Yazar Portal | Turkiye Interaktif Kose Yazarı Gazetesi
Cumartesi, Ocak 31, 2026
  • Giriş Yap
  • Ana Sayfa
  • Köşe Yazarları
  • Künye
  • Yayın İlkeleri
  • Yazar Müracaatı
  • Kurumsal
    • Misyon
    • Yayın Grubumuz
    • Logo
    • Reklam Tarifesi
  • Yazar Girişi
  • E-Posta
Sonuç yok
Tüm sonuçları gör
  • Ana Sayfa
  • Köşe Yazarları
  • Künye
  • Yayın İlkeleri
  • Yazar Müracaatı
  • Kurumsal
    • Misyon
    • Yayın Grubumuz
    • Logo
    • Reklam Tarifesi
  • Yazar Girişi
  • E-Posta
Sonuç yok
Tüm sonuçları gör
Yazar Portal | Turkiye Interaktif Kose Yazarı Gazetesi
Sonuç yok
Tüm sonuçları gör
Anasayfa Yazarlar Ali TARAKÇI

Hüseyin Şengül’e Kısa Yanıtlar…

Ali TARAKÇI Yazar Ali TARAKÇI
19 Mayıs 2012
Ali TARAKÇI
0
401
Paylaşma
5k
Görüntülenme
Facebook'ta PaylaşTwitter'da Paylaş

«Berktay iyi bir şey mi, kötü bir şey mi yaptı? Yanıtım tek kelimeyle evet…” başlıklı yazımda; ‘Şayet sol için çatışmalar, örgüt içi çatışmalar öylesine vahşice yaşanmasaydı zaten 12 Eylül olmazdı. Ve en önemlisi sol kendi içinde çatışma kültürünü aşmış, dünyayı ve ülkesini anlasaydı zaten bugün Türkiye geç kalmış tarihsel bir süreci yaşamazdı” bölümü ile ilgili iki yazı yazdı. 
“12 Eylül darbesinin nedeni neymiş?” başlıklı yazısında; “Tarakçı, dün sözünü ettiğim yazısında, “Şayet sol içi çatışmalar, örgüt içi çatışmalar öylesine vahşice yaşanmasaydı zaten 12 Eylül olmazdı” diye yazıyor. Aynı yazının bir başka yerinde ise, “…yaşanan sol içi çatışmaların faşizme giden süreçte katkılarını ve sorumluluğunu ortadan kaldırmıyor” diyor ki, buna katılıyorum. Ancak bu cümleyle diğer cümle, iki farklı anlama sahip. İlk cümlede sol içi çatışmalar, 12 Eylül’ün nedeni olurken, diğer cümlede aynı olgu, yani sol içi çatışmalar, 12 Eylül’e gidişe katkılar sunuyor.

Bir şeye neden olmak ile o şeye katkı sunmak arasında dağlar kadar fark var! Zaten yazının tümü okunduğunda, 12 Eylül’ün nedenini ifade eden paragraf, yazının mantığına uymuyor.”
Sevgili Hüseyin Şengül, yazımın bütününe değil, iki cümle üzerinden bir eleştirmiş; iki, haklılığımı teyit etmiş. Şengül yazısının devamında: “Eğer böyleyse, 12 Eylül Darbesi, dünün bu çatışmacı sol’unun birbirini vurup kırmasına son vererek, bu kesimin daha fazla zayiat vermesini önlemiş olur. Bu durumda darbeciler, niyetleri bu olmasa da, yaptıkları ister istemez solun da işine gelmiştir. 12 Eylül sol’u kurtarmıştır! Eğer böyleyse, dünün sol dünyasında bulunan herhangi biri kalkıp 12 Eylül darbecilerinden davacı olamaz! Ona hesap sorma hakkına sahip olamaz! Tarakçı böyle demek istemiyor, ama yazdığının mantıksal sonucu bu kapıya açılıyor!”

