Milli Eğitim Bakanlığı'nın 4+4+4 lük Eğitim Konusundaki Telekonferans Türü Uzaktan Eğitim Seminerlerine İlişkin Ön Değerlendirmeler (I)
4+4+4 Eğitim sistemine fiilen geçmeye hazırlanan Milli Eğitim Bakanlığı, bu işi önümüzdeki döneme yetiştirmek için daha 2011-2012 öğretim yılı biter bitmez zaman kaybetmeden sistemle ilgili ulusal düzeyde yürütülen (telekonferans türü) interaktif seminer eğitim programı düzenledi.
Bu programlar üç aşamalı olarak gerçekleşmekte. Seminerin ilk ana aşaması, 4+4 lük kısım için öngörülmüş. Bu ilk hafta yöneticiler için yürütülürken, ikinci ve üçüncü hafta 4+4 lük dilimdeki öğretmenler için gerçekleştirilmekte. Öğretmenler için yürütülen telekonferans türü interaktif seminerler hala devam etmektedir.
Türk eğitim tarihinde bir ilk olan 4+4+4 lük sistemin başlangıç çalışmaları yine bir ilk olan telekonferans türü bir interaktif seminerle tanıtılmakta.
Ön Değerlendirmeler:
Haliyle eğitim tarihimizde ilk defa telekonferans tarzı interaktif eğitim semireninin düzenleniyor olması çok büyük bağlantı sorunlarını da beraberinde getirdi. "İnteraktif" tabanlı seminer çoğunlukla "aktif" tabanlı olarak kaldı, "inter" kısmı pek işleyemedi. Diğer bir tabirle, sistemin en önemli ögesi olan "iletişim" "iletim" şeklinde yürütüldü. Bir nevi telekonferansın konferans kısmı en azından teknik anlamda iyi olsa da "tele" kısmı sınıfta kaldı.
Konuşmacıların Konu İçerikleri:
Konuşmacıların özellikle bakanlık personeli ve üst düzey yöneticilerinin konuşmaları, çoğunlukla bir nevi sesli resmi gazete okuması tarzında gerçekleşti. Tatsız tuzsun sıkıcı boğucu ve uzun uzadıya donuk konuşmalar "yeni eğitim sistemi ve yeni eğitim vizyonu" ile pek değil neredeyse hiç uyumlu değildi.
Eminim ki, Milli Eğitim Bakanlığı kapsamında konuyu çok daha akıcı, çok daha canlı ve verimli olarak sunacak formasyonda konuşmacılar bulunmaktadır. Bundan sonraki programlarda konuşmacı seçimine daha fazla özen gösterilmesinin gerekliliği kendini gösterdi.
Özellikle ulusal çapta bir interaktif seminerdeki konuşmacıların performanslarının önemi bilinip ona göre başarılı bir konuşmacının ekrana çıkarılması öngörülmeliydi.
Sayın Bakan'ın Değerlendirilmesi:
Sayın bakan, sıkı bir bürokrattır. Son derece disiplinli ve ilkeli çalışır. Onun bu "sıkı"lık ölçüsünün halihazırdaki sistemle örtüşmediği muhakkaktır. Sayın Bakan'ın bu durumu öngörüp daha insancıl daha güleryüzlü, daha dışa dönük ve katılımcı, daha motive edici bir ses tonu, cümle yapısı ve sunum tekniği uygulayabilirdi. Bu konuda bakanın halkla ilişkiler ve tanıtım danışmanı veya kurumayı kanımızca sınıfta kalmıştır. Zira bu konuda taşradan ve/veya tabandan bakanın konuşmasının değerlendirilmesi konusunda çok fazla olumsuz yönde tepkiler aldık. Bu yazılarımın (İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nde ve Marmara Üniversitesi'nde teşrik-i mesaide bulunduğumuz) sayın Bakanıma olumlu geri dönüşüm olarak gitmesini temenni ederim.
Prof.Dr. Ziya SELÇUK, okulda ve sınıfta Beden Dili ve Eğitimi konusunda önerilerde bulundu. Ne var ki, seminerde dile getirilen bu konuyu idarecilerin de, öğretmenlerin de içselleştirdiklerini veya hazmettiklerini hiç ama hiç zannetmiyorum. Temennimiz bu konunun idareciler ve öğretmenler açısından bir an önce içselleştirilmesi veya hazmedilmesidir.
Konuşmacılara İlişkin Mini Değerlendirmeler ve Bilgiler:
Yrd.Doç.Dr. Ömer KUTLU ölçme ve değerlendirmeden bilginin beceriye dönüştürülerek yeteneklerini de kullanarak üst düzeyde düşünmeye ulaşılması üzerinde durdu.
Prof.Dr.Doğan CÜCELOĞLU’nun sunumunu çok beğendim. Can Baskın ve Yüz Baskın öğretmen profili çok güzeldi. Anlatımlarında öğretmenler için çok yararlı ve önemli bir konuya değindi. Ayrıca öğretmen günlüğü tutma fikri de oldukça dikkat çekiciydi.
Doç.Dr.Nurdan KALAYCI, kendisini zevkle dinledim. Ders işlenişi ve sunumlarda özelikle animasyonlar, ilginç haberler, kısa filmler vs.. gibi materyallerin sınıf içinde kullanılması ile hem öğrencilerin sıkılmada ilgilerini çekerek bir eğitim yapmak hem de kalıcı olmak açısından güzel bir sunumdu.
