Yazar Portal | Turkiye Interaktif Kose Yazarı Gazetesi
Çarşamba, Mart 18, 2026
  • Giriş Yap
  • Ana Sayfa
  • Köşe Yazarları
  • Künye
  • Yayın İlkeleri
  • Yazar Müracaatı
  • Kurumsal
    • Misyon
    • Yayın Grubumuz
    • Logo
    • Reklam Tarifesi
  • Yazar Girişi
  • E-Posta
Sonuç yok
Tüm sonuçları gör
  • Ana Sayfa
  • Köşe Yazarları
  • Künye
  • Yayın İlkeleri
  • Yazar Müracaatı
  • Kurumsal
    • Misyon
    • Yayın Grubumuz
    • Logo
    • Reklam Tarifesi
  • Yazar Girişi
  • E-Posta
Sonuç yok
Tüm sonuçları gör
Yazar Portal | Turkiye Interaktif Kose Yazarı Gazetesi
Sonuç yok
Tüm sonuçları gör
Anasayfa Yazarlar M. Burhan HEDBİ

Yüreğin Duyabileceği(!)

M. Burhan HEDBİ Yazar M. Burhan HEDBİ
29 Mart 2015
M. Burhan HEDBİ
0
400
Paylaşma
5k
Görüntülenme
Facebook'ta PaylaşTwitter'da Paylaş

Günümüzde bir ilişki başlayacağı zaman karşılıklı olarak kapıların açık olması lazım gelir, denilir. “Kalb kalbe karşıdır” anlayışı var ya. Fakat gerçekte böyle bir şey yoktur. Çünkü âşık ve maşuk yani seven ve sevgili aslında birdir. Bir olanda karşı-öteki taraf var mı? “Bir olandan” karşılık beklenebilir mi, nasıl karşılıklı olsun ki? Karşılıklı olabilmesi için iki tarafın var olması gerek. Peki, “Bir olmayı” başar(a)mayanda sevgiyi, muhabetti, vefayı aramak ne kadar doğru olacak!

Malayê Cezeri’nin tabiriyle:

“Bilinmez iken zat-ı lemyezelin sıfatları (Zatî güzellik ve hakiki sevgi/aşk hiçbir yaratık yaratılmazdan ta ezelden Kadim olan zatta ayrılmaz bir şey idiler)

Âşık ile maşuk bir idi, hem pervane hem de mum idi

Güzellik ve sevgi Kedimde (ezelde) bir idiler, “bir”den ayrıldılar/birbirlerinden ayrıldılar.

(Fakat) şimdilerde hadıslere tutunduğundan hikmet ve tafsilat böyle oldu

 (Gerçekte) âşık ile maşuk birbirinin aynasıdır

Çünkü ezeldeki beraberliklerinde, asılları bir tek ayna idi.”

Evet, karşılık koşulu ancak biz hadıslerin (sonradan olmaların/fanilerin) sevgi anlayışında vardır, hakikate ulaşanlarınkinde değil. Bir yerde koşul olursa merkez olmak isteyen bir tarafın varlığı da kaçınılmaz olur.

Bu merkez olma arzusunun aşk gibi sevgi gibi koşulsuz yaşanması gereken duygularda yeri yoktur. Böylesi bir arzu ancak benlik duvarını yıkamamış ve o harabede esarette olanların arzusudur. Asrımız sevgisinin kelimelere sıkıştırılma hastalığının da ötesindedir bu hal.

Bu bağlamda bizden öncekilerin yaşadığı gibi bir ilişki yaşamak veya iletişime girişmek istediğini ya da yaşadığını telaffuz eden biri, günümüz insanlarınca; o kişinin de artık sıradanlaştığı (sözüm ona süfli duygulara meyl ettiği) gibi illaki cinsler arası veya cinsi bir ilişki gibi bir hali yaşamak istediği algılanmaktadır. Oysa böyle düşünülmemelidir. Fakat herkes heybesinde olanı satar…

Aşk tarihinde sembol olan Şems ve Mevlana’nın da ayrı cinsler olmadıkları halde, birbirilerine nasıl bir duygu ile bağlandıkları malumdur. Aşk tarihine baktığımızda birçok benzerlerini görebilmekteyiz. Cinsler önemli değildir bu noktada. Sevginin başladığı ilk yer kalptir. Kalbin de cinsi(yeti) yoktur.  Daha da ileri gidersek ruhtur. Ve en son olarak cinsliği oluşturan bedenle ilişkisi oluşmaktadır sevginin.

