Yazar Portal | Turkiye Interaktif Kose Yazarı Gazetesi
Cumartesi, Ocak 31, 2026
  • Giriş Yap
  • Ana Sayfa
  • Köşe Yazarları
  • Künye
  • Yayın İlkeleri
  • Yazar Müracaatı
  • Kurumsal
    • Misyon
    • Yayın Grubumuz
    • Logo
    • Reklam Tarifesi
  • Yazar Girişi
  • E-Posta
Sonuç yok
Tüm sonuçları gör
  • Ana Sayfa
  • Köşe Yazarları
  • Künye
  • Yayın İlkeleri
  • Yazar Müracaatı
  • Kurumsal
    • Misyon
    • Yayın Grubumuz
    • Logo
    • Reklam Tarifesi
  • Yazar Girişi
  • E-Posta
Sonuç yok
Tüm sonuçları gör
Yazar Portal | Turkiye Interaktif Kose Yazarı Gazetesi
Sonuç yok
Tüm sonuçları gör
Anasayfa Yazarlar Ülkü TAŞLIOVA

Kayıp Kolun Hikâyesi

Ülkü TAŞLIOVA Yazar Ülkü TAŞLIOVA
15 Eylül 2015
Ülkü TAŞLIOVA
0
401
Paylaşma
5k
Görüntülenme
Facebook'ta PaylaşTwitter'da Paylaş

“ Hanım Ebru’nun neden canı sıkkın?”

“Yine aynı şey Semih, okulda arkadaşları ‘Baban kolsuz.’ demişler.”

Sol elindeki kaşığı çorba kâsesinin içine bırakıp, tabağın sağında üçgen şeklinde katlı duran kâğıt peçeteyi alarak ağzını sildi. Masadan yemeğini yemeden kalktı. Kızının odasına doğru yürüyerek kapısının önünde durdu. Sonrada tek eliyle tıklatıp içeriden gelen sesle odaya girdi.

Baba kız sustular bir müddet. Ebru’nun şaşkın bakışına aldırmadan saçlarını okşayıp başını göğsüne yasladı. Uzak hayallere daldı.

“ Biliyorum kızım benden utanıyorsun. Böyle olmayı ben de istemedim ama bazı şeyler var ki insanın kendi elinde değil. Ödevin yoksa sana bir hikâye, daha doğrusu benim kolumun hikâyesini anlatayım. Sen de büyüdün artık bunu anlayabilirsin.”

Evet, manasında başını sallayan kızının yatağına oturup sırtını yasladı. Gözleri karşısındaki duvara değil de sanki uçsuz bucaksız sonsuzluğa bakıyordu.

“ Güzel kızım sen bizim oraları hiç görmedin yazı başka, kışı başka ilkbaharı ve sonbaharı başka çilelidir. Her sene olduğu gibi o yıl da tarlalar biçilmiş, harman dövülüp, kışlık mensil[1] tedarik edilerek ambarlara doldurulmuştu. İşlerini bitiren köy halkı zorlu günlerine hazırdı artık.”

“Karın etrafı beyaza bürüdüğü o ilkindi vaktinde kapımızın önündeki harman yerinden gelen bağrışma sesini duyunca dışarı koşmuştuk. O zamanlar yedi ya da sekiz yaşındaydım. Anlayamadığım kargaşa arasında bir o tarafa bir bu tarafa koşturuyordum. Benden iki yaş küçük olan kardeşim Sancar da ben nereye gitsem arkamdan oraya geliyordu. Adımızı aldığımız Semih Sancar’ın adı soyadı gibi bir birimizden ayrılmıyorduk. Belki de yaşananları oyun zannediyorduk o zamanlar.”

‘Ağam yapma etme köpek bu, sözden anlamaz ki vallahi bağını kopardığını görmedim.’

‘O zaman bağdan kopan köpeğe sahip olmamanın ne demek olduğunu göreceksin …!’

‘Ağam yapma küfretme bana.’