****
Bir itiraf yapmanın zamanıdır. Türkiye solunun büyük bir kesiminin yakınları, 12 Eylül ile beraber iddia ediyorum, 12 Eylülcülere dualar etmişlerdir. Çektikleri onca acıya rağmen… Yakınları için çocukları hayatta kaldı. Kimi kadrolar için ise, kendileri hayatta kaldı. Ve bugün yollarına devam ediyorlar. 
O nedenle hala bu toplum için, 12 Eylül öncesini yaşayanlar için, bilenler için, 12 Eylül’ün derinlerde daha farklı bir anlamı vardır. 
Bugün artık şunu biliyoruz. 12 Eylül faşizminden sonra hayatlarımız değişti. Solun ve tabiî ki kendi yenilgimiz üzerinden tahliller ve eleştiriler yaptık ve zamanın ruhuna ayak uydurarak, yaşadığımız deneyimleri de iyi okuyarak değiştik. Bir bölümümüz zihniyetlerimizi değiştirdik.

*****
Ve bugünün Türkiye’sinde sivil iktidara karşı darbe olsa kimin yanında saf tutarız?
Ve kendine sol diyenlerin bir bölümü darbecilerin yanında olurlar. Aynen 12 Eylül öncesinde orduyu ilerici gören ve onun içersinden sol bir darbe bekleyen pardon; devrim bekleyenler ve 12 Eylül sonrasında millet iradesini yansıtan meşru iktidarlara karşı yaşanan post modern darbelerde olduğu gibi…
Solun çok küçük bir bölümü de mevcut iktidarın yanında olur. Destekledikleri için değil, ahlaki ve zihniyet olarak darbelere karşı oldukları için… Ve iddialı söylüyorum; 12 Eylül öncesinde bugünkü sayı kadar bile o gün mevcut iktidarın yanında olacak solcu bulamazdık.

Düşünün, o günün dünyasında asıl tehlike AP iktidarı ve MC iktidarlarıydı. Kimse gelen darbe üzerine bir strateji kurmuyor. Ve kimilerinin bugün kurmadığı gibi. Aynen 12 Mart öncesinde olduğu gibi sol bir darbe olsa yanında yer alacak sol devrimci örgütler hazır bekliyorlardı. 
Zaten solun tüm devrimci güçleri de, dünyadaki kapitalizmin bunalımlarından yola çıkan devrimci durum yaşanıyordu bizde ve diğer ülkelerde.
Hatta kimilerimize göre devrim anı vardı. İktidarı almanın ayak sesleri duyuluyordu. Kim takardı, tüm söylemlere rağmen faşizm tehlikesini. Duyulan ayak sesleri devrimin ayak sesleriydi.

****
Ve bir itiraf yapayım. Bugün tartışılmıyor bile… 12 Eylül faşizmine, faşist darbe dememek için kılı kırk yararak askersel diktatörlük diye bir kavram uydurmuştuk. 12 Eylül faşizmi diye konuşanları, yazanları tasfiye etmiştik, TKP içersinden… Çoğu hain olmuştu. 
Faşizm tahlili yapan TKP’nin İstanbul’da önde gelen bir kadrosunun, kendisine yönelik yapılan tasfiyeden dolayı içinin nasıl kan ağladığını yakından bilirim. 
Bugün bunu anlattığımızda inanmak bile imkansız. Cezaevinde oluşturduğumuz komünde en son ben tutuklandığım için, dışarıdaki tartışmaları anlatmış ve askersel diktatörlük üzerine zorlama ve uydurma tartışmalar yapıyorduk.
Ne de olsa parti öyle söylüyordu.

