Yazar Portal | Turkiye Interaktif Kose Yazarı Gazetesi
Cumartesi, Ocak 31, 2026
  • Giriş Yap
  • Ana Sayfa
  • Köşe Yazarları
  • Künye
  • Yayın İlkeleri
  • Yazar Müracaatı
  • Kurumsal
    • Misyon
    • Yayın Grubumuz
    • Logo
    • Reklam Tarifesi
  • Yazar Girişi
  • E-Posta
Sonuç yok
Tüm sonuçları gör
  • Ana Sayfa
  • Köşe Yazarları
  • Künye
  • Yayın İlkeleri
  • Yazar Müracaatı
  • Kurumsal
    • Misyon
    • Yayın Grubumuz
    • Logo
    • Reklam Tarifesi
  • Yazar Girişi
  • E-Posta
Sonuç yok
Tüm sonuçları gör
Yazar Portal | Turkiye Interaktif Kose Yazarı Gazetesi
Sonuç yok
Tüm sonuçları gör
Anasayfa Yazarlar Nurullah AYDIN

Bizansın Çocukları, İslamiyet ve Türkiye

Öğr.Gör. Nurullah AYDIN Yazar Öğr.Gör. Nurullah AYDIN
29 Ağustos 2012
Nurullah AYDIN
0
400
Paylaşma
5k
Görüntülenme
Facebook'ta PaylaşTwitter'da Paylaş

Roma imparatorluğu, pagan dinindeydi. Doğu Roma ayrılıp Bizans kimliğiyle varlığını sürdürürken Hıristiyanlığı kabul etmişlerdi. Ancak İsa’nın öğretileri ile İncil’le var olan ilahi mesajıtersyüz ederek Roma pagan inancıyla sentez yaparak kabul etmişlerdi. İznik’te konsül toplayarak yüzlerce İncil’den dördünü kabul etmişlerdi. Hıristiyanlığın  Ortadoğu’daki Müslümanlara karşı vurucu gücü olmuşlardı.

Ne ilginç ki; Bizansın çocukları, İslamiyet’i kabul ettiler. Siyasi İslamcı kimlikleriyle varlar.  Ve yine İslam ülkelerini bu kez Haçlı Siyonist İslamcı kimlikleriyle yakıyorlar, yıkıyorlar. Katolik, Protestan, Kalvinist Avrupalılarla, Avengelist Amerikalılar ise yönlendiriyorlar.

Tarih tekerrür ediyor. ABD-İngiltere haçlı ittifakının Irak'ın işgaline Türkiye geçit verdi. Şimdi Suriye'nin işgalini haçlı ittifaktan talep ediyor. Oysa; daha bin yıl önce o bölgeler Selçuklular tarafından Bizanslılardan alınmış, sonra Anadolu'da Malazgirt savaşı yapılmıştı.

Fransa Cumhurbaşkanı hepimiz Bizansın çocuklarıyız dediğinde, Türkiye devlet yetkilileri ses çıkarmamışlardı. Böylesine kendisini inkâr etmeye varan duruş sonucu Haçlılar son seferlerinde amaçlarına ulaşmış durumdalar. Bu durum; Türkiye'nin Bizanslaştığının kabulüdür. Türkiye'de Bizansın çocuğu olmayı, Müslüman kisve altında benimseyenler yanında, Bizans çocuğu olmaya meraklılar da çoğalmış durumdadır.

2012 Türkiyesi; 1918 yılını mı yoksa 1071 yılını mı yaşıyor? 

Hatırlayalım.1071'den önce Anadolu toprakları Bizans imparatorluğuna aitti. Anadolu;10 bin yıllık Türklerin yurdu olmasına rağmen, zamanla Türkler; kimliklerini kaybetmişlerdi.

Bu kez Müslüman Türkler; Anadolu içlerine yerleşmeye başlamışlardı. Bizans, doğudan akın akın gelen Türkleri durdurmak ve Anadolu'daki yerleşimini önlemek için harekete geçer.