‘Sen köpeğine sahip çıkma, gelsin benim bağdaki köpeğimi boğup öldürsün bende susayım öylemi? ’

‘ Ağam sövme ne olur. Hayvan bu.’

“Uzunlamasına istiflenmiş otluğun köşesine durmuş oyun oynayanları seyreder gibi olanları seyrediyorduk. Sesler iyice yükselmiş, kavga bağını kıran köpek meselesinden çıkmış başka boyut kazanmıştı. Babaannem, annem, amcamın eşi ve kavga sesini duyan komşular dışarı çıkmış kavgayı yatıştırmaya çalışıyordu. Bütün bu çabalara rağmen sakinleşmemişti. Hırsını sözle alamayan amcam koşarak eve gitmiş, elinde tüfekle geri dönmüştü.”

“Üçüncü kardeşime hamile olan annem, babama doğrultulan tüfeğin önünde durmuş;

‘ Ağam yapma, ağam şeytana uyma.’ diye yalvarıyordu.”

“Amcam;” ‘Sultan gelin çekil aradan.’ ”diye bağırırken ben de hemen annemin yanına koşup sarıldığımda ardı ardına patlayan silah sesiyle annem olduğu yere yığıldı. Benim de kolumda dayanılmaz sızı ve elimi ıslatan sıcaklık vardı.”

“Sanki dünya durmuş, herkes olduğu yerde kalakalmıştı. Bağrışmalar yerini şaşkınlığın sessizliğine bırakmıştı. Annem yere sırtüstü uzanmış karnından sızan kan, karı kırmızıya boyuyordu. Babam ayakta ölmüş gibi nefessiz durup, gözlerini yerde yatan anneme dikmişti. Amcam ise elinde tüfekle öylece durmuş bize bakıyordu.”

“Sessizlik ne kadar sürdü bilmiyorum. Ortalık babaannemin haykırışlarıyla, çığlıklarıyla inlemiş, harman yeri insanlarla dolmuştu. Her kes bir şeyler söylüyordu. Ben ise kolumdaki dayanılmaz sızıyla diz üstü çökerek önümde upuzun yatan anneme bakıp çığlık çığlığa ağlıyordum. Sancar da gelip yanıma oturmuş boş gözlerle etrafa bakınıyordu. Bir ara annem yüzünü bana çevirip;”

‘ Ağlama paşa oğlum geçecek.’ “ Dediğinde canının acısını gözlerinden süzülen yaşlarda görmüştüm.”

“Sonra neler oldu baba.”

“O zamanki şartlar çok zordu. Köyümüzün toprak yolu yağan kardan çamur haline gelmişti. Köyün minibüsünü çağırmışlardı ama yolda saplanıp kalmıştı. Saatlerce süren mücadele sonunda annemi ve beni at sırtında ana yola indirmişlerdi. Yoldan geçen üstü çadırlı bir kamyonu durdurmuş kasasına battaniyeye sarılı olan annemi uzatmışlardı. Benim kolumu da eski bir bez parçasıyla bağlamışlardı.”

“Sepeleyen karın altında kamyonla yol alıyorduk. Kucağına sığındığım babaannem ve birkaç akraba daha vardı. Battaniyenin altında inleyen anneme baktıkça kahroluyordum. Onun o hali kolumun acısını unutturmuştu bana.”

“Gözümü açtığımda hastane yatağında buldum kendimi. Sağ kolum kısa ve sargılıydı. Çocuk aklımla ne olduğunu önce anlayamadım. Ağrısına dayanamayıp ne kadar süre ağladım bilmiyorum, hemşirenin vurduğu iğne beni uyutmuştu. Kendime geldiğimde etrafımda merhamet seslenişleri ve acıyan bakışlar vardı.”

“Bir hafta sonra dayım beni hastaneden çıkarıp, kendi evine götürdü. Günlerce süren iç burkan sessizliğin nedenini kapı arkasında konuşulanlardan duyduğumda gözyaşları içinde koşa koşa evimize gittim. Sancar boynu bükük bir halde babaannemin kucağında oturuyordu. Beni görünce ‘Semih geldi’ diyerek yanıma koştu. Tek kolumla kardeşime sarıldıktan sonra, odaları tek tek gezerek annemi aradım. Yoktu, hiçbir yerde yoktu. Annem ve doğmamış kardeşim ölmüş ve biz iki kardeş yetim kalmıştık.”