*****
Ve o günün devrimci solu, silahlı mücadeleye karşı çıkanlar bile “Devrimci durum, devrimci an”diyerek iki kavram arasında silahlı mücadeleyi, yani zorun uygulanacağı zamanı tartışıyorduk. Sözde silahlı mücadeleye karşı olanlarla, asıl zamanı gelmediği için silahlı mücadelenin uygulanamayacağı üzerinden tartışmalar yapıyorduk. 
Anlayacağınız, zamanı gelince biz de elimize silah alacaktık. Bir burjuvazi, egemenler iktidarını kolayca vermeyecekleri için zoru kullanacaktık, ardından da iktidarımızı korumak için zora başvuracaktık. Türkçesi; devrimci şiddete.. Onların ki, faşist şiddetti bizimki ise devrimci şiddetti. Tarih bunun örnekleriyle doluydu. 
Sizce bizim Stalinimiz ve Pol Potumuz kim olurdu?                                   

*****
12 Eylül gelmesinde iç ve dış çevreleri yok saymak anlamında söylemiyorum bunları. Gerçekleşmiş faşist bir darbe üzerinden, toplumun üzerinden silindir gibi geçmiş bir darbenin üzerinden, ‘farkında olsaydık asıl tehlikenin’ diyerek, ‘darbeyi engelleyebilirdik’ değerlendirmesini yaparak, bugüne gönderme yapıyorum. 12 Eylül öncesinde yaşananları devrimin ayak sesleri kabul ederek, dışımızda şiddeti tırmandıranlara inat savunma adı altında sol olarak hem dışımıza karşı hem de içimizde şiddeti büyütüyorduk.
Bilmem anlatabildim mi, Hüseyin Şengül?

Bir hayal kurduk ve hayata geçirdik

Bir ay önce, yerel basında ilk defa bir proje başlattık.
Gazetemizin yazı işlerinde bulunan, ilçe koordinatörleri ve köşe yazarlarıyla beraber belediye başkanlarının bir günlük misafiri olacaktık. 
Sabah kahvaltısında buluşacak, başkanla beraber kenti gezecektik.
Yapılan projeleri yerinde görecek, yapılacak projeleri başkandan dinleyecek ve sorularımızı yüz yüze soracaktık. 
Aynı zamanda Karadeniz TV’nin ekibiyle bir günümüzü kayıt altına alacaktık.
Ve daha sonra Karadeniz TV ekranlarında iki saatlik canlı yayında başkanla söyleşi yapacaktık. 
Önce bir hayal olarak düşündük.
Sonra arkadaşlarımızla paylaştık.
Sonra belediye başkanları ile görüştük.
Ve ilk olarak Silivri’de hayalimizi ete kemiğe büründürdük. 
Yaklaşık 20 kişilik bir ekiple beraber Silivri Belediye Başkanı Özcan Işıklar’ın konuğu olduk. Sabah Silivri’nin en güzel yerinde kahvaltıda buluştuk.
Sonra belediyenin aracı ile kenti gezmeye çıktık. Aracın ön koltuğunda Başkan Işıklar, mikrofondan kenti tanıtıyor ve yaptığı hizmetleri    anlatıyordu.
Gerçek Gazetesi’nin her bireyi (bana söyleneni söylüyorum) yapılan ziyaretlerden ve gezilerden dolayı oldukça memnundu. Tabi ki başta ben memnundum. 
Kendimi turistik bir gezide zannediyordum. Ve kenti tanıtırken kentin Şehr-i Emini bize rehberlik yapıyordu.

****
Bugüne kadar dört program yaptık.
Silivri, Çatalca, Esenyurt ve Büyükçekmece…
Bu hafta Beylikdüzü Belediye Başkanı Yusuf Uzun’un konuğu olacağız. 
Ve nihayet önceki akşam projemizin en önemli ayağı olan Karadeniz TV’deki canlı yayın programını gerçekleştirdik. Kupa maçına rağmen ve tv dizilerinin en babalarının olduğu saate rağmen iyi bir izlenme oranı yakaladık.
Bir ilki gerçekleştirmek, bir hayali hayata geçirmek nasıl mutlu ederse insanı öyle mutlu olduk. Ziyaretlerimizi gazetemizde haberleştirdik. Köşe yazarlarımız izlenimlerini yazdılar. 
Ve günü geldiğinde canlı yayında aklımıza gelen ve sms’le gelen her soruyu konuğumuz Silivri Belediye Başkanı Özcan Işıklar’a sorarak, kente yaptığımız gezide çektiğimiz görüntüleri göstererek, dinamik bir program    gerçekleştirdik.
Ve iddia ediyorum, bugüne kadar televizyonlarda belediyelerle ilgili gerçekleştirilmiş ilk farklı programı yaptık.
Önceki akşam iki saatin nasıl geçtiğini inanın fark etmedik bile…