Irak'ı, Suriye ele geçiren Selçuklular, Alparslan liderliğinde Anadolu'da Türklerin kıyıma uğradığını haber alınca geri döner ve Malazgirt'te Bizans ordusu ile karşılaşır, yener.

Türkler Kutalmışoğlu Süleyman Şah liderliğinde; üç yıl içinde Anadolu'yu tamamen fetheder, İznik'i başkent ilan eder, 1074 de Anadolu Selçuklu Devletini kurar. İznik işgal edilince Konya başkent yapılır. Haçlı seferlerine karşı durulur. Bu kez doğudan gelen Moğollar Konya'yı işgal eder. Selçuklu devleti beyliklere bölünür. Osmanlı beyliği 100 yıl içinde Anadolu birliğini tekrar sağlar.

İstanbul ve Anadolu, Avrupalılarca 1918 de işgal edilir. Bütün etnik topluklar, işgalci Avrupalıların yanında yer alır. Türkler; Mustafa Kemal liderliğinde, kurtuluş savaşı verir ve Türkiye devletini tekrar kurar.

Yıl 2012.  Bu kez ABD ve Avrupa devşirdikleri ile başkent Ankara'yı örtülü işgal eder. Devşirdikleri, kimliksiz soyu sopu belirsiz tipler ve dönme Ermeni-Rum-Levanten İslamcılarla Bizansı yeniden ihya etmeye başlarlar. Bizansın çocukları Türklere ait ne varsa silmeye çalışırlar. Tarih tekerrür eder.

Kişi benzemek istediği toplumdan sayılır.

Bizans zihniyeti etkili ve de yetkili oldu. Menfaat ve koltuk sevdası; vatan, millet sevdasını, din aşkını, iman lezzetini unutturmuş durumdadır.

Bizansa ait ne kadar eser var ise onların bakımı, restorasyonu, tanıtımı ile uğraşıyorlar.

Hatta tek taşı kalmamış kiliseleri bile tarihi tablolardan, eski fotoğraflardan bakarak aslına uygun olarak yeniden inşa ettiriyor, içerisinde ayinler yaptırıyorlar.

Dinler bahçesi adı altında yeni din mabedleri inşa ediyorlar.

Cuma hutbelerinden son din islam’dır cümlesini kaldırdılar.

İslamiyet’in özü olan şehadetteki Muhammed ALLAH’IN resulüdür ek cümleyi kaldırdılar.

Masonluk’ta ki üç kutsal kitaba yemin esası gibi dinlerarası diyalogla İslamiyetin tek ve son din kabulünü inkar ettiler. 

İslamiyet’in eşitlik adalet paylaşıma, ahlak, dürüstlük, doğruluk ilklerini tersyüz ettiler.

İslamiyet’in ilahi mesajı yerine, ortaçağ Arap hurafelerini İslam diye yaşadılar, yansıttılar.

Haçlı ittifakı, Bizansın dönme İslamcı çocukları, beklemedikleri ilahi kaderi yaşayacaklardır.

Bizanslaşan Türkiye; akıl ve bilim öncülüğünde yeniden milli ve manevi kimliğini bulacaktır.

Türkiye’nin yetişmiş evlatlarının sesi, vatan sathında ve gök kubbede yankılanacaktır.

Günün Sözü: Milletinin değerlerini çıkarları için altüst edenler tarihte hain olarak yer alır.

 

 

Roma imparatorluğu, pagan dinindeydi. Doğu Roma ayrılıp Bizans kimliğiyle varlığını sürdürürken Hıristiyanlığı kabul etmişlerdi. Ancak İsa’nın öğretileri ile İncil’le var olan ilahi mesajıtersyüz ederek Roma pagan inancıyla sentez yaparak kabul etmişlerdi. İznik’te konsül toplayarak yüzlerce İncil’den dördünü kabul etmişlerdi. Hıristiyanlığın  Ortadoğu’daki Müslümanlara karşı vurucu gücü olmuşlardı.

