Yazar Portal | Turkiye Interaktif Kose Yazarı Gazetesi
Cumartesi, Ocak 31, 2026
  • Giriş Yap
  • Ana Sayfa
  • Köşe Yazarları
  • Künye
  • Yayın İlkeleri
  • Yazar Müracaatı
  • Kurumsal
    • Misyon
    • Yayın Grubumuz
    • Logo
    • Reklam Tarifesi
  • Yazar Girişi
  • E-Posta
Sonuç yok
Tüm sonuçları gör
  • Ana Sayfa
  • Köşe Yazarları
  • Künye
  • Yayın İlkeleri
  • Yazar Müracaatı
  • Kurumsal
    • Misyon
    • Yayın Grubumuz
    • Logo
    • Reklam Tarifesi
  • Yazar Girişi
  • E-Posta
Sonuç yok
Tüm sonuçları gör
Yazar Portal | Turkiye Interaktif Kose Yazarı Gazetesi
Sonuç yok
Tüm sonuçları gör
Anasayfa Yazarlar Cahit KARAÇ

Aklı Küçük Olan Her Şeyi Bildiğini Sanır

Cahit KARAÇ Yazar Cahit KARAÇ
15 Kasım 2012
Cahit KARAÇ
0
400
Paylaşma
5k
Görüntülenme
Facebook'ta PaylaşTwitter'da Paylaş

Bilmez ki cahil, “Tavuğun ufku kümesi kadar, insanın ufku aklı kadar olur.” Aklı kıt olanın doğrusu az olur. Çalışıp çabalamaz. Üretim yapıp içinde yaşadığı topluma hiç bir katkıda bulunmaz. Tavuk gibi her yerde gezip dolaşır, her pisliği yer. Sonra olur olmaz zamanlarda bol bol konuşup yaygara yapar.

Tıpkı günümüz insanının yaptığı gibi. Tembel tembel yatar. Ben insanım diyerek hak etmeden, üretip hak edenin payından pay ister. Bu tür insanlar yaşadıkları hayata önem vermeden yaşarlar. Doğal olarak kendi hayatına önem vermeden yaşayanlar için başkasının hayatının da onlar için hiç bir önemi yoktur.

O nedenle basit şeyler peşinde koşarak çok basit bir hayat yaşarlar. Hatta bazen bir lokma yiyecek, içecek için hayatlarını riske ederler. Gurursuz yaşadıkları için onurlarını ayaklar altına alırlar. Aklı kullanmaktan yoksun oldukları için düşünmezler.

Tedbirsiz yaşarken tıpkı bir kuş gibi bir tutam yeme tav olup sürekli tuzağa düşerler. Bu yüzden de toplumda boşuna denmemiş, aklı kıt olanlara kuş beyinli, diye.

Ağaç ağaçlığıyla suya kavuşmak için kökünü derinlemesine toprağa, gövdesini geliştirip karanlık kuytulardan kurtulup yükselmek için dalını yaprağını güneşe salar.

Bu toprağın insanı tarihsel bağlarına bağlı çeşitli sebeplerle hazır bilgiyle, tembel yaşamaya alıştırıldığından, hala okuyup aklını geliştirip kullanmaktan uzak yaşamış. Teslimiyet ve aşırı şükredici olmaktan dolayı yeterli derecede hafızasını geliştirememiş. Gelişip sorgulayıcı olmayan bir akılla da balık hafızalı olup balık gibi yaşamış. Balık gibi yaşarken de hep başkaları tarafından farkında olmadan ustaca sömürülüp kullanılarak yaşamış olmasından dolayı bu gün bile hala aklen rüştünü ispatlayıp kendi ayakları üzerine dik durup yaşamayı becerememiştir.

Balık gibi aynı yerde büyüyüp aynı yerde yaşamaktan dolayı akılca büyüyemeyen çocuğun adam olmayacağını öğrenip bilememiş. Üstüne üstlük sürekli sırtı sıvazlandığından akıllı görünme çabası içine girerek daha çok aptallaşarak hiç bir şeyin farkına varmadan yaşayıp bu günlere gelinmiştir.