****
Programın tekrarını bugün saat 13.30 ile 15.30 arasında Karadeniz TV’de; evinde uydu olanlar uydudan, Dsmart olanlar 151. Kanaldan, bilgisayar ve cep telefonlarından ise www.karadeniztv.com.tr adresinden programımızın tekrarını izleyebilirler.

Not: 16 Mayıs Çarşamba saat 20.00’de konuğum; Çatalca Belediye Başkanı Cem Kara.

Paylaş
Etiketler: 12 Eylül faşizmine12 Eylül sonrasıFaşizm tahlili yapanHüseyin Şengül
Önceki Yazı

Komana Pontikalı Bir Yannovalı Ali GÖZENEKLİ Pestanı

Sonraki Yazı

Yutma ve Yutturma Üzerine!…

Ali TARAKÇI

Ali TARAKÇI

Fast loans with monthly payments near me

İlişkili Yazılar

Ali TARAKÇI

ZEVZEK’in Asıl Amacı Montrö Değilmiş!

14 Mayıs 2021
5k
Ali TARAKÇI

“Ya Hep Beraber, ya Hiçbirimiz…”

13 Mayıs 2021
5k
Zevzek’in Asıl Amacı Montrö Değilmiş!
Ali TARAKÇI

Zevzek’in Asıl Amacı Montrö Değilmiş!

06 Mayıs 2021
5k
Ali TARAKÇI

Twitter Vekillik Düşürdü!

24 Mart 2021
5k
Sonraki Yazı

Yutma ve Yutturma Üzerine!...

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

  • Trendler
  • Yorumlar
  • En son
Aşık Veysel ve Kara Toprak Türküsü Hikayesi

Aşık Veysel ve Kara Toprak Türküsü Hikayesi

22 Mart 2019
Ayak Tabanına Veya Göğüse Vicks Sürmenin Faydası Yok

Ayak Tabanına Veya Göğüse Vicks Sürmenin Faydası Yok

24 Ocak 2016

Yok Saymak

28 Mart 2020

Yıldızname Baktırmak Günah mı…Günah…

09 Haziran 2022

Keltepen’in Taşları /Şu Akkuşun Gürgenleri

18 Nisan 2020

Düz Dara Yâr Düz Dara

23 Mayıs 2020

Tüketicilerin Süt Tozu Dilekçeleri!

97

Fethullah Gülen’e 19 Soru

72

Ayasofya Açılsın Zincirler Kırılsın

70

İslâm Dışı Bir Uygulama: Çocuk Sünneti…

45

Gıda Mühendislerinin Petek Ataman’a Çağrısı

40

Şarkı Sözü Alan Var mı?

39
Tərcümeyi – Hal

Tərcümeyi – Hal

31 Ocak 2026
Ünye Döner Çeşme Meydanı

Ünye Döner Çeşme Meydanı

31 Ocak 2026
Herkese ‘Kelle’ Gerek

Günce

31 Ocak 2026
Müzisyen Kardeşler

Müzisyen Kardeşler

31 Ocak 2026
Suskun Ve Sessiz

Kürsüde Az Ses, Çok Mana

30 Ocak 2026
Toplumsal Cinsel Problem

Toplumsal Cinsel Problem

30 Ocak 2026

Köşe Yazarları

Türkiye Deprem Haritası

 

Ayın Sözü

Lütfen Duyarlı Olalım!

de, da vb. bağlaçlar ayrı yazılır.