Ne ilginç ki; Bizansın çocukları, İslamiyet’i kabul ettiler. Siyasi İslamcı kimlikleriyle varlar.  Ve yine İslam ülkelerini bu kez Haçlı Siyonist İslamcı kimlikleriyle yakıyorlar, yıkıyorlar. Katolik, Protestan, Kalvinist Avrupalılarla, Avengelist Amerikalılar ise yönlendiriyorlar.

Tarih tekerrür ediyor. ABD-İngiltere haçlı ittifakının Irak'ın işgaline Türkiye geçit verdi. Şimdi Suriye'nin işgalini haçlı ittifaktan talep ediyor. Oysa; daha bin yıl önce o bölgeler Selçuklular tarafından Bizanslılardan alınmış, sonra Anadolu'da Malazgirt savaşı yapılmıştı.

Fransa Cumhurbaşkanı hepimiz Bizansın çocuklarıyız dediğinde, Türkiye devlet yetkilileri ses çıkarmamışlardı. Böylesine kendisini inkâr etmeye varan duruş sonucu Haçlılar son seferlerinde amaçlarına ulaşmış durumdalar. Bu durum; Türkiye'nin Bizanslaştığının kabulüdür. Türkiye'de Bizansın çocuğu olmayı, Müslüman kisve altında benimseyenler yanında, Bizans çocuğu olmaya meraklılar da çoğalmış durumdadır.

2012 Türkiyesi; 1918 yılını mı yoksa 1071 yılını mı yaşıyor? 

Hatırlayalım.1071'den önce Anadolu toprakları Bizans imparatorluğuna aitti. Anadolu;10 bin yıllık Türklerin yurdu olmasına rağmen, zamanla Türkler; kimliklerini kaybetmişlerdi.

Bu kez Müslüman Türkler; Anadolu içlerine yerleşmeye başlamışlardı. Bizans, doğudan akın akın gelen Türkleri durdurmak ve Anadolu'daki yerleşimini önlemek için harekete geçer.

Irak'ı, Suriye ele geçiren Selçuklular, Alparslan liderliğinde Anadolu'da Türklerin kıyıma uğradığını haber alınca geri döner ve Malazgirt'te Bizans ordusu ile karşılaşır, yener.

Türkler Kutalmışoğlu Süleyman Şah liderliğinde; üç yıl içinde Anadolu'yu tamamen fetheder, İznik'i başkent ilan eder, 1074 de Anadolu Selçuklu Devletini kurar. İznik işgal edilince Konya başkent yapılır. Haçlı seferlerine karşı durulur. Bu kez doğudan gelen Moğollar Konya'yı işgal eder. Selçuklu devleti beyliklere bölünür. Osmanlı beyliği 100 yıl içinde Anadolu birliğini tekrar sağlar.

İstanbul ve Anadolu, Avrupalılarca 1918 de işgal edilir. Bütün etnik topluklar, işgalci Avrupalıların yanında yer alır. Türkler; Mustafa Kemal liderliğinde, kurtuluş savaşı verir ve Türkiye devletini tekrar kurar.

Yıl 2012.  Bu kez ABD ve Avrupa devşirdikleri ile başkent Ankara'yı örtülü işgal eder. Devşirdikleri, kimliksiz soyu sopu belirsiz tipler ve dönme Ermeni-Rum-Levanten İslamcılarla Bizansı yeniden ihya etmeye başlarlar. Bizansın çocukları Türklere ait ne varsa silmeye çalışırlar. Tarih tekerrür eder.

Kişi benzemek istediği toplumdan sayılır.

Bizans zihniyeti etkili ve de yetkili oldu. Menfaat ve koltuk sevdası; vatan, millet sevdasını, din aşkını, iman lezzetini unutturmuş durumdadır.

Bizansa ait ne kadar eser var ise onların bakımı, restorasyonu, tanıtımı ile uğraşıyorlar.

Hatta tek taşı kalmamış kiliseleri bile tarihi tablolardan, eski fotoğraflardan bakarak aslına uygun olarak yeniden inşa ettiriyor, içerisinde ayinler yaptırıyorlar.