Akıllı baş bilgiyi, akılsız baş boş lakırdıyı sever. Akıllı kusuru kendinde, akılsız ve ahmaklar da kusuru hep başkalarında arayıp bulma çabası içinde yaşadıklarından olacak ki, bu gün de bilgi kirliliği içinde akıllı, akılsız, bilgili, bilgisiz herkes çok konuşuyor. Hep bir ağızdan konuşulduğu içinde kimse kimseyi anlamıyor.

Cehaletin toplumda oluşturduğu yoksulluk, insanlığı karanlığa çekip umutsuz, huzursuz ve mutsuz ediyor. Mutsuzluk insanı strese sürükleyerek zamanla soysuzlaştırıyor.

Soysuzlaşan insanoğlu da zamanla yaşadığı toplumun kurallarını alt üst ederek toplumda anlaşılmayan bir hayat yaşanmaya başlar. Çünkü her akıl sahibi kendi aklını beğenip kendi aklınca bir hayat yaşamak istediğinden toplum git gide bencilleşip ayrışarak birbirinden uzaklaşır.

Birbirinden ayrışıp uzaklaşan insanlar da sonunda sevgisiz ve hoş görüsüz bir toplum oluştururlar.

Demek ki, aklı kıt ve küçük olanlar her şeyi bilmedikleri gibi yanıldıklarını da bilip anlamazlar

Bilmez ki cahil, “Tavuğun ufku kümesi kadar, insanın ufku aklı kadar olur.” Aklı kıt olanın doğrusu az olur. Çalışıp çabalamaz. Üretim yapıp içinde yaşadığı topluma hiç bir katkıda bulunmaz. Tavuk gibi her yerde gezip dolaşır, her pisliği yer. Sonra olur olmaz zamanlarda bol bol konuşup yaygara yapar.

Tıpkı günümüz insanının yaptığı gibi. Tembel tembel yatar. Ben insanım diyerek hak etmeden, üretip hak edenin payından pay ister. Bu tür insanlar yaşadıkları hayata önem vermeden yaşarlar. Doğal olarak kendi hayatına önem vermeden yaşayanlar için başkasının hayatının da onlar için hiç bir önemi yoktur.

O nedenle basit şeyler peşinde koşarak çok basit bir hayat yaşarlar. Hatta bazen bir lokma yiyecek, içecek için hayatlarını riske ederler. Gurursuz yaşadıkları için onurlarını ayaklar altına alırlar. Aklı kullanmaktan yoksun oldukları için düşünmezler.

Tedbirsiz yaşarken tıpkı bir kuş gibi bir tutam yeme tav olup sürekli tuzağa düşerler. Bu yüzden de toplumda boşuna denmemiş, aklı kıt olanlara kuş beyinli, diye.

Ağaç ağaçlığıyla suya kavuşmak için kökünü derinlemesine toprağa, gövdesini geliştirip karanlık kuytulardan kurtulup yükselmek için dalını yaprağını güneşe salar.

Bu toprağın insanı tarihsel bağlarına bağlı çeşitli sebeplerle hazır bilgiyle, tembel yaşamaya alıştırıldığından, hala okuyup aklını geliştirip kullanmaktan uzak yaşamış. Teslimiyet ve aşırı şükredici olmaktan dolayı yeterli derecede hafızasını geliştirememiş. Gelişip sorgulayıcı olmayan bir akılla da balık hafızalı olup balık gibi yaşamış. Balık gibi yaşarken de hep başkaları tarafından farkında olmadan ustaca sömürülüp kullanılarak yaşamış olmasından dolayı bu gün bile hala aklen rüştünü ispatlayıp kendi ayakları üzerine dik durup yaşamayı becerememiştir.

Balık gibi aynı yerde büyüyüp aynı yerde yaşamaktan dolayı akılca büyüyemeyen çocuğun adam olmayacağını öğrenip bilememiş. Üstüne üstlük sürekli sırtı sıvazlandığından akıllı görünme çabası içine girerek daha çok aptallaşarak hiç bir şeyin farkına varmadan yaşayıp bu günlere gelinmiştir.