Yine Mela der ki:

“Ta kalu beladan belki bu âlem olmazdan

Zaman çarhı ve zaman, dönen felek ve mavi gök kubbe henüz yok iken

Daha arş ve kürsî Kudret’in hazinesinde/ilminde gizli iken, sadece ilminde mevcut iken

Kemalde iken Hakkın güzelliği/cemalullah, aşkın nuru var idi.”

Hakikat olan gerçek sevgide önce kalpler arası bir iletişim başlar. Dış görüntü ve cinsi özellikler ikinci plandadır veya vesiledir. Yani beden sevgiye hükmedemez. Şayet gerçek olsa etmemelidir de, çünkü ruhun işidir. Ruh ise Allah’tandır.

Hani bazen birisine dersiniz ya; nasıl bunu sevdin diye?

Sevgi başladığı zaman ona hiçbir duygu hükmedemez, karşı koyamaz. Kalpler sadece birbirleri için çarpmak isteyeceklerdir artık. Zaten ancak birbirleri için çarpan kalpler, birbirlerinin dilinden anlayabilir. Aynaya baktığında onu görmeli…

Sen O’sun artık…

Bir yerlerden başlamak, bir şeylerin ucundan tutmak gerektiğini düşündüğün an tünele girdiğin andır… Nereye kaçarsan kaç, nerede olursan ol; onunlasın artık… Ne bir adım uzağa ne de kuytu bir yere girersin onsuz…

Ve yolculuk başlar yürek tünelinde…

Cevabını ne zaman, hangi köşede bulacağını bilemediğin sorular oluşur bilinçaltında…

Kendi kendine konuşmaya başlar yüreğin…

O ana dek hiç sorulmamış sorular sorar…

Nerede başlar, nerede biter, yol kime gider?

Bir yürekte başlayan bir yürekte biter…

Yürek fısıldamaya başlar artık onun tılsımında…

Ve artık onda bulmaya çabalar tüm sorularının cevaplarını…

Nasıl da yanar, nasıl da sızlar sessizce yürek!

Cezerî’nin dediği gibi:

“Ayrılığın ateşiyle baştan aşağı yandım

Ayrılık okları,  yıldırım gibidir aniden hangi gafil kalbe saplanırsa

Zannederim ki; dağ gibi olsa da gönül, anında lime lime olur.”

Hangi taksimin payındandır ki ona verilen…

Ve yine kimseler bilmez, ancak yürek anlar payına düşenden nasiplenmeyi…

Gamda değilim, şikâyet de etmiyorum dostlar şayet; hal ehliyse ikiyi bir yapansa, ben sukutu konuşup o duyansa.

Damla olmadan derya neye yarar ki? Damladır deryaya değer katan diyebiliyorsa. Kâinatın anlamını bir damla suda görebiliyorsa, yürek yolumu onda bitirip kördüğümü atmaya azim etmişse, ne dünde ne yarında, şimdi burada; dediğimi anlıyorsa, yüreğimden çıkan sözlerin her bir harfini mana deryasına döküp harmanlıyorsa.

Geceyi gündüz, gündüzü de gece bilip uyku sarhoşu olmuşsa, aşk badesini yüreğimin kadehinden yudumlayansa ve yüreğimi yüreğinde bulduransa…

Ne gama düşerim ne de şikâyet ederim halimden. Cehalet değildir bu halim, hali kavrayamayışım hiç değil!

Hecer -ül esved” i bırakıp, cihanı kokunda tavaf edip sende noktaladımsa tavafı, dönüşümün senden sana olduğunu kavrayışımdan değil midir? Anla artık!

Ne demiş Mela?