Cümle bitişinde noktalama yapılır. Boşluk bırakılır, yeni cümleye büyük harfle başlanır.

Dilimiz kadar, edebiyatımıza da özen gösterelim.

Arşiv

Sosyal Medya’da Biz

  • Facebook
  • İnstagram
  • Twitter

Entelektüel Künyemiz!

Online Bilgi İletişim, Sanat ve Medya Hizmetleri, (ICAM | Information, Communication, Art and Media Network) Bilgiağı Yayın Grubu bileşeni YAZAR PORTAL, her gün yenilenen güncel yayınıyla birbirinden değerli köşe yazarlarının özgün makalelerini Türk ve dünya kültür mirasına sunmaktan gurur duyar.

Yazar Portal, günlük, çevrimiçi (interaktif) Köşe Yazarı Gazetesi, basın meslek ilkelerini ve genel yayın etik ilkelerini kabul eder.

Yayın Kurulu

Kent Akademisi Dergisi

Kent Akademisi | Kent Kültürü ve Yönetimi Dergisi
Urban Academy | Journal of Urban Culture and Management

Ayın Kitabı

Yazarımız, Sedayi ALTUN’dan,

“Bir Eğitim Yolcusu” adlı güzel bir eser. Yazarımızın eseri, yine bir yazarımız ve Karadeniz Şairler ve Yazarlar Derneği yönetim kurulu üyemizin sahibi olduğu Ateş Yayınlarından çıkmıştır. Kendilerini kutluyoruz.

Gazetemiz TİGAD Üyesidir

YAZAR PORTAL

JENAS

Journal of Environmental and Natural Search

Yayın Referans Lisansı

Creative Commons License
This work is licensed under a Creative Commons Attribution-NonCommercial-NoDerivatives 4.0 International License.

Bilim & Teknoloji

Eğitim & Kültür

Genel Eğitim

Kişisel Gelişim

Çocuk Gelişimi

Anı & Günce

Spor

Kitap İncelemesi

Film & Sinema Eleştirisi

Gezi Yazısı

Öykü Tefrikaları

Roman Tefrikaları

Röportaj

Medya

Edebiyat & Sanat

Sağlık & Beslenme

Ekonomi & Finans

Siyaset & Politika

Genç Kalemler

Magazin

Şiir

Künye

Köşe Yazarları

Yazar Müracatı

Yazar Girişi

Yazar Olma Dilekçesi

Yayın İlkeleri

Yayın Grubumuz

Misyon

Logo

Reklam Tarifesi

Gizlilik Politikası

İletişim

E-Posta

Üye Ol

BİLGİ, İLETİŞİM, SANAT ve MEDYA HİZMETLERİ YAYIN GRUBU

 INFORMATION, COMMUNICATION, ART and MEDIA PUBLISHING GROUP

© ICAM Publishing

Gazetemiz www.yazarportal.com, (Yazarportal) basın meslek ilkelerine uymaya söz vermiştir.
Yazıların tüm hukuksal hakları yazarlarına aittir. Yazarlarımızın izni olmaksızın, yazılar, hiç bir yerde kaynak gösterilmeksizin kısmen veya tamamen alıntı yapılamaz.

Sonuç yok
Tüm sonuçları gör
  • Ana Sayfa
  • Köşe Yazarları
  • Künye
  • Yayın İlkeleri
  • Yazar Müracaatı
  • Kurumsal
    • Misyon
    • Yayın Grubumuz
    • Logo
    • Reklam Tarifesi
  • Yazar Girişi
  • E-Posta

© 2008 - 2021 Yazar Portal | Türkiye Interaktif Köşe Yazarı Gazetesi

Yeniden Hoşgeldin

Aşağıdan hesabınıza giriş yapın

Şifrenimi unuttun?

Parolanızı alın

Şifrenizi sıfırlamak için lütfen kullanıcı adınızı veya e-posta adresinizi girin.

Giriş yap