Akıllı baş bilgiyi, akılsız baş boş lakırdıyı sever. Akıllı kusuru kendinde, akılsız ve ahmaklar da kusuru hep başkalarında arayıp bulma çabası içinde yaşadıklarından olacak ki, bu gün de bilgi kirliliği içinde akıllı, akılsız, bilgili, bilgisiz herkes çok konuşuyor. Hep bir ağızdan konuşulduğu içinde kimse kimseyi anlamıyor.

Cehaletin toplumda oluşturduğu yoksulluk, insanlığı karanlığa çekip umutsuz, huzursuz ve mutsuz ediyor. Mutsuzluk insanı strese sürükleyerek zamanla soysuzlaştırıyor.

Soysuzlaşan insanoğlu da zamanla yaşadığı toplumun kurallarını alt üst ederek toplumda anlaşılmayan bir hayat yaşanmaya başlar. Çünkü her akıl sahibi kendi aklını beğenip kendi aklınca bir hayat yaşamak istediğinden toplum git gide bencilleşip ayrışarak birbirinden uzaklaşır.

Birbirinden ayrışıp uzaklaşan insanlar da sonunda sevgisiz ve hoş görüsüz bir toplum oluştururlar.

Demek ki, aklı kıt ve küçük olanlar her şeyi bilmedikleri gibi yanıldıklarını da bilip anlamazlar

Bilmez ki cahil, “Tavuğun ufku kümesi kadar, insanın ufku aklı kadar olur.” Aklı kıt olanın doğrusu az olur. Çalışıp çabalamaz. Üretim yapıp içinde yaşadığı topluma hiç bir katkıda bulunmaz. Tavuk gibi her yerde gezip dolaşır, her pisliği yer. Sonra olur olmaz zamanlarda bol bol konuşup yaygara yapar.

Tıpkı günümüz insanının yaptığı gibi. Tembel tembel yatar. Ben insanım diyerek hak etmeden, üretip hak edenin payından pay ister. Bu tür insanlar yaşadıkları hayata önem vermeden yaşarlar. Doğal olarak kendi hayatına önem vermeden yaşayanlar için başkasının hayatının da onlar için hiç bir önemi yoktur.

O nedenle basit şeyler peşinde koşarak çok basit bir hayat yaşarlar. Hatta bazen bir lokma yiyecek, içecek için hayatlarını riske ederler. Gurursuz yaşadıkları için onurlarını ayaklar altına alırlar. Aklı kullanmaktan yoksun oldukları için düşünmezler.

Tedbirsiz yaşarken tıpkı bir kuş gibi bir tutam yeme tav olup sürekli tuzağa düşerler. Bu yüzden de toplumda boşuna denmemiş, aklı kıt olanlara kuş beyinli, diye.

Ağaç ağaçlığıyla suya kavuşmak için kökünü derinlemesine toprağa, gövdesini geliştirip karanlık kuytulardan kurtulup yükselmek için dalını yaprağını güneşe salar.

Bu toprağın insanı tarihsel bağlarına bağlı çeşitli sebeplerle hazır bilgiyle, tembel yaşamaya alıştırıldığından, hala okuyup aklını geliştirip kullanmaktan uzak yaşamış. Teslimiyet ve aşırı şükredici olmaktan dolayı yeterli derecede hafızasını geliştirememiş. Gelişip sorgulayıcı olmayan bir akılla da balık hafızalı olup balık gibi yaşamış. Balık gibi yaşarken de hep başkaları tarafından farkında olmadan ustaca sömürülüp kullanılarak yaşamış olmasından dolayı bu gün bile hala aklen rüştünü ispatlayıp kendi ayakları üzerine dik durup yaşamayı becerememiştir.

Balık gibi aynı yerde büyüyüp aynı yerde yaşamaktan dolayı akılca büyüyemeyen çocuğun adam olmayacağını öğrenip bilememiş. Üstüne üstlük sürekli sırtı sıvazlandığından akıllı görünme çabası içine girerek daha çok aptallaşarak hiç bir şeyin farkına varmadan yaşayıp bu günlere gelinmiştir.

