Online Bilgi İletişim, Sanat ve Medya Hizmetleri, (ICAM | Information, Communication, Art and Media Network) Bilgiağı Yayın Grubu bileşeni YAZAR PORTAL, her gün yenilenen güncel yayınıyla birbirinden değerli köşe yazarlarının özgün makalelerini Türk ve dünya kültür mirasına sunmaktan gurur duyar.

Yazar Portal, günlük, çevrimiçi (interaktif) Köşe Yazarı Gazetesi, basın meslek ilkelerini ve genel yayın etik ilkelerini kabul eder.

Yayın Kurulu

Kent Akademisi Dergisi

Kent Akademisi | Kent Kültürü ve Yönetimi Dergisi
Urban Academy | Journal of Urban Culture and Management

Ayın Kitabı

Yazarımız, Sedayi ALTUN’dan,

“Bir Eğitim Yolcusu” adlı güzel bir eser. Yazarımızın eseri, yine bir yazarımız ve Karadeniz Şairler ve Yazarlar Derneği yönetim kurulu üyemizin sahibi olduğu Ateş Yayınlarından çıkmıştır. Kendilerini kutluyoruz.

Gazetemiz TİGAD Üyesidir

YAZAR PORTAL

JENAS

Journal of Environmental and Natural Search

Yayın Referans Lisansı

Creative Commons License
This work is licensed under a Creative Commons Attribution-NonCommercial-NoDerivatives 4.0 International License.

Bilim & Teknoloji

Eğitim & Kültür

Genel Eğitim

Kişisel Gelişim

Çocuk Gelişimi

Anı & Günce

Spor

Kitap İncelemesi

Film & Sinema Eleştirisi

Gezi Yazısı

Öykü Tefrikaları

Roman Tefrikaları

Röportaj

Medya

Edebiyat & Sanat

Sağlık & Beslenme

Ekonomi & Finans

Siyaset & Politika

Genç Kalemler

Magazin

Şiir

Künye

Köşe Yazarları

Yazar Müracatı

Yazar Girişi

Yazar Olma Dilekçesi

Yayın İlkeleri

Yayın Grubumuz

Misyon

Logo

Reklam Tarifesi

Gizlilik Politikası

İletişim

E-Posta

Üye Ol

BİLGİ, İLETİŞİM, SANAT ve MEDYA HİZMETLERİ YAYIN GRUBU

 INFORMATION, COMMUNICATION, ART and MEDIA PUBLISHING GROUP

© ICAM Publishing

Gazetemiz www.yazarportal.com, (Yazarportal) basın meslek ilkelerine uymaya söz vermiştir.
Yazıların tüm hukuksal hakları yazarlarına aittir. Yazarlarımızın izni olmaksızın, yazılar, hiç bir yerde kaynak gösterilmeksizin kısmen veya tamamen alıntı yapılamaz.

Sonuç yok
Tüm sonuçları gör
  • Ana Sayfa
  • Köşe Yazarları
  • Künye
  • Yayın İlkeleri
  • Yazar Müracaatı
  • Kurumsal
    • Misyon
    • Yayın Grubumuz
    • Logo
    • Reklam Tarifesi
  • Yazar Girişi
  • E-Posta

© 2008 - 2021 Yazar Portal | Türkiye Interaktif Köşe Yazarı Gazetesi

Yeniden Hoşgeldin

Aşağıdan hesabınıza giriş yapın

Şifrenimi unuttun?

Parolanızı alın

Şifrenizi sıfırlamak için lütfen kullanıcı adınızı veya e-posta adresinizi girin.

Giriş yap