Yazar Portal | Turkiye Interaktif Kose Yazarı Gazetesi
Cumartesi, Ocak 31, 2026
  • Giriş Yap
  • Ana Sayfa
  • Köşe Yazarları
  • Künye
  • Yayın İlkeleri
  • Yazar Müracaatı
  • Kurumsal
    • Misyon
    • Yayın Grubumuz
    • Logo
    • Reklam Tarifesi
  • Yazar Girişi
  • E-Posta
Sonuç yok
Tüm sonuçları gör
  • Ana Sayfa
  • Köşe Yazarları
  • Künye
  • Yayın İlkeleri
  • Yazar Müracaatı
  • Kurumsal
    • Misyon
    • Yayın Grubumuz
    • Logo
    • Reklam Tarifesi
  • Yazar Girişi
  • E-Posta
Sonuç yok
Tüm sonuçları gör
Yazar Portal | Turkiye Interaktif Kose Yazarı Gazetesi
Sonuç yok
Tüm sonuçları gör
Anasayfa Yazarlar Yakup HALICI

İslamiyet İle Demokrasi Bağdaşabilir mi?

Yakup HALICI Yazar Yakup HALICI
29 Temmuz 2013
Yakup HALICI
0
401
Paylaşma
5k
Görüntülenme
Facebook'ta PaylaşTwitter'da Paylaş

SSCB’nin dağılmasından sonra kontrolsüz bir alan yaratan İslam Coğrafyasında rejimler sorgulanmaya başlandığında; Otoriter rejimlerle yönetilen Müslüman toplumlarının daha fazla hak ve özgürlük istemelerinden sonra, bu coğrafyalarda çeşitli tartışmalar yaşanmaya başlandı. Bu tartışmaların en önemlisi “İslamiyet’le demokrasi bağdaşır mı?” Tartışması idi.
Bizim zannettiğimizin aksine demokrasilerde -ki bizim zannımız ülke içinde isteyenin istediğini savunabilmesidir- her önüne gelen her istediğini savunamayacağı gibi, istediğini talep de edemez. Savunduğumuz fikirler ve taleplerimiz sistemin çarklarına uygun olması gerekir. Bu çarklar gizli ya da açık kişi ve toplumları disiplin altına alır.
Bunu biraz açalım,
Kapitalist ABD’de Komünist parti kurabilirsiniz. Buna demokratik hak adına izin verilebilir. Ama yaşatma şansını bulamazsınız. Bu ABD toplumunun Komünist Parti’ye oy vermemesinden değil, gizli, açık birtakım kanun, uygulama ve propagandalar vasıtası ile toplum tarafından Komünist Partiye itibar sağlatılmamasındandır.
Mesela 90’lı yıllarda, hele 80’ ihtilalından önce, başörtüsü okullarda yasak olmadığı halde kız öğrencilerin başörtüsü ile okula gitmeye itibar etmemesi, onların başörtüsünü benimsememelerinden değil; İslami düşünce ve hareketlerin ve dolayısıyla başörtüsünün hâkim sistem tarafından gericilik ve yobazlık olarak algılatılmasındandır. Buradan şuraya gelebiliriz;
Hâkim ideoloji ülke içinde ideolojisine uygun kültürleri yaratma arzusunu taşır. Arzudan öte bunu kendine hak olarak görür. Mesela Komünist ideoloji kendi ideolojik anlayışına göre, Kapitalist ideoloji de doğal olarak kendi anlayışına göre toplum mühendisliği yapacaktır. Ve kendi ideolojik anlayışına göre sistemi düzenleyecektir. Kısaca her ideoloji toplumlara kendi anlayışına göre yaşam kültürü sunar. Sistemi yönetenler bunu doğru bir davranış olarak görmekten öte, kendilerine hak olarak görürler. Yine muhalefet tepkilerini en aza indirmek için çeşitli partiler ve sivil toplum örgütleri kurdururlar ama yukarıda da bahsettiğim gibi gizli-açık kanun ve uygulamalarla itibar ettirmezler.
Zaten hâkim sisteme göre sistemin sunduğu ideoloji ve onun kültürü haricindeki ideoloji ve kültürler gericiliktir, yobazlıktır. Muhalefeti de hâkim ideoloji ve kültürü sınırları içerisinde yaptırır. Sovyetler Birliğinde de Komünist Parti haricinde de partiler vardı. Ama hepsi sosyalist düşüncenin çeşitli derecelerini savunurlardı. Ama halkın dostu Komünist partisi haricindeki partiler ya doğru yolda değillerdi ya da halkı gereğince temsil etme yeteneğinden(!) yoksundular.
Avrupa aydınlanma çağı yani Rönesans’tan sonra dinin etkisini ve dolayısıyla kilisenin toplum üzerindeki otoritesini önemli ölçüde geriletti. Dolayısıyla Avrupa toplumlarında dinin yaşam alanındaki etkileri sadece çeşitli zamanlarda hatırlanan kültürel gelenekler olarak devam etti/ediyor. Din böylelikle yeni yaşam ideolojisi ile uyumlu hale geldi. Daha doğrusu uyumlu hale gelmeye zorlandı. Ve dini akide ve kurallar yeniden düzenlendi. Sonuçta batı ideologları Hıristiyanlık ile demokrasinin yan yana yaşayabileceği(!) fikrini savundular. Hâlbuki hâkim sistem ve dolayısıyla hâkim ideolojinin dine biçtikleri rol, dinin izin verildiği alanlarda, izin verildiği şekilde ikame etmesiydi.
Ve bu da çok kolay olmadı. Din ile ideolojiler arasındaki mücadeleler yüzyıllar sürdü. Bu uğurda savaşlar ve katliamlar oldu. Sonunda ideolojiler galip geldi.
Avrupa kendi yaşam felsefesini yani kültürünü yeniden oluşturduktan sonra bunu on dokuzuncu yüzyıldan itibaren sömürgelerinde de uygulamaya başladılar. Hıristiyan toplumların Batının sunduklarını kabullenmeleri kolay oldu. Ancak diğer dinler de (özellikle) İslam Coğrafyasında kabullenilemedi.
Esas konumuz olmamasına rağmen nedenini bir-iki cümle ile belirtip geçelim. Birincisi İslamiyet’i yeniden düzenleyecek ne bilgi birikimleri vardı ne de alt yapıları yeterliydi. İkincisi ise her ne kadar İslam Coğrafyasında işbirlikçi yönetimler iş başında olsalar bile, toplum her zaman kendini batı dünyasından soyutladı.
Ancak otoriter ve işbirlikçi zümreler vasıtası ile İslam Coğrafyasını kontrol altına almak istediler. Aldılar da. Şüphesiz teknolojide ve toplum biliminde yani medeniyette ileri giden toplumlar her zaman taklit edilirler. Dolayısıyla Batının İslam coğrafyasında modernlik(!) adına taklit ve takip edilmeleri normaldi. Yetişen nesillerin de ideal yaşamın batı normları olduğunu zannetmeleri de son derece doğaldır.
Bunda yirminci yüzyıla damgasını vuran Kapitalizm ve Komünizm gibi hâkim ideolojilerin etkisi büyüktür.(Yöntemleri farklı olsa bile) Düşmanca yaklaşmaları İslam Toplumlarını kendi özel alanlarına çekilmek zorunda bırakmıştır. Bundan dolayı, çatışma olmadığı içindir ki yirminci yüzyılın ideolojiler devrinde İslamiyet siyasi terimlerle sorgulanmamıştır/zaten izin de verilmemiştir.
İdeolojiler rafa kaldırılmaya başlanıp İslamiyet, dolayısıyla Müslümanlar hayatın her alanında kendilerine ifade etmek cesareti bulduklarında, İslamiyet ile sistemler, bir anlamda günün modası Demokrasi kıyaslanmaya başlanmıştır.
Burada (hâkim güç) Batı yine hınzırca davranıp kendi kültürel anlayışına göre sorgulayarak sonuca varmaktadır. Hâlbuki İslam Toplumlarının kendi yaşam anlayışı ve kültürleri ile oluşturdukları standartlar ışığında İslamiyet ile Demokrasinin –ki ben buna çağdaş insan ve toplum hakları diyorum- sorgulanması ve irdelenmesi gerekmez mi?