Akıllı baş bilgiyi, akılsız baş boş lakırdıyı sever. Akıllı kusuru kendinde, akılsız ve ahmaklar da kusuru hep başkalarında arayıp bulma çabası içinde yaşadıklarından olacak ki, bu gün de bilgi kirliliği içinde akıllı, akılsız, bilgili, bilgisiz herkes çok konuşuyor. Hep bir ağızdan konuşulduğu içinde kimse kimseyi anlamıyor.

Cehaletin toplumda oluşturduğu yoksulluk, insanlığı karanlığa çekip umutsuz, huzursuz ve mutsuz ediyor. Mutsuzluk insanı strese sürükleyerek zamanla soysuzlaştırıyor.

Soysuzlaşan insanoğlu da zamanla yaşadığı toplumun kurallarını alt üst ederek toplumda anlaşılmayan bir hayat yaşanmaya başlar. Çünkü her akıl sahibi kendi aklını beğenip kendi aklınca bir hayat yaşamak istediğinden toplum git gide bencilleşip ayrışarak birbirinden uzaklaşır.

Birbirinden ayrışıp uzaklaşan insanlar da sonunda sevgisiz ve hoş görüsüz bir toplum oluştururlar.

Demek ki, aklı kıt ve küçük olanlar her şeyi bilmedikleri gibi yanıldıklarını da bilip anlamazlar

Bilmez ki cahil, “Tavuğun ufku kümesi kadar, insanın ufku aklı kadar olur.” Aklı kıt olanın doğrusu az olur. Çalışıp çabalamaz. Üretim yapıp içinde yaşadığı topluma hiç bir katkıda bulunmaz. Tavuk gibi her yerde gezip dolaşır, her pisliği yer. Sonra olur olmaz zamanlarda bol bol konuşup yaygara yapar.

Tıpkı günümüz insanının yaptığı gibi. Tembel tembel yatar. Ben insanım diyerek hak etmeden, üretip hak edenin payından pay ister. Bu tür insanlar yaşadıkları hayata önem vermeden yaşarlar. Doğal olarak kendi hayatına önem vermeden yaşayanlar için başkasının hayatının da onlar için hiç bir önemi yoktur.

O nedenle basit şeyler peşinde koşarak çok basit bir hayat yaşarlar. Hatta bazen bir lokma yiyecek, içecek için hayatlarını riske ederler. Gurursuz yaşadıkları için onurlarını ayaklar altına alırlar. Aklı kullanmaktan yoksun oldukları için düşünmezler.

Tedbirsiz yaşarken tıpkı bir kuş gibi bir tutam yeme tav olup sürekli tuzağa düşerler. Bu yüzden de toplumda boşuna denmemiş, aklı kıt olanlara kuş beyinli, diye.

Ağaç ağaçlığıyla suya kavuşmak için kökünü derinlemesine toprağa, gövdesini geliştirip karanlık kuytulardan kurtulup yükselmek için dalını yaprağını güneşe salar.

Bu toprağın insanı tarihsel bağlarına bağlı çeşitli sebeplerle hazır bilgiyle, tembel yaşamaya alıştırıldığından, hala okuyup aklını geliştirip kullanmaktan uzak yaşamış. Teslimiyet ve aşırı şükredici olmaktan dolayı yeterli derecede hafızasını geliştirememiş. Gelişip sorgulayıcı olmayan bir akılla da balık hafızalı olup balık gibi yaşamış. Balık gibi yaşarken de hep başkaları tarafından farkında olmadan ustaca sömürülüp kullanılarak yaşamış olmasından dolayı bu gün bile hala aklen rüştünü ispatlayıp kendi ayakları üzerine dik durup yaşamayı becerememiştir.