“O acıyla bahçesine gidip, evinin kapısını tekmeledim. Kapıdan hıncımı alamamıştım. Tek elimle toplayıp pantolonumun cebine doldurduğum taşlarla pencerelerinin camlarını kırmış, annemi ve kardeşimi istiyorum onları öldürdün diye hem ağlayıp, hem de bağırmıştım. Komşulardan biri gelip beni kucağına alarak ‘ Sakin ol Semih o yaptığının cezasını buldu, jandarma geldi götürdü.’ dediğinde azda olsa teselli bulmuştum. Bir yıl sonrada amcamın olanlara dayanamayıp, hapishanede intihar ettiğini duymuştum. Ne üzülmüştüm ne de sevinmiştim.”

Gözünden süzülen yaşları eliyle silerek oturduğu yerden kalkıp kapıya doğru yürüdü.

Birkaç hızlı adım atarak babasının arkasından beline sarılan Ebru’ nun; “Babammm ağlama.” Sözüyle kendisini gözyaşlarına teslim etti.

Paylaş
Etiketler: günceyaşam
Önceki Yazı

Kanseri Önleyen ve Tedevi Eden 10 Fito-Kimyasal

Sonraki Yazı

Müstakim Yol’un Boynu Bükük Müntesipleri!

Ülkü TAŞLIOVA

Ülkü TAŞLIOVA

İlişkili Yazılar

Kervan
Edebiyat

Kervan

04 Aralık 2023
5k
Ben Büyüttüm Seni
Şiir

Ben Büyüttüm Seni

04 Kasım 2023
5k
Hiç
Öykü Tefrikaları

Hiç

26 Ekim 2023
5k
Damgalı Deli Çoban
Öykü Tefrikaları

Damgalı Deli Çoban

06 Ekim 2023
5k
Sonraki Yazı

Müstakim Yol'un Boynu Bükük Müntesipleri!

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

  • Trendler
  • Yorumlar
  • En son
Aşık Veysel ve Kara Toprak Türküsü Hikayesi

Aşık Veysel ve Kara Toprak Türküsü Hikayesi

22 Mart 2019
Ayak Tabanına Veya Göğüse Vicks Sürmenin Faydası Yok

Ayak Tabanına Veya Göğüse Vicks Sürmenin Faydası Yok

24 Ocak 2016

Yok Saymak

28 Mart 2020

Yıldızname Baktırmak Günah mı…Günah…

09 Haziran 2022

Keltepen’in Taşları /Şu Akkuşun Gürgenleri

18 Nisan 2020

Düz Dara Yâr Düz Dara

23 Mayıs 2020

Tüketicilerin Süt Tozu Dilekçeleri!

97

Fethullah Gülen’e 19 Soru

72

Ayasofya Açılsın Zincirler Kırılsın

70

İslâm Dışı Bir Uygulama: Çocuk Sünneti…

45

Gıda Mühendislerinin Petek Ataman’a Çağrısı

40

Şarkı Sözü Alan Var mı?

39
Tərcümeyi – Hal

Tərcümeyi – Hal

31 Ocak 2026
Ünye Döner Çeşme Meydanı

Ünye Döner Çeşme Meydanı

31 Ocak 2026
Herkese ‘Kelle’ Gerek

Günce

31 Ocak 2026
Müzisyen Kardeşler

Müzisyen Kardeşler

31 Ocak 2026
Suskun Ve Sessiz

Kürsüde Az Ses, Çok Mana

30 Ocak 2026
Toplumsal Cinsel Problem

Toplumsal Cinsel Problem

30 Ocak 2026

Köşe Yazarları

Türkiye Deprem Haritası

 

Ayın Sözü

Lütfen Duyarlı Olalım!

de, da vb. bağlaçlar ayrı yazılır.