Dinler bahçesi adı altında yeni din mabedleri inşa ediyorlar.

Cuma hutbelerinden son din islam’dır cümlesini kaldırdılar.

İslamiyet’in özü olan şehadetteki Muhammed ALLAH’IN resulüdür ek cümleyi kaldırdılar.

Masonluk’ta ki üç kutsal kitaba yemin esası gibi dinlerarası diyalogla İslamiyetin tek ve son din kabulünü inkar ettiler. 

İslamiyet’in eşitlik adalet paylaşıma, ahlak, dürüstlük, doğruluk ilklerini tersyüz ettiler.

İslamiyet’in ilahi mesajı yerine, ortaçağ Arap hurafelerini İslam diye yaşadılar, yansıttılar.

Haçlı ittifakı, Bizansın dönme İslamcı çocukları, beklemedikleri ilahi kaderi yaşayacaklardır.

Bizanslaşan Türkiye; akıl ve bilim öncülüğünde yeniden milli ve manevi kimliğini bulacaktır.

Türkiye’nin yetişmiş evlatlarının sesi, vatan sathında ve gök kubbede yankılanacaktır.

Günün Sözü: Milletinin değerlerini çıkarları için altüst edenler tarihte hain olarak yer alır.

 

 

Roma imparatorluğu, pagan dinindeydi. Doğu Roma ayrılıp Bizans kimliğiyle varlığını sürdürürken Hıristiyanlığı kabul etmişlerdi. Ancak İsa’nın öğretileri ile İncil’le var olan ilahi mesajıtersyüz ederek Roma pagan inancıyla sentez yaparak kabul etmişlerdi. İznik’te konsül toplayarak yüzlerce İncil’den dördünü kabul etmişlerdi. Hıristiyanlığın  Ortadoğu’daki Müslümanlara karşı vurucu gücü olmuşlardı.

Ne ilginç ki; Bizansın çocukları, İslamiyet’i kabul ettiler. Siyasi İslamcı kimlikleriyle varlar.  Ve yine İslam ülkelerini bu kez Haçlı Siyonist İslamcı kimlikleriyle yakıyorlar, yıkıyorlar. Katolik, Protestan, Kalvinist Avrupalılarla, Avengelist Amerikalılar ise yönlendiriyorlar.

Tarih tekerrür ediyor. ABD-İngiltere haçlı ittifakının Irak'ın işgaline Türkiye geçit verdi. Şimdi Suriye'nin işgalini haçlı ittifaktan talep ediyor. Oysa; daha bin yıl önce o bölgeler Selçuklular tarafından Bizanslılardan alınmış, sonra Anadolu'da Malazgirt savaşı yapılmıştı.

Fransa Cumhurbaşkanı hepimiz Bizansın çocuklarıyız dediğinde, Türkiye devlet yetkilileri ses çıkarmamışlardı. Böylesine kendisini inkâr etmeye varan duruş sonucu Haçlılar son seferlerinde amaçlarına ulaşmış durumdalar. Bu durum; Türkiye'nin Bizanslaştığının kabulüdür. Türkiye'de Bizansın çocuğu olmayı, Müslüman kisve altında benimseyenler yanında, Bizans çocuğu olmaya meraklılar da çoğalmış durumdadır.

2012 Türkiyesi; 1918 yılını mı yoksa 1071 yılını mı yaşıyor? 

Hatırlayalım.1071'den önce Anadolu toprakları Bizans imparatorluğuna aitti. Anadolu;10 bin yıllık Türklerin yurdu olmasına rağmen, zamanla Türkler; kimliklerini kaybetmişlerdi.

Bu kez Müslüman Türkler; Anadolu içlerine yerleşmeye başlamışlardı. Bizans, doğudan akın akın gelen Türkleri durdurmak ve Anadolu'daki yerleşimini önlemek için harekete geçer.

