2017… Kepaze yıl!.
İşte gittin. Hertürlü melanetin, kaygın, zammın, stresin, baskın, mirasınla gittin. Umuda dair bir tek ışık bırakmadan. Görünen o ki; 2018 de umutlu yüreklere kutlu olmayacak. Perşembe, çarşambadan bellidir ya hani, senin Perşembe’n, Pazartesi’den belliydi zaten.. İşte geçiverdi yeni yılın binde 11’i ilk 4 günde. Gelip geçtin ama delip geçtin!. Acelen vardı. Ne çok şey sığdırdın 2017’ye. Sığmayanları da miras diye devrettin 2018’e.
Ne bitmez garezin, ne doymaz ihtirasın, ne azalmaz nefretin, ne tükenmez kinin varmış… Ne ar bildin, ne haya, ne de yasa… Hukuk bitmiş, ekonomi çökmüş, eğitim yitmiş. İyi’den ne kalmış geriye? Atı alan Üsküdar’ı geçmiş!. Usta’ya çıkmış adı!. Şaşılası olan şudur ki; duyan yok, nedir halkın feryadı. Feryat dağ, feryat derya, feryat deniz… ama sessiz!.Duyan yok!… Korkak, yılgın, sinmiş!. Ohal!… O’hal!… Bahane işte!… Niyet de bu değil miydi zaten?
KHK; .”Resmi sıfat taşıyıp taşımadıklarına veya resmi görev yerine getirip getirmediklerine bakılmaksızın 15 Temmuz darbe teşebbüsü ve terör eylemler ile bunların devamı niteliğindeki eylemlerin bastırılması kapsamında hareket eden kişilerin, ceza ve tazminat sorumluluğu yoktur.” Diyor, Anayasa mahkemesi, ben o işlere bakmam diyor.
Oysa; Yasa, hem de en yüce yasa; Anayasa; KHK’larla ilgili olarak ne diuor:
1. “Sadece olağanüstü duruma neden olan konuyu içerme zorunluğu vardır”.diyor, KHK^lık nesi varsa, kar lastiğine bile düzenleme getiriyor.
2. “30 gün içinde Büyük Millet Meclisi Genel Kurulunda tartışılarak uygulanırlıklarının karara bağlanması gerekir” diyor. Oysa, Meclis devre dışı. KHK’lar fetva hükmünde, meclise bile getirilmiyor. Yasa emirleri yerine getirilmiyor.
Oysa Anayasa madde 121/3 ve Meckis İçtüzük 128; “Çıkarılan Kanun Hükmünde Kararnameler, Resmi Gazetede yayımlanır ve AYNI GÜN Türkiye Büyük Millet Meclisinin onayına sunulur” diyor ve ekliyor; “Türkiye Büyük Millet Meclisine sunulan kanun hükmünde kararnameler, Meclis Genel Kurulu’nda diğer kanun hükmünde kararnamelerle, kanun tasarı ve tekliflerinden önce, ivedilikle EN GEÇ 30 GÜN İÇİNDE görüşülür ve karara bağlanır” Diyor olmasına rağmen, şu ana kadar çıkarılmış otuzun üstünde KHK’dan sadece 2’si meclis tarafından karara bağlanmış.. Bu yasa tanımazlık değil midir? Hukuk Devleti’nde yasa tanımazlık olabilir mi? Suç değil mi bu? Nereden cesaret alınmaktadır?
Ve yasa son noktayı da şöyle koyuyor: “BELİRTİLEN SÜREDE TBMM Genel Kurulun onayına SUNULMAYAN KHK işlevini ve GEÇERLİLİĞİNİ YİTİRİR.” diyor.
İşte soru:
– Şu anda yasal geçerliliğini yitirmiş ama yürürlükte olan kaç KHK vardır? Bu durum, gayriyasal yani hukuki bir sorun değil midir?
Devam edelim en büyük yasa Anayasa neyi emrediyor ve neler oluyor:
3. “KHK’lerin Anayasaya uygun olup olmadığına, Anayasa Mahkemesinin karar vermesi gerekir.” Oysa Anayasa Mahkemesi bana sormayın – bakmam deyip kapıları kapatıyor. Yasa, yani KHK, sopayı kapanın eline ve insafına kalıyor.(Siz düşünün meydan kimlere bırakılıyor)
4. “Geçiciliği olan Kanun Hükmündeki Kararlar alındıktan sonra, Olağanüstü Hal, en kısa sürede kaldırılmak zorundadır” diyor. Oysa OHAL 18 aydır ucu açık sürdüğü gibi; sanki, at sahibinin tekraren Üsküdar’ı aşması için de sinsi planlar mı kurgulanıyor.
***
Ve diyanetine de gelecek sır… Bir diğer yazımda.
Defol 2017!…
Geride bıraktıklarınla, “2018’de de yedim başınız!” diyerek birikmiş kinlerini ve nefretlerini ekip de gittin giderayak!…
Ama, şunu bil lanetli yıl!…
Çok kalmadı 2019’a…. Hatırla!…
Emperyalizmden de uşaklarından da, bir ‘19’lu yılda atılmıştı kurtuluşun ve kuruluşun temelleri!…
Yine yaparız… Yine “Az zamanda çok işler” yaparız.
Biliriz yeniden kurtuluşu!.. Hem de en karanlık günlerde.
Sevinmesin hiç kimse!… Vız gelir, 2017 ve öncesinın ihtirasları, kinleri, nefretleri, yıkımları.
*
Yine bitmedi diyeceklerim….
04 Ocak 2018
Mehmet Halil Arık
Emekli eğitimci – DENİZLİ
mehmethalilarik@gmail.com
Tel: 0535 202 11 61




