Paylaş
Etiketler: ABD toplumunun KomünistdemokrasiislamıyetMüslüman toplumlarOtoriter rejimlerle yönetilen
Önceki Yazı

Mutlulu

Sonraki Yazı

Çöp Ev’in Pislikleri Temizlenirken…

Yakup HALICI

Yakup HALICI

İlişkili Yazılar

Ermeniler
Genel Eğitim

Ermeniler

29 Ocak 2026
5k
20 ve 26 Yanvar… (Rafiq Quliyev’in Anısına)
Siyaset & Politika

20 ve 26 Yanvar… (Rafiq Quliyev’in Anısına)

25 Ocak 2026
5k
İran Olayları ve Türkiye
Genel Eğitim

İran Olayları ve Türkiye

19 Ocak 2026
5k
Maduro Trump Giyotin
Gündem

Maduro Trump Giyotin

09 Ocak 2026
5k
Sonraki Yazı

Çöp Ev'in Pislikleri Temizlenirken…

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

  • Trendler
  • Yorumlar
  • En son
Aşık Veysel ve Kara Toprak Türküsü Hikayesi

Aşık Veysel ve Kara Toprak Türküsü Hikayesi

22 Mart 2019
Ayak Tabanına Veya Göğüse Vicks Sürmenin Faydası Yok

Ayak Tabanına Veya Göğüse Vicks Sürmenin Faydası Yok

24 Ocak 2016

Yok Saymak

28 Mart 2020

Yıldızname Baktırmak Günah mı…Günah…

09 Haziran 2022

Keltepen’in Taşları /Şu Akkuşun Gürgenleri

18 Nisan 2020

Düz Dara Yâr Düz Dara

23 Mayıs 2020

Tüketicilerin Süt Tozu Dilekçeleri!