Irak'ı, Suriye ele geçiren Selçuklular, Alparslan liderliğinde Anadolu'da Türklerin kıyıma uğradığını haber alınca geri döner ve Malazgirt'te Bizans ordusu ile karşılaşır, yener.

Türkler Kutalmışoğlu Süleyman Şah liderliğinde; üç yıl içinde Anadolu'yu tamamen fetheder, İznik'i başkent ilan eder, 1074 de Anadolu Selçuklu Devletini kurar. İznik işgal edilince Konya başkent yapılır. Haçlı seferlerine karşı durulur. Bu kez doğudan gelen Moğollar Konya'yı işgal eder. Selçuklu devleti beyliklere bölünür. Osmanlı beyliği 100 yıl içinde Anadolu birliğini tekrar sağlar.

İstanbul ve Anadolu, Avrupalılarca 1918 de işgal edilir. Bütün etnik topluklar, işgalci Avrupalıların yanında yer alır. Türkler; Mustafa Kemal liderliğinde, kurtuluş savaşı verir ve Türkiye devletini tekrar kurar.

Yıl 2012.  Bu kez ABD ve Avrupa devşirdikleri ile başkent Ankara'yı örtülü işgal eder. Devşirdikleri, kimliksiz soyu sopu belirsiz tipler ve dönme Ermeni-Rum-Levanten İslamcılarla Bizansı yeniden ihya etmeye başlarlar. Bizansın çocukları Türklere ait ne varsa silmeye çalışırlar. Tarih tekerrür eder.

Kişi benzemek istediği toplumdan sayılır.

Bizans zihniyeti etkili ve de yetkili oldu. Menfaat ve koltuk sevdası; vatan, millet sevdasını, din aşkını, iman lezzetini unutturmuş durumdadır.

Bizansa ait ne kadar eser var ise onların bakımı, restorasyonu, tanıtımı ile uğraşıyorlar.

Hatta tek taşı kalmamış kiliseleri bile tarihi tablolardan, eski fotoğraflardan bakarak aslına uygun olarak yeniden inşa ettiriyor, içerisinde ayinler yaptırıyorlar.

Dinler bahçesi adı altında yeni din mabedleri inşa ediyorlar.

Cuma hutbelerinden son din islam’dır cümlesini kaldırdılar.

İslamiyet’in özü olan şehadetteki Muhammed ALLAH’IN resulüdür ek cümleyi kaldırdılar.

Masonluk’ta ki üç kutsal kitaba yemin esası gibi dinlerarası diyalogla İslamiyetin tek ve son din kabulünü inkar ettiler. 

İslamiyet’in eşitlik adalet paylaşıma, ahlak, dürüstlük, doğruluk ilklerini tersyüz ettiler.

İslamiyet’in ilahi mesajı yerine, ortaçağ Arap hurafelerini İslam diye yaşadılar, yansıttılar.

Haçlı ittifakı, Bizansın dönme İslamcı çocukları, beklemedikleri ilahi kaderi yaşayacaklardır.

Bizanslaşan Türkiye; akıl ve bilim öncülüğünde yeniden milli ve manevi kimliğini bulacaktır.

Türkiye’nin yetişmiş evlatlarının sesi, vatan sathında ve gök kubbede yankılanacaktır.

Günün Sözü: Milletinin değerlerini çıkarları için altüst edenler tarihte hain olarak yer alır.

 

 

Roma imparatorluğu, pagan dinindeydi. Doğu Roma ayrılıp Bizans kimliğiyle varlığını sürdürürken Hıristiyanlığı kabul etmişlerdi. Ancak İsa’nın öğretileri ile İncil’le var olan ilahi mesajıtersyüz ederek Roma pagan inancıyla sentez yaparak kabul etmişlerdi. İznik’te konsül toplayarak yüzlerce İncil’den dördünü kabul etmişlerdi. Hıristiyanlığın  Ortadoğu’daki Müslümanlara karşı vurucu gücü olmuşlardı.