Cümle bitişinde noktalama yapılır. Boşluk bırakılır, yeni cümleye büyük harfle başlanır.

Dilimiz kadar, edebiyatımıza da özen gösterelim.

Arşiv

Sosyal Medya’da Biz

  • Facebook
  • İnstagram
  • Twitter

Entelektüel Künyemiz!

Online Bilgi İletişim, Sanat ve Medya Hizmetleri, (ICAM | Information, Communication, Art and Media Network) Bilgiağı Yayın Grubu bileşeni YAZAR PORTAL, her gün yenilenen güncel yayınıyla birbirinden değerli köşe yazarlarının özgün makalelerini Türk ve dünya kültür mirasına sunmaktan gurur duyar.

Yazar Portal, günlük, çevrimiçi (interaktif) Köşe Yazarı Gazetesi, basın meslek ilkelerini ve genel yayın etik ilkelerini kabul eder.

Yayın Kurulu

Kent Akademisi Dergisi

Kent Akademisi | Kent Kültürü ve Yönetimi Dergisi
Urban Academy | Journal of Urban Culture and Management

Ayın Kitabı

Yazarımız, Sedayi ALTUN’dan,

“Bir Eğitim Yolcusu” adlı güzel bir eser. Yazarımızın eseri, yine bir yazarımız ve Karadeniz Şairler ve Yazarlar Derneği yönetim kurulu üyemizin sahibi olduğu Ateş Yayınlarından çıkmıştır. Kendilerini kutluyoruz.

Gazetemiz TİGAD Üyesidir

YAZAR PORTAL

JENAS

Journal of Environmental and Natural Search

Yayın Referans Lisansı

Creative Commons License
This work is licensed under a Creative Commons Attribution-NonCommercial-NoDerivatives 4.0 International License.

Bilim & Teknoloji

Eğitim & Kültür

Genel Eğitim

Kişisel Gelişim

Çocuk Gelişimi

Anı & Günce

Spor

Kitap İncelemesi

Film & Sinema Eleştirisi

Gezi Yazısı

Öykü Tefrikaları

Roman Tefrikaları

Röportaj

Medya

Edebiyat & Sanat

Sağlık & Beslenme

Ekonomi & Finans

Siyaset & Politika

Genç Kalemler

Magazin

Şiir

Künye

Köşe Yazarları

Yazar Müracatı

Yazar Girişi

Yazar Olma Dilekçesi

Yayın İlkeleri

Yayın Grubumuz

Misyon

Logo

Reklam Tarifesi

Gizlilik Politikası

İletişim

E-Posta

Üye Ol

BİLGİ, İLETİŞİM, SANAT ve MEDYA HİZMETLERİ YAYIN GRUBU

 INFORMATION, COMMUNICATION, ART and MEDIA PUBLISHING GROUP

© ICAM Publishing

Gazetemiz www.yazarportal.com, (Yazarportal) basın meslek ilkelerine uymaya söz vermiştir.
Yazıların tüm hukuksal hakları yazarlarına aittir. Yazarlarımızın izni olmaksızın, yazılar, hiç bir yerde kaynak gösterilmeksizin kısmen veya tamamen alıntı yapılamaz.

Sonuç yok
Tüm sonuçları gör
  • Ana Sayfa
  • Köşe Yazarları
  • Künye
  • Yayın İlkeleri
  • Yazar Müracaatı
  • Kurumsal
    • Misyon
    • Yayın Grubumuz
    • Logo
    • Reklam Tarifesi
  • Yazar Girişi
  • E-Posta

© 2008 - 2021 Yazar Portal | Türkiye Interaktif Köşe Yazarı Gazetesi

Yeniden Hoşgeldin

Aşağıdan hesabınıza giriş yapın

Şifrenimi unuttun?

Parolanızı alın

Şifrenizi sıfırlamak için lütfen kullanıcı adınızı veya e-posta adresinizi girin.

Giriş yap