Balık gibi aynı yerde büyüyüp aynı yerde yaşamaktan dolayı akılca büyüyemeyen çocuğun adam olmayacağını öğrenip bilememiş. Üstüne üstlük sürekli sırtı sıvazlandığından akıllı görünme çabası içine girerek daha çok aptallaşarak hiç bir şeyin farkına varmadan yaşayıp bu günlere gelinmiştir.

Akıllı baş bilgiyi, akılsız baş boş lakırdıyı sever. Akıllı kusuru kendinde, akılsız ve ahmaklar da kusuru hep başkalarında arayıp bulma çabası içinde yaşadıklarından olacak ki, bu gün de bilgi kirliliği içinde akıllı, akılsız, bilgili, bilgisiz herkes çok konuşuyor. Hep bir ağızdan konuşulduğu içinde kimse kimseyi anlamıyor.

Cehaletin toplumda oluşturduğu yoksulluk, insanlığı karanlığa çekip umutsuz, huzursuz ve mutsuz ediyor. Mutsuzluk insanı strese sürükleyerek zamanla soysuzlaştırıyor.

Soysuzlaşan insanoğlu da zamanla yaşadığı toplumun kurallarını alt üst ederek toplumda anlaşılmayan bir hayat yaşanmaya başlar. Çünkü her akıl sahibi kendi aklını beğenip kendi aklınca bir hayat yaşamak istediğinden toplum git gide bencilleşip ayrışarak birbirinden uzaklaşır.

Birbirinden ayrışıp uzaklaşan insanlar da sonunda sevgisiz ve hoş görüsüz bir toplum oluştururlar.

Demek ki, aklı kıt ve küçük olanlar her şeyi bilmedikleri gibi yanıldıklarını da bilip anlamazlar

Paylaş
Etiketler: felsefe
Önceki Yazı

Kaç kişi Hicri Doğum Yılını Biliyor?

Sonraki Yazı

Herkes Tarafından Açıkça Belli Etmelidir

Cahit KARAÇ

Cahit KARAÇ

İlişkili Yazılar

Cahit KARAÇ

Barış

19 Nisan 2019
5k
Cahit KARAÇ

İnsan ve Ağaç

16 Nisan 2019
5k
Cahit KARAÇ

Cahit’ten Özlü Sözler

26 Şubat 2019
5k
Cahit KARAÇ

İnsan ve Ağaç

23 Şubat 2018
5k
Sonraki Yazı

Herkes Tarafından Açıkça Belli Etmelidir

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

  • Trendler
  • Yorumlar
  • En son
Aşık Veysel ve Kara Toprak Türküsü Hikayesi

Aşık Veysel ve Kara Toprak Türküsü Hikayesi

22 Mart 2019
Ayak Tabanına Veya Göğüse Vicks Sürmenin Faydası Yok

Ayak Tabanına Veya Göğüse Vicks Sürmenin Faydası Yok

24 Ocak 2016

Yok Saymak

28 Mart 2020

Yıldızname Baktırmak Günah mı…Günah…

09 Haziran 2022

Keltepen’in Taşları /Şu Akkuşun Gürgenleri

18 Nisan 2020

Düz Dara Yâr Düz Dara

23 Mayıs 2020

Tüketicilerin Süt Tozu Dilekçeleri!

97

Fethullah Gülen’e 19 Soru

72

Ayasofya Açılsın Zincirler Kırılsın

70

İslâm Dışı Bir Uygulama: Çocuk Sünneti…

45

Gıda Mühendislerinin Petek Ataman’a Çağrısı

40

Şarkı Sözü Alan Var mı?

39
Tərcümeyi – Hal

Tərcümeyi – Hal

31 Ocak 2026
Ünye Döner Çeşme Meydanı

Ünye Döner Çeşme Meydanı

31 Ocak 2026
Herkese ‘Kelle’ Gerek

Günce

31 Ocak 2026
Müzisyen Kardeşler

Müzisyen Kardeşler

31 Ocak 2026
Suskun Ve Sessiz

Kürsüde Az Ses, Çok Mana

30 Ocak 2026
Toplumsal Cinsel Problem

Toplumsal Cinsel Problem

30 Ocak 2026

Köşe Yazarları

Türkiye Deprem Haritası

 

Ayın Sözü

Lütfen Duyarlı Olalım!

de, da vb. bağlaçlar ayrı yazılır.