“Deliler ve sarhoşlar misali, (sevgilinin) el ve ayaklarını tavafa (öpmeye) yöneldim

Hal ehlinin, güzellere tapanların hayatta bekledikleri budur.”

Yüreğimden çıkan sözler midir ki “İrci’i”/ “dön” çağrısına mazhar olmaya yeten.

Razı olunmasam da döneceğim sanadır sana.

Bilirim ki döneni razı edecek olansın sen.

Binlerce kilometre yerin altında katmerleşmiş sızım ile kapındayım. Duyduğunu çöl gülünün fısıltısı mı sanırsın, yedi gök kubbeyi aşıp yüreğini ince feryadıyla tokmaklayan…

Her ne kadar; yüreğin duyabileceği sözler ancak yürekten çıkan olsa da, yüreğimi dahi sana verdiğimden yüreksiz kaldığımı bilen! Duy beni artık!

Yüreksiz haykırışlarımı duy ne olursun.

Bilenler bu hali bilirler ki demişler; Beni kendine o kadar yaklaştırdın ki; Seni ben sandım.

Böyle olmalı. Bu işin beni seni olmamalı…

Evet, yüreğe hükmetmek için yürekten hüküm vermek gerek. Çünkü yüreğin duyabileceği sözler ancak yürekten çıkandır.

 

Paylaş
Etiketler: Ayrılık oklarımuhabettisevgiyiyolculuk başlar yürek tünelinde
Önceki Yazı

Söz, Artık Ünyelilerin.!

Sonraki Yazı

İhtişam Bakışında Olmalı!

M. Burhan HEDBİ

M. Burhan HEDBİ

İlişkili Yazılar

Neyimiz İslâma Göre
Din ve Ahlak

Hay”dan Gelen Ölüm

14 Kasım 2025
5k
Neyimiz İslâma Göre
Genel Eğitim

Bir Bayram Mektebi

05 Haziran 2025
5k
Neyimiz İslâma Göre
Edebiyat

Kim Konuşuyor?

01 Haziran 2025
5k
Neyimiz İslâma Göre
Genel Eğitim

Sıkışmışlık

20 Mayıs 2025
5k
Sonraki Yazı

İhtişam Bakışında Olmalı!

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

  • Trendler
  • Yorumlar
  • En son
Aşık Veysel ve Kara Toprak Türküsü Hikayesi

Aşık Veysel ve Kara Toprak Türküsü Hikayesi

22 Mart 2019
Ayak Tabanına Veya Göğüse Vicks Sürmenin Faydası Yok

Ayak Tabanına Veya Göğüse Vicks Sürmenin Faydası Yok

24 Ocak 2016

Yok Saymak

28 Mart 2020

Yıldızname Baktırmak Günah mı…Günah…

09 Haziran 2022

Keltepen’in Taşları /Şu Akkuşun Gürgenleri

18 Nisan 2020

Düz Dara Yâr Düz Dara

23 Mayıs 2020

Tüketicilerin Süt Tozu Dilekçeleri!

97

Fethullah Gülen’e 19 Soru

72

Ayasofya Açılsın Zincirler Kırılsın

70

İslâm Dışı Bir Uygulama: Çocuk Sünneti…

45

Gıda Mühendislerinin Petek Ataman’a Çağrısı

40

Şarkı Sözü Alan Var mı?

39
Çanakkale – Bir Milletin Yemini

Çanakkale – Bir Milletin Yemini

18 Mart 2026
Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan

Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan

18 Mart 2026
Buzdolabındaki Yumurta: Milyon Yıllık Bir Bakışma

Buzdolabındaki Yumurta: Milyon Yıllık Bir Bakışma

18 Mart 2026
Çanakkale Zaferinin Anma Günü

Çanakkale Zaferinin Anma Günü

18 Mart 2026
Zihin Beden Çatışması

Zihin Beden Çatışması

18 Mart 2026
Çanakkale’den Bugüne: Aynı Ruh, Aynı Kararlılık

Çanakkale’den Bugüne: Aynı Ruh, Aynı Kararlılık

18 Mart 2026

Köşe Yazarları

Türkiye Deprem Haritası

 

Ayın Sözü

Lütfen Duyarlı Olalım!

de, da vb. bağlaçlar ayrı yazılır.