Zorunlu Eğitimin 12 yıla çıkması ile öğretmen ihtiyacının yaşanacağı tartışmalarına “Bu sene ilkokul birinci sınıfa başlayacak öğrenci sayısının ve şube sayılarının da artacağını 5.sınıftaki sınıf öğretmenlerinin orada kullanılacağını ve bu konuda öğretmen açığının kapatılacağını” açıkladı.
Birinci sınıfta ilk aylarda okuma-yazma hazırlık çalışmalarının yapılacağını, bununla birlikte bu alana yönelik olarak ta ders materyallerinin düzenlenerek, öğrencilere uygulanacağını belirtti.
Temennimiz bu programın alt yapı ve içerik olarak bir an önce iyileştirilmesi ve sürdürülebilir hale getirilmesidir.
Bu süreçte işin en vahim yönü ise, öğretmenlerin çoğunun (önüne gelen her şeyi eleştirmelerine rağmen,) bu tür programlara neredeyse zorla katılmaları, zorla katılsalar bile, mümkün olduğunca hiç bir şey dinlememeleri, dinleseler bile, duyularını algılamaya kapatmaları, çözümün değil de kendilerini sorunun bir parçası olarak hissetmeleri, her zaman ve ortamdan keyif alma veya artı değer üretme yerine stres yapma ve bodoslama şikayet üretmeyi tercih etmeleridir.
İ.Ü. Siyasal Bilgiler Fakültesi Kamu Yönetimi Bölümünde lisansını (1993) tamamladı. İ.Ü. Sosyal Bilimler Enstitüsü İşletme Fakültesi’nde Personel Yönetimi / İnsan Kaynakları Yönetimi Anabilim Dalı’nda yüksek lisansını tamamladı. (1996) Doktorasını M.Ü. Sosyal Bilimler Enstitüsü, Mahalli İdareler ve Yerinden Yönetim bilim dalında, Büyükşehirlerde Kentiçi Ulaşım Hizmetlerinin Entegrasyonu ve Yönetimi, İstanbul Metropoliten Alanı İçin Bir Model Önerisi adlı teziyle tamamladı. (2004).
Halen Ordu Üniversitesi’nde (Deniz Bilimleri Fakültesi, Deniz Ulaştırma İşletme Mühendisliği bölümünde öğretim üyesi.
ICAM Network ve ICAM Publishing Genel Yayın Koordinatörlüğünü, OJOP Çevrimiçi Bilimsel Dergi Yayıncıları ve Editörleri Platformu Dönem Başkanlığını, KADOÇED Genel Başkanlığını, TİGAD (Türkiye İnternet Gazeteciliği Derneği) Ordu Temsilciliğini, KAŞYAD Başkanlığını, KARAV Müt. Heyeti Başkanlığnı yürütmektedir.
Eserleri:
Kent, Ulaşım, Yerel Yönetim, Bilişim Teknolojileri, Estetik, Kent Kültürü, Çevre, Kurumsal Etik, Bireysel İletişim ve Kurumsal İletişim Sistemleri, Siyaset, Yönetim Bilimleri, Mizah, Şiir ve Edebiyat, Kişisel Gelişim, Hukuk-Siyaset-Eğitim Felsefeleri alanlarında 10’dan fazla kitap, yüzlerce makale, bildiri, 1000’den fazla köşe yazısının müellifidir.
Sayın Fidan,
Bakan beye bir dahaki interaktif görüşmede "İntihal" makaleyi sorun. Hani biz edepten soramıyoruz. Ayrıca eğitimci bir bakan istiyoruz. Sanki bir tiyatro eleştirmeni bize eğitim dersi vermeye kalkıyormuş gibime de geliyor.
O son paragrafta yazdığınız içeriğe cevaben yazdım bunu.
Hürmetler.
Bir yanıt yazın
Köşe Yazarları
Türkiye Deprem Haritası
Ayın Sözü
Lütfen Duyarlı Olalım!
de, da vb. bağlaçlar ayrı yazılır.
Cümle bitişinde noktalama yapılır. Boşluk bırakılır, yeni cümleye büyük harfle başlanır.
Online Bilgi İletişim, Sanat ve Medya Hizmetleri, (ICAM | Information, Communication, Art and Media Network) Bilgiağı Yayın Grubu bileşeni YAZAR PORTAL, her gün yenilenen güncel yayınıyla birbirinden değerli köşe yazarlarının özgün makalelerini Türk ve dünya kültür mirasına sunmaktan gurur duyar.
Yazar Portal, günlük, çevrimiçi (interaktif) Köşe Yazarı Gazetesi, basın meslek ilkelerini ve genel yayın etik ilkelerini kabul eder.
Yayın Kurulu
Kent Akademisi Dergisi
Kent Akademisi | Kent Kültürü ve Yönetimi Dergisi
Urban Academy | Journal of Urban Culture and Management
Ayın Kitabı
Yazarımız, Sedayi ALTUN’dan,
“Bir Eğitim Yolcusu” adlı güzel bir eser. Yazarımızın eseri, yine bir yazarımız ve Karadeniz Şairler ve Yazarlar Derneği yönetim kurulu üyemizin sahibi olduğu Ateş Yayınlarından çıkmıştır. Kendilerini kutluyoruz.
Sayın Fidan,
Bakan beye bir dahaki interaktif görüşmede "İntihal" makaleyi sorun. Hani biz edepten soramıyoruz. Ayrıca eğitimci bir bakan istiyoruz. Sanki bir tiyatro eleştirmeni bize eğitim dersi vermeye kalkıyormuş gibime de geliyor.
O son paragrafta yazdığınız içeriğe cevaben yazdım bunu.
Hürmetler.