Cümle bitişinde noktalama yapılır. Boşluk bırakılır, yeni cümleye büyük harfle başlanır.

Dilimiz kadar, edebiyatımıza da özen gösterelim.

Arşiv

Sosyal Medya’da Biz

  • Facebook
  • İnstagram
  • Twitter

Entelektüel Künyemiz!

Online Bilgi İletişim, Sanat ve Medya Hizmetleri, (ICAM | Information, Communication, Art and Media Network) Bilgiağı Yayın Grubu bileşeni YAZAR PORTAL, her gün yenilenen güncel yayınıyla birbirinden değerli köşe yazarlarının özgün makalelerini Türk ve dünya kültür mirasına sunmaktan gurur duyar.

Yazar Portal, günlük, çevrimiçi (interaktif) Köşe Yazarı Gazetesi, basın meslek ilkelerini ve genel yayın etik ilkelerini kabul eder.

Yayın Kurulu

Kent Akademisi Dergisi

Kent Akademisi | Kent Kültürü ve Yönetimi Dergisi
Urban Academy | Journal of Urban Culture and Management

Ayın Kitabı

Yazarımız, Sedayi ALTUN’dan,

“Bir Eğitim Yolcusu” adlı güzel bir eser. Yazarımızın eseri, yine bir yazarımız ve Karadeniz Şairler ve Yazarlar Derneği yönetim kurulu üyemizin sahibi olduğu Ateş Yayınlarından çıkmıştır. Kendilerini kutluyoruz.

Gazetemiz TİGAD Üyesidir

YAZAR PORTAL

JENAS

Journal of Environmental and Natural Search

Yayın Referans Lisansı

Creative Commons License
This work is licensed under a Creative Commons Attribution-NonCommercial-NoDerivatives 4.0 International License.

Bilim & Teknoloji

Eğitim & Kültür

Genel Eğitim

Kişisel Gelişim

Çocuk Gelişimi

Anı & Günce

Spor

Kitap İncelemesi

Film & Sinema Eleştirisi

Gezi Yazısı

Öykü Tefrikaları

Roman Tefrikaları

Röportaj

Medya

Edebiyat & Sanat

Sağlık & Beslenme

Ekonomi & Finans

Siyaset & Politika

Genç Kalemler

Magazin

Şiir

Künye

Köşe Yazarları

Yazar Müracatı

Yazar Girişi

Yazar Olma Dilekçesi

Yayın İlkeleri

Yayın Grubumuz

Misyon

Logo

Reklam Tarifesi

Gizlilik Politikası

İletişim

E-Posta

Üye Ol

BİLGİ, İLETİŞİM, SANAT ve MEDYA HİZMETLERİ YAYIN GRUBU

 INFORMATION, COMMUNICATION, ART and MEDIA PUBLISHING GROUP

© ICAM Publishing

Gazetemiz www.yazarportal.com, (Yazarportal) basın meslek ilkelerine uymaya söz vermiştir.
Yazıların tüm hukuksal hakları yazarlarına aittir. Yazarlarımızın izni olmaksızın, yazılar, hiç bir yerde kaynak gösterilmeksizin kısmen veya tamamen alıntı yapılamaz.

Sonuç yok
Tüm sonuçları gör
  • Ana Sayfa
  • Köşe Yazarları
  • Künye
  • Yayın İlkeleri
  • Yazar Müracaatı
  • Kurumsal
    • Misyon
    • Yayın Grubumuz
    • Logo
    • Reklam Tarifesi
  • Yazar Girişi
  • E-Posta

© 2008 - 2021 Yazar Portal | Türkiye Interaktif Köşe Yazarı Gazetesi

Yeniden Hoşgeldin

Aşağıdan hesabınıza giriş yapın

Şifrenimi unuttun?

Parolanızı alın

Şifrenizi sıfırlamak için lütfen kullanıcı adınızı veya e-posta adresinizi girin.

Giriş yap