Ne ilginç ki; Bizansın çocukları, İslamiyet’i kabul ettiler. Siyasi İslamcı kimlikleriyle varlar.  Ve yine İslam ülkelerini bu kez Haçlı Siyonist İslamcı kimlikleriyle yakıyorlar, yıkıyorlar. Katolik, Protestan, Kalvinist Avrupalılarla, Avengelist Amerikalılar ise yönlendiriyorlar.

Tarih tekerrür ediyor. ABD-İngiltere haçlı ittifakının Irak'ın işgaline Türkiye geçit verdi. Şimdi Suriye'nin işgalini haçlı ittifaktan talep ediyor. Oysa; daha bin yıl önce o bölgeler Selçuklular tarafından Bizanslılardan alınmış, sonra Anadolu'da Malazgirt savaşı yapılmıştı.

Fransa Cumhurbaşkanı hepimiz Bizansın çocuklarıyız dediğinde, Türkiye devlet yetkilileri ses çıkarmamışlardı. Böylesine kendisini inkâr etmeye varan duruş sonucu Haçlılar son seferlerinde amaçlarına ulaşmış durumdalar. Bu durum; Türkiye'nin Bizanslaştığının kabulüdür. Türkiye'de Bizansın çocuğu olmayı, Müslüman kisve altında benimseyenler yanında, Bizans çocuğu olmaya meraklılar da çoğalmış durumdadır.

2012 Türkiyesi; 1918 yılını mı yoksa 1071 yılını mı yaşıyor? 

Hatırlayalım.1071'den önce Anadolu toprakları Bizans imparatorluğuna aitti. Anadolu;10 bin yıllık Türklerin yurdu olmasına rağmen, zamanla Türkler; kimliklerini kaybetmişlerdi.

Bu kez Müslüman Türkler; Anadolu içlerine yerleşmeye başlamışlardı. Bizans, doğudan akın akın gelen Türkleri durdurmak ve Anadolu'daki yerleşimini önlemek için harekete geçer.

Irak'ı, Suriye ele geçiren Selçuklular, Alparslan liderliğinde Anadolu'da Türklerin kıyıma uğradığını haber alınca geri döner ve Malazgirt'te Bizans ordusu ile karşılaşır, yener.

Türkler Kutalmışoğlu Süleyman Şah liderliğinde; üç yıl içinde Anadolu'yu tamamen fetheder, İznik'i başkent ilan eder, 1074 de Anadolu Selçuklu Devletini kurar. İznik işgal edilince Konya başkent yapılır. Haçlı seferlerine karşı durulur. Bu kez doğudan gelen Moğollar Konya'yı işgal eder. Selçuklu devleti beyliklere bölünür. Osmanlı beyliği 100 yıl içinde Anadolu birliğini tekrar sağlar.

İstanbul ve Anadolu, Avrupalılarca 1918 de işgal edilir. Bütün etnik topluklar, işgalci Avrupalıların yanında yer alır. Türkler; Mustafa Kemal liderliğinde, kurtuluş savaşı verir ve Türkiye devletini tekrar kurar.

Yıl 2012.  Bu kez ABD ve Avrupa devşirdikleri ile başkent Ankara'yı örtülü işgal eder. Devşirdikleri, kimliksiz soyu sopu belirsiz tipler ve dönme Ermeni-Rum-Levanten İslamcılarla Bizansı yeniden ihya etmeye başlarlar. Bizansın çocukları Türklere ait ne varsa silmeye çalışırlar. Tarih tekerrür eder.

Kişi benzemek istediği toplumdan sayılır.

Bizans zihniyeti etkili ve de yetkili oldu. Menfaat ve koltuk sevdası; vatan, millet sevdasını, din aşkını, iman lezzetini unutturmuş durumdadır.

Bizansa ait ne kadar eser var ise onların bakımı, restorasyonu, tanıtımı ile uğraşıyorlar.

Hatta tek taşı kalmamış kiliseleri bile tarihi tablolardan, eski fotoğraflardan bakarak aslına uygun olarak yeniden inşa ettiriyor, içerisinde ayinler yaptırıyorlar.