Cümle bitişinde noktalama yapılır. Boşluk bırakılır, yeni cümleye büyük harfle başlanır.

Dilimiz kadar, edebiyatımıza da özen gösterelim.

Arşiv

Sosyal Medya’da Biz

  • Facebook
  • İnstagram
  • Twitter

Entelektüel Künyemiz!

Online Bilgi İletişim, Sanat ve Medya Hizmetleri, (ICAM | Information, Communication, Art and Media Network) Bilgiağı Yayın Grubu bileşeni YAZAR PORTAL, her gün yenilenen güncel yayınıyla birbirinden değerli köşe yazarlarının özgün makalelerini Türk ve dünya kültür mirasına sunmaktan gurur duyar.

Yazar Portal, günlük, çevrimiçi (interaktif) Köşe Yazarı Gazetesi, basın meslek ilkelerini ve genel yayın etik ilkelerini kabul eder.

Yayın Kurulu

Kent Akademisi Dergisi

Kent Akademisi | Kent Kültürü ve Yönetimi Dergisi
Urban Academy | Journal of Urban Culture and Management

Ayın Kitabı

Yazarımız, Sedayi ALTUN’dan,

“Bir Eğitim Yolcusu” adlı güzel bir eser. Yazarımızın eseri, yine bir yazarımız ve Karadeniz Şairler ve Yazarlar Derneği yönetim kurulu üyemizin sahibi olduğu Ateş Yayınlarından çıkmıştır. Kendilerini kutluyoruz.

Gazetemiz TİGAD Üyesidir

YAZAR PORTAL

JENAS

Journal of Environmental and Natural Search

Yayın Referans Lisansı

Creative Commons License
This work is licensed under a Creative Commons Attribution-NonCommercial-NoDerivatives 4.0 International License.

Bilim & Teknoloji

Eğitim & Kültür

Genel Eğitim

Kişisel Gelişim

Çocuk Gelişimi

Anı & Günce

Spor

Kitap İncelemesi

Film & Sinema Eleştirisi

Gezi Yazısı

Öykü Tefrikaları

Roman Tefrikaları

Röportaj

Medya

Edebiyat & Sanat

Sağlık & Beslenme

Ekonomi & Finans

Siyaset & Politika

Genç Kalemler

Magazin

Şiir

Künye

Köşe Yazarları

Yazar Müracatı

Yazar Girişi

Yazar Olma Dilekçesi

Yayın İlkeleri

Yayın Grubumuz

Misyon

Logo

Reklam Tarifesi

Gizlilik Politikası

İletişim

E-Posta

Üye Ol

BİLGİ, İLETİŞİM, SANAT ve MEDYA HİZMETLERİ YAYIN GRUBU

 INFORMATION, COMMUNICATION, ART and MEDIA PUBLISHING GROUP

© ICAM Publishing

Gazetemiz www.yazarportal.com, (Yazarportal) basın meslek ilkelerine uymaya söz vermiştir.
Yazıların tüm hukuksal hakları yazarlarına aittir. Yazarlarımızın izni olmaksızın, yazılar, hiç bir yerde kaynak gösterilmeksizin kısmen veya tamamen alıntı yapılamaz.

Sonuç yok
Tüm sonuçları gör
  • Ana Sayfa
  • Köşe Yazarları
  • Künye
  • Yayın İlkeleri
  • Yazar Müracaatı
  • Kurumsal
    • Misyon
    • Yayın Grubumuz
    • Logo
    • Reklam Tarifesi
  • Yazar Girişi
  • E-Posta

© 2008 - 2021 Yazar Portal | Türkiye Interaktif Köşe Yazarı Gazetesi

Yeniden Hoşgeldin

Aşağıdan hesabınıza giriş yapın

Şifrenimi unuttun?

Parolanızı alın

Şifrenizi sıfırlamak için lütfen kullanıcı adınızı veya e-posta adresinizi girin.

Giriş yap