97

Fethullah Gülen’e 19 Soru

72

Ayasofya Açılsın Zincirler Kırılsın

70

İslâm Dışı Bir Uygulama: Çocuk Sünneti…

45

Gıda Mühendislerinin Petek Ataman’a Çağrısı

40

Şarkı Sözü Alan Var mı?

39
Tərcümeyi – Hal

Tərcümeyi – Hal

31 Ocak 2026
Ünye Döner Çeşme Meydanı

Ünye Döner Çeşme Meydanı

31 Ocak 2026
Herkese ‘Kelle’ Gerek

Günce

31 Ocak 2026
Müzisyen Kardeşler

Müzisyen Kardeşler

31 Ocak 2026
Suskun Ve Sessiz

Kürsüde Az Ses, Çok Mana

30 Ocak 2026
Toplumsal Cinsel Problem

Toplumsal Cinsel Problem

30 Ocak 2026

Köşe Yazarları

Türkiye Deprem Haritası

 

Ayın Sözü

Lütfen Duyarlı Olalım!

de, da vb. bağlaçlar ayrı yazılır.

Cümle bitişinde noktalama yapılır. Boşluk bırakılır, yeni cümleye büyük harfle başlanır.

Dilimiz kadar, edebiyatımıza da özen gösterelim.

Arşiv

Sosyal Medya’da Biz

  • Facebook
  • İnstagram
  • Twitter

Entelektüel Künyemiz!

Online Bilgi İletişim, Sanat ve Medya Hizmetleri, (ICAM | Information, Communication, Art and Media Network) Bilgiağı Yayın Grubu bileşeni YAZAR PORTAL, her gün yenilenen güncel yayınıyla birbirinden değerli köşe yazarlarının özgün makalelerini Türk ve dünya kültür mirasına sunmaktan gurur duyar.

Yazar Portal, günlük, çevrimiçi (interaktif) Köşe Yazarı Gazetesi, basın meslek ilkelerini ve genel yayın etik ilkelerini kabul eder.

Yayın Kurulu

Kent Akademisi Dergisi

Kent Akademisi | Kent Kültürü ve Yönetimi Dergisi
Urban Academy | Journal of Urban Culture and Management

Ayın Kitabı

Yazarımız, Sedayi ALTUN’dan,

“Bir Eğitim Yolcusu” adlı güzel bir eser. Yazarımızın eseri, yine bir yazarımız ve Karadeniz Şairler ve Yazarlar Derneği yönetim kurulu üyemizin sahibi olduğu Ateş Yayınlarından çıkmıştır. Kendilerini kutluyoruz.

Gazetemiz TİGAD Üyesidir

YAZAR PORTAL

JENAS

Journal of Environmental and Natural Search

Yayın Referans Lisansı

Creative Commons License
This work is licensed under a Creative Commons Attribution-NonCommercial-NoDerivatives 4.0 International License.

Bilim & Teknoloji

Eğitim & Kültür

Genel Eğitim

Kişisel Gelişim

Çocuk Gelişimi

Anı & Günce

Spor

Kitap İncelemesi

Film & Sinema Eleştirisi

Gezi Yazısı

Öykü Tefrikaları

Roman Tefrikaları

Röportaj

Medya

Edebiyat & Sanat

Sağlık & Beslenme

Ekonomi & Finans

Siyaset & Politika

Genç Kalemler

Magazin

Şiir

Künye

Köşe Yazarları

Yazar Müracatı

Yazar Girişi

Yazar Olma Dilekçesi

Yayın İlkeleri

Yayın Grubumuz

Misyon

Logo

Reklam Tarifesi

Gizlilik Politikası

İletişim

E-Posta

Üye Ol

BİLGİ, İLETİŞİM, SANAT ve MEDYA HİZMETLERİ YAYIN GRUBU

 INFORMATION, COMMUNICATION, ART and MEDIA PUBLISHING GROUP

© ICAM Publishing

Gazetemiz www.yazarportal.com, (Yazarportal) basın meslek ilkelerine uymaya söz vermiştir.
Yazıların tüm hukuksal hakları yazarlarına aittir. Yazarlarımızın izni olmaksızın, yazılar, hiç bir yerde kaynak gösterilmeksizin kısmen veya tamamen alıntı yapılamaz.

Sonuç yok
Tüm sonuçları gör
  • Ana Sayfa
  • Köşe Yazarları
  • Künye
  • Yayın İlkeleri
  • Yazar Müracaatı
  • Kurumsal
    • Misyon
    • Yayın Grubumuz
    • Logo
    • Reklam Tarifesi
  • Yazar Girişi
  • E-Posta

© 2008 - 2021 Yazar Portal | Türkiye Interaktif Köşe Yazarı Gazetesi

Yeniden Hoşgeldin

Aşağıdan hesabınıza giriş yapın

Şifrenimi unuttun?

Parolanızı alın

Şifrenizi sıfırlamak için lütfen kullanıcı adınızı veya e-posta adresinizi girin.

Giriş yap