Dinler bahçesi adı altında yeni din mabedleri inşa ediyorlar.

Cuma hutbelerinden son din islam’dır cümlesini kaldırdılar.

İslamiyet’in özü olan şehadetteki Muhammed ALLAH’IN resulüdür ek cümleyi kaldırdılar.

Masonluk’ta ki üç kutsal kitaba yemin esası gibi dinlerarası diyalogla İslamiyetin tek ve son din kabulünü inkar ettiler. 

İslamiyet’in eşitlik adalet paylaşıma, ahlak, dürüstlük, doğruluk ilklerini tersyüz ettiler.

İslamiyet’in ilahi mesajı yerine, ortaçağ Arap hurafelerini İslam diye yaşadılar, yansıttılar.

Haçlı ittifakı, Bizansın dönme İslamcı çocukları, beklemedikleri ilahi kaderi yaşayacaklardır.

Bizanslaşan Türkiye; akıl ve bilim öncülüğünde yeniden milli ve manevi kimliğini bulacaktır.

Türkiye’nin yetişmiş evlatlarının sesi, vatan sathında ve gök kubbede yankılanacaktır.

Günün Sözü: Milletinin değerlerini çıkarları için altüst edenler tarihte hain olarak yer alır.

 

 

Paylaş
Etiketler: IrakiMüslüman Türkler;Suriye ele geçiren Selçuklular
Önceki Yazı

Vekili Millet Seçer Hem Över, Hem Söyler…

Sonraki Yazı

Bir Parti Daha Kapandı

Öğr.Gör. Nurullah AYDIN

Öğr.Gör. Nurullah AYDIN

İlişkili Yazılar

Nurullah AYDIN

İktidar Savaşı ve Propaganda

19 Kasım 2018
5.1k
Nurullah AYDIN

İktidar Savaşı ve Propaganda

19 Ekim 2018
5k
Nurullah AYDIN

Siyasal/Ekonomik Şekillendirme

10 Ekim 2018
5k
Nurullah AYDIN

ABD-NATO ve Türkiye

04 Ekim 2018
5k
Sonraki Yazı

Bir Parti Daha Kapandı

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

  • Trendler
  • Yorumlar
  • En son
Aşık Veysel ve Kara Toprak Türküsü Hikayesi

Aşık Veysel ve Kara Toprak Türküsü Hikayesi

22 Mart 2019
Ayak Tabanına Veya Göğüse Vicks Sürmenin Faydası Yok

Ayak Tabanına Veya Göğüse Vicks Sürmenin Faydası Yok

24 Ocak 2016

Yok Saymak

28 Mart 2020

Yıldızname Baktırmak Günah mı…Günah…

09 Haziran 2022

Keltepen’in Taşları /Şu Akkuşun Gürgenleri

18 Nisan 2020

Düz Dara Yâr Düz Dara

23 Mayıs 2020

Tüketicilerin Süt Tozu Dilekçeleri!

97

Fethullah Gülen’e 19 Soru

72

Ayasofya Açılsın Zincirler Kırılsın

70

İslâm Dışı Bir Uygulama: Çocuk Sünneti…

45

Gıda Mühendislerinin Petek Ataman’a Çağrısı

40

Şarkı Sözü Alan Var mı?

39
Tərcümeyi – Hal

Tərcümeyi – Hal

31 Ocak 2026
Ünye Döner Çeşme Meydanı

Ünye Döner Çeşme Meydanı

31 Ocak 2026
Herkese ‘Kelle’ Gerek

Günce

31 Ocak 2026
Müzisyen Kardeşler

Müzisyen Kardeşler

31 Ocak 2026
Suskun Ve Sessiz

Kürsüde Az Ses, Çok Mana

30 Ocak 2026
Toplumsal Cinsel Problem

Toplumsal Cinsel Problem

30 Ocak 2026

Köşe Yazarları

Türkiye Deprem Haritası

 

Ayın Sözü

Lütfen Duyarlı Olalım!

de, da vb. bağlaçlar ayrı yazılır.

Cümle bitişinde noktalama yapılır. Boşluk bırakılır, yeni cümleye büyük harfle başlanır.

Dilimiz kadar, edebiyatımıza da özen gösterelim.

Arşiv

Sosyal Medya’da Biz

  • Facebook
  • İnstagram
  • Twitter

Entelektüel Künyemiz!

Online Bilgi İletişim, Sanat ve Medya Hizmetleri, (ICAM | Information, Communication, Art and Media Network) Bilgiağı Yayın Grubu bileşeni YAZAR PORTAL, her gün yenilenen güncel yayınıyla birbirinden değerli köşe yazarlarının özgün makalelerini Türk ve dünya kültür mirasına sunmaktan gurur duyar.

Yazar Portal, günlük, çevrimiçi (interaktif) Köşe Yazarı Gazetesi, basın meslek ilkelerini ve genel yayın etik ilkelerini kabul eder.

Yayın Kurulu

Kent Akademisi Dergisi

Kent Akademisi | Kent Kültürü ve Yönetimi Dergisi
Urban Academy | Journal of Urban Culture and Management

Ayın Kitabı

Yazarımız, Sedayi ALTUN’dan,

“Bir Eğitim Yolcusu” adlı güzel bir eser. Yazarımızın eseri, yine bir yazarımız ve Karadeniz Şairler ve Yazarlar Derneği yönetim kurulu üyemizin sahibi olduğu Ateş Yayınlarından çıkmıştır. Kendilerini kutluyoruz.

Gazetemiz TİGAD Üyesidir

YAZAR PORTAL

JENAS

Journal of Environmental and Natural Search

Yayın Referans Lisansı

Creative Commons License
This work is licensed under a Creative Commons Attribution-NonCommercial-NoDerivatives 4.0 International License.

Bilim & Teknoloji

Eğitim & Kültür

Genel Eğitim

Kişisel Gelişim

Çocuk Gelişimi

Anı & Günce

Spor

Kitap İncelemesi

Film & Sinema Eleştirisi

Gezi Yazısı

Öykü Tefrikaları

Roman Tefrikaları

Röportaj

Medya

Edebiyat & Sanat

Sağlık & Beslenme

Ekonomi & Finans

Siyaset & Politika

Genç Kalemler

Magazin

Şiir

Künye

Köşe Yazarları

Yazar Müracatı

Yazar Girişi

Yazar Olma Dilekçesi

Yayın İlkeleri

Yayın Grubumuz

Misyon

Logo

Reklam Tarifesi

Gizlilik Politikası

İletişim

E-Posta

Üye Ol

BİLGİ, İLETİŞİM, SANAT ve MEDYA HİZMETLERİ YAYIN GRUBU

 INFORMATION, COMMUNICATION, ART and MEDIA PUBLISHING GROUP

© ICAM Publishing

Gazetemiz www.yazarportal.com, (Yazarportal) basın meslek ilkelerine uymaya söz vermiştir.
Yazıların tüm hukuksal hakları yazarlarına aittir. Yazarlarımızın izni olmaksızın, yazılar, hiç bir yerde kaynak gösterilmeksizin kısmen veya tamamen alıntı yapılamaz.

Sonuç yok
Tüm sonuçları gör
  • Ana Sayfa
  • Köşe Yazarları
  • Künye
  • Yayın İlkeleri
  • Yazar Müracaatı
  • Kurumsal
    • Misyon
    • Yayın Grubumuz
    • Logo
    • Reklam Tarifesi
  • Yazar Girişi
  • E-Posta

© 2008 - 2021 Yazar Portal | Türkiye Interaktif Köşe Yazarı Gazetesi

Yeniden Hoşgeldin

Aşağıdan hesabınıza giriş yapın

Şifrenimi unuttun?

Parolanızı alın

Şifrenizi sıfırlamak için lütfen kullanıcı adınızı veya e-posta adresinizi girin.

Giriş yap